Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan: Milletvekillerinin İmralı’nın ayağına gitmesini asla kabul etmeyiz!

Genel BaÅŸkanımız Dr. Fatih Erbakan, TBMM’de kurulan 'Milli Dayanışma, KardeÅŸlik ve Demokrasi Komisyonu' üyesi 5 milletvekilinin İmralı’ya görüÅŸmeye gideceÄŸi yönündeki iddialara sert çıkarak, “Biz TBMM’de kurulan komisyonun hiçbir ÅŸekilde böyle bir heyet oluÅŸturup da İmralı'ya göndermesini tasvip etmeyiz. TBMM'de milletin iradesiyle seçilmiÅŸ olan milletvekillerinin İmralı’nın ayağına gitmesine biz sıcak bakmayız ve böyle bir ÅŸey olması halinde komisyondan çekilme durumunu dahi gündemimize alırız.” dedi.

 

Genel BaÅŸkanımız Dr. Fatih Erbakan, partisinin Genel Merkezinde, Aylık OlaÄŸan İl BaÅŸkanları toplantısı öncesi düzenlediÄŸi basın toplantısında gündeme iliÅŸkin önemli açıklamalarda buldu.

 

Erbakan, son yerel seçimde aldığı oy oranı ile 3. olan ve üye sayısı bakımından Türkiye’nin en hızlı büyüyen partisinin 3. OlaÄŸan Büyük Kongresi’nin 16 veya 30 Kasım tarihlerinde Ankara Arena Spor Salonu’nda yapılacağını duyurdu.

 

“Milletvekillerinin İmralı’nın ayağına gitmesine asla sıcak bakmayız!”

 

Erbakan, TBMM BaÅŸkanı Numan KurtulmuÅŸ’un TBMM’de kurulan 'Milli Dayanışma, KardeÅŸlik ve Demokrasi Komisyonu' üyesi 5 milletvekilini İmralı’ya görüÅŸmeye göndereceÄŸi yönündeki iddialara iliÅŸkin, “Biz TBMM’de kurulan komisyonun hiçbir ÅŸekilde böyle bir heyet oluÅŸturup da İmralı'ya göndermesini tasvip etmeyiz. Burada İmralı ile görüÅŸecek olan varsa bu MİT’tir, devlet zaten görüÅŸüyor, DEM Partili vekiller zaten gidip geliyorlar görüÅŸüyorlar. Söyleyecekleri bir ÅŸey varsa bunlar aracılığıyla söylesinler. TBMM'de milletin iradesiyle seçilmiÅŸ olan milletvekillerinin İmran'ın ayağına gitmesine biz sıcak bakmayız ve böyle bir ÅŸey olması halinde komisyondan çekilme durumunu dahi gündemimize alırız” ifadeleriyle sert tepki gösterdi.

 

“Biz siyasetin yargı kararlarıyla dizayn edilmesini doÄŸru bulmuyoruz”

 

Erbakan, CHP İstanbul İl BaÅŸkanlığına kayyum atanması ve sonrasında yaÅŸanan tartışmalara iliÅŸkin, “Biz siyasetin mahkeme kararlarıyla, yargı kararlarıyla dizayn edilmesini doÄŸru bulmuyoruz. Siyasi partilerin kendi içindeki süreçlerde, iÅŸleyiÅŸlerde birtakım yanlışlar, hatalar olduysa bunlarla ilgili gerekli ihtarlar yapılır ve siyasi partiler de kendi mekanizmaları ile bunları düzeltirler. Ama mahkeme kararıyla bir kayyum atanması bizim için uygun bir davranış deÄŸildir. Bu dozu arttırılırsa eÄŸer Türkiye'yi 1946 öncesine götürecek bir noktaya bile gelebilir. İktidar partisi dışındaki partilerin; yargı kararlarıyla susturulması, dizayn edilmesi, baÅŸlarına kayyumlar, müfettiÅŸler atanması, yönetimlerini el konulması bunların dozunun artması halinde Türkiye demokrasisi büyük yara alır.” deÄŸerlendirmesinde bulundu.

