
YENİDEN REFAH PARTİSİ
ENGELLİ VATANDAŞLAR BAŞKANLIĞI
BASIN AÇIKLAMASI
“OTİZM EYLEM PLANI KÂĞIT ÜZERİNDE KALMAMALI!”
AİLELERİN GELECEĞİNE SOMUT GÜVENCE İSTİYORUZ…
Yeniden Refah Partisi olarak soruyoruz: Otizmli bireylerin yaşam boyu bakımını kim, nasıl ve hangi güvenceyle üstlenecek?
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2023 yılında yayımladığı Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Bireylere Yönelik II. Ulusal Eylem Planı (2023–2030) 2023–2025 Yılı Faaliyet İzleme Raporu, otizm alanındaki çalışmaların değerlendirilmesi açısından önemli bir belgedir. Ancak kamu politikalarının başarısı yalnızca planların hazırlanmasıyla değil, hedeflerin ne ölçüde gerçekleştirildiği ve vatandaşların hayatında hangi somut değişikliklerin meydana geldiğiyle ölçülür.
Yeniden Refah Partisi Engelli Vatandaşlar Başkanlığı olarak soruyoruz: Açıklanan hedefler, otizmli bireyler ve aileleri için ülke genelinde erişilebilir, sürdürülebilir ve güvenilir hizmetlere ne ölçüde dönüşmüştür?
1. VERİ, ERKEN MÜDAHALE VE AİLE DESTEĞİ
Raporun 6. sayfasında değerlendirmelerin merkezî kurumlar ile illerdeki izleme mekanizmalarından alınan bilgilere dayandığı belirtilmektedir. 39–44. sayfalarda ise kişisel verilerin korunmasına ilişkin değerlendirmeler nedeniyle sistematik ve sürdürülebilir bir genel veri mekanizmasının tam olarak oluşturulamadığına ilişkin açıklamalar bulunmaktadır.
Kişisel verilerin korunması vazgeçilmezdir. Ancak mahremiyet korunurken otizmli bireylerin ihtiyaçlarını belirlemeye ve hizmetleri planlamaya imkân veren güvenli bir veri sistemi de kurulmalıdır.
Raporun 47–59. sayfalarında erken müdahale alanında 14 ilde yürütülen faaliyetler ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanan 503 kişi bilgisi yer almaktadır. Raporun 8. sayfasında ve 62–80. sayfalarında ise dört ilde 195 aileyi kapsayan pilot çalışma anlatılmaktadır.
Bu rakamlar raporda belirtilen uygulamaları göstermekte, Türkiye genelindeki bütün hizmet kapasitesini tek başına ortaya koymamaktadır. Bakanlık, erken müdahale ve aile destek hizmetlerinin ülke genelindeki kapsamını, karşılanamayan ihtiyaçları ve yaygınlaştırma takvimini açıklamalıdır.
Aileler hizmet aramakla baş başa bırakılmamalı; erken tanıdan eğitime, rehabilitasyondan aile desteğine kadar bütün süreçler koordineli biçimde yürütülmelidir.
2. BAKIM VEREN AİLELERİN SOSYAL GÜVENCESİ
Otizmli bireylerin bakımını üstlenen anne ve babalar, çoğu zaman uzun yıllar boyunca kesintisiz sorumluluk taşımaktadır. Bu sorumluluk ailelerin çalışma hayatını, gelirini, sosyal yaşamını ve geleceğini doğrudan etkileyebilmektedir.
Raporun 147. sayfasında, tam bağımlı engelli çocuğuna bakım veren erkek sigortalılara erken emeklilik hakkı tanınması amacıyla 5510 sayılı Kanun’un 28. maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin faaliyet ele alınmaktadır. Raporda Sosyal Güvenlik Kurumunun bu konuda yeni bir çalışma yürütmediği bilgisi yer almaktadır.
Bakım sorumluluğunun ailelerin sosyal güvenliği üzerindeki etkileri görmezden gelinemez. Bakım verenlerin emeklilik ve gelir güvencesi ihtiyacı somut politikalarla ele alınmalıdır.
3. UZMAN PERSONEL VE İSTİHDAM
Otizmli bireylere sunulan hizmetlerin niteliği, yeterli sayıda ve alanında uzman personelin varlığına bağlıdır.
Raporun 133. sayfasında, ilgili programlardan birindeki doluluk oranının 2021’de yüzde 70 iken 2024’te yüzde 25’e, 2025’te ise yüzde 12’ye düştüğü belirtilmektedir. Aynı sayfada Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesinin 2025 yılında ilgili programa öğrenci almadığı ve yeni program açma veya kontenjan artırma planı bulunmadığı bilgisi yer almaktadır. Bu veriler belirli programlara ilişkindir; Türkiye genelindeki bütün eğitim kapasitesini temsil etmemektedir. Bununla birlikte uzman personel yetiştirilmesinin önemini ortaya koymaktadır.
