
BÖLÜM 1: MANEVİ MİRAS, MANEVİ VATAN VE ÇERÇEVE YASA ELEÅžTİRİSİ
DeÄŸerli kardeÅŸlerim, sözlerimin başında önemli bir geliÅŸmeyi sizlerle paylaÅŸmak istiyorum.
BildiÄŸiniz üzere TBMM’de faaliyet gösteren Yeni Yol Grubu’nun milletvekili sayısı, yaÅŸanan bir istifa sonrasında 19’a düÅŸtü.
Grubun Meclis çatısı altında çalışmalarını sürdürebilmesi için partimize bir talep ulaÅŸtı.
Demokrasinin saÄŸlıklı iÅŸlemesi ve milletimizin sesinin Meclis kürsüsünde daha gür duyulabilmesi adına bu grubun devam etmesini son derece önemli bulduk.
Yaptığımız istiÅŸareler sonucunda Konya Milletvekilimiz Ali Yüksel Bey’in ‘Yeni Yol Grubu’na katılmasına karar verdik.
Nazik davetleri için Sayın Arıkan’a ve Sayın Babacan’a, bu sorumluluÄŸu üstlenen Milletvekilimiz Sayın Ali Yüksel’e teÅŸekkür ediyorum.
Kararımızın ülkemiz, milletimiz ve Meclisimiz için hayırlı olmasını diliyorum.
………………………………………………
Kıymetli il başkanlarım, aziz dava arkadaşlarım...
Tarihte bazı anlar vardır; sadece büyük deÄŸiÅŸimlere neden olmakla kalmaz, asırlar boyu insanlara ilham verirler.
Hamdolsun ki bizim tarihimizde böyle anlar, böyle olaylar çoktur. Bize Anadolu'nun, bu güzel yurdumuzun kapılarını açan Malazgirt Meydan Muharebesi de milletimize ilham veren zaferlerin başında geliyor.
Sultan Alparslan ve askerleri, kendilerinden kat kat büyük Bizans ordusunu hezimete uÄŸratarak Anadolu'nun kapılarını Islam’a ve milletimize açtılar.
Bu büyük zafer elbette sadece bilek gücüyle kazanılmadı; iman gücü olmasaydı bu zafer mümkün olmazdı.
Maddi güce bakarsanız Bizans ordusu çok daha güçlüydü; ama manevi açıdan kuvvetli olan Sultan Alpaslan’ın ordusuydu.
İslam Ordusu’na zaferi getiren, askerlerin yüreÄŸindeki iman ve aralarındaki birlik duygusuydu.
Bizans ordusu ise kaba güçten ibaret bir et yığınıydı. Sultan Alparslan ve askerlerinin karşısında bu ruhsuz et yığını tüm maddi üstünlüÄŸüne raÄŸmen paramparça oldu.
- Aradan asırlar geçti. Bu defa sömürgeci ırkçı emperyalistler vatanımızı iÅŸgale yeltendi.
Asırların hesabını kapatmaya gelmiÅŸlerdi; rüyalarını süsleyen İstanbul'u bizden alacaklardı.
Açık açık söylüyorlardı: Onların gözünde hasta adamdık. Kendi kudretlerini ise sınırsız görüyorlardı.
AnlaÅŸma masalarında vatanımızı bölüp parçaladılar. Sonra da bize dönüp "Direnmeyin, kaderinize razı gelin." dediler.
İşte o anda Anadolu ayaÄŸa kalktı. Memleketin her karış toprağında istiklal için kongreler düzenlendi; millet namusu ve hürriyeti için silaha sarıldı. PaÅŸalar apoletlerini söktü, hocalar fiÅŸeklerini kuÅŸandı. İşçi, köylü, esnaf, eÅŸraf, kadın, erkek, yediden yetmiÅŸe tüm millet diÅŸiyle tırnağıyla harp etti.
"Karşımda koskoca İngiltere var" demedi, "Fransa var" demedi, "İtalya var" demedi; "Bana ne İngiltere'den, bana ne Fransa'dan!" dedi.
"Kuvvet ve kudret sahibi sadece Cenab-ı Allah'tır." dedi ve bu imanla cihat etti.
Aziz kardeÅŸlerim,
İşte bu ÅŸuurla biz yedi düveli yenerek vatanımızı kurtardık. 23 Nisan'da dualarla açtığımız Büyük Millet Meclisi, sadece Anadolu'nun deÄŸil, ırkçı emperyalizmin pençesinde asırlardır eziyet çeken tüm mazlum coÄŸrafyaların umudu oldu.
