
Yeniden Refah Partisi Lansman toplantısı Türkiye'nin dört bir yanından ve yurtdışından gelen teÅŸkilat mensupları ve vatandaÅŸlarımızın katılımı ile bütük bir heyecan ve coÅŸku ile gerçekleÅŸtirildi.
Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan, Yeniden Refah Partisi'nin tanıtımında konuştu.
16 Aralık 2018 Pazar Millî GörüÅŸ tarihi, ülkemiz, insanlık ve İslâm tarihi açısından gerçek anlamda tarihî bir gündü. 23 Kasım 2018 Cuma günü Hacı Bayram Veli camiinde kılınan Cuma namazının ardından verilen dilekçe ile Yeniden Refah Partisi kuruldu. Hemen ardından 24 Kasım'da bu defa yeni kurulan parti ilk mitingini Eyüp Sultan'da gerçekleÅŸtirerek halkla buluÅŸtu. Bugün (16 Aralık 2018 Pazar) ise Ankara'da "Yeniden Refah Partisi Tanıtım Toplantısı"'nı gerçekleÅŸtirdi.
Sabahın erken saatlerinden itibaren salonun önünde oluÅŸan kalabalık ve yaÅŸanan heyecan yaÅŸanacak günün ilk ipuçlarını veriyordu. Partililerin salona alınmasının ardından baÅŸlayan programda ilk olarak, Yeniden Refah Partisi Elazığ Gençlik kolları mensubu Samet Can, "Yeniden Refah Geliyor" adlı eseriyle sahne aldı. Heyecanın yükselmeye baÅŸlaması ile bu defa sanatçı Umut Mürare ve Ammar AcarlıoÄŸlu'nun sevilen ezgileri ile içi ve dışı hıca hınç dolan salondaki heyecan artık kabına sığmaz hale geldi.
"Mücahit Erbakan" sloganları ile partililer özlenen Erbakan - Refah günlerini nasıl beklediklerini herkese gösterdi. Ezgilerin ardından Genel BaÅŸkanımız Dr. FATİH ERBAKAN'ın salona ulaÅŸmak üzere konuttan ayrılmasının ve yolculuÄŸunun ekranlara yansıması, ardında Millî GörüÅŸ'ün 2. Kırk Yılının mimarı Dr. Fatih Erbakan'ın salona girmesi ile oluÅŸan atmosfer gelecek adına, mazlumlar adına, YaÅŸanabilir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye ve Âdil Bir Dünya için dosta güven, bu milletin düÅŸmanlarına ise endiÅŸe verecek yoÄŸunlukta idi. Genel BaÅŸkanımız Dr. Fatih Erbakan'ın salona giriÅŸinin ardından okunan İstiklâl Marşı ile baÅŸlayan program dinmek bilmeyen sloganlar eÅŸliÄŸinde devam eden tanıtım programında Yeniden Refah Partisi'nin ilk tanıtım sinevizyonu yayınlandı. YaÅŸanan heyecan sebebi ile gözyaÅŸları ve coÅŸkunun yine zirve yaptığı programda sinevizyonun ardından kürsüye bu defa heyecanla beklenen an geldi çattı. Yıllardır beklenen an gelip çattığında dakikalarca süren coÅŸkulu sloganlar eÅŸliÄŸinde sözlerine baÅŸlayan Genel BaÅŸkanımız Dr. Fatih Erbakan, hep birlikte, uzun zamandır heyecanla beklenen bugüne ulaÅŸabilmek sebebiyle ÅŸükürler ederek baÅŸladığı konuÅŸmasında ÅŸu ifadelere yer verdi. Yeniden Refah Partisi Genel BaÅŸkanı Fatih Erbakan, "Yeniden Refah iktidarında farklılıkları zenginlik kabul ederek koruyacağız. Farklı kimliklerin barış içinde bir arada yaÅŸatılmasını saÄŸlayacağız." dedi. Millî GörüÅŸ'ün ortaya koyduÄŸu "YaÅŸanabilir Türkiye", "Yeniden Büyük Türkiye" ve "Yeni Bir Dünya" olmak üzere üç temel hedef bulunduÄŸunu belirtti.
GENEL BAŞKANIMIZIN KONUŞMASININ TAM METNİ
Esselamu aleykum Milli GörüÅŸçü’ler,
Esselamu aleykum sadık dava erleri,
Esselamu aleyküm 2. Kırk Yılın Kahramanları,
Esselamu aleyküm kardelenler,
Esselamualeykum hareketimizin dinamosu genç kardeÅŸlerim,
Esselamu aleykum hareketimizin kalbi hanım kardeşlerim,
Esselamu aleykum aziz milletimizin kıymetli evlatları,
Sabredenler, sebat edenler, ahd edenler, cehd edenler, çile çekip bedel ödeyenler, doÄŸudan batıya, kuzeyden güneye Türkiye’nin dört bir tarafından koÅŸup gelen, bu salonu aÅŸkla-ÅŸuurla-heyecanla dolduran,
Hanımlar, Gençler, Ak saçlılar, Ak sakallılar,
(Kurucular Kurulumuzun davasına sadık kıymetli mensupları)
Hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum ... HoÅŸ geldiniz, safalar getirdiniz ...
- Ve elbette ki; 80 milyon vatan evladını hiçbir ayrım gözetmeksizin selamlıyorum ve baÄŸrıma basıyorum ...
- Ve yine 2 milyarlık bütün İslam Alemi'ni selamlıyorum ve baÄŸrıma basıyorum ...
Bu tarihi buluÅŸmamız hayırlı ve mübarek olsun. Cenab-ı Allah bu tarihi, bu muazzam buluÅŸmamızı en büyük hayırlara, en büyük ecirlere, Milletimizin, İslam Aleminin ve bütün insanlığın kurtuluÅŸuna vesile kılsın inÅŸallah...
Bugün bizlere "YaÅŸanabilir bir TÜRKİYE", "Yeniden Büyük TÜRKİYE" ve "Yeni Bir Dünya" hedeflerine ulaÅŸmak için "İkinci Kırk Yıl yürüyüÅŸünü" baÅŸlatmayı nasib eden, bizleri bu tarihi günde, bu muazzam atmosfer içerisinde buluÅŸturan 'Kuvvet ve Kudret Sahibi Cenab-ı Hakk’a sonsuz ÅŸükürler olsun ....
- Bizlere dik durmayı nasib eden Cenabı Allah'a sonsuz ÅŸükürler olsun ...
- Bizlere koltuk-makam-mevki-ihale peÅŸinde koÅŸmak yerine, davamızı ve insanlığa hizmeti tercih etmeyi nasib eden Cenabı Allah'a sonsuz ÅŸükürler olsun ...
- Hakkı batıldan ayırt etmeyi ve Hakkın safında yer almayı nasib eden Cenabı Allah'a sonsuz ÅŸükürler olsun ...
- Bizlere 7 milyar insanın kurtuluÅŸu için yola çıkan bu kutlu kervanın yolcuları olmayı nasib eden Cenabı Allah'a ÅŸükürler olsun ...
- Bizlere milletimizin, ecdadımızın, Sultan Fatih'in, Sultan Abdulhamid Han'ın görüÅŸü olan “MG'ü hakkıyla temsil etmek üzere” bu tarihi adımı atmayı nasib eden Cenabı Allah'a sonsuz ÅŸükürler olsun ...
Sözlerimize baÅŸlarken;
Cennet mekan Sultanımız Abdulhamid Han Hz.lerinin çok kıymetli torunu Abdulhamid Kayıhan OsmanoÄŸlu Bey'e, çok kıymetli kurucular kurulu üyelerimize, çok kıymetli misafirlerimize, deÄŸerli protokol mensuplarına, güvenlik güçlerimize, deÄŸerli basın mensuplarına, en içten teÅŸekkürlerimizi sunuyoruz ...
Bu salonu böyle muazzam bir coÅŸku seliyle dolduran sizlere, her birinize,
Ve televizyonları başında bizleri izleyen bütün memleket evlatlarına, bütün dünya Müslüman'larına en içten teÅŸekkürlerimizi sunuyoruz ...
Bu müjdeli günde, bize bu kutlu emaneti bırakan, hayatıyla ve mücadelesi ile, hidayeti, feraseti ve dirayetiyle bizlere örnek olan merhum liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı rahmetle, minnetle ve hasretle yad ediyoruz ....
Cenabı Allah kendisine gani gani rahmet etsin, hepimizi O'nunla cennetinde buluştursun inşallah ...
“Sizden ne istiyorum biliyormusunuz; Heyecan, heyecan, heyecan” diyen Erbakan Hocamız, keÅŸke burada olup ÅŸu muazzam heyecanı ve coÅŸkuyu görebilseydi ...
Ancak bizler çok iyi biliyoruz ki;
Erbakan Hocamız, manevi olarak burada bizlerle birliktedir ...
Erbakan Hocamız, "Yeniden Refah Partimiz"in manevi kurucularındandır ...
-----------------------------------------------------------------------------------------
Bugün Ankara'da hep birlikte "Tarihi bir güne" ÅŸahitlik ediyoruz ...
Tam 50 sene evvel, 'bir çiçekle baÅŸlayan baharı' yeniden baÅŸlatmak, MG hareketini yeniden ÅŸahlandırmak, MG sancağını ÅŸanla - ÅŸerefle taşımak, MG zihniyetini dosdoÄŸru bir ÅŸekilde temsil etmek,
"Bismillah" dediÄŸimiz gün, iÅŸte bugündür ...
Ülkemizin güçlü ve ÅŸerefli geleceÄŸini inÅŸa edecek, mazlum İslam coÄŸrafyasını ve bütün ezilenleri zulümlerden kurtaracak,
Zalimlerin, sömürgecilerin karşısında sadece konuÅŸmayıp, fiilen harekete geçecek,
haksızlığa sadece diliyle değil, eliyle de karşı koyacak,
yorulmayacak, yorgunluÄŸu mazlumların yaÅŸlı gözlerine hapsedecek,
bıkmayacak, bıkkınlığı Mescid-i Aksa’nın gölgesine gizleyecek,
vazgeçmeyecek, vazgeçmeyi Ayasofya’nın zincirlenmiÅŸ kapısında bırakacak,
inançlı bir kadronun ayaÄŸa kalktığı gün, iÅŸte bugündür ...
Cenabı Allah’a hakkıyla kul olmayı ve peygamberlerin yolundan yürümeyi, en büyük ÅŸeref bilenlerin...
Erbakan Hocamızdan emanet aldıkları Milli GörüÅŸ gömleÄŸini ÅŸerefle taşıyan ve o gömleÄŸe leke sürmeyen, sürdürmeyenlerin...
yeniden meydana çıktıkları gün, iÅŸte bugündür ...
