Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’ın İl Başkanları Ekim Ayı Konuşması

16 Kasım 2025 Pazar günü gerçekleÅŸtireceÄŸimiz 3. OlaÄŸan Büyük Kongremizin heyecanıyla sizlere hoÅŸgeldiniz diyorum…

 

Türk siyaset tarihine geçen birbirinden muazzam 1. ve 2. kongrelerimizi geride bırakarak 3. OlaÄŸan Kongremize doÄŸru yol alıyoruz.

 

“Kuramazlar, yapamazlar, baÅŸaramazlar, yüzde 1 bile oy alamazlar” diyenlere raÄŸmen; partimizi kurduk, her gün daha da büyüdük, milletimize umut olduk.

 

Hem üye sayısı bakımından,  hem de oy oranı bakımından  TR’nin 3. Büyük partisi olduk.

 

İman, Azim ve Aşkla, kararlı adımlarla altı yılımızı doldurduk.
Önümüzde daha nice yıllar ve atılacak devasa adımlar var.

 

Her ÅŸeyden evvel görevimiz var, sorumluluÄŸumuz var;

- DoÄŸu Türkistan’da Türk ve Müslüman olduÄŸu için sistematik Çin iÅŸkencesine maruz kalan 60 milyon kardeÅŸimizin sorumluluÄŸu bizim omuzlarımızda.

- Myanmar’da tek “suçu” Müslüman olmak olan milyonlarca masumun kurtarılmasının sorumluluÄŸu bizim omuzlarımızda.

- KeÅŸmir’de yıllardır Hindistan’ın zulmüne maruz kalan müslüman kardeÅŸlerimizin kurtarılmasının sorumluluÄŸu bizim omuzlarımızda.

- Gazze’nin, Filistin’in, soykırımdan, kıtlıktan kurtarılmasının sorumluluÄŸu bizim omuzlarımızda.

 

İşte tüm bu sorumlulukların bilinciyle yeni dönemde daha çok çalışacağız, daha çok terleyeceÄŸiz ve önce 1 milyon üye hedefine,   sonra da iktidar hedefine hep birlikte ulaÅŸacağız …!!

 

…………………………………………………………..

 

Kıymetli kardeÅŸlerim…

 

Sayın CumhurbaÅŸkanı’nın “fevkaledenin fevkinde” geçtiÄŸini ifade ettiÄŸi ABD ziyareti hakkında da deÄŸerlendirmekte bulunmak durumundayız.

 

ABD’nin DışiÅŸleri Bakanı Rubio, Trump ile Sayın CumhurbaÅŸkanımızın görüÅŸmesinden kısa süre önce, aralarında Türkiye’nin de olduÄŸu ülkelerinin liderlerinin Trump ile görüÅŸmek için yalvardıklarını söylemek suretiyle adeta “Balans Ayarı” yapma cüretinde bulunmuÅŸtur.

 

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ise bütün diplomatik teamülleri çiÄŸneyerek, Türkiye Cumhuriyeti CumhurbaÅŸkanı’na meÅŸruiyet verdiklerini söylemeye cüret edebilmiÅŸtir.

 

Bu küstahlıklar karşısında bizim tarafın yaptığı ise İletiÅŸim BaÅŸkanlığı’nın cılız açıklamasıyla “durumu toparlama” çabasından ibaret olmuÅŸtur.


