HİÇBİR ZAMAN ABD’DE, İNGİLTERE’DE İCAZET ARAYIŞIMIZ OLMAMIŞTIR!

HİÇBİR ZAMAN ABD’DE, İNGİLTERE’DE İCAZET ARAYIŞIMIZ OLMAMIŞTIR!

 

 

Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan, 2. Olağan Büyük Kongremizde yaptığı seçim manifestosu niteliğindeki açıklamada, “Yeniden Refah Partisi olarak bizim ittifakımız milletimizledir. Biz yolu Amerika’dan geçmeden iktidar olmuş Millî Görüş hareketiyiz. Biz, kuvvet ve kudret sahibi Amerika değil, Cenab-ı Allah’tır inancındayız. İkinci kırk yılda da yolumuz Amerika’dan geçmeden iktidar olacağız inşallah. Yeniden Refah Partimizin hiçbir zaman Amerika’da, İngiltere’de icazet arayışı olmamıştır” dedi.

 

2. Olağan Büyük Kongremiz Ankara Spor Salonu’nda salonda ve dışarıda on binlerce teşkilat mensubumuzun katılımıyla gerçekleştirildi.

 

 

Salon dışında 10 binlere seslendi

Salona girmeden önce salona sığmayan binlerce partiliye otobüs üzerinden seslenen Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan, “Bu dava; din, dil, ırk fark etmeksizin, kurtuluşa özlem duyan tüm mazlum milletlerin davasıdır” sözleriyle başladı, “Bizim sevdamız, ‘Mehmet Akif’lerin, Necip Fazıl’ların, Sezai Karakoç’ların, Erdem Bayazıt’ların, Nuri Demirağ’ların, Nuri Killigil’lerin, Şakir Zümre’lerin, Vecihi Hürkuş’ların, Necmettin Erbakan’ların’ tam bağımsız ve güçlü bir Türkiye sevdasıdır” ifadelerini kullandı.

 

Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan, “Mücahit Erbakan” sloganları eşliğinde geldiği vatandaşların sabahın erken saatlerinden itibaren hınca hınç doldurduğu salonda kurulan platformda partilileri selamladı.

 

 

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Konuşmasında Türk siyasi tarihinin en kalabalık kongresini gerçekleştirdiğimizi belirten Genel Başkanımız, “İçeride ve dışarıda mahşeri bir kalabalık var. Burada salonlara sığmayan Millî Görüş Erleri, ‘Millî Görüş ikinci kırk yılda da yanardağ gibi patlıyor' diyor. ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, artık bu bozuk düzen böyle gitmeyecek’ diyor. ‘Ey Zalimler, Ey Irkçı Emperyalistler bundan böyle korkun bizden’ diyor. Tüm ezilenlere, ‘üzülmeyin, mahzun olmayın, biz geliyoruz’ diyor… Yeniden Refah iktidarı yakındır, kurtuluş yakındır diyor” şeklinde konuştu.

 

 

Kongremizle birlikte seçim startını da fiilen vermiş olduk

Millî Görüş hareketinin banisi merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın vefatı sonrasında yaşanan gelişmeler sonucunda ortaya çıkan Millî Görüş’ün siyasi alandaki temsil sorunun 23 Kasım 2018’de Yeniden Refah Partisi’nin kurulmasıyla sona erdiğinin söyleyen Genel Başkanımız Erbakan, şu açıklamalarda bulundu:

 

“Bizler, Millî Görüşçüler olarak, siyaseti makam ve rakam için değil Allah rızası için yapıyoruz. Siyaseti ticaret olarak değil, ibadet olarak yapıyoruz. 7 milyar insanın dünya ve ahiret saadeti için siyaset yapıyoruz. Yeniden Büyük Türkiye öncülüğünde, aynen ecdadımızın yaptığı gibi, yeryüzünde adil bir nizamı hâkim kılmak için siyaset yapıyoruz. Kongremizle birlikte seçim çalışmalarımızın da fiilen başladığını buradan ilan ediyorum ve aziz milletimize sesleniyorum: Artık çare var, artık hayrın kendisi var, artık Yeniden Refah var. Artık ehven-i şerlere mahkûm değiliz. Hak geldi, batıl zail oldu. Su göründü, teyemmüm bozuldu. Buradan açıkça ilan ediyorum ki; metalleri yorulmuş, boyaları dökülmüş, artık bu ülkeye verecek bir şeyi kalmayan iktidarın emeklilik zamanı gelmiştir. Su görünmüş, teyemmüm bozulmuştur. Altı benzemezin bir araya gelmeye çalıştığı 'masa başındakiler' ile iktidarda bulunan 'kasa başındakiler'in aziz milletimize umut olamadığı aşikârdır.”

 

 

Ne ittifakı yahu! Bizim ittifakımız milletimizle…

Bize her fırsatta ne soruyorlar, ‘Efendim hangi ittifakta yer alacaksınız?’ Biz de bu soruyu soranlara cevaben buradan diyoruz ki: Ne ittifakı yahu…  Millî Görüş yanardağ olmuş patlıyor. Milletimiz Yeniden Refah diyor, akın akın Yeniden Refah’a koşuyor. Yeniden Refah Partisi olarak ittifakımız milletimizledir. Yeniden Refah Partimizin Amerikalarda, İngilterelerde icazet arayışı olmamıştır. Yeniden Refah Partimiz, milletimizden gizli görüşmeler yapmamış, pazarlık masalarına oturmamıştır. İktidarı Washington’dan, Londra’dan değil, aziz milletimizden istemektedir. Hedefimiz tek başına iktidar olmak, Millî Görüş prensipleri ve projeleri ile milletimizin derdine derman olmaktır.

 

 

Evet Ayasofya açıldı ama adaletten eser kalmadı

20 yıllık Ak Parti iktidarı döneminde, yapılan birtakım hizmetler olmakla birlikte, başta ekonomi olmak üzere, hukuk ve adalet, dış politika, sosyal politikalar ve eğitim gibi başat unsurların hemen hepsinde maalesef sınıfta kalınmıştır. Evet Ayasofya açıldı, başörtülü bakanımız - büyükelçimiz oldu ama, “paylaşımda adalet-yönetimde adalet-yargıda adalet” ten eser kalmadı… Evet İHA-SİHA’lar yapıldı ama, aynı zamanda Erbakan Hocamız’ın kurduğu fabrikalar satıldı yok edildi, devlete ait yüzlerce fabrika satıldı yok edildi, faize 21 yılda tam 550 milyar dolar aktarıldı. Evet Taksim’e cami yapıldı, İmam Hatip’ler açıldı ama, aynı zamanda LGBT derneklerine müsaade edildi, 6284 sayılı kanunla ailenin temeline dinamit konuldu…

 

 

Sadece iktidar değil muhalefet de sınıfta kaldı

Bu süreçte sınıfta kalan sadece iktidar değildir… İtiraz etmekten, “istemezük" demekten, yapılan hayırlı işlere de “hayır demekten” başka bir fonksiyon icra edemeyen muhalefet de sınıfta kalmış, milletimize umut olmaktan uzaklaşmıştır. Diğer tarafta “sosyal demokrat Millî Görüş anlayışına evrilenler, Millî Görüş’ü temsil ediyorum diye İstanbul Sözleşmesi’nin geri getirilmesine alet olanlar, CHP’nin eksiğini tamamlamayı arkasını toplamayı Millî Görüş zannedenler.

 

 

İktidarımızda borç ve faiz değil üretim ve istihdam ekonomisine geçilecek

Öncelikle milletimizi rahata erdireceğiz. Dar gelirli milyonların alım gücünü, refah seviyesini artıracağız. Bununla birlikte, tarım ve hayvancılıkta, enerji ve madencilikte, sanayi ve teknolojide yatırımlara başlayacağız. Millî Görüş iktidarında borç ve faize dayalı ekonomik model terk edilecek, bunun yerine üretim, istihdam ve ihracata dayalı ekonomik modele geçilecektir. Tarımda tüm kotaları derhal kaldıracağız, tarım ürünlerine en yüksek taban fiyatlarını vereceğiz. Tarımda ve hayvancılıkta kullanılan elektrik ve mazottaki vergileri kaldıracağız. Tüm girdileri devlet olarak sübvanse edeceğiz. -Tarım Bakanlığı’nı “Bill Gates Vakfı’nın tasallutundan kurtaracağız. Samana muhtaç olan değil, tüm Dünya’nın karnını doyuran yeniden büyük Türkiye’yi kuracağız!’ İşçi, memur, emekli maaşlarına %150 maaş zammı yapılacak, en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine getirilecek.

 

 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni revize edeceğiz

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Gazi Meclisimizi güçlendirecek şekilde revize edilecek, Meclisimizin ‘yasama’ ve ‘denetim’ fonksiyonlarına yeniden işlerlik kazandırılacak. Ne Yargının yönetenler üzerindeki vesayetine ne de yönetenlerin yargı üzerindeki vesayetine müsaade etmeyeceğiz. Din, dil, ırk, gelir düzeyi ayırt etmeksizin herkesin kul hakları teminat altına alınacak, “herkes için adalet” tesis edilerek, milletimizin yargıya olan güveni artırılacak.

 

 

Süresiz nafaka ve 6284 sayılı kanunu konusunu iktidarımızın ilk 100 gününde çözeceğiz

Yine iktidarımızın ilk 100 günü içerisinde çözüme kavuşturacağımız konular var. Bir tanesi toplumumuzun kanayan yarası süresiz nafaka meselesidir. Bu haksız uygulama genç erkekleri evlilikten korkar hale getirmektedir. Nafaka süresi, evlilik süresi ve boşanan eşlerin kusuru dikkate alınarak belirlenecektir. Nafaka miktarının tespitinde, boşanan eşlerin iş ve gelir durumları, müşterek çocuk olup olmadığı gibi bazı objektif kriterlerden istifade edilecektir. İktidarımızda, ele alacağımız bir diğer husus İstanbul Sözleşmesinin devamı niteliğinde olan 6284 sayılı kanunun ve Medeni Kanun’daki uzantılarının derhal iptal edilmesini sağlamak olacaktır. Sözde kadını korumak için çıkarılmış olan cinsiyetçi, feminist ve faşist bu kanun, ailenin, evlilik müessesesinin altına konulmuş bir dinamit gibi işlemektedir. Milyonlarca çocuk ve baba bu kanun yüzünden perişan haldedir. Mevcut iktidar İstanbul Sözleşmesi’nden imzasını çekmesine rağmen, bu sözleşmenin en önemli uzantısı olan 6284’ü uygulamaya devam etmektedir.  Dolayısıyla İstanbul Sözleşmesi’nin tahribatı halen devam etmektedir. 6’lı, 7’li masalarda da durum hiç farklı değildir. “gelir gelmez İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar yürürlüğe alacağız” ifadesini açıkça dile getiriyorlar. Allah size fırsat vermesin.