Yunan ordusu Ankara kapılarına dayandığında, Meclis'in Kayseri'ye taşınması gündeme gelmiÅŸti. Top sesleri Meclis'ten duyulacak kadar yakındı.
Fakat Allah'ın inayeti, mücahit dedelerimizin azmi sayesinde zafer bizim oldu.
Aziz kardeÅŸlerim,
İşte biz "Manevi Vatan" derken tam olarak bu direniÅŸ ve mücadele ruhunu kastediyoruz.
Malazgirt'te bir ruh vardı: Sayıca kat kat üstün bir orduya karşı, "Åžehit olursam beni elbisemle gömün, Allah'ın huzuruna gaza elbisemle çıkmak istiyorum." diyen bir Sultan vardı.
Sakarya'da, Dumlupınar'da aynı ruh vardı: Mermisi biterken geri çekilmeyen, mermisinin bittiÄŸi yerde palasını çeken, palası yoksa çıplak elle dövüÅŸen, kaÄŸnısını cepheye süren, canını malını feda etmekten çekinmeyen bir irade vardı.
Bu millet en zor günlerinde bile duruÅŸundan taviz vermedi. Çünkü madden zayıf olsak da manen kuvvetliydik. Manevi Vatan saÄŸ salim ayaktaydı. Manevi Vatan saÄŸlam olunca vatanın kurtuluÅŸu da mümkün oldu.
İşte biz bu yüzden ısrarla Manevi Vatan diyoruz!
…………………………………………………….
Peki bugün o ruh nerede kardeÅŸlerim? Bugün gençliÄŸimize baktığımızda ne görüyoruz?
- GençliÄŸimizin millî ve manevi deÄŸerlerinden koparıldığını görüyoruz.
- İnanç dünyamız hedefte; deizm ve inançsızlık salgını çığ gibi büyüyor.
- Uyuşturucu her yeri sarmış !!
- Aile kurumu, milletimizin temeli çatırdıyor!
Bakın resmi rakamlara; yılda 200 bine yakın aile dağılıyor, boşanmalar rekor kırıyor!
DoÄŸurganlık hızı 1,42’ye kadar geriledi; ülkemizin nüfusu hızla yaÅŸlanıyor!
Milletimiz köklerinden, inancından ve deÄŸerlerinden kopuk bir yığına dönüÅŸtürülmek isteniyor!
Malazgirt'i, Dumlupınar'ı kazandıran o manevi cephe bugün adım adım aşındırılıyor.
Bu defa Manevi Vatanımız tehdit altındadır!
Ve buna göz yumanlar, bir yandan da ecdat edebiyatına baÅŸvurmaktan, tarihimiz üzerinden ucuz siyaset devÅŸirmekten asla geri durmuyorlar!
BeyoÄŸlu Fest, Poizi ÇeliÅŸkisi ve Vizyon
Yozlaşması
Aziz dava arkadaÅŸlarım…
AK Parti Gençlik Kolları 29 AÄŸustos’ta BeyoÄŸluFest diye bir festival düzenliyor.
Sahneye çıkardıkları ÅŸarkıcıya bakıyorsunuz: Sahne adı "Poizi"! 2002 doÄŸumlu bir genç...
Yani tam da bu iktidarla yaÅŸdaÅŸ!
Peki, ne demek bu Poizi biliyor musunuz?
Batı dillerinde "zehir" demek, zehir!
Åžimdi ben buradan iktidara soruyorum: Siz bu gençliÄŸe ne sunuyorsunuz? 24 yıldır verdiÄŸiniz ekonomik zehirler yetmedi de ÅŸimdi festival adı altında bir doz da "Poizi" mi katacaksınız?
Nereden nereye geldiler kardeÅŸlerim, nereden nereye! Dindar nesilden Pudra ÅŸekerine, oradan da Poizi’ye geldiler!
Daha iki gün önce Ahlat’ta, Malazgirt’te nutuk atıyorlar... "Sultan Alparslan" diyorlar, "Malazgirt ruhu" diyorlar, ecdat edebiyatı yapıyorlardı!
Gündüz Malazgirt’te nutuk atıp gece BeyoÄŸlu’nda festival adı altında bu yozlaÅŸmayı düzenlemek neyin nesi?
