Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan'ın 3. Olağan Büyük Kongre Konuşması

Esselamünaleyküm,

Hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum,

HoÅŸ geldiniz, safalar getirdiniz.

Buradan Türkiye’ye ve bütün dünyaya sesleniyorum, bu muhteÅŸem manzarayı gördüÄŸümüz zaman, hep bir ağırdan sesleniyoruz: İşte Arena, İşte Millî GörüÅŸ, İşte Yeniden Refah! Elhamdülillah.

“Millî GörüÅŸ’ü, Erbakan’ı gömdük ve üzerinde beton döktük” diyenlere, Dünya Siyonizmi’ne sesleniyorum: Millî GörüÅŸ’ün üzerine beton deÄŸil, kurÅŸun da dökseniz Millî GörüÅŸ’ü bitiremezsiniz.

Åžükürler olsun… Åžükürler olsun… Åžükürler olsun…

Bizlere böyle mahÅŸeri bir kalabalıkla 3. Büyük Kongremizi yapmamızı nasip eden Rabbimize ÅŸükürler olsun.

Bizleri, Millî GörüÅŸ’ün ikinci 40 yılının 7. sene-i devriyesine ulaÅŸtıran Rabbimize ÅŸükürler olsun.

“Elhamdülillah” diyerek, ÅŸükrederek sözlerimize baÅŸlıyoruz.

Bu muhteÅŸem manzarayı bizlere nasip eden Rabbimize ÅŸükürler olsun.

Bizleri; davamızın sadıklarıyla, davamızın samimileriyle, davamızın delileriyle, davamızın velileriyle aynı yola baÅŸ koyduran Rabbimize ÅŸükürler olsun.

Elhamdülillah. Elhamdülillah. Elhamdülillah.

Bizleri Eyyüb el-Ensari Hazretlerinin, Selahaddin Eyyubi Hazretlerinin, Sultan Alparslan’ın, Sultan Fatih’in, Sultan Abdülhamid Han’ın ve Erbakan Hocamızın yolunda birer dava eri kılan Rabbimize ÅŸükürler olsun, hamd-u senalar olsun.

Kongremiz hayırlı olsun, gazamız mübarek olsun inÅŸaallah.

Türkiye’mizi ve bütün dünyayı yeniden refah ve adaletle buluÅŸturacak yürüyüÅŸün baÅŸlangıcını bu kongrede yapıyoruz.

Bugün Ankara Arena'da, bu mahÅŸeri kalabalıkla çelikleÅŸme kongremizi yapıyoruz.

Bugün Ankara Arena'da iktidara yürüyüÅŸ kongremizi yapıyoruz.

Bugün Ankara'da Millî GörüÅŸ’ün ÅŸahlanış kongresini yapıyoruz.

Hepinizi hürmet ve muhabbetle selamlıyorum. HoÅŸ geldiniz, safalar getirdiniz.

Cenabı Allah'ın rahmeti, selamı, bereketi üzerinize olsun.

Bugün bu salonda yalnızca biz konuÅŸmuyoruz;

Kolları Çanakkale’den Sarıkamış’a, Filistin’den Galiçya’ya, Hicaz’dan Balkanlar’a, Samsun’dan İzmir’e uzanan milli mücadele ruhu konuÅŸuyor.    

Bugün bu salonda; Arakan’da, KeÅŸmir’de, Gazze’de, Filistin’de, DoÄŸu Türkistan’da, Afrika’da zulüm altında inleyen mazlum halklar konuÅŸuyor,

Bugün bu salonda; Ulubatlı Hasanlar, Nene Hatunlar, Seyit Onbaşılar, Sütçü İmamlar, Åžehit Kamiller, Åžahin Beyler, Topal Osmanlar, Medine Müdafii Fahreddin PaÅŸalar konuÅŸuyor.

Bugün bu salonda bütün ömrünü “Tam Bağımsız Türkiye” idealine adamış olan Nuri Killigiller, Vecihi HürkuÅŸlar, Åžakir Zümreler, Nuri DemiraÄŸlar, Necmettin Erbakanlar konuÅŸuyor.