 

 

Yolumuz Amerika’dan geçmeden iktidar olacağız

Aziz milletimiz iktidardan “şahsiyetli bir dış politika beklerken”, Amerika’nın, Batı’nın, Rusya’nın ve Çin’in arasına sıkışmış bir dış politikaya şahit olmaktadır. Yeniden Refah Partisi iktidarında, tarihten aldığımız şuurumuzla, imanımızla, gideceğiz, Ege Denizinde, tüm adacık ve kayalıklarımızın üzerinden Yunan bayrağını indirip Ay-Yıldızlı bayrağımızı dikeceğiz inşallah.  Görüyoruz ki iktidarından, muhalefetine, bizim dışımızdaki siyasi partiler birilerinin güdümünde bir siyasi anlayışa sahip olduklarını gösteriyorlar.  Bunların yürüdüğü yol farklı olsa da vardıkları adres aynıdır.  Aynen Ak Parti’nin 20 sene önce iktidara gelirken yaptığı gibi, şimdi de muhalefet partileri Amerika’nın yolunu tutar oldular. Biz yolu Amerika’dan geçmeden iktidar olmuş Millî Görüş hareketiyiz. Biz kuvvet ve kudret sahibi Amerika değil, Cenab-ı Allah’tır inancındayız. İkinci kırk yılda da yolumuz Amerika’dan geçmeden iktidar olacağız inşallah.

 

 

Suriyeli kardeşlerimizin vatan özlemlerine son vereceğiz

Değinmemiz gereken son bir husus da Suriyeli mülteci kardeşlerimizin durumudur; mülteci kamplarında çok zor koşullar altında yaşayan, vatan özlemiyle yanıp tutuşan Suriyeli sığınmacı kardeşlerimizin, kendi ülkelerine dönebilmesi için Suriye’deki muhataplarımızla görüşerek, dönüşlerini güvenli hale getireceğiz ve Suriyeli kardeşlerimizin vatan özlemlerine son vereceğiz.”

 

Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan, kongreye katılan 1225 delegemizin tamamının oylarıyla yeniden Genel Başkanımız seçildi.

 

Kongremize AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, CHP Milletvekili Abdüllatif Şener, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı, MHP Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım katıldı. TBMM Eski Başkanı Bülent Arınç’ın yanı sıra Büyük Birlik Partisi, DEVA, Gelecek Partisi, Memleket Partisi, Hüda-Par temsilcileri de kongreye konuk oldu.

 

 

GENEL BAŞKANIMIZIN 2. OLAĞAN BÜYÜK KONGRE KONUŞMASI

SELAMLAMA

Selam olsun Sevdamıza  !!

Selam olsun Sevdalılarımıza !!

Selam olsun İnandıklarımıza !!

Selam olsun İnananlarımıza !!

Selam olsun Sadıklara,

Selam olsun Samimilere,

Selam olsun  Davamızın Delilerine !!

Bu Dava, 

“Batıl’a dur diyen, Hakkı ve Haklıyı en yüksekte tutan,  Milli Görüş Davası”dır.

Bu Dava;

-         “Halka hizmet, Hakk’a hizmettir” diyen Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri’nin,

-         “90 yaşında İstanbul surları önüne koşan Eyüb el Ensari Hazretleri”nin,

-         “Kudüs işgal altında iken ben nasıl gülebilirim ki” diyen Selahaddin Eyyubi Hz.nin,

-         “Ya İstanbul beni alır, ya ben İstanbul’u alırım” diyen Sultan Fatih’in davasıdır…

 

Bu Dava;

-         “Şehit kanıyla alınan toprak parayla satılmaz” diyerek Theodor Herzl’i huzurundan kovan Sultan Abdulhamid Han’ın davasıdır

 

-         “Korkar mı Nemrud’un ateşinden İbrahim olursa insan, Hodri Meydan, Hodri Meydan, Hodri Meydan…” diye haykıran Erbakan Hocamız’ın davasıdır

-         Meclis kürsüsünden “Bana ne Amerika’dan, bana ne Amerika’dan” diye haykıran Erbakan Hocamız’ın davasıdır…

 

Bu dava;

-         Çin zulmü altındaki Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin davasıdır…

-         Myanmar’da binbir işkence altında topraklarını terk etmek zorunda kalan Arakanlı mazlum kardeşlerimizin davasıdır…

-         Filistin’de,  Siyonist İsrail’in zulmüne direnen mücahit kardeşlerimizin davasıdır…

-         Keşmir’de zulüm altında inleyen Müslüman kardeşlerimizin davasıdır…

-         Afrika’da sömürü yüzünden açlıktan ölen çocukların davasıdır…

 

Bu dava;

-         Din, dil, ırk fark etmeksizin, kurtuluşa özlem duyan tüm mazlum milletlerin davasıdır.

Bu dava;

- Tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunanların, kul hakkı yemeyenlerin, yüreği vatanına ve milletine hizmet etme aşkıyla yananların davasıdır.

  • Bizim sevdamız,  7 milyar insanın, tüm mazlumların ve ezilenlerin kurtuluşuna vesile olma sevdasıdır.

Bizim sevdamız, “Mehmet Akif’lerin, Necip Fazıl’ların, Sezai Karakoç’ların, Erdem Bayazıt’ların, Nuri Demirağ’ların, Nuri Killigil’lerin, Şakir Zümre’lerin, Vecihi Hürkuş’ların,  Necmettin Erbakan’ların” tam bağımsız ve güçlü bir Türkiye sevdasıdır.

  •  Bundan 10 yıl önce Erbakan Hocamız vefat ettiğinde dedik ki;  “Erbakan Hocamız vefat etti diye film bitti sanmayın,  film bitmedi daha yeni başlıyor”

İşte bu salon, bu muazzam manzara bizi haklı çıkarıyor…!!

Evet, Erbakan Hocamız vefat etti ancak,  MG Davası kıyamete kadar devam edecektir …!!

 

  • Bundan dört yıl önce, 23 Kasım 2018’de, 1400 yıllık çınar ağacının gölgesinde, bu davanın ikinci 40 yıl meşalesini bizimle birlikte yakan, yürüdüğümüz bu kutlu yolda, geçen zaman içerisinde bize katılan,  81 il ve 922 ilçede bu dava ve sevda uğruna örgütlenen, tüm teşkilatımızı, tüm üyelerimizi, dava arkadaşlarımızı, Hürmet ve Muhabbetle Selamlıyorum !!

Bugün, burada, bu tarihi günde, bizimle birlikte olan,

Çok kıymetli Kurucular Kurulu üyelerimize,  çok değerli MYK ve MKYK üyelerimize, Milli Siyaset Kurullarımıza,  çok kıymetli  Büyük Kongre Delegelerimize,  yurt içinden ve yurt dışından Büyük Kongremize katılan siyasi parti, sivil toplum kuruluşu ve yabancı ülke temsilcilerine,  ekranları başında bizleri izleyen vatandaşlarımıza, basın mensuplarımıza, güvenliğimizi temin eden güvenlik güçlerine ve dahi tüm misafirlerimize,   tüm katılımcılarımıza,  hepinize

En içten teşekkürlerimizi arz ediyoruz…   Hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyoruz…

………………………………………………………

 

MİLLİ GÖRÜŞ DAVAMIZ

Sözlerimizin en başında “baharı başlatan çiçek”, “Milli Görüş Lideri” Merhum Erbakan Hocamıza, kendisi ile birlikte bu davaya hizmet edip Ahirete irtihal eden bütün geçmiş dava büyüklerimize,  Cenab-ı Allah’tan gani gani rahmet diliyoruz…

Cenab-ı Allah onlardan razı olsun, onları Cennetinde en yüksek makamlara ulaştırsın,  bizleri de onlara layık dava erleri eylesin inşallah…

  • Yeniden Refah Partimizin 2. Olağan Büyük Kongresi için Türkiye’nin en büyük salonlarından birinde mahşeri bir kalabalıkla toplanmış bulunuyoruz...

Bu kongremizin;  Milli Görüş Davamız, Yeniden Refah Partimiz,  85 milyon vatandaşımız ve tüm İslam Âlemi için, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum…

Cenab-ı Allah, Yeniden Refah Partimizin 2. Olağan Büyük Kongresini, en büyük hayırlara, Milli Görüşün en büyük zaferlerine, Yeniden Refah Partimizin iktidarına, milletimizin ve bütün insanlığın kurtuluşuna vesile eylesin inşallah…

 

  •        Bugün 6 Kasım 2022...  Bugün, Türk Siyasi tarihi ve MG tarihi açısından çok önemli ve tarihi bir gündür...

İçeride ve dışarıda mahşeri bir kalabalık var.  Burada salonlara sığmayan Milli Görüş Erleri,

- Milli Görüş 2. Kırk yılda da  yanardağ gibi patlıyor diyor…

- Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, artık bu bozuk düzen böyle gitmeyecek diyor …

- Eyy Zalimler, Eyy Irkçı Emperyalistler bundan böyle korkun bizden diyor …

- Tüm ezilenlere,  ‘üzülmeyin, mahzun olmayın, biz geliyoruz’  diyor…

- Yeniden Refah iktidarı yakındır, kurtuluş yakındır diyor…

 

-         Sadıklar, samimiler, kardelenler, sözünden dönmeyenler bu salondadır,

-         Erbakan Hocamız’ın giydirdiği o şerefli Milli Görüş gömleğini asla çıkarmayanlar bu salondadır, 

-         En zor zamanda “İman varsa İmkân da vardır” diye ortaya çıkan “21. Asrın Erbakanları”  bu salondadır,

-         “İkinci 40 yılın kahramanları”  bu salondadır …!!