Tıpkı Haliç Köprüsü’nde Gazze mitingi yapıp, sonra da FSM Köprüsü’nü ABD bayrağı renkleriyle ışıklandırdıkları gibi bir çeliÅŸki daha…
Malazgirt ruhu; adının anlamı zehir olan figürleri, sözde rol modelleri sahnelere taşımakla deÄŸil…
Tarihine, özüne, köklerine baÄŸlı bir nesil inÅŸa etmekle yaÅŸatılır!
Bu sebeple diyoruz: İş baÅŸa düÅŸtü!
GençliÄŸimizi iktidar sarhoÅŸluÄŸunun kibrinden ve zehrinden kurtaracak, manevi kalkınmayı saÄŸlayacak kadrolar buradadır,
Yeniden Refah’tadır…!
BÖLÜM 2: MİLLİ GÖRÜÅž GÖZLÜÄžÜ DİSKURU
Dahası da var kardeşlerim...
Bakınız, iktidar kanadının gözüne girmek için çabalayan birileri çıkmış, sosyal medyada paylaÅŸtığımız bir videoda giydiÄŸimiz keten gömleÄŸe takılmış!
"Keten gömlek giyip mücahitlik yapıyorlar" diye akıllarınca bizi eleÅŸtirmeye kalkıyorlar!
Biz bu sığ tartışmaların çok üstündeyiz, bu laflara gülüp geçeriz! Gençlik kollarımız zaten cevabını vermiÅŸ; "Sizin derdiniz keten gömlek deÄŸil, Millî GörüÅŸ gömleÄŸi." demiÅŸ.
Buradan onlara sesleniyoruz: Siz üzerimizdeki keten gömlekten deÄŸil, o Millî GörüÅŸ gömleÄŸinden rahatsızsınız!
Birileri zamanında "Millî GörüÅŸ gömleÄŸini çıkardık" diye övünürken biz o ÅŸerefli gömleÄŸi bir an olsun üzerimizden çıkarmadık. Ve son nefesimize kadar da çıkarmayacağız inÅŸallah…
Åžimdi buradan kendilerine diyoruz ki: Siz o ÅŸanlı gömleÄŸi çıkardınız, tamam...
Tekrar giyecek ferasetiniz, basiretiniz ve cesaretiniz yok, ona da tamam...
Şimdi size elimizi bir kez daha uzatıyoruz.
İktidar mensuplarına reçeteyi yazıyorum:
İleri derecede görme bozukluÄŸu nedeniyle her birinize birer “milli görüÅŸ gözlüÄŸü”…
Çünkü bizim baktığımız gibi bakmadan, bizim gördüÄŸümüzü görmeden Türkiye düzelmez!
Millî GörüÅŸ gömleÄŸinden geçtik, size Millî GörüÅŸ gözlüÄŸü öneriyoruz…!!
BÖLÜM 3: TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESELESİ
Kıymetli İl Başkanlarımız,
Önemli bir süreçten; ülkemizin ve milletimizin geleceÄŸini yakından ilgilendiren, "Terörsüz Türkiye" tartışmalarının yürütüldüÄŸü kritik bir dönemden geçiyoruz.
Önce ÅŸunu açıkça ve net bir ÅŸekilde ortaya koyalım:
Terörün bitmesini bu milletten daha çok arzulayan kimse yoktur. Terörsüz bir Türkiye, milletimizin ortak hayalidir.
40 yılı aÅŸkın süredir bu topraklarda dökülen kanın durmasına, milletimizin bir daha ÅŸehit acısı yaÅŸamamasına, anaların gözyaşı dökmemesine elbette "evet" diyoruz.
Yeniden Refah Partisi olarak duruÅŸumuz nettir; neye evet, neye hayır dediÄŸimiz açık ve berraktır:
Neye evet diyoruz?
Terörün tamamen bitmesine, akan kanın durmasına, kardeÅŸlik hukukunun tesis edilmesine ve Kürt kardeÅŸlerimizin hak ve adalet zemininde kucaklanmasına evet diyoruz.
Neye hayır diyoruz?
Åžartlı tahliye ya da infaz düzenlemesi adı altında (piÅŸmanlık ÅŸartı bile aranmaksızın) teröristlerin sokaÄŸa salınmasına, iki üç yıl içinde siyaset sahnesine taşınmasına tabii ki hayır diyoruz.