Karşımdaki ÅŸu muazzam görüntüye bakıyorum ve diyorum ki;
Bu salondaki manzarayı, bu muhteÅŸem atmosferi en güzel ÅŸekilde ifade edecek mısralar;
- Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes, eyy deli rüzgar artık ne yönden esersen es ...!!! mısrasıdır ...
- Sabrımız artık yeter, merde meydan konuşur ...
Ordular ÅŸaha kalkar, Fatih Sultan konuÅŸur ...
Ya ÅŸehid ya gaziyiz biz bu dava uÄŸrunda,
Hakk yolundan dönmeyiz biz de iman konuÅŸur ... mısralarıdır ...
Bu muhteÅŸem atmosferi en güzel ÅŸekilde ifade edecek bir cümle de;
- “Milletimizin görüÅŸü MG, bir kez daha yanardaÄŸ gibi patlıyor..!!” cümlesidir, Elhamdulillah ...
Bugün milletimize;
Ehveni ÅŸerler yerine "Hayrın kendisi"nin meydana çıktığının müjdesini veriyoruz ...
Çaresizlik, umutsuzluk, alternatifsizlik döneminin sona erdiÄŸinin müjdesini veriyoruz ...
Asli yuvamıza dönüÅŸ döneminin baÅŸladığının müjdesini veriyoruz ...
Hep birlikte, hep bir ağızdan;
- Artık umut var,
- Artık çare var,
- Artık alternatif var,
- Artık YENİDEN REFAH VAR diye haykırıyoruz ...!!!
Bugün bu salonda, hep birlikte, hep bir ağızdan;
Vakti Geldi ...!!!
Ehveni ÅŸerler yerine, hayrın kendisinin, iÅŸin aslının meydana çıkma vakti geldi ...!!
Kutlu kervanın yola revan olma vakti geldi ...!!
“Yeniden Refah”ın vakti geldi …!! diye haykırıyoruz ...
İşte baÅŸlıyoruz; 50 yıllık kadim Milli GörüÅŸ Hareketinin, 14 asırlık Peygamberi yürüyüÅŸün ve Hz. Adem’den bugüne kadar süren mücadelenin yeni adımlarını atmaya baÅŸlıyoruz ...
Milli GörüÅŸ çınarını yeniden yeÅŸertmek, O çınarın gölgesinde milletimizi yeniden bir araya getirmek, köklerini daha derinlere taşımak, ne yapılırsa yapılsın yıkılmayacağını bütün dünyaya bir kez daha göstermek için yola çıkıyoruz ...
"Hakkı üstün tutma", "Nefis terbiyesi", "maneviyatçılık" parolasıyla,
“İyinin, güzelin, doÄŸrunun, faydalının, adaletin” hakim olması için yola çıkıyoruz ..
"Siyaseti bir ibadet olarak gören" anlayışla yola çıkıyoruz ...
Makam, mevki, kiÅŸisel ikbal için deÄŸil, bütün mazlumların ve ezilenlerin kurtuluÅŸu için yola çıkıyoruz...
- “Yeniden Refah Partimiz” ile; "Milletin eliti olmak" için siyaset yapma anlayışı, "milletin hizmetkarı" olmak için siyaset yapma anlayışı ile deÄŸiÅŸiyor.
- Siyaseti menfaat paylaşımı olarak gören zihniyetlerin yerine, milletimizin ve bütün mazlumların kurtuluÅŸu için çalışılan bir zemin olarak gören zihniyet
"Yeniden Refah Partisi" ile hayat buluyor.
Bugün bu salonda, hep birlikte, hep bir ağızdan;
"YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE" için, "BİZ VARIZ"
"Yeniden Büyük TÜRKİYE" için "BİZ VARIZ"
"Yeni Bir Dünya" için "BİZ VARIZ" diye haykırıyoruz ...
Bizim mücadelemiz;
- Kuvvetin, menfaatin ve imtiyazın hak sebebi sayılmasına karşı duran bir anlayışla,
- Güçlünün haklı sayıldığı deÄŸil, haklının güçlü olduÄŸu bir sistemin kurulması gayesiyle,
- "Yönetimde Adalet", "Paylaşımda Adalet" düsturuyla,
- “Tüm insanlığa ve mahlukata ÅŸefkat” prensibiyle,
- 7 milyar insana; Adaletin, Refahın, Hürriyet ve İnsan Haklarının, Huzur ve Barışın, İzzet ve Onurun saÄŸlanacağı bir sistemin kurulması gayesiyle,
- "Önce Ahlak ve Maneviyat", "Nefis Terbiyesi", "Hakkı üstün tutma" prensiplerine sıkı sıkıya baÄŸlı bir ÅŸekilde,
yapılacak bir mücadele olacaktır...
Elbette bu yolculuk zor ve meÅŸakkatli bir yolculuktur...
Ancak, "Yeniden Refah Partisi" çatısı altında beraber yola çıktığımız tertemiz, donanımlı, ÅŸuurlu ve cesur kadrolar bu zor yolculuÄŸa hazır kadrolardır … Elhamdülillah ...
Yıllardır güvenilir bir alternatif arayanların, gönül rahatlığıyla sarılacağı alternatif buradadır,
"YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE", "Yeniden Büyük TÜRKİYE" ve "Yeni Bir Dünya’yı kuracak irade buradadır ...
NİÇİN ?? ÇÜNKÜ BİZLER;
- İncirlik'i kapatıp, Çekiç Gücü kovacak kadar cesaret dolu,
- Ekmek dağıtan arabanın arkasından yalınayak koÅŸan minik yavru için gözyaşı dökecek kadar merhametli,
- Memurumuzun, iÅŸçimizin maaşını 1 senede 2 misline,
Emeklimizin maaşını bir senede 3 misline çıkaracak kadar bereketli,
- Tüm tehditlere raÄŸmen Kıbrıs Harekatı'nın emrini verecek kadar kararlı,
- Ülkemizin, milletimizin başına bela olan bir örgütün iç yüzünü 30 sene öncesinden deÅŸifre edecek kadar ferasetli,
bir geçmiÅŸin mirasçılarıyız ...
Bizler;
Belediye çalışanlarının maaşını kendi ÅŸahsi parasıyla ödeyen belediye baÅŸkanları çıkaracak kadar ihlas ve samimiyet dolu,
Cumhuriyet tarihinde ilk defa 'Denk Bütçe' yapacak kadar baÅŸarılı,
Bir tane dahi yolsuzluk, rüÅŸvet dosyası olmayan tertemiz,
bir geçmiÅŸin mirasçılarıyız...
GeleceÄŸimiz de, aynen geçmiÅŸimiz gibi ihlas, samimiyet, feraset, cesaret, ve merhamet dolu olacak inÅŸallah.
GeleceÄŸimiz de, aynen geçmiÅŸimiz gibi bereket, karalılık ve baÅŸarılarla dolu olacak inÅŸallah ...
GeleceÄŸimiz de geçmiÅŸimiz gibi tertemiz olacak inÅŸallah ...
Her ÅŸeyden önce altını çizerek ifade ediyorum ki;
BİZLER "YENİDEN REFAH PARTİSİ" OLARAK,
Kavga için, çatışma için, intikam almak için DEĞİL, kinle, hasetle, hırsla DEĞİL,
YAPILAN HİZMETLERE TEÅžEKKÜR ETMEK, EKSİK YAPILANLARI TAMAMLAMAK, YANLIÅžLARI DA DÜZELTMEK İÇİN GELİYORUZ ...
BİZLER "YENİDEN REFAH PARTİSİ" OLARAK,
"SİYASETE ZERAFET" GETİRECEĞİZ ...
- Kavga ve çatışma yerine, müzakere ve tavsiye
- Sadece eleÅŸtirmek ve suçlamak yerine, çözüm önermek
- "KutuplaÅŸtırma ve ötekileÅŸtirme" yerine, "kucaklama ve birleÅŸtirme"
- Sadece yapılan yanlışları deÄŸil, yapılan faydalı iÅŸleri de gören ve takdir eden bir muhalefet, ANLAYIÅžINI HAKİM KILACAÄžIZ
BİZLER;
- Saldırgan bir muhalefet anlayışı yerine, yumuÅŸak üslup sahibi, yapıcı ve doÄŸruya yönlendirici bir muhalefet
- Siyasi rekabeti bir savaÅŸ olarak gören deÄŸil, hizmet yarışı olarak gören centilmence bir siyaset,
- "Siyaset için siyaset" deÄŸil, "millet için, hizmet için siyaset"
ANLAYIÅžINI HAKİM KILACAÄžIZ …
Çok kıymetli kardeÅŸlerim, aziz milletimizin kıymetli evlatları,
bugün burada MG'ün "3 Temel Hedefi"ni gerçekleÅŸtirmek için “YENİDEN REFAH PARTİMİZ”in startını veriyoruz;
1) "YaÅŸanabilir Bir Türkiye",
2) "Yeniden Büyük Türkiye"
3) "Yeni Bir Dünya"
MG’ün ortaya koyduÄŸu bu üç hedefin gerçekleÅŸtirilmesi noktasında Türkiye’mizin ÅŸu an içinde bulunduÄŸu duruma baktığımız zaman ne görüyoruz ??
Ülkemizde son 16 yıldır iktidarda bulunan irade;
İnanç özgürlüÄŸünün saÄŸlanması alanında önemli adımlar atmıştır. İmam Hatip liselerinin, Kuran kurslarının açılması, BaÅŸörtüsü zulmünün ortadan kaldırılması ve milletin inancıyla kavgalı devlet yapısından milletin inancıyla barışık bir devlet yapısına geçilmesi gibi çok önemli hizmetler yapılmıştır.
Bütün bunlar; 1000 senedir İslam’ın bayraktarlığını yapmış milletimizi ve bizleri elbette ki memnun etmiÅŸ adımlardır, önemli hizmetlerdir.
Devlet kademelerinde, bürokraside bu ülkenin dindar ve inançlı evlatlarının görev almaları, yıllardır süregelen askeri vesayetin kaldırılması da son derece olumlu geliÅŸmeler olmuÅŸtur.
20 sene öncesinin TÜRKİYE’sinde bir tane baÅŸörtülü MV’ne dahi tahammül edilemezken, bugün baÅŸörtülü MV’lerimiz, bakanlarımız, büyükelçilerimiz olmuÅŸtur ve bu geliÅŸmeler milletimizi de bizleri de ziyadesiyle memnun etmektedir.
Evet; mevcut iktidar döneminde;
- İnanç özgürlüÄŸü alanında önemli adımlar atılmıştır,
- Evet; köprüler, duble yollar, hızlı tren hatları ve İstanbul 3. Havalimanı gibi altyapı ve üst yapı hizmetleri yapılmıştır.