Bizler,  Milli Görüşçüler olarak,

-         Siyaseti makam ve rakam için değil,  Allah rızası için yapıyoruz …

-         Siyaseti ticaret olarak değil,  ibadet olarak yapıyoruz…

-         7 milyar insanın dünya ve ahiret saadeti için siyaset yapıyoruz …

-         Yeniden Büyük Türkiye öncülüğünde, aynen ecdadımızın yaptığı gibi, yeryüzünde adil bir nizamı hâkim kılmak için siyaset yapıyoruz….

 

  •  Erbakan Hocamızın vefatı sonrasında  yaşanan gelişmeler neticesinde ortaya çıkan Milli Görüş’ün siyasi alandaki temsil sorunu, bundan 4 sene önce, 23 Kasım 2018’de Yeniden Refah Partimizin kurulmasıyla sona ermiştir.

O günden itibaren geçen 4 senede; 

Seçimlere girme yeterliliğinin 1 seneden az bir sürede elde edilmesi, 1. Olağan Kongremizin,  aynen bugün burada olduğu gibi, mahşeri bir kalabalıkla, yaklaşık 50.000 kişinin katılımıyla siyasi tarihimizde eşine benzerine rastlanmayacak şekilde icra edilmesi, 300.000 resmi üye kaydedilmesi, 81 il ve 900’den fazla ilçemizde teşkilatlarımızın kurulup kongre süreçlerinin büyük kalabalıklarla icra edilmesi,  100 bin sandık başmüşahitimizin belirlenmesi, tüm illerimizde hanım ve gençlik teşkilatlarımızın kurulması,  binlerce köy ve mahalle teşkilatımızın kurulması gibi sayısız başarılara imza attık  Elhamdulillah…

Biz YRP olarak bu noktaya medya rüzgarıyla, holding patronlarının desteğiyle, iktidar gücüyle, hazine yardımı alarak veya dış güçlerin desteğiyle gelmedik…!!

Biz bu noktaya Cenabı Allah’ın yardımıyla, Davamızın bereketiyle, fedakar dava erlerimizin gayreti ve terlemesiyle geldik …!!

 

  •  Yeniden Refah Partimiz;  kim yapmış olursa olsun doğruyu alkışlayan, yanlışları da kim yaparsa yapsın en üst perdeden dile getirip çözüm yollarını ortaya koyan siyaset anlayışıyla, daha iktidar olmadan milletimizin sorunlarına çözüm üretir hale gelmiş, milletimizin büyük teveccühüne mazhar olmuştur.

Bugün burada muazzam bir insan seliyle icra ettiğimiz 2. Olağan Büyük Kongremizdeki tablo açıkça ortaya koyuyor ki;

“Biz Geliyoruz,  Yeniden Refah Geliyor,  Milli Görüş Geliyor”… !!

 

  •  Kongremizle birlikte seçim çalışmalarımızın da fiilen başladığını buradan ilan ediyorum ve aziz milletimize sesleniyorum; 

“Artık çare var,  artık Hayrın kendisi var,  artık Yeniden Refah var… !! 

Artık ehven-i şerlere mahkum değiliz…!!

Hak geldi,  batıl zail oldu ...!!

Su göründü,  teyemmüm bozuldu …!!

Buradan açıkça ilan ediyorum ki;  metalleri yorulmuş, boyaları dökülmüş, artık bu ülkeye verecek bir şeyi kalmayan iktidarın emeklilik zamanı gelmiştir.

Su görünmüş,  teyemmüm bozulmuştur... 

Altı benzemezin bir araya gelmeye çalıştığı “masa başındakiler” ile iktidarda bulunan “kasa başındakiler”in aziz milletimize umut olamadığı aşikârdır.

Yeniden Refah Partimiz ise; 

81 ilimize 681 Refah projesiyle, ekonomik bağımsızlığımızı sağlayacak “Milli Kaynak Paketlerimiz” ile, Katma değeri yüksek milli teknoloji hamlemiz ile, Milli Siyaset Kurullarımızın yapmış olduğu ilk 100 gün icraat planlaması ile, yol haritası belli, deneyimli, ehliyetli ve liyakatli kadrolarıyla birlikte, ülkemizi yönetmeye, 

“Yaşanabilir Bir Türkiye”yi ve “Yeniden Büyük Türkiye”yi inşa etmeye hazırdır Elhamdülillah…!!

………………………………………………………

 

Bize her fırsatta ne soruyorlar,  Efendim hangi ittifakta yer alacaksınız ??

Biz de bu soruyu soranlara cevaben buradan diyoruz ki;

“Ne ittifakı yahu…  Milli Görüş yanardağ olmuş  patlıyor…!!

Milletimiz Yeniden Refah diyor,  akın akın Yeniden Refah’a koşuyor …!!

Yeniden Refah Partisi olarak ittifakımız milletimizledir…!!

Yeniden Refah Partimizin Amerikalarda, İngilterelerde icazet arayışı olmamıştır…!!

Yeniden Refah Partimiz, milletimizden gizli görüşmeler yapmamış, pazarlık masalarına oturmamıştır !!

Gücünü yalnız Allah’tan ve Aziz Milletimizden almaktadır…!!

Hedefimiz tek başına iktidar olmak, Milli Görüş Prensipleri ve projeleri ile milletimizin derdine derman olmaktır.

Yeniden Refah Partimiz, milletimizin teveccühü ve ferasetiyle, iktidar yolunda emin adımlarla ilerlemektedir Elhamdülillah…!!

………………………………………………………

 

  • 20 yıllık Ak Parti iktidarı döneminde,  yapılan birtakım hizmetler olmakla birlikte,  başta ekonomi olmak üzere, hukuk ve adalet, dış politika, sosyal politikalar ve eğitim gibi başat unsurların hemen hepsinde maalesef sınıfta kalınmıştır.

- Evet Ayasofya açıldı,  başörtülü bakanımız büyükelçimiz oldu AMA,  “Paylaşımda Adalet- Yönetimde Adalet - Yargıda adalet” ten eser kalmadı…

- Evet İHA-SİHA’lar yapıldı AMA,  aynı zamanda Erbakan Hocamız’ın kurduğu fabrikalar satıldı yok edildi, devlete ait yüzlerce fabrika satıldı yok edildi, faize 21 yılda tam 550 milyar dolar aktarıldı…

- Evet Taksim’e cami yapıldı, İmam Hatip’ler açıldı AMA, aynı zamanda LGBT derneklerine müsaade edildi,  6284 sayılı kanunla ailenin temeline dinamit konuldu…

- Evet “Dünya 5’ten büyüktür” denildi AMA,  BOP’ne, Amerika’nın Irak işgaline, NATO’nun Libya operasyonuna destek olundu…

 

 

 

  •   Bu süreçte Sınıfta kalan sadece iktidar değildir…

İtiraz etmekten, “istemezük demekten”, yapılan hayırlı işlere de “hayır demekten” başka bir fonksiyon icra edemeyen muhalefet de sınıfta kalmış, Milletimize umut olmaktan uzaklaşmıştır.

Diğer tarafta “sosyal demokrat Milli Görüş anlayışı”na evrilenler, MG’ü temsil ediyorum diye İstanbul Sözleşmesi’nin geri getirilmesine alet olanlar, CHP’nin eksiğini tamamlamayı arkasını toplamayı MG zannedenler.

  • 20 yıldır ülkeyi yöneten Ak Parti hükümetlerinin, ekonomi politikası; borç, faiz, zam, vergi, israf ve beton-çimento ekonomisi oluşturmanın ötesine geçememiştir.

Her zaman ifade ettiğimiz gibi, iktidarın ekonomi modelinde 3 TEMEL GİDER kalemi, 3 TEMEL GELİR kalemi bulunmaktadır.

GİDERLER;   FAİZ,  İMTİYAZLI HOLDİNGLERE KAYNAK AKTARIMI,  İSRAF

GELİRLER;  BORÇLANMA,  KAMU MALLARINI SATIP YOK ETME,  ZAM-VERGİ İLE MİLLETİN SUYUNU ÇIKARMA

İşte bu model yüzünden faiz lobisi kar rekorları kırmaya, enflasyon ve fakirlik sürekli artmaya, Türk Lirası her geçen gün erimeye, aziz milletimizin borçları ve feryadı gün geçtikçe daha da artmaya devam ediyor.

Yıllardır borç-faiz-zam-vergi ekonomisi modelinin çıkmaz sokak olduğunu söyleyen Milli Görüş kadroları, bir kez daha haklı çıkıyor.

  • 20 yıldır ülkemizi yöneten ve iktidarının son demlerini yaşayan bu anlayış,  milletimizin ve devletimizin sırtına yüklediği çok ciddi bir yükle, Türk Siyaset Tarihinin tozlu raflarındaki yerini almaya hazırlanmaktadır.

Bizler, Yeniden Refah Partisi olarak, iktidarın giderken milletimizin ve devletimizin sırtına yüklediği bu ağır yükü sırtlanmaya,  liyakatli ve dürüst kadrolarımızla, Milli Görüş projelerimizle milletimizi yeniden feraha ve refaha kavuşturmaya geliyoruz inşallah…

……………………………………………………

 

EKONOMİ - İSTİHDAM – GENÇLERİMİZ

- Döviz kurları tarihi rekorlar kırmakta,

- Türk Lirası Bulgar, Gürcü ve Afgan parası karşısında dahi değer kaybetmektedir,

- Enflasyonun TÜİK’e göre %85,  bğsz. kuruluşlara göre  %185 olmuştur,

- Gençlerde işsizlik oranı %50’lere yaklaşmış, 1,5 milyonluk üniversite diplomalı işsizler ordumuz oluşmuştur.

- Devletin borcu katlanarak artmış, artan faiz yükünün üzerine yıllık 150 milyar liralık KKM yükü de eklenmiştir.

 

- MB Net Döviz rezervi  “Eksi 60 milyar $” olmuş,

- Dış ticaret açığı rekor kırarak yıllık 100 milyar dolar seviyesine gelmiştir.

- Vatandaşlarımız son birkaç senede %200 ile %1000 arasında yapılan yeni zamlar altında ezilmiştir.