İşte tam da bu ilkesel duruÅŸumuz sebebiyle; ne terörü meÅŸrulaÅŸtıran bu sürece ortak oluyor, ne de terörün bitmesi amacına karşı çıkıyoruz.
- Ayrıca biz, “Bu ülkenin geleceÄŸini ilgilendiren en kritik kararı, ancak ve ancak bu vatanın asıl sahibi olan milletimizin kendisi verebilir” diyoruz.
Tam da bu gerekçeyle bu düzenlemenin, bu adımların doÄŸrudan milletimizin önüne gelmesini ve referanduma sunulmasını istiyoruz!
Biz referandum istediğimizde, "Referanduma ne gerek var, Meclis zaten milli iradenin temsilcisi değil mi?" diyorlar. Elbette Meclisimiz gazi bir meclistir, milli iradenin tecelligahıdır.
Fakat bugün mevcut Meclis aritmetiÄŸi milli iradeyi yansıtmamaktadır!
Neden mi?
Zira daha geçen seçimlerde, 2023 senesinde birbirine her türlü hakareti eden, faÅŸist, ırkçı, terörist, vatan haini diyen; karşıdakini düÅŸmanlaÅŸtırarak, seçmen iradesini manipüle ederek oy isteyenler ve çok farklı kesimlerden oy olan partiler bugün kol kola girmiÅŸlerdir. İrade fesada uÄŸramıştır.
AK Parti, DEM Parti ve MHP üçlüsünün, CHP’nin de desteÄŸiyle saÄŸladıkları aritmetik çoÄŸunluk milletin iradesinin yansıması deÄŸildir.
Yeniden Refah Partisi olarak açık ve net çaÄŸrımızı yapıyoruz: Bu yasa doÄŸrudan halkımızın oyuna, yani referanduma sunulmalıdır!
EÄŸer iktidarın amacı gerçekten toplumsal barışsa, milletin hakemliÄŸinden kaçmasın; kararı sandıkta doÄŸrudan milletimiz versin!
BÖLÜM 4: EKONOMİK KABUS, MEHMET ŞİMÅžEK VE MİLLETİN ÇIÄžLIÄžI
Sn. Mehmet Şimşek 3 yıldır aynı nakaratı tekrarlıyor: "Rasyonel zemin, rasyonel politika!"
Gelin bu sahte rasyonelliÄŸin maskesini indirelim!
- Londra’daki tefecilere trilyonlar akıtmak rasyonel, emekliye insan gibi yaÅŸayacak maaÅŸ vermek hayal!
- Rantiyeciyi ihya etmek rasyonel; çiftçiye gübre, sanayiciye can suyu vermek hayal!
- İmtiyazlı Holdinglerin vergi borçlarını tek kalemde silmek rasyonel; asgari ücretliye nefes aldırmak hayal!
- Trilyonları kamudaki israfa, lükse, ÅŸatafata harcamak rasyonel, küçük esnafa destek olmak hayal!
Bize "hayalci" diyenlere sesleniyoruz: Merhum Erbakan Hocamızın dediği gibi; bizim MG olarak yaptıklarımıza sizin hayalleriniz bile yetişemez..!!
Erbakan Hocamız 54. Hükümette Havuz Sistemi ile, Denk Bütçe ile rantiyenin hortumunu kesti.
Memura yüzde 130 maaÅŸ zam yaptı, asgari ücreti yüzde 102 artırdı, emekliye yüzde 320 maaÅŸ artışı yaptı, çiftçiyi köylüyü de verdiÄŸi taban fiyatlarıyla abad etti.
Siz ise faiz lobisine çalışmayı millete "rasyonellik" diye yutturmaya çalışıyorsunuz!
2026 yılı bütçesinde faize tam 2,7 trilyon lira ayrıldı. Hazine dakikada 5,1 milyon lira faiz ödüyor!
Londra tefecilerine trilyonlar yaÄŸarken; emekliye 23.552 lira, asgari ücretliye 28.075 lira reva görülüyor. 4 kiÅŸilik ailenin açlık sınırı 38 bin lirayı geçmiÅŸken bu maaÅŸlar milletle açıkça alay etmektir!
- Geçen gün Mehmet ÅžimÅŸek Batman’da evladı için iÅŸ isteyen Kürt bir anaya "Memlekette fabrika çok, iÅŸ var." demiÅŸti.
Siz milletin aklıyla alay mı ediyorsunuz?