- Son derece önemli belediyecilik hizmetleri yapılmış, ÅŸehirlerimizin çehresi deÄŸiÅŸmiÅŸtir.
- TOKİ eliyle vatandaşımızın konut sorunu büyük ölçüde çözülmüÅŸ,
- İhtiyaç sahibi vatandaÅŸlarımıza ciddi miktarda sosyal yardımlar hem belediyeler, hem devlet tarafından yapılmıştır.
Bunların hepsini takdir ve tebrik ediyoruz ...
Bizler bu ülke için kim taÅŸ taÅŸ üstüne koymuÅŸsa, hakkını teslim ederiz …
FAKAT, bütün bunların yapılmış olması MG'ün tam manasıyla uygulandığı ve asıl hedeflerimize ulaşıldığı anlamına gelmiÅŸ midir ??
Åžunu özellikle belirtmek isterim ki; MG sadece inanç özgürlüÄŸü demek deÄŸildir. MG sadece İmam Hatip, baÅŸörtüsü ve Kuran Kursları'ndan ibaret deÄŸildir. MG sadece altyapı ve üst yapı faaliyetleri de demek deÄŸildir.
Milli GörüÅŸ demek, her ÅŸeyden önce "YaÅŸanabilir bir Türkiye’nin kurulması demektir. Milli GörüÅŸ demek, "Yeniden Büyük Türkiye’nin kurulması demektir.
Türkiye’nin öncülüÄŸünde "İslam BirliÄŸi"nin kurulması ve bunun öncülüÄŸünde de "Yeni Bir Dünya"nın kurulması demektir.
16 yıldır iktidarda bulunan kadrolar elbette ülkesine, milletine hizmet etmiÅŸtir, faydalı iÅŸler yapmışlardır, ANCAK; özellikle son dönemde geniÅŸ halk kitlelerinin, dar gelirli kesimin yaÅŸadığı ekonomik sıkıntıları göz önüne aldığımızda "YaÅŸanabilir Bir Türkiye"nin kurulması ekseninde, özellikle ekonomi boyutunda tam manasıyla yeterli olamamışlardır.
"YAÅžANABİLİR BİR TÜRKİYE HEDEFİNE TAM OLARAK ULAÅžILAMADI"
Bizim öncelikli hedefimiz; "YaÅŸanabilir Bir Türkiye’nin tesis edilmesidir. "Yeniden Büyük Türkiye" ve "Yeni Bir Dünya" hedeflerine ulaÅŸabilmemiz için öncelikle "YaÅŸanabilir Bir Türkiye’yi kurmamız gerekmektedir.
Öncelikle "YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE'nin 'Ekonomi' Boyutuna baktığımızda ne görüyoruz;
"YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE" sadece inanç özgürlüÄŸünün temin edilmesiyle, sadece dindar insanların devlet kademelerinde yer almasıyla kurulmuÅŸ olmaz ... Dar gelirli kitlelerin, halkın refah düzeyini yeterli ÅŸekilde artıramazsanız, "YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE" hedefine ulaÅŸamazsınız ...
- Devlet bütçesinde önümüzdeki 3 sene için faize 436 milyar TL ayırırken, 80 milyon vatandaÅŸa sadece 350 milyar TL ayıran bir TÜRKİYE, "YaÅŸanabilir bir TÜRKİYE" olamaz.
- 54. Hükümet döneminde Erbakan Hocamız; emekliye yüzde 310, memura yüzde 130, iÅŸçiye yüzde 100 zam yaptı.
Erbakan Hocamızın 54. Hükümet döneminde milletimize verdiÄŸi zamlar nerede, son 16 yıldır verilen 'cep harçlığı' düzeyindeki zamlar nerede ?
Milyonlarca insanımıza verilen cep harçlığı düzeyindeki zamların daha ellerine geçmeden, enflasyonla, yapılan zamlarla buhar olduÄŸu bir ülke, "YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE" olabilir mi ?
- Sizlere soruyorum deÄŸerli kardeÅŸlerim, gerçek enflasyonun yüzde 30’lara dayandığı bir ortamda, elektrik ve doÄŸalgaza bir senede %50 zam yapılan bir ortamda, iÅŸçi-memur-emekli maaÅŸlarına %5 zam yapılan bir TÜRKİYE, "YaÅŸanabilir bir TÜRKİYE" olabilir mi ?
- Tarım ürünlerinin taban fiyatlarına senede % 6-7 artış yapan bir TÜRKİYE, "YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE" olamaz. Erbakan Hocamızın 54. Hükümet döneminde tarım ürünlerine yaptığı %80’lik, %130’luk zamlar nerede, son 16 senede yapılan zamlar nerede ?
Ülke olarak doÄŸal zenginliklerimizle, uygun iklimimizle, genç ve çalışkan nüfusumuzla bu kadar avantaja sahipken, neden insanlarımız geçim sıkıntısı çekiyor ? Neden insanlarımız geleceÄŸe güvenle bakamıyor ? Gençlerimiz neden iÅŸ ve gelecek kaygısı ile yaşıyor ?
Gelecek kaygısının ve geçim sıkıntısının olduÄŸu bir TÜRKİYE, "YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE" olamaz ...
- En zengin %20'lik kesimin milli gelirden aldığı pay %47, en fakir %20'lik kesimin milli gelirden aldığı pay %6,3 iken, Zenginin daha zengin fakirin daha fakir olduÄŸu, Gelir dağılımında adaletin gözetilmediÄŸi bir ülke, "YaÅŸanabilir Bir Türkiye" olabilir mi ?
- Milyonlarca gencimizin üniversiteden mezun olduktan sonra iÅŸsiz kaldığı, gelecekten umutsuz olduÄŸu, Genç iÅŸsizlik oranının kayıtdışı olanlarla birlikte %30'lara ulaÅŸtığı, 3 gençten 1 tanesinin iÅŸsiz olduÄŸu bir TÜRKİYE, "YaÅŸanabilir Bir Türkiye" olabilir mi ?
- Esnaf kardeÅŸimin her gün dükkanını, atölyesini, maÄŸazasını kapatma korkusuyla yaÅŸadığı, iÅŸadamı ve sanayicilerimizin her gün 'konkordato' endiÅŸesiyle yaÅŸadığı, her gün onlarca firmanın konkordato ilan ettiÄŸi bir Türkiye, "YaÅŸanabilir Bir Türkiye" olabilir mi ?
- Tarımın ve hayvancılığın bitme noktasına geldiÄŸi, çiftçimizin, köylümüzün ürününün gelirinin, üretim maliyetinin yarısını karşılamaya yetmediÄŸi bir TÜRKİYE, "YaÅŸanabilir Bir Türkiye" olabilir mi ?
- Ülkede toplanan verginin yüzde 70’inin sabit ve dar gelirli vatandaÅŸtan alındığı bir Türkiye, "YaÅŸanabilir Bir Türkiye" olabilir mi ?
Bir elektrik faturasında kullanılan elektrik ücretinden daha fazla verginin bulunduÄŸu, bir telefon faturasında yapılan telefon görüÅŸmesinin ücretinden daha fazla verginin bulunduÄŸu, bir otomobil fiyatının içinde otomobilin deÄŸerinin iki misli vergi olan bir ülke, "YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE" olabilir mi ?
- 4 kiÅŸilik bir ailenin açlık sınırı 2224 TL, yoksulluk sınırı da 6200 TL iken, asgari ücretin 1600 TL, en düÅŸük memur maaşının 3130 TL olduÄŸu bir Türkiye, "YaÅŸanabilir Bir Türkiye" olabilir mi ?
6 Milyon asgari ücretlimiz aileleriyle birlikte açlık sınırının altında, milyonlarca memurumuz da yoksulluk sınırının altında yaÅŸarken, "YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE'den söz edilebilir mi ?
- Ülkemizde üretime, ihracata, kalkınmaya HİÇBİR KATKISI OLMAYAN, HESAPSIZ KİTAPSIZ YÜZBİNLERCE İNÅžAAT YAPILIRKEN, büyükÅŸehirlerimiz AVM ve Rezidans inÅŸaatı yarışına sahne olurken, her sene milyarlarca dolar kaynağımız betona ve çimentoya yatırılırken,
üretim, istihdam, sanayi, teknoloji ve kalkınma ihmal edilmiÅŸ, vatandaşın, dar gelirlinin refah düzeyinin artırılması unutulmuÅŸtur.
Köprüler, duble yollar, hızlı trenler, dünyanın en büyük havaalanı, gereklidir ve çok güzel hizmetlerdir AMA; geçim sıkıntısı çeken milyonların, dar gelirlinin derdine derman olamazlar.
Bu dertlere derman olmak için; üretim-istihdam-ihracat gerekir ...!
Adaletli bir gelir dağılımı gerekir …!
"YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE'nin DiÄŸer Boyutları da; ‘Adaletin’ ve ‘KardeÅŸliÄŸin’ tesis edilmesidir:
- Yargıya, adalet sistemine güvenin kalmadığı, İnsanların iÅŸe girerken, göreve getirilirken ehliyet ve liyakatin esas alınmadığı bir ülke, "YaÅŸanabilir Bir Türkiye" olabilir mi ?
- "Toplumsal KutuplaÅŸma"nın had safhaya çıktığı, İnsanlarımızın geleceÄŸe güvenle bakamadığı bir ülke nasıl "YaÅŸanabilir Bir Türkiye" olabilir ?
"YAÅžANABİLİR BİR TÜRKİYE" İÇİN BİZ NE YAPACAÄžIZ ??
"YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE" yolunda 'Ekonomi Alanında' (Dar Gelirli, Köylü-Çiftçi, Esnaf için) Biz Ne Yapacağız ??
- "Yeniden Refah" iktidarında; yüksek enflasyon, sürekli artan döviz kurları ve son derece düÅŸük maaÅŸ artışları ile sürekli olarak fakirleÅŸen vatandaşımızın gelir düzeyi en az geliÅŸmiÅŸ ülkeler seviyesine mutlaka çıkarılacaktır.
- Gelir dağılımında üretim faktörleri, bireyler ve bölgeler arasında adaletin saÄŸlanması, milli gelirin reel olarak artırılması ve 80 milyon vatandaşımıza gerçek manada yansıtılması için her türlü tedbir alınacaktır.
- Vergi sistemi adil, sade, ve formalitesiz olacak ÅŸekilde yeniden tanzim edilecek ve vergi oranları mümkün olan en alt seviyeye indirilecektir. Haksız, fahiÅŸ vergiler kaldırılacak, toplam vergi gelirleri içerisinde dar gelirliden alınan vergilerin payı azaltılacaktır.
- İşçi, memur ve emeklilerimizin maaÅŸları üzerinden alınan vergiler kaldırılacaktır.