- Yağmur gibi yağan zamlara, icat edilen yeni vergiler ve vergi artışları eklenmiştir.

- Vatandaşımız, çiftçimiz, esnafımız ve özel şirketler, tarihimizde hiç olmadığı kadar bankalara borçlu hale getirilmiştir.

- İcra dosyalarının sayısı 25 milyona ulaşmıştır.

- Yoksulluk artmış, sosyal yardıma, gıda yardımına muhtaç vatandaşımızın sayısı katlanarak artmıştır.

- Çiftçilerimiz ürettikçe batar hale gelmiş,  Çiftçi sayımız hiç olmadığı kadar azalmıştır.

- Vatandaşımızın %80’inden fazlası yoksulluk sınırının altında yaşar hale gelmiştir.

- Halkın %45’i açlık sınırının altında yaşar hale gelmiştir.

- 5,5 milyon Vatandaşımız, 2 bin liranın altındaki borcunu ödeyemeyip icralarla muhatap olmuştur.

- 4 milyon abone elektrik faturasını ödeyemez hale gelmiş,  yine  4 milyon hane doğalgaz faturasını ödeyemez hale gelmiştir.

- Kira fiyatları astronomik şekilde artmış.  Ev veya araba almak, orta ve üst orta gelire sahip olanlar için bile hayalden öte hale gelmiştir.

- Milyonlarca gencimiz için bırakın 3 çocuk yapmak, düğün yapabilmek, evlenebilmek dahi hayal haline gelmiştir.

…………………………………………

  • İthal ede ede, kaynak ihtiyacını sürekli dış borçla karşılaya karşılaya dövize olan talebi indiremez,  döviz kurlarındaki patlamayı önleyemez hale gelmişlerdir.

Son 20 senede her başarısızlıklarında olduğu gibi bu başarısızlıklarını da vatandaşa fatura edip “aslında vatandaş dolarını bozdursa dolar 7 liraya düşer” diyorlar.

Bu millet sizin için daha ne kadar fedakarlık yapsın ??

Siz önce kendi oluşturduğunuz zenginlerin, kaynak aktardığınız imtiyazlı holdinglerin Türkiye’deki, İsviçre’deki, Hollanda’daki, Amerika’daki, Katar’daki dolarlarını getirin bozdurun, vatandaş da sonra bozdurur altınını, dolarını…

Bir yandan SWAP anlaşması yaparak,  bir yandan dış güçlerden borçlanarak, bir yandan kur koruma garantileriyle dolar bulma peşindeler.  Ama olmuyor…

Denk bütçe yapmadan,  üretmeden,  ihraç etmeden olmuyor…

 

  •  Peki ya  “Masa Başındakiler” ??

Çoğu ekonomik model olarak daha düşük faizle borçlanmayı vadediyor.  İBB,  %10,70 ile dolar borçlanıyor. Bu mu sizin ekonomi çözümünüz?  İktidarın %8,64 faizle dolar borçlanma rekorunu egale etmek midir çözümünüz?

Çözüm ne masadakilerde…,   ne kasadakilerde…!!

Çözüm Milli Görüş’te, Yeniden Refah’ta,  Çözüm Adil Düzende, Adil Düzende…!!

 

  • Bize kaynağı nereden bulacaksınız ? Borçlanmadan bu ülkeyi nasıl idare edeceksiniz diye soruyorlar…

Şimdi hesabı bir kez daha yapıyoruz;

-         Yeniden Refah AR-GE birimimiz, borçlanmadan 150 milyar dolar getirecek kaynakları tek tek açıkladı. 150 milyar dolar, bugünün parası ile 2,8 trilyon lira eder.

-         2023 yılında faize ödenecek para 565 milyar lira. Bu paralar hazinemizde kalacak.  Nasıl  ?  Denk bütçe yaparak, havuz sistemini yeniden tesis ederek ve böylelikle bir kuruş borçlanmayarak.

-         Garantili projelere ödediğimiz rakam yıllık 100 milyar lira. Garantili köprü, otoyol, havalimanı, şehir hastanesi gibi yatırımlarımızı millileştireceğiz. İmtiyazlı holdinglere haksız yere aktarılan paralar hazinemizde kalacak.

-         Kur korumalı mevduata yıllık 150 milyar lira ödeme yapılıyor. Kurda istikrarı sağlayarak bu paraların da hazinemizde kalmasını sağlayacağız.

-         İktidarın yaptığı yıllık en az 50 milyar liralık israfı da sonlandırdığımızda, bu paralar da hazinemizde kalacak.

Evet, itibardan tasarruf olmaz, buna katılıyoruz. Ancak bizler için en büyük itibar kaynağı, lüks ve gösteriş değil, necip milletimizi manen ve maddeten ayakta tutmaktır.

 

İşte size  borçlanmadan,  zam ve vergiyle millete yük yüklemeden ve kamu varlıklarını satmadan yıllık  “yaklaşık 200 milyar dolar” yani “yaklaşık 4 trilyon lira” yerli ve milli kaynak…

Bu kaynak Yeniden Refah iktidarında aziz milletimizin emrinde olacak inşallah...

Elde edeceğimiz bu kaynakları, asıl sahibine, aziz milletimize aktaracağız…

Öncelikle milletimizi rahata erdireceğiz.  Dar gelirli milyonların alım gücünü, refah seviyesini artıracağız. 

Bununla birlikte, tarım ve hayvancılıkta, enerji ve madencilikte, sanayi ve teknolojide yatırımlara başlayacağız.

-         Milli Görüş iktidarında borç ve faize dayalı ekonomik model terk edilecek, bunun yerine üretim, istihdam ve ihracata dayalı ekonomik modele geçilecektir.

-         Tarımda tüm kotaları derhal kaldıracağız, tarım ürünlerine en yüksek taban fiyatlarını vereceğiz. Tarımda ve hayvancılıkta kullanılan elektrik ve mazottaki vergileri kaldıracağız. Tüm girdileri devlet olarak sübvanse edeceğiz.

 

-         Yerli tohum, tarım ilacı ve gübremizi üreteceğiz.

-         Dış mihrakların ‘GDO’lu ürünler’ ve ‘yapay et’ gibi projelerine asla geçit vermeyeceğiz…!!

-         Tarım Bakanlığı’nı  “Bill Gates Vakfı’ın tasallutundan kurtaracağız”…!!

 

-         Devlet-Çiftçi ortaklığıyla dev tarım ve hayvancılık çiftlikleri kuracağız.

-         Ülkemizi gıda ithalatçısı bir ülke olmaktan kurtaracak, tarımda yıllık 100 milyar dolar ihracat yapan bir ülke konumuna getireceğiz.

-         “Samana muhtaç olan değil,  tüm Dünya’nin karnini doyuran YENİDEN BÜYÜK TURKİYE’Yİ  KURACAĞIZ ... !!”

 

-         İşçi, memur, emekli maaşlarına %150 maaş zammı yapılacak, en düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine getirilecek.

 

-         D-8 ülkeleri ile olan işbirliğimizi artırarak ihracat gelirlerimizi artıracağız.

-         Yıllık 30 milyar dolarlık turizm gelirimizi kısa sürede 100 milyar dolar seviyesine getireceğiz.  On binlerce tarihi eserin bulunduğu ülkemizde kültür turizmini yaygınlaştıracak, kültür turizminin yanında sağlık turizmi gibi katma değerli alanları da geliştireceğiz.

 

-         Esnafımızın vergi yükünü azaltacağız, stopaj uygulamasını sona erdireceğiz.

-         Dolaylı vergilerin, toplam vergi gelirleri içerisindeki payını OECD ortalamasına indireceğiz. 

-         Asgari ücretten, temel gıda ürünlerinden hiçbir vergi almayacağız

 

-         Yüksek katma değerli, İHA-SİHA projelerinin ve savunma sanayiindeki tüm projelerin arkasında duracağız, tüm gücümüzle bu projelere destek vermeye devam edeceğiz.

-         Yerli otomobil başta olmak üzere, tüm milli projeleri destekleyecek ve teşvik edeceğiz.

-         Şirketlerimizin markalı ve yüksek katma değerli üretim ve ihracat yapmalarını teşvik edecek,  talep ettikleri destekleri vereceğiz.

 

-         Gençlerimizin, yapacağı girişimlerde, özellikle ilk girişimlerinde KOSGEB ve Hazine desteklerinin payını önemli ölçüde artıracağız.

-         Yeniden tesis edeceğimiz, “Devlet Planlama Teşkilatı” ve “Milli Prodüktivite Merkezi’nin belirlemiş olduğu kalkınmaya yönelik alanlarda özel teşvik paketleri hazırlayacağız.

 

-         Dışa bağımlı olduğumuz hammadde ve ara mamulleri üretmek isteyen yatırımcılarımız  teşvik edilecek, yerli üretimde %82 düzeyinde olan ithalata bağımlılığa son verilecektir.

-         Ülkemizin yer altı zenginliklerinin yurtdışına hammadde olarak satışı zorlaştırılacak, bu kaynaklar zenginleştirilerek katma değerli olarak satılacak.

 

-         81 ilimizde üretim ve istihdama yönelik 681 projemiz en hızlı şekilde hayata geçirilerek,  işsizlik ortadan kaldırılacak.

-         100’ün üzerinde yeni organize sanayi bölgesi, Serbest Bölge ve Teknokent oluşturulacak.

 

-         Özellikle Teknoloji ve AR-GE alanında çalışmak isteyen genç girişimcilere verilen destekler daha da artırılacaktır.  Patent almak genç girişimciler için çok daha kolay ve maliyeti düşük hale getirilecektir.

NASIL OLACAK BÜTÜN BUNLAR ??  EN BAŞTA SÖYLEDİĞİMİZ, BORÇSUZ ZAMSIZ VERGİSİZ BİR ŞEKİLDE OLUŞTURACAĞIMIZ, “YILLIK 4 TRİLYON LİRALIK KAYNAK”LA OLACAK İNŞALLAH…

…………………………………………………………

 

HUKUK VE ADALET

Milletimizin yaşamış olduğu en önemli sorunlardan bir tanesi de; Hak, hukuk ve adalet ile ilgili sorunlardır.