Tabi görüÅŸmeden F-16’ların modernizasyonu için bir onay çıkmamıştır. F-35’ler için onay çıkmamıştır. KAAN’a motor verilmesine onay çıkmamıştır. Bütün bunlara raÄŸmen 225 adet Boeing uçağının alım anlaÅŸması bizzat Sayın CumhurbaÅŸkanı tarafından imzalanmıştır. Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması için üzerimize düÅŸeni yapmaya hazırız denilmiÅŸtir. 70 milyar metreküp sıvılaÅŸtırılmış doÄŸalgazın ABD’den alınması anlaÅŸmasına varılmıştır. Ve diÄŸer bir husus EskiÅŸehir’deki nadir toprak elementlerinin iÅŸletme ruhsatı ABD’ye verilmesi söz konusu olmuÅŸtur. Ve yine Sayın CumhurbaÅŸkanı Türkiye’ye döner dönmez İranlı isimlerin olduÄŸu 22 kiÅŸi ve 17 kuruluÅŸun mal varlıklarını dondurmuÅŸtur. Åžimdi artılarıyla eksileriyle düÅŸündüÄŸümüz zaman ABD’nin her istediÄŸinin olduÄŸunu bizim ise hiçbir ÅŸey alamadığımızı açık bir ÅŸekilde görüyoruz. Ondan sonra da Sayın cumhurbaÅŸkanının sandalyesini tuttu Trump!! Yahu 225 Boeing uçağını ben alsam benim de sandalyemi tutar Trump?  2 milyar dolarlık sipariÅŸ veriyorsunuz, 70 milyar metreküp LNG anlaÅŸması yapıyorsunuz, sandalyenizi tabii ki tutarlar.

 

Bu ziyaretten karlı çıkan Soykırımı başından beri apaçık bir ÅŸekilde destekleyen ABD’dir.

Çok açık ve net olarak söylüyorum, bugün artık, AKP-MHP koalisyonunun küresel düzenin dayatmalarına karşı koyma ÅŸansı kalmamıştır.

DeÄŸiÅŸim, ancak iktidarı deÄŸiÅŸtirmekle mümkündür.

DeÄŸiÅŸim, ancak Yeniden Refahla mümkündür.

“Yeni bir dünya” ancak Milli GörüÅŸ’le mümkündür.

 

Bu deÄŸiÅŸim saÄŸlanmadığı takdirde, Amerika’ya bir defa deÄŸil bin defa da gitseniz sonuç deÄŸiÅŸmez.

 

Yeniden Refah Partisi MeÅŸruiyetini ve gücünü

 

‘KUVVET VE KUDRET SAHİBİ AMERİKA DEĞİL, CENAB-I ALLAH’TIR’ diyen Milli GörüÅŸ’ten ve Aziz Milletimizden alan bir harekettir…!!

Yeniden Refah İktidarında Türkiye, Allah rızası için, adil bir dünya için, hak bildiÄŸini en gür sesle savunacak, Amerika’ya ve Batı’ya deÄŸil, Hakk’a boyun eÄŸen ve yalnız ona hesap veren ÅŸahsiyetli bir dış politika izleyecektir…!!

………………………………………………………..

 

EKONOMİ 

 

Merkezi Yönetim Bütçe açığı yani bütçedeki deliÄŸin ne boyutta olduÄŸuna iliÅŸkin rakamlar… 2025’te: 2,2 trilyon, 2026’da 2,71 trilyon, 2027’de 2,74 trilyon ve 2028’de 2.8 trilyon liralık bütçe açıkları…  Denk bütçe olmadan Türkiye’de ekonominin feraha çıkması mümkün deÄŸil ancak Orta vadeli programda diyorlar; 2Biz Denk bütçe 23 seneden beri denk bütçe yapmadık  ve bundan sonra önümüzdeki üç sene de bizden Denk bütçe beklemeyin’ ve bu açıkla önümüzdeki üç senede 10 trilyon TL’nin üzerinde yani yaklaşık 250 milyar dolarlık yeni bir borçlanmanın yapılacağını açık bir ÅŸekilde ortaya koyuyor.  Borçlanmaya tam gaz devam edeceÄŸim hatta bütçedeki açığı borçlanma miktarını arttırarak devam edeceÄŸim diyor.  Faiz harcamaları 2025’te 2 trilyon lira, 2026’da 2,74 trilyon TL 2027’de 3 trilyon TL ve 2028’de 3.35 trilyon TL faiz ödeyeceÄŸim yani önümüzdeki üç senede yıllık ödediÄŸim faizi 2 trilyondan 3.35 trilyon TL’ye çıkartacağım diyor ve 2025’te 52 milyar dolar faiz ödüyor. Bu Orta Vadeli Programa önümüzdeki üç senede de 181 milyar dolar daha faiz ödeyecek ve 2028 sonuna geldiÄŸimizde AK Parti’nin 26. yılında 831 milyar dolar faiz ödemiÅŸ bir dünya faiz ÅŸampiyonu olarak tarihe geçecek. 1 trilyon dolara yakın faizi 26 senede ödemiÅŸ olacaklar. Zamlarla vergilerle milletin alın terinden toplanarak götürülüp faize veriliyor. Bununla beraber bu borç ve faiz ekonomisini nasıl finanse edeceÄŸini de orta vadeli programda ortaya koymuÅŸ vergileri artırarak finanse edeceÄŸim diyor. 2025’te bu sene enflasyon %30 seviyesinde, vergiler %47 artıyor. 2026’da enflasyon tahmini %16 vergiler %28 artıyor. 2027’de enflasyon tahmini %9 vergiler %16  ve 2028’de enflasyon tahmini %8 vergiler %14 artıyor. Yani bu ne demek önümüzdeki üç senede her sene enflasyon oranı iki misli oranda vergilerini arttırmaya devam edeceÄŸim ve bu faizin faturasını milletin suyunu çıkararak millete fatura edeceÄŸim.