- Elektrik, su, doÄŸal gaz gibi zorunlu ihtiyaç kalemleri bütün hane halkına belli bir asgari orana kadar ücretsiz olarak saÄŸlanacaktır.
- Akaryakıt üzerinden alınan, %70'lere varan fahiÅŸ vergi oranı düÅŸürülerek, benzin ve mazot yarı fiyatına indirilecektir.
YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE için;
- RüÅŸvet, yolsuzluk, talan ve vurgundan ateÅŸten kaçar gibi kaçacağız,
- BaÅŸta kamuda olmak üzere, gizli ve açık her türlü israf önlenerek kaynaklarımız öncelikle milletimizin hizmetine tahsis edilecek,
- Ekonomimizin temel taÅŸlarından KOBİ’lerimiz yeterli düzeyde, adil ve süratli bir ÅŸekilde desteklenecek,
- Asgari ücrete, emekli ve memur maaÅŸlarına iktidarımızın ilk senesinde en az yüzde 50, sonraki senelerde de mutlaka gerçek enflasyon oranının üzerinde zamlar yapılacaktır.
- Hiçbir geliri ve varlığı olmayan vatandaÅŸlarımıza devlet tarafından asgari ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde maaÅŸ saÄŸlanacaktır.
- Tüm emeklilik ve saÄŸlık sigortalarının koÅŸulları iyileÅŸtirilecek ve kapsamları geniÅŸletilecektir.
Emeklilik hakkını kazanmış vatandaşlarımızın belli bir yaşa kadar emeklilikten doğan haklarını kullanamaması uygulamasına son verilecektir.
- Emekli-memur-iÅŸçimizin yanında çiftçimize ve köylümüze de sahip çıkılacak ve tarım ürünlerinin taban fiyatları en üst düzeye getirilecektir.
- Milyonlarca çiftçi ve köylümüzü yıllardır maÄŸdur eden, ekonomimize zarar veren baÅŸta 'ÅŸeker pancarı kotası' olmak üzere tarım ürünlerine konulan bütün haksız kotalar kaldırılıp atılacak, ÅŸeker pancarı ve diÄŸer tarım ürünlerinin ekimi teÅŸvik edilecektir.
- Devlet, "KomÅŸusu açken tok yatan bizden deÄŸildir" anlayışına sahip olarak hareket edecek ve bu doÄŸrultuda bütün yurt sathında aç-açık tek bir kimse kalmayacak ÅŸekilde hizmet edecektir.
- Engelli vatandaÅŸlarımız "özürlü" deÄŸil, "özel" vatandaÅŸlarımızdır. Onların eÄŸitim, iÅŸ hayatı ve sosyal hayatta karşılaÅŸtığı tüm sorunların ortadan kaldırılması için azami gayret gösterilecek ve yaÅŸam standartları yükseltilecek.
- Engelli vatandaÅŸların bakımını üstlenen yakınlarına devlet tarafından yapılan maddi destek miktarı artırılacaktır.
- Gençlerimizin evliliklerinde, ev ve araba edinmelerinde bir defaya mahsus devlet katkısı saÄŸlanacaktır.
- İlk defa ticarete atılan 30 yaÅŸ ve altı gençlerimizin kurdukları ÅŸirketler, 2 yıl süreyle vergiden muaf tutulacaktır.
"YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE" yolunda 'Adaletin Tesisi' için Biz Ne Yapacağız ??
- Adaletin eksiksiz bir ÅŸekilde tecellisinin en önemli unsuru olan, "Önce Ahlak ve Maneviyat" anlayışını öncelikle 'Adalet mekanizmasında' hakim kılacağız.
- BÜTÜN İNSANLARA, DİN, DİL, IRK AYRIMI GÖZETMEDEN ADİL DAVRANACAÄžIZ. Bizim inancımızın temeli; tüm insanlığa ve mahlukata ÅŸefkattir.
- İnsanın doÄŸum ile elde ettiÄŸi, Allah’ın her insana bağışladığı temel hak ve özgürlüklerinin kamilen korunması siyasetimizin temel gayesi olacaktır.
- "HIRSIZLIK YAPAN KIZIM FATMA DA OLSA CEZASINI VERİRİM" DİYEREK HEPİMİZİ UYARAN PEYGAMBERİMİZ SAV'İN HASSASİYETİNİ ÖRNEK ALACAÄžIZ
- Kimsenin alın teri ile ürettiklerine, kazandıklarına haksız yollardan el konulmayacak
- Özellikle ceza davalarında 'Bağımsız Jüri' sistemini hayata geçireceÄŸiz,
- Hakimlerimizin gelir düzeyi, yaÅŸam standartları en az geliÅŸmiÅŸ ülkeler seviyesine çıkarılacak, "vicdan ile cüzdan arasında sıkışmalarının" önüne geçilecek
- İddianamelerin hazırlanma süreleri sınırlandırılacak, tutukluluk ve gözaltı süreleri asgariye indirilecek.
- Siyasetin ve iktidarın yargı süreçlerine müdahalesi asla kabul edilmeyeceÄŸi gibi, yargının da siyaseti etki altına almasına asla müsade edilmeyecek.
- Bizim iktidarımızda, ÅŸeffaflık, tarafsızlık, denetlenebilirlik ve adil yönetim anlayışı olmazsa olmaz önceliklerimizden olacaktır.
- Kamuda iÅŸe alımlarda ve görevlendirmelerde; akrabalık-yandaÅŸlık-hemÅŸerilik deÄŸil, sadece 3 kriter geçerli olacak; "ehliyet", "liyakat" ve "adalet"
"YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE" yolunda 'KutuplaÅŸmanın Önlenmesi' İçin Biz Ne Yapacağız ??
- Tarihi gerçeklerin de gösterdiÄŸi gibi, bizler millet olarak aynı inancın evlatlarıyız, aynı ruh köküne sahibiz, ayrımcılık ve çatışma bize asla yakışmaz. Bin yıldır birlikteyiz, bundan sonra da mutlaka birlikte olacağız.
- Hiçbir kimse her nasıl ki, öz kardeÅŸinden veya vücudunun herhangi bir uzvundan vazgeçemez ise, bizler de istisnasız 80 milyon vatandaşımızın kardeÅŸliÄŸinden asla vazgeçemeyiz. Bu sebeple birlik ve bereberliÄŸimizin, ulusal bütünlüÄŸümüzün korunması, kardeÅŸlik baÄŸlarımızın kuvvetlendirilmesi ve her türlü ayırımcılığın önlenmesi en büyük önceliÄŸimiz olacaktır.
- Yeni nesillerimizin hem Batıda, hem DoÄŸuda ve G. DoÄŸu'da, bu ÅŸuurla eÄŸitilmeleri, 'İslam KardeÅŸliÄŸi' bilinciyle yetiÅŸtirilmeleri için gereken her adım atılacaktır.
- "KutuplaÅŸtırma ve ötekileÅŸtirme" yerine, ayrım gözetmeksizin "kucaklama ve birleÅŸtirme"yi esas alacağız.
- Farklılıkları zenginlik kabul ederek koruyacağız, farklı kimliklerin barış içinde bir arada yaÅŸatılması ana hedefimiz olacak.
Devletin millet için var olduÄŸu prensibi ile hareket edilerek, "gardiyan devlet" anlayışı yerine, "garson devlet" anlayışı hakim kılınacak ...
- Terörle mücadelenin sadece bilinen yöntemler ile olmadığının farkındayız. Bu sebeple; manevi kalkınma, eÄŸitim, ekonomik destek, istihdam hamleleri, tarım ve hayvancılık teÅŸvikleri olmak üzere, terörü oluÅŸturan etkenlerin baÅŸtan ortadan kaldırılması için gereken her türlü tedbiri alacağız.
"YaÅŸanabilir Bir TÜRKİYE" Yolunda, 'Ahlak ve Maneviyat' Boyutunda Biz ne Yapacağız ?
- Medyanın toplumu kutuplaÅŸtıran, bölücülüÄŸe yönelik, kiÅŸileri hedef gösteren, toplumsal ahlaka aykırı tutumlara girmemesi için gerekli her türlü tedbiri alacağız.
- Devlet olarak; ülkemizin ve milletimizin geleceÄŸi için hayati öneme haiz aile müessesesinin korunması ve güçlendirilmesi için, aile yapısını tehdit eden her türlü yıkıcı maddi ve manevi tesirlerin önlenmesi için gerekli bütün tedbirleri alacağız.
- Yürütülecek maddi kalkınma hamlesi ile, aile kurumunun devamlılığına tehdit oluÅŸturan borç, iÅŸsizlik ve her çeÅŸit ekonomik sıkıntılar ortadan kaldırılacak,
- Ahlak ve maneviyatı, temel deÄŸerlerimizi esas alan eÄŸitim sistemi ile de ailenin manevi temelleri güçlendirilecektir.
- Gençler geleceÄŸimizdir. Ahlaklı ve manevi deÄŸerlerine baÄŸlı gençler bu ülkenin en büyük gücüdür. Partimiz gençlerin ülkelerine, tarihlerine, milli ve manevi deÄŸerlerine baÄŸlı ve "Yeniden Büyük Türkiye" sevdalısı bireyler olarak yetiÅŸmelerine en büyük önemi verecektir.
"YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE HEDEFİNE ULAÅžILAMADI"
Bizim tam 50 seneden beri ikinci büyük hedefimiz; "Yeniden Büyük Türkiye’yi kurup, ülkemizi yeniden 'lider ülke' yapmaktır.
Bu noktada geçtiÄŸimiz yıllarda yapılan;
- Zalim İsrail Yönetimi'ne karşı "One Minute" çıkışı, "Dünya 5'ten Büyüktür" çıkışı,
- Arakan baÅŸta olmak üzere İslam coÄŸrafyasında zor durumda olan kardeÅŸlerimize gıda ve erzak yardımları yapılması,
- Son yıllarda ordumuzun kullandığı silah ve teçhizatta milli üretim oranının artırılması, İHA ve SİHA'ların büyük ölçüde yerli olarak üretilmesi,
- Milli askeri helikopterimizin, milli tankımızın, yerli otomobilimizin üretilmesi için atılan adımlar son derece önemlidir ve bizleri elbette ki memnun etmiÅŸtir.
ANCAK; bütün bu geliÅŸmelere raÄŸmen, 16 yıl gibi uzun bir sürede tam manasıyla "Yeniden Büyük Türkiye" seviyesine ulaşılmasında büyük ölçüde yetersiz kalınmıştır.
2. Dünya Savaşı’nda yerle bir olan Almanya ve Japonya, 16 senede yeniden birer dünya devi haline geldiler. Biz neden aynı sürede benzer bir geliÅŸme gösteremedik ?