Bugün bu salonda İkinci 40 Yıl’ın Sultan Alparslanları, Cevher Dudayevleri, Yahya Sinvarları, Aliya İzzetbegoviçleri, Ömer Muhtarları ve Osman Baturları konuÅŸuyor.

Bugün bu salonda 21. Asrın Erbakanları konuÅŸuyor. İkinci 40 Yıl’ın kahramanları konuÅŸuyor. Sözünde duranlar, Millî GörüÅŸ gömleÄŸini çıkarmayanlar, sadıklar ve samimiler konuÅŸuyor.

Biz; Batıl’ın karşısında, Hakk’ın yanında duranlarız. 

Biz; merhametin, cesaretin, ferasetin ve dirayetin mümessilleriyiz.

Biz; bu milletin aslıyız, özüyüz, ruh köküyüz.

Cenab-ı Allah bu kongremizi en büyük hayırlara vesile kılsın.

Her ÅŸeyden önce çok deÄŸerli katılımcılara, her birinize; Hakkâri'den, Artvin'den, Van'dan, Kars'tan buraya kadar koÅŸup gelen deÄŸerli kardeÅŸlerime; hanımıyla, erkeÄŸiyle, genciyle, yaÅŸlısıyla hepinize ayrı ayrı teÅŸekkürler ediyorum. Allah sizlerden razı olsun diyorum.

Yine çok kıymetli Kurucular Kurulu üyelerimize, çok deÄŸerli MYK, MKYK ve YDK üyelerimize, Büyük Kongre Delegelerimize, Millî Siyaset Kurullarımıza, Kadın Kolları teÅŸkilatımıza, Gençlik Kolları teÅŸkilatımıza, ak saçlı, aksakallı Millî GörüÅŸ çınarlarına, yabancı ülkelerden ve yurt içinden teÅŸrif eden sivil toplum kuruluÅŸu ve siyasi parti temsilcilerine, yabancı ülke temsilcilerine, televizyonları başında bizleri izleyen milyonlara, basın mensuplarına, güvenlik güçlerine, hepinize ayrı ayrı teÅŸekkürler ediyorum. HoÅŸ geldiniz, safalar getirdiniz.

Sözlerimizin başında merhum liderimiz Erbakan Hocamıza ve onunla birlikte bu davaya hizmet edip ahirete irtihal eden bütün geçmiÅŸ dava büyüklerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Cenab-ı Allah onları cennetinde en yüksek makamlara ulaÅŸtırsın. Bizleri de onlara layık Millî GörüÅŸçüler ve layık dava erleri eylesin. Kendileriyle birlikte 14 asır boyunca bu kutlu dava uÄŸrunda vermiÅŸ olduÄŸumuz ÅŸehitlerimizi de rahmetle anıyorum. Cenab-ı Allah cümle ÅŸehitlerimize rahmet eylesin. Cümle gazilerimizden razı olsun. Yine birkaç gün önce yaÅŸanan elim uçak kazasında hayatını kaybeden 20 askerimize, 20 ÅŸehidimize buradan rahmet diliyorum. Ve elbette ki İkinci 40 Yıl’da bizimle birlikte yol yürürken Rahmet-i Rahman’a kavuÅŸan bütün dava kardeÅŸlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Allah bizleri onlarla cennetinde buluÅŸtursun diyorum.

Değerli Kardeşlerim, Aziz Dava ve Yol Arkadaşlarım, Kıymetli Misafirlerimiz,

Bugün mahÅŸerî bir kalabalıkla tarihi bir günü yaşıyoruz. Yeniden Refah Partimizin 3. OlaÄŸan Büyük Kongresi’ni Türkiye siyaset tarihine geçecek bir mükemmellikte icra ediyoruz. Bu kongremizin Yeniden Refah Partimiz için, Millî GörüÅŸ Davamız için, milletimiz, İslam âlemi ve insanlık için en büyük hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Cenab-ı Allah bu kongremizi Millî GörüÅŸ’ün en büyük zaferlerine, Yeniden Refah Partimizin iktidarına ve tüm insanlığın kurtuluÅŸuna vesile eylesin inÅŸaallah.

