GENEL BAŞKANIMIZ İLBAŞKANLARI TOPLANTIMIZIN AÇILIŞINDA YETKİLİLERİ UYARDI

28 Åžubat Bitmedi | Devam Ediyor

Genel BaÅŸkanımız Dr. Fatih Erbakan, 28 Åžubat darbesinin arkasındaki güçlerin hedeflerine gelinen durum itibariyle ulaÅŸtıklarını belirterek, darbenin izlerinin silinemediÄŸini sürecin devam ettiÄŸi söyledi.

Genel BaÅŸkanımız Dr. Fatih Erbakan, Genel Merkezimizde düzenlenen İl BaÅŸkanları Toplantısı öncesi düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuÅŸmada, 28 Åžubat darbesinin, merhum baÅŸbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız'ın ekonomi ve dış politika alanında attığı, dış güçlerin planlarını bozan adımlar dolayısıyla yine dış güçler tarafından gerçekleÅŸtirildiÄŸini söyledi.

 

28 Åžubat Faiz Rantiyesi KesildiÄŸi İçin Yapıldı

Genel BaÅŸkanımız ÅŸunları söyledi:

"Merhum Erbakan Hocamızın da açık bir ÅŸekilde her fırsatta ifade ettiÄŸi gibi 28 Åžubat Darbesi Türkiye'de baÅŸörtüsünden, gericilikten, Åžeriat gelecek korkusundan dolayı yapılmadı.  28 Åžubat darbesi Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın BaÅŸbakanlığındaki 54. Hükümetin ekonomi ve dış politika alanında dış güçlerin planlarını-oyunlarını bozan adımlarından dolayı yapıldı.  Bununla ilgili televizyon programlarında merhum Erbakan Hocamız defalarca ifade etti; Amerikan DışiÅŸleri Bakanlığının Ankara'daki Amerikan BüyükelçiliÄŸi ile irtibatlı bir ÅŸekilde sahneye koyduÄŸu bir olay olarak 28 Åžubat gerçekleÅŸti. 28 Åžubat'ın yapılmasının en önemli sebebi denk bütçenin ve havuz sistemiyle faiz rantiyesinin kesilmesidir. Denk bütçe demek; ben bundan sonra borç almayacağım demek ve size faiz ödemeyeceÄŸim, size haraç vermeyeceÄŸim demektir. Yani dış güçlerin haracını kesmek anlamına geliyordu. Havuz sistemi de devlet kurumlarının faiz ödemelerini ortadan kaldırıyordu. Bu da yerli rantiyenin yani iç güçlerin iÅŸine gelmedi. Ama maalesef 28 Åžubat'tan 23 yıl sonra gelinen durumda Refahyol Hükümeti yıkıldıktan sonra borç ve faiz ekonomisi devam etti, devlet faize mahkûm edildi. Mevcut iktidar da 19 yıllık iktidarında 550 milyar dolar borç faizi ödedi. Yani yıllık 30 milyar dolar borç faizi ödedi. Dolayısıyla 28 Åžubat bu anlamda hedefine ulaÅŸtı." ÅŸeklinde konuÅŸtu.

 

Erbakan Hoca'nın D-8 Adımı Dış Güçlerin İşine Gelmedi

28 Åžubat darbesinin en önemli sebeplerinden birinin, BaÅŸbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamız'ın D-8 organizasyonunu hayata geçirmesiyle 100 senedir baÅŸsız ve paramparça olan İslam aleminin yeniden Türkiye'nin öncülüÄŸünde birleÅŸtirmek istemesinin olduÄŸunu belirten Fatih Erbakan, "Irkçı emperyalizmin planlarında vurulacak en büyük darbe bu olacaktı. Gelinen noktada yine 28 Åžubat'ın İslam dünyasının mevcut durumuna bakılarak hedefine ulaÅŸtığını görebiliriz.   İktidar 19 senede G20'nin peÅŸinde oldu, Avrupa BirliÄŸi'nin peÅŸinde oldu, Amerika'nın peÅŸinde oldu ve maalesef ki D- 8'in tam zıttı olan Büyük OrtadoÄŸu projesine destek oldu ve Büyük OrtadoÄŸu Projesi de bu bir Maalesef ki bütün hızıyla yürümeye devam ediyor. " ifadelerini kullandı.

 

28 Şubat Mağdurlarına da İade-i İtibar Yapılmalı

İktidarın 27 Mayıs ve 12 Eylül darbelerinde maÄŸdurlara iade-i itibar sürecini baÅŸlatmasını olumlu karşıladığını ifade eden Genel BaÅŸkanımız, "Ancak böyle bir noktada her 28 Åžubat yıldönümünde 28 Åžubat'ı lanetleyen, çok duygu yüklü ÅŸekilde konuÅŸmalar ve açıklamaları yapan yetkililerin 28 Åžubat'ı maalesef kapsam dışında tutması son derece çeliÅŸkili bir durumdur bunu da özellikle ifade etmek istiyoruz. Elbette ki bugün 83 milyon insanımızın, her kesimden insanın hayırla yad ettiÄŸi, hakkını teslim ettiÄŸi, özlemle andığı merhum Erbakan Hocamız’ın bir iade-i itibara ihtiyacı yoktur. Ancak biraz evvel söylediÄŸim gibi bu süreci, bu operasyonu en ÅŸiddetli ÅŸekilde eleÅŸtiren 'biz de maÄŸdur olduk' diyen, bu bir darbedir, haksızlıktır diyen iktidarın bu noktada Erbakan Hocamız’la ilgili bu süreci baÅŸlatmaması çeliÅŸkili bir tavırdır." dedi.