"Yeniden Büyük TÜRKİYE'nin "Ekonomi" Boyutu:
- Ekonomisi yurtdışından gelen sıcak paraya, dolara bağımlı, para birimi güçlü ve istikrarlı olmayan, sanayisi ve teknolojisi tam manasıyla milli ve yerli olmayan, dış ticaret açığının devasa boyuta ulaÅŸtığı ve enerjide %70 oranında dışa bağımlı bir ülke, 'Lider Ülke' olamaz.
- Kendi milli teknolojimizi üretemez ve milli sanayimizi kuramazsak, ekonomimizi güçlendiremezsek, bırakın İslam coÄŸrafyasında akan kanı durdurmayı, kendi ülkemizi dahi korumaktan aciz oluruz.
- Son aylarda yaÅŸadığımız ekonomik sıkıntılar, üretmeyen, üretim ve istihdam ekonomisine geçmek yerine, borç ve faiz sarmalına hapsedilen ekonomik yapının doÄŸal bir sonucudur. Üretmeden tüketme, kazanmadan harcama mantığının bir sonucudur.
- IMF’ye 25 milyar dolar borcumuzu ödememiz bir baÅŸarıdır, evet, ancak aynı anda özel sektörün, vatandaşın ve kamunun toplam borcunun "1 trilyon Dolar"a yaklaÅŸması bir baÅŸarı öyküsü deÄŸildir.
2002 2018 (Haziran)
- Kamunun Borcu: 256 milyar TL --→ 1057 milyar TL (4 kat)
Özel Sektör Borcu: 88 milyar TL -----> 2000 milyar TL (25 kat)
Hane Halkı Borcu: 6 milyar TL ------> 550 milyar TL (90 kat)
Kamu + Özel Sektör + vatandaÅŸ toplam ödenmesi gereken “Yıllık Borç Faizi” = 100 milyar $ !!!
Devlet bütçesinden faize ayrılan pay: 2019’da 117 milyar TL, 2020’de 148 milyar TL, 2021’de 171 milyar TL
Devletiyle, özel sektörü ve vatandaşıyla ‘borç ve faiz’ girdabındaki bir TÜRKİYE, “Yeniden Büyük TÜRKİYE” olamaz …
- KÖYLÜMÜZÜN, ÇİFTÇİMİZİN BORÇLARI BİLE SON BEÅž YILDA 34 MİLYAR LİRADAN, 104 MİLYAR TL ÇIKMIÅžKEN, IMF’ye ödenen 25 milyar dolar bizi kurtarabilir mi ??
- Borcu borçla kapatan, sürekli olarak dış kaynaklı borç ve kredi arayışında olan, bu borçlar için hangi devlet varlığını ipotek ettirsem derdinde olan bir TÜRKİYE, "Yeniden Büyük TÜRKİYE" olabilir mi ?
- Ülke olarak elimizde avucumuzda kalan son varlıklarımızı, "Varlık Fonu" kurarak dış borç karşılığında ipotek ettiren bir TÜRKİYE, "Yeniden Büyük TÜRKİYE" olabilir mi ?
- Ülkemiz Son 16 yılda dünyaya ihraç edilebilecek, yüzde yüzü yerli tek bir marka üretememiÅŸken, “Yeniden Büyük TÜRKİYE’den söz edilebilir mi ?
- 2017 yılında 77 milyar dolara çıkan ‘dış ticaret açığı’ acı bir gerçek olarak karşımızda dururken, hamasi nutuklar dolar kurunu ne kadar düÅŸürebilecektir ??
- Sanayi ihracatımız içinde yüksek teknoloji ürünü oranı %3,5 iken (OECD ortalaması %17,5), ithalatımız ihracatımıza senede 77 milyar dolar fark atarken, ihraç ettiÄŸimiz ürünlerin üretilmesi için kullanılan hammadde ve malzemenin %82'si ithal edilmek durumundayken, dolayısıyla 100 dolarlık İhracatının 82 dolarlık kısmı otomatik olarak ithalata dayalı olan bir TÜRKİYE, "Yeniden Büyük TÜRKİYE" olabilir mi ??
- 100 eserlik "Dev Açılış" törenlerinde bir tane bile sanayi ve teknoloji tesisi açılmayan bir TÜRKİYE, "Yeniden Büyük TÜRKİYE" olabilir mi ?
- YENİ AÇILAN HİÇBİR AÄžIR SANAYİ KURULUÅžU OLMADIÄžI GİBİ, devlete ait geçmiÅŸten gelen dev sanayi kuruluÅŸlarımız birer birer özelleÅŸtirilerek elden çıkarılmıştır.
- TC'nin 80 YILDA YAPTIÄžI BÜTÜN KURULUÅžLAR, ÖZELLEÅžTİRME ADI ALTINDA SADECE 68 MİLYAR DOLARA SATILMIÅž İSE ve bu elde edilen 68 milyar dolar sadece kamunun sadece 3 senelik borç faizi ödemesine karşılık geliyorsa, biz nasıl "Yeniden Büyük TÜRKİYE" olabiliriz ?
- 40 senelik ÅŸeker fabrikalarımızın satışından elde edilen bütün gelir devletin sadece 2 haftada ödediÄŸi faize karşılık gelirken, yapılan bu özelleÅŸtirmelerle kendimizi kurtarabilir miyiz ??
EKONOMİK ÅžARTLARIN AÄžIRLIÄžI SEBEBİYLE ÖZEL SEKTÖR FABRİKALARIMIZ DA PEÅžPEÅžE KONKORDATO İLAN etmektedir
ÜLKEMİZDEKİ 1250 UN FABRİKASININ YARISI KAPANMIÅžTIR. TÜRKİYE BUÄžDAYI VE UNU DAHİ İTHAL EDER ÜLKE HALİNE GETİRİLMİŞTİR.
Rakamlar yalan söylemez... Ülkemiz bu durumdayken, "Yeniden Büyük TÜRKİYE"den söz edebilir miyiz ?
- Yıllardır reklamı yapılan, dünyanın en büyük havaalanlarından olan 3. Havalimanı'nın toplam maliyetine eÅŸit bir meblağı, devlet sadece 3 ayda borç faizine ödüyorsa sadece bir havaalanı yaparak kendimizi kurtarabilir miyiz ?
- Tarımın ve hayvancılığın öldüÄŸü, patatesi dahi Suriye’den ithal eden, her yıl yaklaşık 500.000 büyükbaÅŸ, 500.000 küçükbaÅŸ ithal eden, koyun sayısı 50 milyondan 31 milyona düÅŸen, sığır sayısı 2,5 milyondan 1,5 milyona düÅŸen, bununla birlikte ithal sığır sayısı son 17 yılda 1,8 milyondan 7,8 milyon seviyesine çıkan, ‘Et ve Süt Kurumu’ bir ithalatçı firma haline gelen bir TÜRKİYE, "Yeniden Büyük Türkiye" olabilir mi ?
- Hayvancılığımızın geliÅŸmesinde temel unsurlardan olan çayır ve mera alanlarımızın toplamı 1990’larda 24 milyon hektar iken, bugün 8-10 milyon hektar düzeyine düÅŸmüÅŸse, "Yeniden Büyük TÜRKİYE" hedefine nasıl ulaÅŸabiliriz ?
- Fasulyenin, mercimeÄŸin, cevizin dahi ithal edildiÄŸi, tarım ürünlerinden canlı hayvana, karkas etten kağıda, pet ÅŸiÅŸelerin kapaklarından samana ve peçeteye kadar, en basit ürünlerin dahi ithal edildiÄŸi, üretim ve istihdamın durma noktasına geldiÄŸi bir ortamda, "Yeniden Büyük TÜRKİYE" hedefinden söz edilebilir mi ??
- Mevduat faizlerinin %26'ya, kredi faizlerinin %40'a çıktığı, baÅŸta elektrik olmak üzere sanayi sektörünün girdi maliyetlerinin astronomik düzeylere çıktığı bir ülkede, özel sektörden sanayi yatırımı yapmasını, üretim yapmasını ve istihdam saÄŸlamasını beklemek ne kadar adil bir yaklaşımdır ??
Yatırım, üretim, istihdam olmadan "Yeniden Büyük TÜRKİYE" olur mu ??
- Motoru Avusturya'dan, kasası bizden "Milli Tank"
- Namlusu Almanya'dan, kabzası bizden "Milli Tüfek"
- Yazılımı ABD'den, gövdesi bizden "Milli Uydu"
- Motoru, prototipi Avrupa'dan, ismi bizden "Milli Otomobil"
- Jet motoru, elektroniÄŸi, yazılımı ABD'den, ismi bizden "Milli SavaÅŸ Uçağı"
ile "Yeniden Büyük TÜRKİYE" olunmaz ...
- MühendisliÄŸi Japonya'dan, müteahhitliÄŸi İtalya'dan, kredisi dışarıdan, ismi ecdattan "yerli köprü" ile,
- Vagonları Fransa'dan, sinyalizasyonu Kore'den, sadece istasyon tabelaları TÜRKİYE'den "hızlı TÜRKİYEen"
ile "Yeniden Büyük TÜRKİYE" olunmaz ...
"Yeniden Büyük TÜRKİYE'nin "Dış Politika" Boyutu:
Ülkemizin bu gün bir beka sorunuyla karşı karşıya olduÄŸu yüksek sele dile getiriliyor. Ve verilen mücadelenin devletimizin geleceÄŸini korumak adına verildiÄŸi söyleniyor. Peki, kimdir ülkemizin ve devletimizin bekasına kastedenler ??
Bizim her fırsatta nasıl bir tehlike olduÄŸunu dile getirdiÄŸimiz, bıkmadan usanmadan anlattığımız Dünya Siyonizminin, Irkçı Emperyalizmin temsilcileri binlerce yıllık planlarını ülkemiz ve bölgemiz üzerinde büyük bir hızla yürütmeye devam ediyorlar.
Irak'ın iÅŸgal edilip parçalanması ve Sudan'ın bölünmesi ile baÅŸlayan, Tunus’la, Mısır ve Libya ile, Yemen'le devam eden, Suriye’de yüzbinlerce insanın ölmesi, milyonlarcasının mülteci haline gelmesi ile süren İslam coÄŸrafyası üzerinde oynanan kanlı oyunların nihai hedefi "Büyük İsrail"in kurulmasıdır.
Suriye ve Irak’ın parçalanması ve topraklarında kurulmak istenen 'sözde bağımsız' yeni devletçikler 'Büyük İsrail' hedefinin yeni adımlarıdır.
"Büyük İsrail" hedefi doÄŸrultusunda atılacak adımların sonuncusu ise; Türkiye’nin de Irak, Sudan ve Suriye gibi bölünüp parçalanmasıdır, Allah muhafaza buyursun.