Burada mahÅŸerî bir kalabalık, muazzam bir coÅŸku var. Salonun içinden daha fazla insan dışarıda toplanmış durumda. Bu tablo tarihi bir baÅŸarıdır. Bu baÅŸarı yıllardır canla baÅŸla çalışıp köy köy, mahalle mahalle, kapı kapı dolaÅŸan, sıkılmadık el, hal hatır sorulmadık bir dertli gönül bırakmayan gençlik kollarımızın, kadın kollarımızın ve ana kademe teÅŸkilatımızın baÅŸarısıdır. Allah sizlerden razı olsun.

Çok DeÄŸerli Millî GörüÅŸçüler,

“İman Varsa İmkân da Vardır” diyen Millî GörüÅŸçüler,

“İnanç Tekeden Süt Çıkarır” diyen Millî GörüÅŸçüler,

En zor zamanda “kimse yoksa ben varım” diye öne atılan Millî GörüÅŸçüler,

Bundan 7 yıl önce Yeniden Refah Partimizi kurarken bütün milletimize bir müjde verdik. “Bundan böyle ehven-i ÅŸerlere mahkûm deÄŸilsiniz, bundan böyle hayrın kendisi var” dedik.

“Artık umut var.

Artık çare var.

Artık Yeniden Refah var” dedik.

“Umutsuzluk, çaresizlik ve seçeneksizlik dönemi sona erdi” dedik.

Milletimizle ele verdik ve 7 senede Yeniden Refah Partimizi çok büyük baÅŸarılara ulaÅŸtırdık.

7 yıl gibi kısa bir sürede Cenab-ı Allah’ın yardımı, siz teÅŸkilatlarımızın fedakârlığı ve gayreti, milletimizin teveccühü, Millî GörüÅŸ’ün bereketiyle önce 14 Mayıs 2023 seçimlerinde 1.527.000 oy ve 5 milletvekili ile 21 sene aradan sonra Millî GörüÅŸ’ü yeniden Meclis’e taşıdık. Elhamdülillah.

Arkasından 31 Mart seçimlerinde yaklaşık 3 milyon oy, %7 oy oranı, 63 belediye baÅŸkanlığı ve 1.049 belediye meclis üyeliÄŸi kazanarak Yeniden Refah Partimizi Türkiye’nin 3. büyük partisi haline getirdik. Ve bugün de kendini büyük zanneden birtakım partilerin de önünde 650.000’in üzerinde üyeyle Türkiye’nin üye sayısı bakımından da 3. büyük partisiyiz.

Elbette bu baÅŸarıların temelinde teÅŸkilatlarımızın gayreti ve fedakârlığı olmakla birlikte temelleri 1969 yılında merhum liderimiz Necmettin Erbakan Hocamız tarafından atılmış olan Millî GörüÅŸ’e ve onun hayırlı hizmetlerine duyulan özlem de çok büyük rol oynamıştır.

1969’dan sonra Erbakan hocamızla ne deÄŸiÅŸti? Erbakan Hocamız ve dava arkadaÅŸları ağır sanayi hamlesinin baÅŸlatılması, Aselsan, Roketsan, Havelsan, TusaÅŸ gibi bugün gurur duyduÄŸumuz güzide savunma sanayi kuruluÅŸlarının kurulması, tekstil ve ÅŸeker fabrikalarının kurulması, bununla beraber traktör ve motor fabrikalarının kurulması, OSTİM ve İMES baÅŸta olmak üzere Türkiye’nin dört köÅŸesinde organize sanayi bölgelerinin hayata geçirilmesiyle Cumhuriyet tarihinin en büyük sanayileÅŸme ve kalkınma hamlesini gerçekleÅŸtirmiÅŸtir.

Mali politikalar bakımından devrim niteliÄŸinde olan EÅŸel Mobil Sistemi, Kamu Tek Hesabı, Denk Bütçe ve rekor maaÅŸ zamları Erbakan Hocamızın baÅŸbakan olduÄŸu dönemde gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. Merhum Erbakan Hocamız, iktidarda bulunduÄŸu sürede 200’ün üzerinde fabrikanın temelini attı. Bunlardan 70 tanesini iÅŸler hale getirdi. Soruyorum sizlere: Bugün Anadolu’da Erbakan eli deÄŸmeyen hangi il var? “Bizden önce bu ülkede toplu iÄŸne bile üretilmiyordu” diyenlere buradan selam olsun diyoruz.