- Türkiye, uluslararası değerlendirmelere göre adalet alanında en alt sıralarda yer almaktadır.

- Adalet mekanizmasında ‘adamına göre kararlar’ ayyuka çıkmış durumdadır.

- Adalete duyulan güven yerle yeksan olmuş durumdadır.

- Mevcut iktidarın bu alanda yaptığı tek şey, içinde adaletten eser olmayan lüks ve devasa adliye binaları ve her sene 40 tane yeni hapishane inşa etmektir.

 

  • Bizler Yeniden Refah iktidarında, adil bir hukuk sistemini mutlaka inşa edeceğiz.

 “Güçlüyü haklı sayan değil,  haklıyı güçlü kılan bir adalet mekanizması.”

- İtalya’dan ithal Ceza Hukuku, Almanya ve İsviçre’den ithal Özel Hukuk, Fransa’dan ithal idare Hukuku hegemonyasını hukuk sistemimizden çıkaracağız.

- Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Gazi Meclisimizi güçlendirecek şekilde revize edilecek, meclisimizin ‘yasama’ ve ‘denetim’ fonksiyonlarına yeniden işlerlik kazandırılacak.

- Ne Yargının Yönetenler üzerindeki vesayetine, ne de Yönetenlerin Yargı üzerindeki vesayetine müsaade etmeyeceğiz.

- Din, dil, ırk, gelir düzeyi ayırt etmeksizin herkesin kul hakları teminat altına alınacak, “herkes için adalet” tesis edilerek,  milletimizin yargıya olan güveni artırılacak.

- Bir diğer hedefimiz ise yargılama ve tutukluluk sürelerini azaltmaktır.

Ülkemizde adalet ağır aksak işlemekte; maalesef kararlar çok geç çıkmaktadır. Yeniden Refah iktidarında “yargıda hedef süre” uygulamasını etkin bir şekilde tesis edeceğiz.

- Uyuşmazlıkların çözümünde,  “tahkim” ve “arabuluculuk” uygulaması daha yaygın ve etkili hale getirilecektir.

 

  • Yeniden Refah iktidarında, “Yeni, sivil, milli ve yerli bir anayasa” yapılarak, milletimize armağan edilecektir.

Mevcut Anayasa “12 Eylül Rejimi”nin kalıntılarını bünyesinde barındıran bir anayasa olup,  bugüne kadar 20’den fazla kez rötuşlar yapılmaya çalışılmış, ancak tam manasıyla uygun bir hale getirilememiştir.

“Hakkı üstün tutan, adaleti temel alan”  bir anayasanın,  her vatandaşına adil bir şekilde yaklaşacak bir devletin, bir işleyişin ortaya çıkmasına vesile olacak, toplumsal mutabakat ile hazırlanmış yeni bir anayasanın yapılmasını sağlayacağız.

  • “sağlıkta şiddet yasasının düzenlenmesi”, “kamuda ehliyet ve liyakate dayalı bir atama/tayin sisteminin getirilmesi”, “aile bütünlüğüne zarar veren uygulamaların sonlandırılmasına ilişkin düzenlemeler”, “öğretmenlik meslek kanununun hak ve meslek itibarı gözetilerek yeniden düzenlenmesi”,  “özel sektörde çalışan öğretmenlerin taban maaş uygulamasına geçirilmesi”,  “EYT’lerin sorunlarına çözüm bulunması” gibi meseleleri acil olarak çözüme kavuşturacağız.
  • Yine iktidarımızın ilk 100 günü içerisinde çözüme kavuşturacağımız konular;

- Bir tanesi toplumumuzun kanayan yarası süresiz nafaka meselesidir.  Bu haksız uygulama genç erkekleri evlilikten korkar hale getirmektedir.

 

Nafaka süresi, evlilik süresi ve boşanan eşlerin kusuru dikkate alınarak belirlenecektir.

Nafaka miktarının tespitinde, boşanan eşlerin iş ve gelir durumları, müşterek çocuk olup olmadığı gibi bazı objektif kriterlerden istifade edilecektir.

Nafaka alamayan ihtiyaç sahibi hanımlara destek olmak üzere, devlet yardımı ve istihdam mekanizmaları devreye alınacaktır.

- İktidarımızda, ele alacağımız bir diğer husus İstanbul Sözleşmesinin devamı niteliğinde olan 6284 sayılı kanunun ve Medeni Kanundaki uzantılarının derhal iptal edilmesini sağlamak olacaktır.

Sözde kadını korumak için çıkarılmış olan cinsiyetçi, feminist ve faşist bu kanun, ailenin, evlilik müessesesinin altına konulmuş bir dinamit gibi işlemektedir. Milyonlarca çocuk ve baba bu kanun yüzünden perişan haldedir.

Kadına yönelik şiddeti azaltmak yerine artmasına sebep olan bu kanun ve uzantıları derhal iptal edilecektir.

 

Mevcut iktidar İstanbul Sözleşmesi’nden imzasını çekmesine rağmen, bu sözleşmenin en önemli uzantısı olan 6284’ü uygulamaya devam etmektedir. Dolayısıyla 6284’ün tahribatı halen devam etmektedir.

6’lı, 7’li masalarda da durum hiç farklı değildir. “gelir gelmez İstanbul Sözleşmesi’ni tekrar yürürlüğe alacağız” ifadesini açıkça dile getiriyorlar.

Allah size fırsat vermesin !!

Bizler Yeniden Refah olarak, buna asla geçit vermeyeceğimizi bir kez daha en güçlü şekilde ifade ediyoruz…!!

İktidarımızda kadın, erkek ayırt etmeksizin herkesin haklarını koruma altına alacağız. Ancak keyfilikten, iftiraya uğramaktan milletimizi kurtaracağız. Aile bütünlüğünü koruyacak, değerlerimize uygun, yerli-milli yasaları  çıkaracağız.

- Hükümet, LGBT derneklerine de göz yummakta ve bunlara yurtdışından aktarılan mali kaynaklara karşı da sessiz kalmaktadır.  Türkiye’de 2007 yılında ilk “LGBT Öğrenci Derneği” kurulmuştur.  2011 yılında hukuk tekniği bakımından bir “onay yasası” niteliği taşıyan ‘6251 sayılı Kanun’ çıkarılmıştır. 2015 yılına gelindiğinde LGBT derneklerinin sayısı 22’ye ulaşmıştır.

Okullarımızda çocuklarımıza ve gençlerimize “Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi” kapsamında söylemekten imtina edeceğimiz dersler okutulmuştur.

Biz elimizdeki tüm hukuki enstrümanları kullanarak LBGT derneklerini kapatacağız…!!

Bu işin propagandasının yapılmasına, normalleştirilmesine asla fırsat vermeyeceğiz…!!

İÇİŞLERİ ALANINDA DA ATACAĞIMIZ ÇOK ÖNEMLİ ADIMLAR VAR …

  • Mevcut iktidar her seçim dönemi geldiğinde polis memurlarımızın sorunlarını gündeme getirerek çözüme kavuşturacağını vaat etse de, seçim dönemi geçer geçmez bu konuyu gündemden kaldırıyor.

Gece gündüz, kar-kış-sıcak-soğuk demeden, canlarını siper ederek bizlerin güvenliğini sağlayan cefakâr polis kardeşlerimiz bu tavrı hak etmiyorlar.

- Bizim iktidarımızda tüm memurlarımızın olduğu gibi, polislerimizin de maaşlarını %150 maaş zammı ile iyileştireceğiz.

- Emniyet güçlerimizin çalışma saatlerini belirleyerek standart hale getireceğiz. Mesai saat ve ücretlerini yeniden düzenleyeceğiz.

- Bir intibak yasası çıkararak, bir defaya mahsus olmak üzere Eğitim durumuna bakılmaksızın toplamda yaklaşık 150 bin emekli polis memurumuzun ek göstergelerinde gerekli düzenlemeyi yapacağız.

- İktidarımızda, polis memurlarımıza 6-7 kez tayin getiren, aile bütünlüğünü doğrudan tehdit eden, 2024 yılında yürürlüğe girecek olan “5306 sayılı Yönetmeliği”, aile bütünlüğünü sağlayacak şekilde yeniden düzenleyeceğiz. 

Taahhüdümüzdür, milli görüş sözüdür… Biliyorsunuz ki Milli Görüş konuştuğunu yapar… Polis memuru kardeşlerimize ve emekli polis memurlarımıza hayırlı olsun inşallah.

  • Bekçi kardeşlerimizin de beklenti ve taleplerinin farkındayız. Onlara da buradan şu müjdeyi vermek istiyorum….

7 yıl görev yapan bekçi kardeşlerimizin yapılacak adilane bir sınavla polis olabilmelerinin önünü açacak düzenlemeyi hayata geçireceğiz…

à Jandarma personelimizin de özellikle riskli bölgelerde görev yapanlardan başlamak üzere görev tazminatlarını revize edeceğiz.

àGörev başında iken vefat eden itfaiye personelimizin şehit sayılması hususunda gerekli düzenlemeyi yapacağız inşallah.

Allah’ın izni ile Yeniden Refah iktidarında tüm vatandaşlarımıza bolluk ve bereket getirerek yüzlerini güldüreceğimiz gibi, canlarımızı emanet ettiğimiz kahraman polisimizin, jandarmamızın, bekçi kardeşlerimizin ve itfaiye personelimizin de yüzlerini güldüreceğiz.

- Ayrıca kamudaki “yardımcı hizmetler sınıfı”nı kaldırıp,  çalışanlarını “genel idare hizmetleri sınıfı”na alacağız…

- Kamuda çalışan 550 bin sözleşmeli personelin, 120 bin taşeron işçinin ve 50 bin geçici işçinin kadroya alınmasını sağlayacağız.

- 2000 yılı sonrası emekli olanlar Aylık Bağlama Oranlarındaki haksız uygulamadan dolayı büyük mağduriyetler yaşamaktadırlar. Milyonlarca emeklimiz haksızlığın giderilmesi için İNTİBAK DÜZENLEMESİ’ni dört gözle beklemektedir. Milli Görüş İktidarında intibak düzenlemesini de hayata geçireceğiz.

………………………………………………………

 

 

MİLLİ EĞİTİM

Milli Görüşçüler olarak, en önemli gördüğümüz konulardan birisi de Milli Eğitim Sistemimizdir.