"Fabrika çok" diyorsunuz ama TÜİK rakamları ortada:
Son bir yılda iÅŸ gücüne katılacak genç sayısı 500 bin arttı. Ama bırakın 500 bin gence iÅŸ bulmayı, sanayide 168 bin, tarımda 267 bin kiÅŸi iÅŸinden oldu.
GeniÅŸ tanımlı iÅŸsizlik yüzde 30’a dayandı!
Madem fabrika çok, Batman’da “genç iÅŸsizlik” neden son yıllarda yüzde 40’a dayandı?
Batman henüz Siirt’in bir ilçesiyken o topraklara sanayiyi getiren bizdik!
Siirt Süt ve Yem fabrikalarını kuran, Kurtalan Çimento’nun bacasını tüttüren Millî GörüÅŸ’tü.
O fabrikaları özelleÅŸtirme adı altında birer birer elden çıkaran ve kapısına kilit vuran ise sizsiniz!
Mehmet ÅžimÅŸek Batman’da dertli anaya “fabrika çok” masalı anlatadursun. İktidarın sanayi ufkunu gösteren ibretlik bir icraatını daha gördük.
Erbakan Hocamız, bu ülke kendi çarkını döndürsün diye 1956’nın Türkiye’sinde GümüÅŸ Motor’u kurdu. Bunlar ise Esenyurt’taki GümüÅŸ Motor arazisine bir belediye kafesi yaptılar ve adına da “GümüÅŸ Kafe” deyip, büyük icraatmış gibi açılışını yaptılar.
Allah akıl fikir versin…
Erbakan Hocamız’ın 70 sene önceki ufkuna bak, bir de bunların 2026’daki ufkuna bak…
……………………………………………..
Bu yaz "Köyde Refah Var" seferberliÄŸiyle sahadaydık, üreticimizle omuz omuzaydık!
Mazotun litresi 78 liraya, DAP gübrenin tonu 42 bin liraya fırlamışken, çiftçinin gübresine bir haftada 3 defa zam gelirken köylümüz ne yapsın?
Maliyetler katlanıyor, tarlada ürün fiyatları ise yerlerde sürünüyor!
- Manisa’da dalında 20 lira olan üzüm, markette 100 lira!
- Aydın’da 50 liraya toplanan incir, tezgâhta 200 lira!
- NiÄŸde’de dalında 10 liralık elma, pazarda 70 lira!
- Tarlada 3 liraya alıcı bulamayan domates, rafta 50 lira!
Tarlada köylüyü eziyorlar, markette milleti eziyorlar! Çiftçinin alın teriyle ürettiÄŸi mahsulün fiyatı bu kadar düÅŸükken milletimizin ödediÄŸi fiyat neden düÅŸmüyor?
Sofradaki yangın niye sönmüyor?
Çünkü tarlada üreticiyi ezen, markette de tüketiciyi ezen bir rant düzeni var!
Eurostat raporuna bir bakalım! Rakamlar yalan söylemez! Türkiye yıllık gıda enflasyonunda yüzde 37,6 ile açık ara Avrupa ÅŸampiyonu!
KomÅŸumuz Gürcistan’da gıda enflasyonu sadece yüzde 4,9; Türkiye, Gürcistan’ı neredeyse 8’e katlamış!
Avrupa BirliÄŸi ortalaması binde 6; bizdeki pahalılık Avrupa’nın tam 62 katı!
Avrupa’da gıda fiyatları düÅŸerken bizim insanımız neden dünyanın en pahalı ekmeÄŸine, etine, peynirine mahkum?
Sırça Saraylarda oturup millete sabır edebiyatı yapanlar sofradaki bu yangını görmüyor da onun için!
- Mutfaktaki bu yangının üstüne, yaklaÅŸan okul sezonu dar gelirli veliyi büsbütün çaresiz bırakıyor.
Kırtasiyede sırt çantasından boya setine zamlar yüzde 50’ye dayandı; en mütevazı okul forması 2.500 lira, yıllık servis faturası 90 bin lirayı buluyor!
Asgari ücretin 28 bin lira olduÄŸu bir memlekette iki evlat okutmanın sadece servis maliyeti 100 bin liranın üzerinde.
Bu dramatik tablonun ekonomi bilimindeki adı teknik iflastır. Bu iflasın sorumlusu da mevcut iktidardır.
Bu iktidar deÄŸiÅŸmeden ekonomideki bu gidiÅŸat deÄŸiÅŸmez…!!