Yine millet olarak İkinci Viyana KuÅŸatması’ndan sonra ilk defa toprak kazandığımız bir zafer olan Kıbrıs Barış Harekâtı, Erbakan Hocamız sayesinde gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. Bugün de bu efsane hizmetlere özlem duyan milletimiz akın akın Millî GörüÅŸ’e ve onun temsilcisi Yeniden Refah’a koÅŸuyor. Yeniden Refah her geçen gün büyüyor. Her geçen gün coÅŸuyor. Adım adım iktidara yürüyor. İktidara yürüyor!

Sözün bu noktasında merhum Necip Fazıl Kısakürek’in mısralarıyla sizlere seslenmek istiyorum:

 

Kırılır da bir gün bütün diÅŸliler,

Döner ÅŸanlı ÅŸanlı çarkımız bizim.

Gökten bir el yaÅŸlı gözleri siler,

Şenlenir evimiz barkımız bizim.

YokuÅŸlar kaybolur çıkarız düze,

KavuÅŸuruz sonu gelmez gündüze,

Sapan taÅŸlarının yanında füze,

Başka alemlerle farkımız bizim.

Kurtulur dil tarih ahlak ve iman,

Görürler nasılmış neymiÅŸ kahraman,

Yer ve gök su vermem dediÄŸi zaman,

Her tarlayı sular arkımız bizim.

Kalır dudaklarda ŞARKIMIZ bizim...

Çok DeÄŸerli Millî GörüÅŸçüler, Aziz Milletimizin Kıymetli Evlatları,

23 yıllık AK Parti iktidarı döneminde elbette ki hayırlı iÅŸler, birtakım olumlu adımlar yerine getirildi. Bunları en çok dile getiren ve bu hayırlı iÅŸlerden dolayı, atılan olumlu adımlardan dolayı kendilerine teÅŸekkür eden biziz. Ancak biz bir dost olarak “doÄŸruya doÄŸru, yanlışa yanlış” demek mecburiyetindeyiz. “Dost acı söyler” sözünde olduÄŸu gibi biz eksikleri, hataları ve yanlışları da ifade etmek mecburiyetindeyiz. Evet, birtakım hayırlı hizmetler, birtakım olumlu iÅŸler yapıldı ama ekonomi baÅŸta olmak üzere dış politika, sosyal politikalar, hukuk ve adalet, eÄŸitim ve manevi kalkınma gibi alanlarda maalesef sınıfta kalındı.

Evet, Ayasofya ibadete açıldı. Evet, baÅŸörtülü bakan, büyükelçi, milletvekili, hâkim, savcı, polis ve subaylarımız oldu. Ama bununla birlikte çok önemli kayıplarımız da oldu. Millî ve manevi deÄŸerler aşındı. Aile yapısı büyük bir erozyona uÄŸradı. Deizm ve ateizm maalesef yaygınlaÅŸtı. Ne yazık ki bu 23 senenin sonunda paylaşımda adaletten, yönetimde liyakatten ve yargıda adaletten eser kalmadı.

Evet, İHA’lar, SİHA’lar yapıldı. Evet, %50–%60 oranında da olsa bir yerli otomobil yapıldı ama aynı zamanda Erbakan Hocamızın kurmuÅŸ olduÄŸu sanayi tesisleri satılıp yok edildi. Devlete ait yüzlerce fabrika, arazi ve sanayi tesisi satılıp yok edildi. Elde edilen gelirler maalesef faize aktarıldı. 23 senede 650 milyar dolar faiz ödendi.

Evet, Türkiye son 20 çeyrektir aralıksız bir ÅŸekilde büyüdü. Ama bu büyümeden ne emekli, ne memur, ne iÅŸçi, ne de engelliler bir pay alabildi. Bu büyümeden herkesin alması gereken pay imtiyazlıların payı haline geldi.