Ülkemizi beka sorunuyla karşı karşıya bırakan bu planların asıl sahibi ne Kürtler, ne Araplar, ne Yezidiler, ne Süryaniler ne de bölgede yaÅŸayan diÄŸer etnik unsurlardır. Tehlikenin asıl adı; "Dünya Siyonizmi"dir.
Dost ve müttefik sandığımız 'ABD Yönetimi' bu planların gerçekleÅŸmesinde yıllardan beri baÅŸ roldedir.
Bütün bu gerçekler ortadayken ve;
- ABD Yönetimi, silah dolu binlerce tırı Suriye’nin kuzeyinde terör örgütlerine taşırken, buna karşılık İncirlik Üssü'nü kapatmak yerine, Ankara'daki ABD B. ElçiliÄŸi'nin sokağının adını deÄŸiÅŸtiren bir ülke, 'Yeniden Büyük Türkiye' olabilir mi ?
- ABD Yönetimi '15 Temmuz'u planlayıp, bu ülkeyi iÅŸgal etmeye çalışırken, bizi beka sorunu ile karşı karşıya bırakan asıl adres ABD Yönetimi iken, Trump’a hala ortağımız ve müttefikimiz demeye devam edersek, 'Yeniden Büyük Türkiye' olabilir miyiz ?
- Siyonizmin taÅŸeronu Trump İsrail'deki büyükelçiliÄŸini Kudüs’e taşırken kınamaktan baÅŸka bir ÅŸey yapamayan bir TÜRKİYE, "Yeniden Büyük TÜRKİYE" olabilir mi ?
- Irak'ta ABD'nin, Suriye'de Rusya'nın, Libya'da NATO'nun, Kıbrıs'da BM'in kararına tabi olan, kendisi bizatihi aktör olamayan, dış güçlerin OrtadoÄŸu'daki ÅŸer planlarına engel olamayan bir TÜRKİYE, " Yeniden Büyük TÜRKİYE" olamaz
- D-8 ve D-60 hedeflerini rafa kaldırıp, kuvveti üstün tutan zihniyete sahip ABD, G-20, AB ve Shanghai 5’lisine umut baÄŸlayarak, “Yeniden Büyük TÜRKİYE” olamayız.
- Arakan ve Yemen’deki zulüm karşısında sadece o bölgeye gıda ve yardım malzemesi gönderebilen bir TÜRKİYE, “Yeniden Büyük TÜRKİYE” olamaz. Çünkü bu yapılan sadece oradaki insanların aç karnına deÄŸil, tok karnına ölmesini saÄŸlar.
İslam Alemi’ndeki katliam ve zulümleri fiilen durdurmaya muktedir bir TÜRKİYE, “Yeniden Büyük TÜRKİYE” olur ...
GerektiÄŸi zaman “Bana ne Amerika’dan” diyen ve bunun gereÄŸini yerine getiren bir Türkiye, 'Yeniden Büyük Türkiye' olur ...
"Yeniden Büyük TÜRKİYE"nin EÄŸitim Boyutu:
Son yıllarda artan okul ve üniversite sayısı, okullarımızın ve üniversitelerimizin fiziksel yapısının ve imkanlarının geliÅŸmesi, olumlu bir geliÅŸme olsa da,
okullarımızda ve üniversitelerimizde verilen eÄŸitimin yetersiz olması, eÄŸitim alanında ülke olarak sınıfta kalmamıza sebep olmaktadır.
- Okullarınızda fiziksel kalitenin yanında bilimsel kaliteyi artırmazsanız, "Yeniden Büyük TÜRKİYE'yi kuracak nesilleri yetiÅŸtiremezsiniz.
- MİLLİ EĞİTİMİ, SENEDE BİR DEĞİŞEN MÜFREDATLA ÇORBAYA ÇEVİRİRSENİZ "Yeniden Büyük TÜRKİYE'yi kuracak nesilleri yetiÅŸtiremezsiniz.
- Toplam sayısı 200'ü bulan üniversitelerinizden bir tanesi bile dünya sıralamasında ilk 500'e dahi giremiyorsa, "Yeniden Büyük TÜRKİYE" olamazsınız.
- Dünyanın en büyük havaalanınına sahip olmak güzel birÅŸeydir, ancak dünya sıralamasında ilk 10’a girecek bir üniversiteniz yoksa, “Yeniden Büyük TÜRKİYE” olamazsınız.
- Temel eÄŸitimimizin düzeyi Uluslararası PİSA DEÄžERLENDİRMELERİNDE 72 ÜLKE İÇİNDE, 2009’DA 39. İKEN, 2015 YILINDA 54. SIRAYA DÜÅžMÜÅž İSE, "Yeniden Büyük TÜRKİYE'yi kuramazsınız.
"Yeniden Büyük TÜRKİYE" İçin Biz Ne Yapacağız ??
MG'ün "Yeniden Büyük Türkiye" İÇİN baÅŸlattığı misyonu, bu ülkenin 80 milyon inançlı evladı ile birlikte biz tamamlayacağız ...
"Yeniden Büyük TÜRKİYE" için "Ekonomi" Alanında Biz Ne Yapacağız ??
- Borcu borçla kapatma politikalarına derhal son verilecektir. Devleti ve milleti borca esir etmeden, bir kuruÅŸ yeni borç almadan, vergileri artırmadan, zam yapmadan, kendi milli kaynaklarımız ile yatırım, üretim, istihdam ve ihracat seferberliÄŸi baÅŸlatarak güçlü ve dışa bağımlı olmayan bir TÜRKİYE inÅŸa edeceÄŸiz.
Biz; Borçlanma, vergi ve zamla deÄŸil, milli kaynak paketleriyle kaynak üreteceÄŸiz ...
- Devlet bütçesi mutlaka "denk bütçe" olarak gerçekleÅŸtirilecek, devletin yeniden borçlanmasının ve faiz ödemesinin önüne geçilecektir.
- Devletin bankalara gereksiz yere faiz ödemesinin önlenmesi için 54. Hükümet döneminde baÅŸarıyla uygulanan "Kamu-Tek" hesabı yeniden hayata geçirilecektir.
Biz; borç ve faiz ekonomisi yerine, üretim, istihdam, ihracat ekonomisini hayata geçireceÄŸiz.
- Katma deÄŸeri yüksek ürün üreten sektörleri teÅŸvik ederek, devlet olarak yüksek teknolojiye yatırım yaparak, katma deÄŸerli ihracat yapılması saÄŸlanacak, milli gelirimiz hızlı bir ÅŸekilde artırılacaktır.
- GiriÅŸimcilerimizin yüksek katma deÄŸerli üretimleri, teknolojik geliÅŸmeye yönelik ve ihracatı arttırıcı faaliyetleri faizsiz kredi imkânları ile desteklenecektir.
- Katma deÄŸerli üretim ve ihracat yapabilen ve dış ticaret fazlası veren güçlü bir ekonomi için gerekli adımlar süratle atılacaktır.
- Gerçek kalkınma ve ilerleme için, sömürge tipi, montaj tipi sanayi faaliyetleri yerine, entegre yapıda ve gerçek sanayi hamleleri tercih edilecektir. Özellikle ağır sanayinin temel hammaddesi olan yassı çelik üretiminin arttırılmasına öncelik vereceÄŸiz.
- Özellikle geliÅŸmiÅŸ UzakdoÄŸu ülkelerinde örneklerini gördüÄŸümüz gibi büyük çaplı yatırım gerektiren sanayi ve teknoloji tesislerinin kurulması için devlet bizzat teÅŸebbüse ortak olarak özel sektörü teÅŸvik edecektir.
Biz; Ülkemizin kaynaklarını sadece beton ve çimentoya harcamak yerine, stratejik alanlarda, gelir getirici alanlarda deÄŸerlendireceÄŸiz ...
- Faizsiz kredi mekanizması ile desteklenen, üretim eksenli ve adil paylaşımı esas alan ekonomi modeli hayata geçirilerek, ekonomik sömürü önlenecektir.
- Para ile reel deÄŸerler arasındaki dengeyi saÄŸlayacağız. Mevcut para sisteminin yol açtığı karşılıksız para basımını durduracağız.
- Sadece parasal veya finansal politikalar veya araçlar ile Türk Lirasının güçlü ve istikrarlı kılınması mümkün deÄŸildir. Bu sebeple biz; katma deÄŸerli üretim ve ihracat yapabilen ve dış ticaret fazlası veren güçlü bir reel ekonomi inÅŸa ederek TL'sını güçlü hale getireceÄŸiz.
- 54. T.C. Hükümeti döneminde Türkiye ve İran arasında baÅŸarılı bir ÅŸekilde uygulanan "dış ticaretin USD yerine yerel para birimleriyle yapılması modeli"ni geniÅŸ kapsamlı bir ÅŸekilde uygulayacağız.
- Sadece ekonomik bakımdan deÄŸil, stratejik ve sosyal açıdan da büyük öneme sahip KİT’lerin ülke ve millet menfaatleri göz ardı edilerek özelleÅŸtirme adı altında elden çıkarılmasına son verilecek.
- Endüstriyel hammaddelerimizin ham olarak satılması yerine, katma deÄŸeri yüksek ürünler ÅŸeklinde ihracatı saÄŸlanacak. Özellikle bor madeninin ülkemizde zenginleÅŸtirilmesi ve katma deÄŸeri yüksek mamul madde olarak satışı için AR-GE çalışmaları hızlandırılacaktır.
- Son onbeÅŸ yıl içinde ekilen buÄŸday arazisindeki 2,2 milyon hektarlık kaybı telafi ederek, tekrardan 10 milyon hektar buÄŸday ekili alan seviyesine ulaÅŸacağız.
BuÄŸday ve un ithalatını en kısa sürede ‘sıfır seviyesine’ düÅŸüreceÄŸiz ...
- İnsan ve hayvan saÄŸlığına, çevreye ve topraÄŸa en büyük zararları veren, GDO’lu hayvan yemlerinin ve tohumların ithalatını derhal durduracağız.
- 'Tohumculuk' ile ilgili bütün yasaları milli bir duruÅŸ ile gözden geçireceÄŸiz ve Yerli tohum gen bankası kurup, yerli tohumlarımız için uluslararası patent alınmasını saÄŸlayacağız.
- Sadece sertifikalı yabancı tohum kullanıcılarına verilen tarım desteÄŸi, Türk tohumu kullanan üreticilere de vererek yerli tohum kullanımını destekleyeceÄŸiz.
Ülkemizi tarım alanında yılda en az '100 milyar dolar ihracat' yapan bir ülke haline getireceÄŸiz ...
