Kanal İstanbul ve toplu konut projelerinin su kaynaklarına, ekosisteme ve olası İstanbul depremine olumsuz etkileri kaçınılmazdır.

2011 yılında dönemin Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından “Çılgın Proje” adıyla duyurulan Karadeniz ile Marmara Denizi’ni birleştirecek şekilde, yaklaşık 45 kilometrelik bir kanal olarak planlanan Kanal İstanbul Projesi ile kanalın her iki yakasında kurulacak yeni şehirler, devasa altyapı projeleri ve ulaşım hatlarıyla birlikte düşünüldüğünde, bu girişim adeta İstanbul’un kuzeybatı hattında yepyeni bir kent inşa etmeye yönelik idi. Bu inşaat çalışmalarında son dönemlerde Sazlıdere Havzası’nda TOKİ tarafından 846 konutluk yeni ihale sürecinin geçtiğimiz aylarda gerçekleştirildiği konusu kamuoyuna yansıdı. Bu arada Kanal İstanbul güzergahı olan bir diğer bölge olan Arnavutköy’de de şimdiye kadar toplam 32 ihale yapıldığı, açılan ihalelerde toplam 34 bin 669 konut ve farklı yapının planlandığı belirtilmiştir.  Arnavutköy bölgesindeki “Kanal İstanbul Projesi” kapsamında yapılan bu yapılarla ilgili toplam ihale bedelinin yaklaşık 50 milyar 462 milyon TL olduğu açıklanmıştır. Ayrıca İstanbul’un en önemli içme suyu kaynaklarından olan Sazlıdere Havzası’ndaki Sazlıdere Barajı çevresinde 9 ayda toplam 36 bin 242 adet konut inşaatı ihale edilmiş olup bunlardan 24 bin 150 adedinin inşasına başlandığı ileri sürülmüştür. TOKİ bölgede yeni konut ihaleleri de duyurmuş ve yayımladığı yeni ihale bilgilerine göre 2.132 konut için 2 yeni ihale duyurusu daha yapılmıştır. Ancak uzmanlar İstanbul’a su temin edilen içme suyu havzası için bu yapılaşmanın su kaynaklarına ve ekosistemine geri dönüşü mümkün olmayan zararlar vereceğini belirtilirken, Sazlıdere Barajı’nın tamamen devre dışı kalacağı, Şamlar Ormanı’nın zarar göreceği, Terkos Gölü’nün ise uzun vadede işlevsizleşeceğine dikkat çekmektedirler. Sazlıdere havzasında devam eden yapılaşmanın ivedilikle durdurulması İstanbul’un geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.

 

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ), şehrin en önemli su havzalarından olan Sazlıdere’de yapılaşmanın olmaması gerektiğini defaatle söylemesine karşın devam eden “Kanal İstanbul Projesi” güzergahında yapılaşma Bakanlık ve TOKİ’nin Sazlıdere Barajı havzasında 2,5 milyon metrekarelik alana yapmayı planladığı konut ve ticaret merkezi projelerine verilen ÇED’in olumlu kararıyla hız kazanmış durumdadır. İstanbul’da yaklaşık 750 bin kişiye su sağlayan Sazlıdere Su Havzası ne yazık ki Cumhurbaşkanlığı kararıyla “içme suyu kaynağı” vasfı kaldırılarak baraj çevresinde yaklaşık 40 bin kişinin yaşayacağı yeni bir yerleşim merkezi kurulmasının önü açılmıştır. Projenin yürütüldüğü alanda bulunan 12 bin 594 hektarlık tarım alanı maalesef tarım dışı alan olarak ilan edilmiştir. “250 Bin Sosyal Konut Projesi” adı altında gerçekleştirilecek olan projeler 13, 14 ve 15’inci bölge projeleri için toplam 14 milyar 694 milyon 903 bin 250 TL, 16 ve 17’nci bölge inşaatlarına ise 14 milyar 503 milyon 747 bin 739 TL’lik harcama yapılacaktır. İstanbul’da yaşanan su sorunu ve yüksek nüfus göz önünde bulundurulduğunda yaklaşık olarak 40 bin kişinin yaşayacağı bu konutlarla beraber yapılaşma baskısı, yerel tarım alanlarını, su havzalarını ve en önemlisi kültürel miras bölgelerini tehdit eder hale gelecek ve “Kanal İstanbul Projesi’nin İstanbul için yarattığı tahribatı da daha da artıracaktır.

 

Sonuç olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum’a 22.04.2025, 21.08.2025 ve 12.12.2025 tarihlerinde yönettiğim yazılı soru önergelerime maalesef cevap verilmemiştir. İstanbul yaşayan 15 milyon vatandaşımızı yakından ilgilendiren böyle önemli bir konuda Bakanlıktan herhangi bir açıklama ve cevabın gelmemiş olması oldukça düşündürücüdür.

 

Yayın Tarihi: 10 Şubat 2026 | Yayın Saati: 15:44:17