Türkiye ekonomisinin en önemli problemlerinden bir tanesi olan dış ticaret açığıdır.  Sayın CumhurbaÅŸkanı yeni yaÅŸama yılının açılışında Meclisteki konuÅŸmasında, ‘Hamdolsun ihracatta çok güzel gidiyoruz rekorlar kırıyoruz’ dedi ama diÄŸer tüm iktidar yetkililerinin de yaptığı gibi ithalat kısmına hiç deÄŸinmedi. Asıl rekoru ithalatta kırıyoruz ve dış ticaret açığımız her geçen sene artıyor. 2025’te 93 milyar dolar, 2026’da 96 milyar dolar, 2027’de 99 milyar dolar ve 2028’e geldiÄŸimizde 102 milyar dolarlık 100 milyar doların üzerinde dış ticaret açığıyla rekor kırmış olacağız maalesef. Türkiye daha da dışa bağımlı hale gelecek ve maalesef daha da dövize bağımlı hale gelecek. Bu dövize olan talebi kısabilmek dövizin patlamasını durdurabilmek için Faizler bugün olduÄŸu gibi %50’lerde 60’larda seyredecek. Faizin de %50’ler altmışlarda olduÄŸu bir ekonomide hiçbir yerde yaprak kıpırdamayacak üretim sanayi finansman diye bir ÅŸey kalmayacak.

 

………………………………………………………….

 

ADALET

WJP (World Justice Project) isimli kurum, Türkiye’nin de aralarında yer aldığı 142 ülkede “bağımsız yargı”, “hukuk devleti”,  “adil yargı sistemi”,  “yargı üzerinde siyasi güç etkisi” gibi süreçleri ölçüyor.

 

Bu  ilkeler bakımından Türkiye bu yıl birkaç basamak daha düÅŸerek 117’nciliÄŸe geriledi…!! 

(Angola, Nijer, Madagaskar, Rusya, Honduras gibi ülkeler “hukukun üstünlüÄŸü” sıralamasında Türkiye’nin üzerinde.)

 

İktidar partisinin adında Adalet kelimesi yer alıyor ama,  23 yılın sonunda gelinen noktada adaletten eser kalmamış …!!

 

………………………………………………………..

 

 

İktidar yorgun, iktidar çaresiz, sorunlara çözüm olması gerekirken sorunların kaynağı haline gelmiÅŸ, 

Acilen bir deÄŸiÅŸim gerekiyor…

Bu deÄŸiÅŸimin de MG yönünde olması gerekiyor…!!  

 

 

………………………………………………………

 

DeÄŸerli kardeÅŸlerim, iÅŸte bütün bu nedenlerle Yeniden Refah’a bugün her zaman olduÄŸundan daha çok ihtiyacımız var.

 

Ankara’nın tanıklık edeceÄŸi en büyük kongreyi sizlerin gayretiyle gerçekleÅŸtireceÄŸiz.

 

Tünelin ucunda ışık olduÄŸunun iÅŸaretini vereceÄŸiz. Umutsuz milyonları umutla harekete geçireceÄŸiz.