"Yeniden Büyük TÜRKİYE" olabilmenin en önemli ÅŸartlarından bir tanesi de teknoloji alanında geliÅŸme ve büyümedir. Bu sebeple;
- Ar-Ge ve teknoloji altyapımızın en önemli unsurları olan; üniversiteler, araÅŸtırma merkezleri, tekno-kentler ve TÜBİTAK gibi yapıların etkin ve verimli ÅŸekilde çalışmasını saÄŸlamak önceliÄŸimiz olacaktır. Kaynaklarımızı beton-çimento yerine, bu kurum ve kuruluÅŸlarımıza aktaracağız.
- Ayrıca özel sektördeki AR-GE ve teknoloji ÅŸirketlerini desteklemek için kapsamlı vergi muafiyetleri, teÅŸvikler ve faizsiz kredi imkanları saÄŸlanacak.
Özellikle yazılım, kodlama, nano teknoloji, savunma sanayi teknolojileri, saÄŸlık teknolojileri ve enerji üretim teknolojilerine özel önem verilecektir.
- Milli yazılım ve elektronik sanayinin geliÅŸtirilmesi, savunma alanında ve diÄŸer stratejik öneme haiz alanlarda kullanılan tüm yazılımların yerli ve milli hale getirilmesi temel önceliÄŸimiz olacaktır.
- Milli aşı ve ilaç sanayinin geliÅŸtirilmesi ülkemizin ve milletimizin korunması ve geleceÄŸi için hayati öneme sahiptir. Bu sebeple bu alanda devlet eliyle gereken bütün adımlar atılacak ve gerekli teÅŸvikler saÄŸlanacaktır.
"Yeniden Büyük TÜRKİYE" için "Dış Politika" Alanında Biz Ne Yapacağız ??
Antibiyotik yerine hastalığın sebebi olan mikropla hastalık tedavi edlmek istendiÄŸi müddetçe, sorunun kaynağı olanlar, çözüm masasının aktörleri olmaya devam ettiÄŸi müddetçe, Türkiye beka sorunu ile karşı karşıya kalmaktan kurtulamaz.
Dış politikamızın belirlenmesinde ‘Dünya Siyonizmi’ tehlikesi ana unsur olmadıkça, atılan tüm adımlar boÅŸa çıkacaktır.
Biz; HerÅŸeyden önce; Siyonizm mikrobunun antibiyotiÄŸi olan, İslam BirliÄŸi ve Yeni Bir Dünya’nın ilk adımı olan, D-8 Projesi’ne gereken önemi vereceÄŸiz,
ABD, G-20, AB ve Shangai 5’lisine umut baÄŸlamak yerine, D-8 Organizasyonu’nu kuruluÅŸ amaçlarına uygun ÅŸekilde geliÅŸtireceÄŸiz.
Dış Politikada, TÜRKİYE’mizi “Batı’nın uydusu” deÄŸil, “İslam Alemi’nin Lideri” konumuna getirmek için gerekli adımları atacağız.
- Bölgeye kan, gözyaşı, sömürüden baÅŸka birÅŸey getirmeyen Amerika’yı Müslüman coÄŸrafyasından çıkarmak için en etkili mücadeleyi vereceÄŸiz.
- Milli birlik ve bütünlüÄŸümüzü tehdit eden, milli menfaat ve hedeflerimizle örtüÅŸmeyen faaliyetlerde bulunan 'İncirlik Üssü'nü ve sırf İsrail'i muhtemel İran füzelerinden korumak için baÄŸrımıza yerleÅŸtirilmiÅŸ 'Malatya Kürecik füze savunma Sistemi'ni derhal kapatacağız ...
Ne KüreciÄŸiymiÅŸ, ne füze savunmasıymış ..?? Bize mi kaldı İsrail Devleti’ni korumak …!!!
- Yunanistan'ın Ege’de karasularını geniÅŸletmeye yönelik her türlü giriÅŸimi ve tecavüzü karşısında sessiz kalmayacağız. Türkiye’nin toprak bütünlüÄŸünün, sınırlarının ihlali anlamına gelen bu hareketlere karşı en etkili tedbirleri alacağız.
Kıbrıs'la ilgili temel prensibimiz; "Bizim Kıbrıs sorunumuz 1974 Barış Harekatı'yla tamamen bitmiştir" anlayışı olacak ...
- KKTC'nin bugüne kadar olduÄŸu gibi bundan sonra da müstakil bağımsız bir devlet olarak varlığını sürdürmesi, KKTC'de bulunan Türk askeri varlığının eksilmeden devam etmesi, dış güçlerin adada Rum hakimiyeti altında tek devlet dayatması niteliÄŸinde olan çeÅŸitli planlarının asla kabul edilmemesi en önemli önceliÄŸimiz olacak.
Kıbrıs konusunda Dış Güçlerle masa başında toprak pazarlığına derhal son vereceÄŸiz …!!!
- KKTC’nin öncelikle Müslüman ülkeler tarafından bağımsız bir devlet olarak tanınması için gerekli diplomatik giriÅŸimler süratle yapılacak.
- Kıbrıs’ta Türk tarafının DoÄŸu Akdeniz'de bulunan doÄŸal kaynaklar üzerindeki haklarını hiçe sayan hiçbir giriÅŸimi ve hak ihlalini kabul etmeyeceÄŸiz ve Kıbrıs Türk tarafının tüm meÅŸru haklarını sonuna kadar koruyacağız.
- KKTC’nin ülkemizin ekonomik desteÄŸi olmadan ayakta kalabilmesi için gerekli her türlü adım atılacak, maddi kalkınma hamlesi baÅŸlatılacak, gereken yatırımlar ve ekonomik destekler saÄŸlanacaktır.
- BaÅŸta İran, Suriye ve Irak olmak üzere komÅŸularımızla iliÅŸkilerimizde; çözüm odaklı, yapıcı ve kalıcı siyaset anlayışını hakim kılarak, TÜRKİYE'nin öncülüÄŸünde bölgemizdeki istikrarsızlığa son vereceÄŸiz
Bütün bunlarla birlikte ülkemizin ve milletimizin menfaatlerini etkili bir ÅŸekilde koruyabilmek için;
- Milli savunma alanında dışa bağımlılıktan tam manasıyla kurtulmak, yerli ve milli savunma sanayini geliÅŸtirmek, en önemli önceliÄŸimiz olacak.
- Kaynak kodları elimizde olmadığından dolayı kritik bir anda üretici ülke tarafından kullanılmaz hale getirilebilecek silahlar ve askeri araçlar yerine; kaynak kodları, elektronik aksamı ve tüm yazılımları %100 yerli ve milli olan silahlarla ordumuzu donatmak en önemli önceliÄŸimiz olacaktır.
- Aselsan, Havelsan, Roketsan, TAİ ve Makine Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) gibi kurumların teknolojik ve ekonomik bakımdan daha da güçlü yapıya kavuÅŸmaları amacıyla gereken her türlü desteÄŸi saÄŸlayacağız.
"Yeniden Büyük TÜRKİYE" için "EÄŸitim" Alanında Biz Ne Yapacağız ??
Çocuklarımıza ve gençlerimize büyük hedefler göstermeyen ve gerçek hayatta, uygulamada bir karşılığı olmayan, "yamalı bohça" halindeki mevcut eÄŸitim sistemimiz ile 'Yeniden Büyük Türkiye' hedefine ulaÅŸmamız mümkün deÄŸildir.
- Bu nedenle eÄŸitim-öÄŸretim sürecini kapsayan bütün faktörleri dönüÅŸtürerek yeni ve modern bir eÄŸitim-öÄŸretim sistemini hayata geçireceÄŸiz.
- Bizim medeniyetimiz; bilimin manevi ve ahlaki deÄŸerler sistemi ile bütünleÅŸtiÄŸinde insanlığa faydalı olacağı gerçeÄŸini ortaya koymuÅŸtur. Bizler okullarımızda 5’in 4’den büyük olduÄŸu matematiksel gerçeÄŸini öÄŸretirken, 4 helalin 5 haramdan büyük olduÄŸu ahlaki gerçeÄŸini öÄŸretmezsek, gençliÄŸimizi tam manası ile eÄŸitmiÅŸ ve geleceÄŸe hazırlamış sayılmayız.
EÄŸitim politikamız iÅŸte bu çok önemli gerçeÄŸi temel alacaktır. Müfredatımız bilimsel kalitenin yanında, ‘önce ahlak ve maneviyat’, ‘nefis terbiyesi’ ve ‘hakkı üstün tutma’ prensiplerini de özümsemiÅŸ bir müfredat olacaktır.
- Gençlerimizin, yeni bilgiler üreterek ve keÅŸifler yaparak dünyaya öncülük edecek bireyler olmasını saÄŸlayacak bir eÄŸitim sisteminden geçmesini temin etmek en temel görevlerimizdendir.
EÄŸitimde teorik bilgi biriktirme ve ezbercilik mantığı yerine, bilgilerin uygulanması, yenilik yapılması, bilgiyi kullanarak ortaya ürün konulması esas alınacak.
- Okullarımızda sadece modern binalar, akıllı tahtalar, tabletler bilgisayarlar gibi faydalı yeniliklerle yetinilmeyecek, eÄŸitim sistemimizin sadece fiziksel deÄŸil, bilimsel kalitesinin de artırılması için gerekli adımlar atılacaktır.
- Gelecekte ihtiyaç duyulacak bilim dalları bilimsel veriler ışığında belirlenerek öÄŸrencilerin eÄŸitim öÄŸretim program ve müfredatında gerekli deÄŸiÅŸiklikler yapılacaktır.
- Liseyi, hatta üniversiteyi bitirdikten sonra bile iÅŸ bulamayan milyonlarca öÄŸrenci mezun ettiÄŸimiz hepimizin malumudur.
Bizim iktidarımızda gerçekleÅŸtireceÄŸimiz istihdam ve üretim seferberliÄŸiyle,
Üniversiteden mezun olan tek bir gencimiz dahi iÅŸsiz kalmayacak, üniversite diploması 'iÅŸsizlik sertifikası' olmaktan kurtarılacaktır ...
- ÖÄŸretmenlerimizin gelir seviyesi artırılarak öÄŸrencilerini baÅŸarıyla yetiÅŸtirmeleri saÄŸlanacak. ÖÄŸretmenlerimizin maaÅŸları en az AB ülkeleri seviyesine çıkarılacaktır.
Üniversiteye giriÅŸ için öÄŸrencinin bütün geleceÄŸinin 3 saat içerisinde belirlendiÄŸi mevcut ‘üniversite sınavı’ kaldırılacak…
Bunun yerine, bir tek sınav deÄŸil, bir "sınavlar kümesi" uygulanacaktır. Üniversite adayı öÄŸrenci belli derslerin sınavlarına ayrı ayrı girecek, aynı dersin sınavı yıl içerisinde birkaç kez uygulanacağından, öÄŸrencinin ilk girdiÄŸi sınavda baÅŸarılı olamaması durumunda tekrar deneme ÅŸansı bulunacaktır.