Çünkü evlatlarımız, ülkemizin en önemli stratejik kaynağıdır. Geleceğimizdir. Yeniden Büyük Türkiye’nin mimarları evlatlarımız olacaktır.

  • Son 20 yılda Milli Eğitim Bakanlığı’nın, eğitim kalitemizi artırmak bir yana dursun, yıldan yıla gerilettiği görülmektedir.

- PISA ve TIMSS gibi uluslararası kuruluşlar tarafından yapılan “Ülkelerin Eğitim Puanları” araştırmalarında,  Türkiye en alt sıralarda yer almaktadır.

- Her sene 100 bin öğrencimiz üniversite sınavında “sıfır puan” almaktadır.

- Yabancı dil öğretiminde dünyada en alt sıralarda yer alıyoruz.

Bu istatistikler, son 20 yılda 15 defa sistem, 7 defa bakan değiştirmiş bir icraatın ürünüdür. Bu değişimler, eğitim sistemimizde hem zaman kaybına neden olmuş, hem de istikrarsızlığa neden olmuştur.

 

 

  •  Milli Eğitim’de “velilerimiz, öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz mutsuz ve umutsuz”  hale getirilmiştir…

 

Velilerimiz

Evet velilerimiz mutsuz !!! Fedakâr ve cefakâr Velilerimiz, “artan okul fiyatlarından,  okul alışverişinde %300’lere varan fiyat artışlarından, devlet okullarına yapmak zorunda kaldıkları bağışlardan dolayı mutsuz. Bunca fedakârlığa rağmen, evlatlarının aldığı diplomanın bir hükmü olmadığını görmelerinden ötürü mutsuz.

İktidarımızda, eğitim sisteminde ve ekonomide yapacağımız iyileştirmelerle velilerimizin sırtından bu yükü kaldırıp atacağız inşallah…

Öğrencilerimiz

Hepimizin en çok kıymet verdiği, evlatlarımız mutsuz ve umutsuz. İçi boşaltılmış, temel değerlerimizden ve dünya gerçeklerinden koparılmış, diplomaları anlamsızlaşmış, değersizleştirilmiş bir eğitim-öğretim sistemi nedeniyle mutsuzlar.

- Gençlerimiz için istikrarlı ve günümüz gerçeklerine cevap veren, yeni bir müfredat oluşturacağız.

- Geliştireceğimiz müfredat hem bilimsel, hem de ahlaki-manevi kalitesi yüksek nesiller yetiştirmeye yönelik olacak.

- Lise mezunu her genç en az bir yabancı dili, üniversite mezunu her genç en az iki yabancı dili iyi derecede biliyor olacak.

- Yeni Milli Eğitim Sistemimizde, her genç evladımızın geleceğe güvenle bakabileceği bir meslek-zanaat-sanat sahibi olmasını sağlayacağız.

- Üniversiteden mezun olan tek bir gencimiz dahi işsiz kalmayacak, üniversite diploması 'işsizlik sertifikası' olmaktan kurtarılacaktır. Eğitimde teorik bilgi ile uygulamanın birlikteliği sağlanacaktır.

- Mesleki ve teknik eğitime de gereken ağırlığı vereceğiz,  mesleki eğitim veren okulların yeniden açılmasını sağlayacağız.

 

Bizim İktidarımızda;

- Öğrencinin hangi alana yatkın olduğu erken dönemde tespit edilecek, ve öğrencilerimiz en başarılı oldukları alanlara yönlendirileceklerdir.

- Öğrencilerimiz hayatın her alanında yenilikler yapmak, teknoloji üretmek, sanat eserleri ortaya koymak için çalışmalarını yapacak ve bu amaçlara uygun sınavlara gireceklerdir.

- Üstün yeteneklilere yönelik okullar açarak, ülkemiz için bir cevher olan üstün yetenekli öğrenciler zamanında tespit edecek, daha üstün ve farklı müfredatlardan geçirilmesi sağlanacak, bu çocuklarımızın yabancı ülkeler tarafından sahiplenilmesinin önüne geçilecek.

- Özel eğitime ve rehabilitasyona ihtiyacı olan evlatlarımızın, haftalık ders saatleri artırılacak.

- Çocuklarımıza milli ve manevi değerlerimizin erken yaşta kazandırılması  okul öncesi eğitimin temel amaçlarından olacaktır.

- İlköğretim ve ortaöğretimde de milli ve manevi değerlerimizi önceleyen bir müfredatı getireceğiz.

Yeni nesillerimizin dini ve ahlaki hasletlerle donanması, helal ve haram bilincine sahip, şuurlu bireyler olarak yetişmeleri için gerekli her türlü tedbir alınacak.

Eğitim politikamızda ve geliştireceğimiz yeni müfredatta ‘önce ahlak ve maneviyat’, ‘irade yönetimi’ ve ‘hakkı üstün tutma’ prensipleri hâkim olacaktır.

 

Öğretmenlerimiz

Öğretmenlerimiz de mutsuzlar... Nasıl mutlu olsunlar !!   Okutmak durumunda kaldıkları bir işe yaramayan müfredata mı üzülsünler, ellerinden kayıp giden nesillere mi üzülsünler,  geçim sıkıntılarına mı üzülsünler ...

Öğretmenlerle ilgili dört sorun çözülmeden öğretmenlerimiz mutlu ve huzurlu olarak hizmet veremezler;

1- Sistemde istikrarsızlık:  Her sene değişen bir eğitim sistemi ile bir yere varılamaz. Öğretmen bu sisteme kendisi mi adapte olacak, öğrencisini mi adapte edecek. Tam oldu derken sistem bir daha değiştirilecek.  Böyle şey olmaz...

Yeniden Refah iktidarında bu istikrarsızlığa mutlaka son vereceğiz ...!!

Öğretmen ve öğrencilerimizi deneme tahtası olmaktan kurtaracağız…!!

2- Ekonomik bunalım: Aldığı maaşla geçinemeyen, ek işler yapmak durumunda bırakılan bir eğitimci, verdiği hizmete odaklanabilir mi ??

Yeniden Refah iktidarında iktidara gelir gelmez, tüm memurlarımıza olduğu gibi kıymetli öğretmenlerimize de  %150 oranında maaş zammı vereceğiz  inşallah…!!

3- Ailenin bir araya getirilememesi: Eşi başka ilde kendisi başka ilde görev yapan öğretmenlerimiz. Ailesi başka ilde, kendisi gurbette öğretmenlerimiz…

Bu böyle olmaz !!

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda yapacağımız düzenlemelerle, tüm eğitimcilerimizin aile bütünlüğünü teminat altına alacağız inşallah…!!

4- Hak, Adalet ve Meslek itibarının sağlanamaması:  Şubat ayında yasalaşan ve öğretmenlerimizde büyük hayal kırıklığına yol açan “Öğretmenlik Meslek Kanunu” yerine,

“Hak ve İtibarı Önceleyen, Öğretmenlik Mesleğini Stratejik Meslekler Kategorisine   alan Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu” iktidarımızda biz çıkaracağız inşallah…!!

 

  • Yine söz veriyoruz;  iktidarımızda atama/tayin sistemini de düzelteceğiz. Bu atamalarda, “Ehliyete ve Liyakate Dayalı, Denetlenebilir, Tarafsız ve Şeffaf bir sistem tesis edeceğiz.”
  •  Üzgün olan bir diğer öğretmen grubumuz, “ataması yapılmayan öğretmenlerimizdir.”

150 bin adet olan Milli Eğitimdeki öğretmen açığının, atamalar yoluyla kapatılması için bir plan ortaya koyacağız.

  •  ‘Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik’ uygulaması derhal terk edilerek, tamamıyla “kadrolu öğretmen” uygulamasına geçilecek.

 

- Hem ahlaki ve manevi değerleri yüksek, hem de bilim ve teknolojiyle donatılmış nesiller yetiştirmek için,  Buyrun Başlıyoruz…

- Taklit eden ve kopyalayan değil, araştıran, yenilik getiren ve icat eden nesiller yetiştirmek için,  Buyrun Başlıyoruz...

- Uyuşturucu bağımlılığından, deizmden, ateizmden, eşcinsellik gibi sapkınlıklardan uzak bir nesil yetiştirmek için  Buyrun Başlıyoruz...

- Eğitim sistemimizin kaliteli nesil yetiştirmesinin önündeki en büyük engellerden olan  “Fulbright anlaşmasının sonlandırılması” için Buyrun Başlıyoruz…!!

 

YÜKSEKÖĞRETİM

  • Ülkemizde toplam 208 üniversite bulunmaktadır.

Birçok gelişmiş ülke, ülkemizden çok daha az sayıda üniversite ile ekonomik gelişimini, sanayileşme sürecini tamamlayabilmiştir.

Ancak bu kadar çok üniversiteye sahip olmamıza rağmen ‘Dünyada ilk 500 Üniversite’ sıralamasına çoğu zaman Türkiye’den bir tane dahi üniversite giremiyor.

  •  Toplam patent başvurusu ve patent başvurularını ticarileştirebilme gibi ölçütler bakımından 182 üniversitenin sıfır çekmiş olması, yükseköğretimin hazin durumunu göstermektedir.

Demek ki yükseköğretimde çok ciddi bir ‘bilimsel kalite’ ve ‘AR-GE iklimi’ problemimiz var.

  •  Ayrıca 2019 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’de bin kişiden 95’i üniversite öğrencisidir.  Bu alanda  AB ortalaması bin kişide 38’dir. 

Bu kadar genci üniversite okumaya yönlendirip, bir de bunlara yeterli iş imkanı oluşturmayınca, ülkemizde 1,5 milyon üniversite diplomalı işsiz ordusu oluşuyor.

Gelişmiş ülkelere baktığımızda, yeni üniversiteler açmak yerine, mesleki ve teknik eğitime ağırlık verdiklerini görüyoruz.

  •  Bizler hem üniversiteleri gerçekten bilim üretir hale getireceğiz, hem de ortaöğretimden başlamak üzere mesleki ve teknik eğitime ağırlık vereceğiz.
  •  Bildiğiniz üzere 2022 yılından itibaren üniversitelerde birçok bölüm için baraj puanları kaldırıldı. Eğitim kalitesinin adeta altını oyan bu uygulamayı kabul etmemiz mümkün değildir.