 

Milletimizle el ele vereceÄŸiz.

 

Çare için, derman için, hak için, adalet için bekleyen milyonlarla en büyük buluÅŸmayı bu 3. OlaÄŸan Kongremizde gerçekleÅŸtireceÄŸiz.

 

Bu kongre bir uyanış kongresidir.

 

Bu kongre bir diriliÅŸ kongresidir.

 

Bu kongre bir şahlanış kongresidir.

 

Bu kongre iktidara yürüyüÅŸ kongremizdir.

 

Allah’ın izniyle 16 Kasım’da Ankara’da mazlumlara güven verecek, zalimlere yüreklere korku salacak bir büyük buluÅŸmayı gerçekleÅŸtireceÄŸiz.

 

Sizlerden bu büyük buluÅŸmaya, uyanışa, ÅŸahlanışa en yüksek katılımlarla destek saÄŸlamanızı bekliyorum…

 

SORU CEVAP KISMI:

 

Genel BaÅŸkan Erbakan, soru cevap kısmında TBMM’de CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan ile diÄŸer siyasi parti liderlerinin verdiÄŸi poza iliÅŸkin bir soruya, “FotoÄŸrafla ilgili orada tabiri caizse spontane geliÅŸen bir durum oluÅŸtu. Biz de oradaydık. Sayın cumhurbaÅŸkanına Hayırlı olsun dileklerimizi ilettik, elini sıktık. Biz orada bulunmadık salondan dışarıya çıktık ancak diÄŸer genel baÅŸkanlar orada oturmayı tercih ettiler. CumhurbaÅŸkanı sıfatıyla bulunuyor. Dolayısıyla sanki AK Parti Genel Merkezinde Sayın Tayyip ErdoÄŸan, AK Parti Genel BaÅŸkanı sıfatıyla bulunuyormuÅŸ da orada bir araya gelmiÅŸler görüÅŸmüÅŸler gibi çıkartmamak lazım diye düÅŸünüyorum. Herhangi bir ittifakın yeni bir oluÅŸumun habercisi olduÄŸunu zannetmiyorum” dedi.

 

 

İktidarın 2026 yılında anayasa referandumu yapacağı yönündeki iddialara iliÅŸkin gelen soruya Erbakan, “Referandum konusunda biz her zaman millete gidilmesinden yanayız. Millete gidip sorulmasından yanayız. Meclis’in kendisinin bir karar almasından sonra millete bu anayasa deÄŸiÅŸikliÄŸini, bu kararı tasdik ettirilmesi daha demokratik daha uygun olur diye düÅŸünüyoruz” yanıtını verdi.

 

2-Hamas’ın Trump’ın Gazze planına verdiÄŸi yanıta iliÅŸkin deÄŸerlendirmesi:


Burada söz hakkı Filistinli kardeÅŸlerimize aittir. Burada  açıklamış oldukları cevaba da saygı duyuyoruz. Burada söyledikleri zaten başından beri Gazze’deki bu katliamın durması ve İsrail’in Gazze‘den çekilmesi durumunda İsrailli esirleri bırakmaya hazır olduklarını ifade ediyorlardı. ‘Ancak silah bırakılacaksa biz bu silahları ABD veya İsrail’e vermeyiz. Ancak bağımsız bir Filistin yönetimine veririz.’ demiÅŸlerdir ve burada yönetimin de Tony Blair de Trump da deÄŸil Filistin halkının meÅŸru bir Filistin yönetiminde olması gerektiÄŸi ÅŸartını da ortaya koyuyorlar. Bunların saÄŸlanması durumunda da bu rehineleri bırakabiliriz diyorlar. Biz de geliÅŸmeleri yakından takip edeceÄŸiz. Hamas’ın  söylediklerine de riayet edilecek mi edilmeyecek mi bunları hep birlikte göreceÄŸiz. İnÅŸallah Allah bir an önce de Gazze’deki kardeÅŸlerimizi selamete çıkarsın duasını yapıyoruz.

Yayın Tarihi: 4 Ekim 2025 | Yayın Saati: 14:02:43