Ayrıca öÄŸrencilerin üniversiteye giriÅŸinde orta öÄŸretim baÅŸarılarının payı artırılacak,
- Zanaat okullarına gereken ehemniyetin verilmesiyle, mesleki ve teknik eÄŸitim güçlendirilecek ve teÅŸvik edilecek, sanayi ve iÅŸ hayatımızın büyük eksikliÄŸini hissettiÄŸi ara eleman ihtiyacının karşılanmasına katkı saÄŸlanacak.
- Üniversite sayımızın artırılması kadar üniversite eÄŸitiminin kalitesinin artırılmasına da gereken önem verilecek, üniversitelerimizin uluslararası alanda yetkinlik kazanması için gerekli adımlar atılacaktır.
- Üniversite eÄŸitiminin salt bilimsel bilgi biriktirme yerine, araÅŸtırma, keÅŸfetme, uygulama ve gerçek hayatta sorun çözmeye yönelik bir yapıya kavuÅŸturulması hedeflenecektir.
"YENİ BİR DÜNYA" İÇİN GEREKLİ ADIMLAR ATILMADI
Evet, son yıllarda adaletsiz ve zulme dayalı bir dünya nizamının hakim olduÄŸu teÅŸhis edildi, buna karşı ses yükseltildi, kınamalar yapıldı, yara sarma-pansuman gibi hemÅŸirelik faaliyetleri yapıldı,
ANCAK hemÅŸirelik yerine, bir doktor gibi tedavi yapılamadı, adil bir dünyanın kurulması için gerekli adımlar malesef ki atılamadı.
Fransa, İngiltere, İtalya ve ABD Irak'ın ve Libya'nin petrol kuyularına adeta çökmüÅŸ ve bu kaynakları sömürürken, sadece K. Irak Erbil'de 19 tane ABD'li petrol firması Irak petrollerini yaÄŸmalarken, İsrail-Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan bizim de hakkımız bulunan Kıbrıs çevresindeki trilyonlarca dolar deÄŸerindeki hidro-karbon rezervlerini paylaÅŸmak için adımlar atarken, Suriye'de, Arakan'da, Yemen'de, KeÅŸmir'de, Filistin'de müslüman kardeÅŸlerimiz gözümüzün önünde katledilirken, B. İsrail Planı gözümüzün önünde bütün hızıyla yürürken, biz sadece kınama mesajları yayınlayıp oturamayız.
Biz tam 6 asır bütün dünyada adaletin, refahın, hürriyet ve insan haklarının teminatı olan bir ecdadın torunlarıyız.
Biz, sadece zulümleri kınamak, sadece gıda-erzak yardımı yapmakla yetinemeyiz ...
Bizim asıl görevimiz; sömürünün, zulmün ve adaletsizliÄŸin olmadığı bir dünyayı kurmaktır ...
"Yeni Bir Dünya" İçin Biz Ne Yapacağız ??
Kalıcı çözüm İslam BirliÄŸinin derhal kurulmasıdır. Bunun için atacağımız ilk adım D-8 Organizasyonu'nu yeniden canlandırmak ve kuruluÅŸ hedeflerine uygun bir ÅŸekilde çalıştırmak olacaktır.
D-8’in kuruluÅŸ amaçları doÄŸrultusunda yeniden çalışır hale gelmesi, hemen arkasından D-60 BirliÄŸinin tesis edilmesi ve 57 Müslüman ülkenin sahip olduÄŸu zenginliklerin ve toplam gücün zulme ve sömürüye karşı bir yaptırım gücü olarak kullanılması saÄŸlanacak.
Böylelikle, gücünü İslam coÄŸrafyasının zenginliklerinin gasp edilmesinden alan Dünya Siyonizminin, Irkçı Emperyalizmin gücü kırılacak, Zulümlerine son vermek, bizimle karşılıklı olarak masaya oturmak zorunda kalacaklardır.
Ve en son aÅŸamada ‘D-160’ ile bütün ezilen ülkelerin zulme ve sömürüye karşı bir araya geleceÄŸi "Yeni Bir Dünya Düzeni" kurulacaktır.
Bu “Yeni Dünya Düzeni” bizim medeniyetimizin deÄŸerleri doÄŸrultusunda kurulacak bir barış, adalet ve refah düzeni olacaktır,
Bu yeni düzende sömüren ve sömürülen, ezen ve ezilen olmayacaktır ..!!
- SavaÅŸ deÄŸil, BARIÅž;
- Çatışma deÄŸil, DİYALOG,
- Çifte Standart deÄŸil, ADALET;
- Üstünlük deÄŸil, EŞİTLİK,
- Sömürü deÄŸil, İŞBİRLİĞİ
- Baskı ve tahakküm deÄŸil, İNSAN HAKLARI
YENİ BİR DÜNYA İŞTE BU İLKELERİN GEÇERLİ OLDUÄžU BİR DÜNYA OLACAK ...
"Dünya 5’ten büyüktür" sözünün gereÄŸi böylelikle fiilen MG tarafından yerine getirilmiÅŸ olacaktır inÅŸallah ...!!!
- Belli güçler tarafından dünya hâkimiyetini saÄŸlama ve sömürü amaçlı olarak kullanılan, karşılıksız ÅŸekilde basılan yeÅŸil bir kâğıt hükmündeki Amerikan Doları'nın tahakkümünden kurtulmak amacıyla ülkemizin öncülüÄŸünde, bütün İslam ülkelerinin ve geliÅŸmekte olan ülkelerin desteÄŸiyle yeni bir uluslararası para biriminin oluÅŸturulması hedeflerimiz arasındadır.
Cenabı Allah'a ÅŸükürler olsun ki; abdestimizi tazeledik ...
Şimdi kollarımızı sıvayıp, kaldığımız yerden devam edeceğiz ....!!!
Yeniden demir çarıklarımızı giyeceÄŸiz, karış-karış, köy-köy, ilçe-ilçe Anadolu'yu dolaÅŸacağız,
Yeniden Milletimizden “söz hakkımızı” alacağız.
Çünkü artık Milletimiz, İslam Alemi ve insanlık adına söyleyecek çok sözümüz, yapacak çok iÅŸimiz, atacağımız çok adım var .....
Yeniden Refah Partimiz; milletimizin maddi ve manevi sıkıntılarının kurtuluÅŸ reçetesidir. Irkçı emperyalizm mikrobunun antibiyotiÄŸidir.
Partimiz, milletimizin gösterdiÄŸi büyük ilgi ve teveccühe cevap verebilecek düzeydeki program ve projeleriyle, çözüm önerileriyle, tertemiz-ÅŸaibesiz-samimi kadrolarıyla, köklü geçmiÅŸinden gelen tecrübesiyle, Türkiye’nin yeni vizyonu olmaya adaydır.
Yeniden Refah Partisi olarak yapacağımız her plan, gerçekleÅŸtireceÄŸimiz her proje, ekonomiden sosyal politikalara, eÄŸitimden dış politikaya her alanda atacağımız adımlar kendi medeniyet deÄŸerlerimize uygun olacak,
“Milli” olacak, milletten yana olacak inÅŸallah.
Sadece TeÅŸhis ve tespit DeÄŸil, Aynı Zamanda Tedavi ve çözümü ortaya koyan anlayışla hareket edeceÄŸiz.
Biz sadece sloganlarla deÄŸil, ortaya koyacağımız alternatif vizyon ile, ekonomik kalkınma programımızla, tarımsal kalkınma modelimizle, yeni eÄŸitim sistemimiz ve ÅŸahsiyetli dış politika anlayışımızla, G. DoÄŸu sorunu için köklü reçetelerimizle,
Laf üretmek için deÄŸil,
Sorunlara çözüm üretmek, dertlere derman olmak için geliyoruz ...
Artık yeter, ama çare nerede ?? diye soranların aradıkları cevap;
"Yeniden Refah Partisi" olacaktır inşallah.
İş bulamayan üniversite mezunu genç kardeÅŸim, geçim sıkıntısı çeken asgari ücretliler, memur ve emekliler, emeÄŸinin karşılığını alamayan esnaf kardeÅŸim, çiftçi kardeÅŸim, köylü kardeÅŸim, üzülmeyin ve mahzun olmayın …
Artık “Yeniden Refah” var …
GeçmiÅŸte yaptık, yine yapacağız inÅŸallah …
Zulme, sömürüye ve haksızlığa karşı direnen DoÄŸunun ve Batı’nın bütün mazlum ve maÄŸdurları ... üzülmeyin, mahzun olmayın,
Adil Bir Dünya’nın kurulma zamanının artık geldiÄŸini bugün Ankara’da ilan ediyoruz ...
"Yeni Bir Dünya"yı kuracağız, çünkü biz MG’üz …
--------------------------------------------------------------------------------------------
Bizim gücümüz holdinglerden, dış güçlerden, medya desteÄŸinden deÄŸil, ihlas ve samimiyetten kaynaklanıyor ...!!
Bizim gücümüz İmanımızdadır, tarihimizdedir, ceddimizin bize bıraktığı mirastadır,
Bizim gücümüz Sultan Abdulhamid Han Hz. lerinin bu millet için ettiÄŸi dualardadır ....
Erbakan Hocamızın “İman varsa, imkan vardır” sözündedir...
Bizim gücümüz; "Hakk gelince, Batıl zail olmaya mahkumdur" düsturundadır ...
Bizim gücümüz; bizi bekleyen mazlumların gözlerindeki umut, dillerindeki duadadır...
Biz inanır ve çalışırsak, Allah bize yardım eder, Allah bize yardım ederse kimse bize galip gelemez !!!
--------------------------------------------------------------------------------------
Evet 2. Kırk yılın kahramanları, evet MG'çü kardeÅŸlerim, tarihin en ÅŸerefli milletinin 80 milyon evladı,
Benimle birlikte bu kutlu mücadeleye var mısınız?
Benimle birlikte "YaÅŸanabilir bir Türkiye" için mücadeleye var mısınız?
Benimle birlikte "Yeniden Büyük Türkiye" için çalışmaya var mısınız?
Benimle birlikte "Yeni Bir Dünya"yı kurmak için var mısınız?
Oyleyse haydi Bismillah… Kutlu seferimiz baÅŸlıyor...
Zafer inananlarındır ve zafer yakındır...
Toplantımız hayırlı olsun, Gazamız mübarek olsun, "Yeniden Refah Partimiz" hayırlı olsun,
Sizlere bir kez daha tşk ediyorum ve bağrıma basıyorum.
Yeniden Refah Partimiz'in en büyük zaferlerinde buluÅŸmak üzere Allah’a emanet olunuz.
Esselamu Aleykum.