Bu yangını söndürecek tek adres ise Millî GörüÅŸ’tür, Yeniden Refah’tır..!!
DEVLETİN KASASINDA BİR DELİKLİ KURUŞ BİLE KALMADIĞI, RESMİ GAZETEDE CUMHURBAŞKANI İMZASIYLA İLAN EDİLDİ
15 Temmuz Åžehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsünün de dahil olduÄŸu; 2 BoÄŸaz Köprüsü, 8 Otoyol, 2 Çevre Yolu’nun 30 yıllığına özelleÅŸtirilmesi ile ilgili karar 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazetede CumhurbaÅŸkanının imzası ile yayınlandı.
ÖzelleÅŸtirilmesi kararlaÅŸtırılan 12 ulaşım varlığının yıllık kârı yaklaşık 600 milyon dolar. Bu hesaba göre 30 yıllık kârı 18 milyar dolar.
30 yılda kazanılacak bu 18 milyar dolar nedir?
18 milyar dolar, 2026 yılının sadece ilk 4 ayında ödedikleri faize denk gelmektedir.
Peki 30 yıllık kârı 18 milyar dolar olan bu köprüleri ve yolları kaça satacaklar? 5 milyara mı 6 milyara mı? Böylelikle imtiyazlı holdinglere peÅŸ keÅŸ çekmiÅŸ mi olacaklar ? Bunu hep birlikte göreceÄŸiz…
Ancak artık ÅŸu bir gerçek ki vatandaşın vergileriyle ödenen, bin bir emekle yapılmış, amortismanını tamamlamış, sadece kâr üreten ulaşım varlıklarımız satışa çıkarılıyor.
Anlıyoruz ki hazinede bir delikli kuruÅŸ bile bırakmadılar. İsraf, ÅŸatafat ve imtiyazlı holdingleri ihya etme ve faiz ödemeleri için paraları kalmadı. Kamuya ait satacak arsa, maden sahası ve orman arazisi de kalmadı.
Ama iÅŸ, Özal döneminde, Demirel döneminde yapılan köprüleri satmaya gelmiÅŸse, vay bu ekonominin haline, vay bu ülkenin haline diyoruz.
KAPANIÅž VE TEÅžKİLATA ÇAÄžRI
Kıymetli il başkanlarım,
Millî GörüÅŸ’ün ÅŸanlı neferleri, uç beyleri...
Tabloyu hep birlikte çizdik: mutfakta yangın, gençlikte umutsuzluk, ekonomide derin bir buhran var!
Çıkış yolu; faiz lobilerine teslim olan rant ekonomisinde deÄŸil, Millî GörüÅŸ’ün üretime, istihdama ve Ağır Sanayi ve Teknoloji Hamlesi’ne dayanan Adil Düzeni’ndedir.
Bizler; borçsuz, zamsız ve vergisiz yıllık 150 milyar dolarlık kaynak üretecek “Millî Kaynak Paketlerimizle” bu ülkeyi yönetmeye hazırız.
Makam ve rakam için deÄŸil, Allah rızası için çalışan kadrolarımızla bu ülkeyi yönetmeye hazırız.
Buradan, bu salondan ilan ediyoruz: İŞ BAÅžA DÜÅžTÜ!
- Ekonomide Adil Düzen diyeceÄŸiz; borç-faiz- zam sarmalını yıkacağız ..!!
- Manevi Vatan Müdafaası diyeceÄŸiz; "Önce Ahlak ve Maneviyat" bayrağını en tepeye dikeceÄŸiz..!!
- Milli GörüÅŸ’ün Åžahsiyetli dış politikasını uygulayacağız..!!
- Paylaşımda adaleti, yönetimde adaleti, yargıda adaleti saÄŸlayacağız..!!
Hep birlikte ayaÄŸa kalkma vaktidir!
Sokakları, mahalleleri boş bırakmayacağız.
Gidilmedik kapı, sıkılmadık el, girilmedik gönül bırakmayacağız!
İŞ BAÅžA DÜÅžTÜ!
Zafer inananlarındır ve zafer yakındır!
Önümüzdeki ilk seçimlerde, milletimizin teveccühüyle Yeniden Refah Partimizi iktidara taşıyacağız inÅŸallah!
Milletimizi çekmekte olduÄŸu maddi ve manevi sıkıntılarından Milli GörüÅŸ’le kurtaracağız inÅŸallah!
Gününüz hayırlı, gazamız mübarek olsun!
Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.