Bu uygulamalar, “birkaç yıl için işsizlik rakamlarını düşürmek, boş kalan üniversiteleri doldurmak ve üniversiteleri sadece şehre ekonomik hareketlilik kazandıran unsurlar olarak görmek” anlamına gelmektedir.

1,5 milyon üniversite diplomalı işsiz gencimize yeni bir 1,5 milyon daha ekleyecek bu uygulamadan derhal geri döneceğimizi açıkça ifade ediyoruz…

  •  Üniversitelerimiz her alanda toplumumuza çözüm üretmek üzere yapılandırılmalıdır. Bu amaçla “üniversite-sanayi işbirliği”, “üniversite-sivil toplum işbirliği” projelerinin geliştirilmesini sağlayacağız.
  •  Üniversitelerimizin araştırma bütçelerinin, Merkezi bütçeden aldığı payların ciddi oranda  yükseltilmesini sağlayacağız.
  •  Akademisyenlerimizin gelir düzeylerinin artırılması ve hocalarımızın ders yüklerinin hafifletilmesini sağlayacağız.
  •  Dayı-amca-yandaş rektör-dekan torpillerinin önüne geçilecek, rektörlerin, dekanların atanmasında bilimsel ehliyete ve liyakate dayalı bir atama sistemi tesis edilecektir.

Bizim iktidarımızda hangi görev olursa olsun, o göreve “dayısı olanlar” değil, hakkı olanlar gelecekler…!!

  •  Üniversite öğrencilerimizin yurt ve barınma problemlerini en acil şekilde ele alıp, çözüme kavuşturacağız.
  •  Öğrenim kredilerinden hiçbir şekilde faiz almayacağız.
  •  Üniversitelerin daha bağımsız hale getirilmesi için, YÖK’ün kapatılması da dahil olmak üzere birçok seçeneği, iktidarımızda sizlerle ve uzmanlarla birlikte değerlendireceğiz ve uygulamaya geçireceğiz.

………………………………………………………

 

 

  SAĞLIK

Bu alanda yapacağımız en hayırlı hizmet,  Sağlık Bakanlığımızı  DSÖ’nün vesayetinden kurtarmak olacaktır…!!

Yerli-milli aşı ve ilaç sanayini geliştirmek en öncelikli hedeflerimizdendir.

Tıbbi cihaz ve malzemelerin yerli üretimini sağlayacağız.

Sağlık çalışanlarımıza yönelik şiddetin önlenmesi, mesai ve nöbet sürelerinin insani şekilde düzenlenmesine öncelik vereceğiz.

13 Şehir Hastanesi’ni, 57  Hastane parasına yaptırmamıza neden olan mevcut anlaşmaları ortadan kaldıracağız.

“Bu milletin tek bir kuruşunun haksız yere imtiyazlılara aktarılmasına müsaade etmeyeceğiz..!!

…………………………………………………………

 

ENGELLİLERİMİZ

Yeniden Refah Partisi olarak en büyük önem atfettiğimiz konulardan bir tanesi de engellilerimizin sorunlarının çözülmesidir.

  •  Hayatlarındaki tüm zorluklara rağmen canla başla mücadele eden engelli vatandaşlarımız, en büyük hizmete 54. Hükümet döneminde Milli Görüş anlayışıyla kavuştular. 

Yine aynısı olacak, engellilerimizin yüzü yine Milli Görüş’le, Yeniden Refah’la gülecek…!!

- Engelli vatandaşlarımızın sosyal hayata kazandırılmaları için, Kamu ve Özel sektörde %3 olan engelli istihdam şartını, ülkemizde %12.5 oranında yani 10 milyon engelli vatandaşımızın olması sebebi ile, adil bir şekilde güncelleyerek en az %5’e yükselteceğiz.

- Bunun yanı sıra çalışanlarının %90’ı engellilerden oluşan fabrikalar kurulacak. Bu fabrikalar öncelikle engellilerin kullandığı araç ve gereçleri üretecek. Böylelikle hem engelli vatandaşımıza iş kapısı açılacak, hem de engelliler ülke ekonomisine fayda sağlayacaktır.

- Engelli maaşları,  asgari ücret seviyesine getirilecek.

- Engellilerin muhtaçlığının belirlenmesinde hane halkının toplam geliri değil, engelli vatandaşın geliri baz alınacak.

- Her bakanlıkta engelli vatandaşlarımızdan sorumlu Bakan yardımcısı atanıp, alınan kararların engellilere uyumluluğu gözetilecektir.

- Üniversitelerin özel eğitim bölümlerinde  görme engelliler, işitme engelliler ve zihinsel engelliler öğretmenliği bölümleri yeniden ayrı ayrı açılarak konunun uzmanı öğretmenler yetiştirilecek.

……………………………………………………

 

DOĞU VE GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ

Üzerinde önemle durduğumuz bir başka husus ise 85 milyonun birlik beraberliği ve Kardeşliğidir…

Bugün Hakkâri’de, Van’da, Şırnak’ta, Diyarbakır’da, o cennet parçası bereketli topraklarda yaşayan vatandaşlarımızın kırgınlıkları var, mağduriyetleri var, üzüntüleri var,

O bölgede adil bir yönetim bekleyen,  yatırım, istihdam, eğitim bekleyen kardeşlerimiz yıllarca bu hizmetleri alamadıkları gibi, otokratik bir anlayışla hor görülmüş ve ötekileştirilmiştir.  Üvey evlat muamelesine maruz bırakılmıştır.

Bir yandan da dış mihraklar Doğu ve Güneydoğu bölgemizi karıştırmaya çalışmaktan, ırkçı ideolojilerle bunaltmaktan,  Marksizm-Leninizm gibi akımları bölgedeki gençlerimiz arasında yaymaya çalışmaktan vazgeçmiyorlar.

 

  •  Ancak biz millet olarak aynı inancın evlatlarıyız.  Bizler bin yıllık geçmişimizde birlik ve beraberlik içinde olmuş kardeşleriz.  Bize ayrılık, gayrılık ve çatışma asla yakışmaz.

“Kürt’ü Türk’ten, Türk’ü Kürt’ten ayırırsanız ortada ne Kürt kalır ne de Türk kalır. Ama Kürt ve Türk beraber olursa karşısında  ne Amerika durabilir, ne İsrail durabilir, ne de Siyonizm durabilir…!!”

Şanlı tarihimiz omuz omuza durduğumuzda neler yapabileceğimizi gösteren, birlikte kazandığımız nice zaferlerle doludur.

Sultan Alparslan ile Malazgirt’te, Selahattin Eyyubi ile Kudüs’te, Yavuz Sultan Selim ile Çaldıran’da,  Fatih Sultan Mehmet Han ile İstanbul’da, Kurtuluş savaşında Çanakkale’de, Merhum Erbakan Hocamız ile Kıbrıs Barış Harekâtında, omuz omuza savaşmış alnını birlikte secdeye koymuş ve birlikte şehit olmuşuz.

Bundan sonra da ebediyete kadar bir ve beraber olacağız inşallah...!!

Dış mihraklar ve uzantıları buna asla mani olamayacaklar…!!

 

Vicdan, Şuur ve Feraset sahibi olan hiçbir bölge insanı Kardeşimiz;

- B. İsrail Projesi’ne destek olmaz,

- Emperyalizmin piyonlarının bölücülük yapmasına müsaade etmez,

- Bölgeyi ateş topuna çevirmeye çalışan ABD’ye prim vermez,

- İnançlarına ve toplumsal değerlerine savaş açanlarla, LGBT destekçileriyle yan yana durmaz..

 

  • Biz batısından doğusuna kadar ülkemize fabrikalar kurmaya, yeni istihdam alanları oluşturmaya geliyoruz.  Biz hak ve adaletin tesisi için geliyoruz. 
  • Biz kardeşlik hukukunu korumaya, ırkçılığa son vermeye geliyoruz.

 Aynen Erbakan Hocamız gibi, Milli Görüş ruhuyla tüm bölge insanını ayrım gözetmeksizin kucaklamaya geliyoruz.

- Irkçılık yerine ’İslam Kardeşliği’ anlayışını hakim kılmaya geliyoruz.

- Bölgede ve tüm Türkiye’de maddi ve manevi kalkınma hamlelerini gerçekleştirmek için geliyoruz.

- Tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi için en büyük destekleri vermekle birlikte, istihdam odaklı sanayi tesislerini de bölgeye kazandırmak için geliyoruz.

- Sanayiden ticarete,  lojistikten tarım ve hayvancılığa kadar pek çok yatırımla Doğu ve Güneydoğu illerimizi yeniden payidar etmek için geliyoruz.

“Doğu ve Güneydoğu’da  kurulan “kale karakolların” en az 5 misli  “meslek eğitim merkezi”,  en az  5 misli de fabrika kurmak için geliyoruz ...!!”

- “Gardiyan Devlet” anlayışı yerine,  şefkat ve hizmet temelli  “Garson Devlet” anlayışını hakim kılmak için geliyoruz.

 

  • Doğu ve Güneydoğu’muzu Siyonizm’in projesi olan “Büyük Ortadoğu Projesi’ne kurban etmeyeceğimizi,  ne pahasına olursa olsun birlik ve beraberliğimizi geçmişte olduğu gibi bugün de, bundan sonra da koruyacağımızı tüm dünyaya ilan ediyoruz…!!
  • Milli Görüş ezilen, zulme uğrayan her kesimin haklarını savunan ve özü Cenab-ı Allah’ın rızasını kazanmaya dayanan bir harekettir.   Bu sebeple, bölgenin istikrarı, huzur ve refahı için,  çözüme giden yol Milli Görüş zihniyetinden geçmektedir.

……………………………………………………

ULUSLARARASI İLİŞKİLER VE DIŞ POLİTİKA

Aziz milletimiz iktidardan “şahsiyetli bir dış politika beklerken”, Amerika’nın, Batı’nın, Rusya’nın ve Çin’in arasına sıkışmış bir dış  politikaya şahit olmaktadır.