İstihdam konusunda ise raporun 145–147. sayfalarında korumalı iş yerlerinde istihdam edilen sekiz otizmli bireye ilişkin bilgi bulunmaktadır. Bu sayı, raporda belirtilen uygulamaya aittir; Türkiye’de çalışan bütün otizmli bireylerin toplamı değildir.
Bakanlık ve ilgili kurumlar; uzman personel ihtiyacını, eğitim kapasitesini ve istihdam sonuçlarını açıkça ortaya koymalıdır. Otizmli bireylerin eğitim, bakım ve çalışma hayatına katılımı tesadüflere bırakılmamalıdır.
4. EN BÜYÜK SORU: ANNE VE BABALARINDAN SONRA NE OLACAK?
Otizm politikalarının en önemli boyutlarından biri, yoğun ve sürekli desteğe ihtiyaç duyan bireylerin yaşam boyu bakımının güvence altına alınmasıdır.
Birçok ailenin zihnindeki en ağır soru şudur:
“Biz yaşlandığımızda, hastalandığımızda veya hayata veda ettiğimizde çocuğumuza kim bakacak?”
Bu yalnızca ailelerin kişisel meselesi değildir. Sosyal devletin sorumluluğunu, insan onuruna uygun yaşam hakkını ve kamu hizmetlerinin sürekliliğini ilgilendiren temel bir konudur.
Otizm rahatsızlığı olan bireyler, diğer engel gruplarına göre toplumda kaynaşması ve sosyal çevreye uyum anlamında en çok zorlanan engelli grubunu oluşturuyor. Otizmli bireyler arzuları yerine getirilmediğinde çevresine ve kendisine zarar verme eğiliminde olan bireylerdir. Sürekli takip edilmesi gereken ve yanında sürekli bir refakatçı bulunması gereken bireylerdir. Nitekim geçtiğimiz günlerde Konya ilimizde özel bir engelli bakım merkezinde, aynı odaya kapatılan Otizmli 3 birey, birbirlerine saldırmış ve bunlardan biri diğerinin iki gözünü yerinden çıkaracak şekilde bir saldırganlık göstermiştir. Bu da gösteriyor ki refakatçısı olmadan, sürekli takip edilmeden bir ortama bırakılan otizmli bireyler yakın çevresine ve kendisine zarar verme eğiliminde olmaları, ailelerin bakım ve gözetim imkânını çok zorlamakta ve aileler bu bireylere bağımlı olarak hayatını sürdürmek zorundalardır.
Yeniden Refah Partisi olarak şu adımların atılmasını talep ediyoruz:
- Uzmanlaşmış bakım merkezleri: Yoğun desteğe ihtiyaç duyan ve ailesi bakım sorumluluğunu sürdüremeyen bireyler için yeterli, erişilebilir ve nitelikli hizmet kapasitesi oluşturulmalıdır.
- Yaşam boyu bakım güvencesi: Anne ve babanın yaşlanması, hastalanması veya vefatı durumunda devreye girecek bireyselleştirilmiş bakım planları hazırlanmalıdır.
- Küçük ölçekli destekli yaşam: Bireyin ihtiyaçlarına uygun, toplumsal hayattan koparmayan ve gerektiğinde 24 saat uzman desteği sağlayan yaşam modelleri geliştirilmelidir.
- Geçici bakım ve mola hizmetleri: Ailelerin hastalık, ameliyat, acil durum veya dinlenme ihtiyacında yararlanabileceği güvenli ve profesyonel hizmetler sunulmalıdır.
- İnsan onuruna uygun bakım ve bağımsız denetim: Mahremiyet ve bireysel haklar korunmalı; ihmal, istismar ve kötü muamele iddiaları etkili biçimde incelenmeli, denetim sonuçları kişisel veriler gözetilerek açıklanmalıdır.
- Eşit hizmet erişimi: Bakım hizmetleri bireyin yaşadığı şehre veya ailesinin ekonomik imkânlarına bağlı kalmamalıdır.
Bakanlık, mevcut bakım kapasitesinin hangi ihtiyaçları karşıladığını, hangi alanlarda yeni kapasite gerektiğini ve hizmetlerin ne zaman geliştirileceğini açıklamalıdır.
Ailelerin geleceğe ilişkin kaygısı, kendilerinden daha fazla fedakârlık beklenerek giderilemez. Bu kaygıya somut güvenceyle cevap verilmelidir.