 

“2001'den çok daha ağır bir tabloyla karışı karşıyayız”

 

Milli GörüÅŸ lideri Fatih Erbakan, iktidarı ekonomi alanındaki politikaları da eleÅŸtirerek, asıl çözülmesi gereken meselenin milletin yaÅŸadığı derin yoksulluk olduÄŸunu ÅŸu sözlerle ifade etti: 

 

“Bugün bir emekli maaşı açlık sınırının yarısı seviyesinde. Açlık sınırı 27 bin lirayı geçmiÅŸ emekli maaşı 14 bin lira seviyesinde… Bu nedenle SGK’nın ve TÜİK’in verilerine göre 12.2 milyon emeklinin 8.6 milyonu çalışmaya devam ediyor. Çünkü elde ettiÄŸi emekli geliriyle hayatını devam ettirebilmesi mümkün deÄŸil. Yoksulluk sınırı 90 bin lira olmuÅŸ. Asgari ücret 22 bin lira. Yoksulluk sınırının 4’te 1’i. Halkın yüzde 85’inin asıl derdiyle, gündemiyle ÅŸu anda ilgileniyoruz. Bakınız; yoksulluk sınırının 4’te 1’i asgari ücret. İlk olarak çözülmesi gereken yoksulluk ve iÅŸsizlik problemidir. Bunu yaÅŸayan bilir. Bir haneye 2 asgari ücret girse, yoksulluk sınırının yarısı kadar oluyor. İstanbul’da 4 kiÅŸilik bir ailenin yaÅŸam maliyeti AÄŸustos ayı itibarıyla 98 bin 775 liraya çıkmış. 100 bin lira deyin siz buna. Türkiye genelinde yoksulluk sınırı 90 bin lira seviyesinde İstanbul’da 100 bin lira. Bir de Sayın CumhurbaÅŸkanının tavsiyesine uyup 3 çocuk sahibi olacak olursak, 5 kiÅŸilik bir aile için İstanbul'da ayda 125 bin lirayı bulmanız gerekiyor ki yardım almadan yaÅŸayabilirsiniz. İşte asıl ilgilenmemiz gereken sorun budur. Her yıl 20 milyona yakın insan sosyal yardım alıyor ve aynı zamanda gelir dağılımında, servet dağılımında adalet diye bir ÅŸey kalmadı. En zengin yüzde birlik kesim toplam servetin yüzde 40’ına sahip kalan yüzde 99'luk kesim de kalan yüzde 60 ile geçiniyor. Böyle bir servet dağılımı olur mu Allah aÅŸkına? 1 kiÅŸiye 9 pul, 9 kiÅŸiye 1 pul. Bakınız 2001 ekonomik krizi yazar kasaların fırlatıldığı ve Türkiye'nin büyük sarsıntılar yaÅŸadığı 2001 ekonomik krizi ile ilgili ekonomistler bir inceleme yapmışlar; tüketici fiyatları 3 kat artmış o zaman. Bugün 2021'den 2025'e kadar tüketici fiyatları 6 kat arttı. 2001 krizinde konut kiraları 3.2 kat artmış bugün 2021’den 2025’e 14 kat artmış. Dolayısıyla 2001'den çok daha ağır bir tabloyla karışı karşıyayız. Millet olarak bankalara 4.8 trilyon TL borcumuz var. Ak Parti iktidara geldiÄŸinde bu rakam 6,6 milyar liraydı. Milletin bankalara olan borcunda 23 senede 800 kat artış olduÄŸunu görüyoruz. Dünyanın hiçbir yerinde 23 senede böyle bir artış göremezsiniz.”

 

“Sumud Filosu’na yol açıklığı diliyorum”

 

Gazze’de süren katliamlar karşısında İktidarı somut  adım atmamakla eleÅŸtiren Erbakan, Gazze’ye insani yardım ulaÅŸtırmak için yola çıkan Küresel Sumud Filosu’na desteklerini belirterek, “Tunus’tan yola revan olan,  Gazze’deki katliama ve insanlık dramına dünyanın dikkatini çekmek ve oradaki kardeÅŸlerimize yardım götürmek için yola çıkan Sumud filosuna da yol açıklığı diliyorum, kendilerini tebrik ediyorum ve Yeniden Refah Partimizden de Konya milletvekilimiz Ali Yüksel Bey’in ve Gençlik Kolları BaÅŸkanımız Melih Güner beyde Sumud Filosuna katıldığını buradan ifade etmek istiyorum.” diye konuÅŸtu.

Yayın Tarihi: 8 Eylül 2025 | Yayın Saati: 12:39:08