 

Kıbrıs'ta Yeni Bir Kirli Oyun Sahneye Konuluyor

Kıbrıs'la ilgili geliÅŸmelere de deÄŸinen Genel BaÅŸkanımız Dr. Fatih Erbakan, Kıbrıs'ta İngiltere vasıtasıyla yeni bir kirli oyunun tezgahlandığı uyarısında bulunarak yetkililere uyanık olması çaÄŸrısında bulundu:

“İngiltere DışiÅŸleri Bakanı, Kıbrıs'a yaptığı ziyaretlerde sözüm ona yeni bir çözüm planı sunmaktadır. Medyada bu çözüm planının bazı detayları ortaya çıktı. İki devletli konfederasyon deniyor. Burada biz İngiltere’nin asıl planını bilen insanlar olarak, tamamen bir kelime oyunu olduÄŸunu söyleyebiliriz. İki devletli konfederasyon ama bakanlar kurulu ortak, parlamentosu ortak ama dış temsil tek elden yapılıyor. Dolayısı ile adı iki devlet ama fiilen tek devlet. Peki, söz sahibi olan kim; tabii ki Rumlar. İngiltere’nin planına göre konfederasyon parlamentosu 36 üyeden oluÅŸuyor, 24’ü Rum. Konfederasyonun Bakanlar Kurulu 9 bakandan oluÅŸuyor, 6’sı Rum, 3’ü Türk. Bu anlaÅŸma kapsamında 10 yıl sonra garantör ülkelerin asker bulundurma yetkisi kaldırılıyor. 1960'ları, 1970'leri hatırlayın neler yaÅŸamıştı oradaki halk hatırlıyoruz. Bu asla kabul edilebilecek bir ÅŸey deÄŸil. Kıbrıs sorunu deyip duruyorlar. 1974’ten beri iki ülkenin vatandaÅŸları barış içinde yaşıyorlar. Bizim Kıbrıs diye bir sorunumuz yoktur. Bizim Kıbrıs sorunumuz 1974 Barış Harekâtı ile sona ermiÅŸtir. Bizim Kıbrıs ile ilgili tek sorunumuz Türki ve Müslüman ülkelerin Kuzey Kıbrıs’ı tanımaması. BaÅŸta kardeÅŸimiz Azerbaycan devleti olmak üzere Türki Cumhuriyetlerin, Müslüman ülkelerin Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni resmi olarak tanıması için çalışmaların bir an önce baÅŸlatılması gerekir" dedi.

 

Çözüm; Suçluları Cezalandırmak | Parti Kapatmak Çözüm DeÄŸil

Bir gazetecinin sorusunu üzerine HDP'nin kapatılıp kapatılmamasına iliÅŸkin soruyu yanıtlayan Genel BaÅŸkanımız, "Partileri 4 kez kapatılmış Millî GörüÅŸ hareketinin temsilcisi olarak parti kapatmalarını doÄŸru bulmuyoruz. Milletin açıp kurduÄŸu partiyi milletin kapatması gerekir. Demokrasiye, hukuka uygun hakkaniyet ölçüsünde bir uygulama olduÄŸunu düÅŸünmüyoruz ve bir çözüm de deÄŸildir. Söz konusu parti daha önce deÄŸiÅŸik isimlerle kurulmuÅŸtu. Defalarca kapatıldı her yeni kurduklarında daha da oyları  arttı. Dolayısıyla bu bir çözüm de deÄŸildir. Bunun yerine suçun ÅŸahsiliÄŸi ilkesi ile hareket edilmesi, eÄŸer terörle ilgisi olan, teröre destek veren, hangi partide olursa olsun hangi kuruluÅŸta, hangi vakıfta, dernekte olursa olsun bir ÅŸahıs varsa bunun adil bir ÅŸekilde yargılanması, suçu ispat edilirse de gereken cezayı alması uygun olur. Topluca bir partinin, bir camianın, bir grubun terörle eÅŸ tutulması, cezalandırılması uygun bir ÅŸey deÄŸildir. Biz milyonlarca HDP seçmeninin çok büyük bir kısmının da asla ve asla terörü tasvip etmediÄŸini, terörü desteklemeyeceÄŸini biliyoruz ve inanıyoruz." ÅŸeklinde konuÅŸtu.

 

Basın toplantısının sonunda Genel BaÅŸkanımız Dr. Fatih Erbakan, Gelecek Partisi Hatay İl BaÅŸkan Yardımcısı Murat Arıcı’nın partimize katılımı dolayısıyla rozetini taktı.

Yayın Tarihi: 3 Mart 2021 | Yayın Saati: 17:12:29