Evet, AK Parti iktidarı döneminde Taksim’e cami yapıldı. İmam hatip okulları açıldı. Kur’an kursları çoÄŸaldı ama aynı zamanda 22 tane LGBT derneÄŸi İçiÅŸleri Bakanlığı’ndan kuruluÅŸ izni aldı. 6284 sayılı Kanun ile ailenin temelleri parçalandı.

Evet, AK Parti iktidarı “Dünya 5’ten büyüktür” dedi ama bu sözün gereÄŸini yerine getirmek üzere D-8’i canlandırmadı. D-60 hedefine Türkiye’yi götürmedi. Dış politikada söylemde ÅŸahin, eylemde güvercin oldu.

Bu süreçte sınıfta kalan sadece iktidar partisi deÄŸil, iktidarın az da olsa hayırlı iÅŸlerinde de ÅŸer bulan, iktidarın akına da kara çalan, muhalefet etmeyi sadece eleÅŸtirmekten ibaret zanneden, çözüm üretemeyen ana muhalefet partisi baÅŸta olmak üzere muhalefet partileri de sınıfta kaldı, millete umut olmaktan uzaklaÅŸtı.

Bugün Allah’ın izniyle Yeniden Refah Partimiz sadece iktidarın deÄŸil muhalefetin de tek gerçek alternatifidir. Çözümdür, çaredir Allah’ın izniyle.

İşte ekonominin gerçekleri:

-     Faiz oranlarında dünya ikincisi, Avrupa birincisiyiz.

-     Enflasyonda Avrupa birincisi, dünya 8’incisiyiz.

-     Gıda enflasyonu Eylül 2025 itibarıyla yıllık %36 seviyesine gelmiÅŸ durumda.

-     Dış ticaret açığı 88,5 milyar dolar olmuÅŸ.

-     Cari açık 19 milyar dolar olmuÅŸ.

-     Dış borç 2002’de 129 milyar dolar iken 2025’te 600 milyar dolara gelmiÅŸ.

-     İç borcun ana para ve faiz ödemelerinin tamamı yeniden borçlanmayla ödenir hale gelmiÅŸ. Bunun adı ekonomideki ifadesiyle teknik iflastır. EÄŸer Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir ÅŸirket olsaydı bugün çoktan konkordato ilan etmiÅŸ olması gerekirdi.

Yoksulluk sınırı 92.000 TL, açlık sınırı 28.000 TL; 16.000 TL emekli maaşıyla 22.000 TL asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlar. Bu hesaba göre Türkiye’de halkın %45’i açlık sınırının altında, %80’i yoksulluk sınırının altında.

Engelli maaÅŸları yerinde saydı. Engellilere verilen istihdam sözleri tutulmadı. Engellilerin hayat ÅŸartları kolaylaÅŸtırılmadığı gibi araç almaları da zorlaÅŸtırıldı.

Milletimiz merhum Erbakan Hocamızın iktidarında maaÅŸlarına %100, %200, %300 oranında maaÅŸ zamlarıyla tanıştı, muazzam bir bolluk ve bereket dönemini yaÅŸadı. Ama AK Parti iktidarı döneminde vergilere %100, %200, %300 artışlar yapıldı.

Anayasa uyarınca millî gelirin en az %1’inin çiftçiye aktarılması gerekiyordu. Bu pay aktarılmadı. Taban fiyatları düÅŸük tutuldu. Bununla beraber girdi maliyetleri noktasında çiftçiye destek olunmadı. Zirai don ve sel gibi afetlerde çiftçinin yanında durulmadı.

Hayvancılıkta da durum farklı deÄŸil. Yem, mazot, iÅŸçilik derken ahırlar boÅŸ kaldı. DüÅŸük tutulan süt alım fiyatları nedeniyle süt para etmeyince, süt sığırları kesime gitti. Kesile kesile o da bitti. En sonunda Türkiye ette de sütte de dışa bağımlı hale geldi.

AÄŸustos 2025 itibarıyla vatandaşın bankalara borçları 5,2 trilyon liraya ulaÅŸtı. Ticari krediler 16,3 trilyon liraya ulaÅŸtı. Vatandaşın banka borçları AK Parti iktidara geldiÄŸinde 6 milyar lira iken bugün 5,2 trilyon lira olmuÅŸ. Ticari krediler AK Parti iktidara geldiÄŸinde 88 milyar lira iken bugün 16,3 trilyon lira olmuÅŸ. Batık kredilerin oranı almış başını gitmiÅŸ.