Milli Görüş gömleğini çıkarıp D-8 Teşkilatını rafa kaldıran, 20 yıldır Avrupa Birliği’nin kapısını aşındıran,  Çin’den Sinovac aşısı almak için, SWAP anlaşması yapmak için Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin uğradığı zulme ses çıkarmayan,  Rusya’ya enerji ve buğday için yanaşan, kredi muslukları açılsın diye Biden’la görüşme yapmaya can atan  bir iktidardan  “şahsiyetli bir dış politika” beklenebilir mi ?

  • Şimdi buna bir de İsrail eklendi…

Ne değişti de İsrail’le tekrar dostluk seviyesine, karşılıklı büyükelçi atama seviyesine geldik ?  Kudüs özgür mü kaldı ?  Zulüm sona mı erdi ?  Değişen tek şey var: Hükümetin parası bitti,  MB’nın rezervleri eridi, acilen borç lazım, kredi lazım…

  •   “Sen şehid oğlusun, incitme yazıktır atanı. Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.” diyen ecdadımızı dinlemeyip, Ege’deki ada, adacık ve kayalıkları Yunan’a kaptıran,  toprak kaybetmemize sebep olan iktidar !!

 

  • İktidar, söylemde farklı, eylemde farklı bir dış politika ile oyalanmaktadır… 

Marifet lafta değil,  icraattadır…

Görüyoruz ki dış politikada strateji yok, istikamet yok, vizyon yok, plan yok, hedef yok…!!

Yok yok yok…!!

Sadece havalı konuşmalar var,  sadece aldanmak ve aldatılmak var…!!

Bizler Yeniden Refah Partisi olarak, ülkemizi birilerinin bağımlısı, uydusu haline getiren bir dış politika anlayışını,

Reddediyoruz...  Reddediyoruz…  Reddediyoruz… !!

 

  • Bizim için dış politika alanında hassas olduğumuz dört önemli husus vardır ki bunlar;

Irkçı Emperyalizme karşı şuurlu olmamız ve dik durmamız,  İslam Birliği’nin kurulması, Kıbrıs davamız  ve  Kudüs davamızdır.

Milli Görüş’ün, dış politikada alamet-i farikası olarak gördüğümüz bu dört önemli hususta birinci 50 yılda; 

bize ambargo uygulayan Amerika’nın İncirlik Üssü kapatılmış, Çekiç Güç ülkeden kovulmuş,  Amerika’nın Irak ve İran ambargolarını delmiştir

D-8’le İslam Birliği’nin ilk adımı atılmıştır.

Kıbrıs meselesi Kıbrıs Barış Harekatı’yla bir daha tartışılmamak üzere çözülmüş,

54. Hükümet döneminde Kudüs’te tek bir Müslümanın dahi burnu kanamamıştır.

İşte bahsetmiş olduğumuz “şahsiyetli ve onurlu dış politika” budur…!!

Böyle bir dış politikayı da siyaseti makam ve rakam için değil,  Allah rızası için yapanlar ortaya koyabilir…!!

 

  • Bize göre Kıbrıs sorunumuz 1974 Barış Harekatı’yla sona ermiştir. Bundan sonra yapılması gereken, KKTC’nin bağımsızlığının tanınması için küresel ölçekte çaba gösterilmesidir.  Kıbrıs’ın maddi ve manevi kalkınması için gereken adımların atılmasıdır.

- Coğrafyamızı kana bulayan, B. İsrail hedefine ulaşmak isteyen ırkçı emperyalizmle en etkili şekilde mücadele ederek,  dünyanın tüm mazlumlarına el uzatmak ana şiarımızdır.

- İncirlik Üssü’ne, Kürecik Radar Üssü’ne kilidi biz vuracağız inşallah…!!

 

Laftan anlamayan Irkçı Emperyalistlere, Siyonistlere gereken cevabı Yeniden Refah  iktidarında biz vereceğiz inşallah…!!

Bundan milletimizin en ufak bir şüphesi olmasın… 

 

- Yeniden Refah Partisi iktidarında, tarihten aldığımız şuurumuzla, imanımızla,  gideceğiz,  Ege Denizinde, tüm  adacık ve kayalıklarımızın üzerinden Yunan bayrağını indirip  Ay-Yıldızlı bayrağımızı dikeceğiz inşallah…!!

 

  • Görüyoruz ki iktidarından, muhalefetine, bizim dışımızdaki siyasi partiler birilerinin güdümünde bir siyasi anlayışa sahip olduklarını gösteriyorlar. 

Bunların yürüdüğü yol farklı olsa da vardıkları adres aynıdır !!

AYNEN MEVCUT İKTİDARIN 20 SENE ÖNCE İKTİDARA GELİRKEN YAPTIĞI GİBİ, ŞİMDİ DE MUHALEFET PARTİLERİ AMERİKA’NIN YOLUNU TUTAR OLDULAR.

 

BİZ YOLU AMERİKA’DAN GEÇMEDEN İKTİDAR OLMUŞ MG HAREKETİYİZ…!!

BİZ KUVVET VE KUDRET SAHİBİ AMERİKA DEĞİL, CENAB-I ALLAH’TIR İNANCINDAYIZ …!!

VE İKİNCİ KIRK YILDA DA YOLUMUZ AMERİKA’DAN GEÇMEDEN İKTİDAR OLACAĞIZ İNŞALLAH …!!

 

 

  • Yeniden Refah Partisi iktidarında işimiz “Hakkı değil Kuvveti üstün tutan”,  AB,  Amerika, G-20 ve Şanghay İşbirliği Örgütü’nün peşinden koşmak değil, D-8 organizasyonunu canlandırmak ve hedeflerine uygun bir şekilde çalıştırmak olacaktır.

Takip eden süreçte yapacağımız iş, D-60 birliğinin gerçekleştirilmesi ve 57 Müslüman ülkenin sahip olduğu toplam gücün ve zenginliklerin, zulme ve sömürüye karşı yaptırım gücü olarak kullanılmasını sağlamak olacaktır.

  • Ekonomik alanda esaret bitmeden, siyasi esaret bitmez, dış politikada esaret bitmez. Ekonomik esaretin bitirilmesinin en önemli adımı da ırkçı emperyalizmin en önemli silahı olan Amerikan Doları’ndan kurtulmak ve birlikte olduğumuz ülkelerle ortak bir para birimine geçmek olacaktır.

 

 

  • Dış politikadaki bir diğer önemli husus da şudur. Yabancı ülkelerin karşısında dik durabilmek için, pazarlık masasında söz sahibi olabilmek için, müzakere yaptığınız ülkeden borç para dilenen ülke konumunda olmamanız gereklidir.

Devlet, vatandaş ve özel sektör olarak boğazına kadar borca batmış, enflasyon, cari açık ve merkez bankası rezerv kaybında rekor üzerine rekor kırmış, sürekli olarak kredi ve swap anlaşmaları ile para arayışında olan,  üretimde  %82 oranında ithalata bağımlı hale gelmiş bir ülke,  dış politikada sözünü dinletemez.

Biz güçlü ve etkili dış politika için,  ekonomik ve teknolojik bakımdan güçlü Türkiye'yi inşa edeceğiz…!!

 

  • Değinmemiz gereken son bir husus da Suriyeli mülteci kardeşlerimizin durumudur;

Mülteci kamplarında çok zor koşullar altında yaşayan, vatan özlemiyle yanıp tutuşan Suriyeli sığınmacı kardeşlerimizin, kendi ülkelerine dönebilmesi için Suriye’deki muhataplarımızla görüşerek, dönüşlerini güvenli hale getireceğiz ve Suriyeli kardeşlerimizin vatan özlemlerine son vereceğiz.

  • Türkiye, Milli Görüş iktidarında, Allah rızası için, adil bir dünya için, hak bildiğini en gür sesle savunacak,  Amerika’ya ve Batı’ya değil,  Hakk’a boyun eğen ve yalnız ona hesap veren şahsiyetli ve onurlu bir dış politika izleyecektir…!!

……………………………………………………………

 

KAPANIŞ VE MİLLİ GÖRÜŞ YEMİNİ

  • Bu konuşmamızda ortaya koyduğumuz çözüm önerilerimiz, kendi iktidarımızda yapacaklarımızın sözüdür, teminatıdır.

Bu konuda  “Aziz Milletimize Milli Görüş Sözü” veriyoruz…!!

Projelerimiz hazır, kaynak paketlerimiz hazır, her bakanlık için ilk 100 gün icraatlarımız hazır, makam ve rakam için değil Allah rızası için çalışan kadrolarımız hazır …!!

50 yıllık Milli Görüş tecrübemizle, iş bitirme belgelerimizle iktidara geleceğiz ve milletimizin yüzünü yeniden güldüreceğiz.

  •  Sözlerime son verirken, tüm teşkilatımızı ve kıymetli hazirunu bir kez daha hürmet ve muhabbetle selamlıyorum, bir kez daha teşekkür ediyorum.

Bu kongremizin hazırlanmasında emeği geçen bütün isimsiz kahramanlara teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu vesile ile saygıdeğer basın mensuplarına ve güvenliğimizi sağlayan emniyet güçlerimize teşekkür ve şükranlarımı sunuyorum.

2. Olağan Büyük Kongremiz, milletimize, tüm İslam Alemi’ne ve tüm mazlum milletlere hayırlı olsun,  mübarek olsun inşallah…

 

Şimdi hep birlikte Milli Görüş Yemini edeceğiz. Ama öyle gür bir sesle yemin edeceğiz ki, sadece Ankara değil, tüm Türkiye değil, tüm İslam âlemi ve mazlum milletler de sesimizi duyacak….!!

Hazır mıyız ?

BUYRUN BAŞLIYORUZ….

Milletimizin …

Kurtuluşu ve Selameti için …

Yeniden Refah Partimizin en büyük zaferi için …

Yaşanabilir Bir Türkiye için …

Yeniden Büyük Türkiye için …

Yeni bir dünyanın kurulması için …

Bugüne kadar olduğu gibi …

Bundan sonra da …

Canla başla çalışacağımıza…

Söz veriyoruz…

 

Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.  

Kongremiz hayırlı olsun,  Gazamız mübarek olsun,

Allah’a emanet olunuz.

Essalemünaleyküm.

 

Yayın Tarihi: 7 Kasım 2022 | Yayın Saati: 00:15:11