5. HEDEFLERİN HESABI VERİLMELİ, SONUÇLAR AÇIKLANMALIDIR
Bir eylem planının başarısı, hedefler ile gerçekleşmeler arasındaki farkın açıkça ortaya konulmasıyla ölçülür.
Raporun 150. sayfasından itibaren bazı faaliyetlerin tasarruf tedbirleri nedeniyle merkezî düzeyde gerçekleştirilemediğine ilişkin açıklamalar bulunurken yerel faaliyetlere ilişkin bilgilere de yer verilmektedir. Bu bulgu, bütün ülkede tüm çalışmaların durduğu anlamına gelmemektedir. Ancak gerçekleşmeyen faaliyetlerin nedenleri ve bunların nasıl telafi edileceği açıklanmalıdır.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına açık çağrımızdır:
- 2023–2025 döneminde hangi hedefler gerçekleştirildi, hangileri eksik kaldı?
- Gerçekleşmeyen faaliyetlerin gerekçeleri nelerdir?
- Sorumlu kurumlar hangileridir?
- Eksikliklerin giderilmesi için yeni takvim nedir?
- Otizmli bireylerin yaşamına sağlanan katkı hangi ölçülebilir göstergelerle değerlendirilecektir?
- Yaşam boyu bakım için hangi kapasite ve hizmet güvenceleri sağlanacaktır?
Kamuoyunun bu sorulara açık, somut ve ölçülebilir cevaplar alma hakkı vardır.
SONUÇ OLARAK: VEFA YASASIYLA HUKUKİ GÜVENCE, AHLAK VE MANEVİYATLA SORUMLULUK
Yeniden Refah Partisi olarak inanıyoruz ki engelli vatandaşlarımıza yönelik politikalar yalnızca sosyal yardım başlıklarından ibaret değildir. Bu mesele; insan onuru, adalet, merhamet, toplumsal dayanışma ve devletin vatandaşına karşı sorumluluğu meselesidir.
Millî Görüş anlayışımızın temelindeki “önce ahlak ve maneviyat” ilkesi, insanı merkeze alan ve hiç kimseyi geride bırakmayan bir kamu yönetimi anlayışını gerektirir. Otizmli bireylerin ve ailelerinin yaşadığı sorunlara duyarsız kalmamak, onların geleceğini güvence altına almak ve ihtiyaçlarını karşılamak bu sorumluluğun ayrılmaz bir parçasıdır.
Bu anlayışla savunduğumuz Vefa Yasası, engelli bireylerin, gazilerin, şehit yakınlarının ve diğer hak sahiplerinin ihtiyaçlarını parçalı düzenlemeler yerine bütüncül, açık ve sürdürülebilir bir hukuki güvence altında ele alma hedefimizin önemli bir parçasıdır. Otizmli bireylerin yaşam boyu bakım güvencesi de bu yaklaşımın temel başlıklarından biri olmalıdır.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına çağrımız açıktır: 2023–2025 döneminde hangi hedeflerin gerçekleştirildiğini, hangilerinin eksik kaldığını, gerekçelerini ve yeni uygulama takvimini kamuoyuna açıklayın. Uzman personelli bakım merkezleri, küçük ölçekli destekli yaşam modelleri ve geçici bakım hizmetleri için somut bir yol haritası ortaya koyun.
Anne ve babası yaşlandığında, hastalandığında veya hayata veda ettiğinde otizmli bireyin geleceği belirsizliğe terk edilmemelidir. Ailelerin yıllarca taşıdığı sorumluluk, yalnızca kişisel fedakârlıkla karşılanamaz; devletin kalıcı ve denetlenebilir güvenceleriyle desteklenmelidir.
Bizim anlayışımızda vefa, yalnızca geçmişte yapılan iyilikleri hatırlamak değil; bugün desteğe ihtiyaç duyan insanın yanında durmak ve yarınını güvence altına almaktır. Ahlak, sorumluluktan kaçmamaktır. Adalet ise hak sahibine hakkını teslim etmektir.
Son olarak: Otizmli bireyler için söz değil güvence, belirsizlik değil plan, yalnızlık değil dayanışma istiyoruz.
Vefa Yasası ile hukuki güvence, ahlak ve maneviyatla sorumluluk, adil devlet anlayışıyla engelsiz bir gelecek!
Otizmli bireylerin geleceği belirsizliğe, ailelerin umudu yalnızca kişisel fedakârlığa bırakılamaz!
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Cengiz ERDURAN
Yeniden Refah Partisi
Genel Başkan Yardımcısı
Engelli Vatandaşlar Başkanı