2006 yılından itibaren 3 senede bir Orta Vadeli Program açıkladılar. 3 senede bir açıklanan Orta Vadeli Programların her birisi bir öncekini aratır haldeydi. En son açıklanan Orta Vadeli Program; daha fazla bütçe açığı, daha fazla borçlanma, daha fazla vergi ve daha fazla faiz içermektedir.

Niçin böyle? Çünkü AK Parti iktidarının ekonomi anlayışı borç, faiz, zam, vergi, beton, çimento ve israf ekonomisidir. Bu ekonomi modelinde üç tane gelir kalemi var: yeniden borç almak, devlet mallarını satıp yok etmek, millete zamla, vergiyle, cezalarla yük yüklemek. Üç tane de gider kalemi var: Birincisi faiz ödemeleri, ikincisi kamudaki israf ve üçüncüsü de imtiyazlı holdinglere kaynak aktarımıdır.

Bu ekonomik model yüzünden yıllardan beri vatandaşımızın borcu ve feryadı artıyor. İmtiyazlıların ise geliri artıyor. Faiz lobisinin kârları artıyor. İmkânlar faize, israfa ve imtiyazlı holdinglere gittiÄŸi için üretime, yatırıma, eÄŸitime, tarıma, iÅŸçiye, memura, emekliye herhangi bir pay kalmıyor.

Yeni iÅŸ sahaları açamadıkları gibi mevcut fabrikalara da sahip çıkamadılar. Bugün tekstil baÅŸta olmak üzere yüzlerce sanayi tesisi yurt dışına taşınıyor. Krediye eriÅŸilemiyor. EriÅŸebilen de yüksek faizlerle karşı karşıya kalıyor.

Ya eÄŸitim sistemi? 12 yıllık zorunlu eÄŸitim sistemi ve 4+4+4 sistemi yüzünden gençlerimiz mesleksizleÅŸtirildi. Bu da yetmedi. Üniversiteden mezun olan 5 milyon gencimiz diplomalı iÅŸsiz haline geldi. Bu da yetmedi. Son 5 senede 2 milyon gencimiz üniversiteyi bıraktı. Ne eÄŸitimde ne istihdamda olan ev genci sayımız 5,3 milyona ulaÅŸtı. Dört gençten bir tanesinin eÄŸitimi de yok, iÅŸi de yok, hayali de yok, geleceÄŸi de yok. Beyin göçü oranı %20 seviyesine ulaÅŸtı.

Ahlaki ve manevi temelleri zayıf eÄŸitim sistemi yüzünden okullarda ÅŸiddet oranları, akran zorbalığı ve uyuÅŸturucu kullanımı yaygınlaÅŸtı.

Atanmayan öÄŸretmenlerimizin sayısı 600.000’e ulaÅŸtı. Senede 25.000 atamayla bu iÅŸ çözülmez, bu feryat dinmez.

Özel okullarda çalışan 180.000 öÄŸretmenimizin hali içler acısı. Taban maaÅŸ yok. Mesai mefhumu yok. İş güvencesi yok. Yok yok yok.

Deneme-yanılma tahtası gibi sürekli deÄŸiÅŸen eÄŸitim sistemine ayak uydurmaya çalışan cüzdanları küçük ama yürekleri büyük kahramanlarımız, öÄŸretmenlerimiz mutsuz.

Akademisyenlerimiz de mutsuz. Nasıl mutlu olsunlar? MaaÅŸları ya yoksulluk sınırının altında ya da yoksulluk sınırının biraz üzerinde.

2023 yılında 100 bin, 2024 yılında 64 bin, 2025 yılında 41 bin öÄŸrencimiz YKS sınavlarından sıfır çekti. 2023’te 200 bin, 2024’te 180 bin, 2025’te 160 bin öÄŸrencimiz LGS sınavlarından sıfır çekti. Böyle eÄŸitim sistemi mi olur Allah aÅŸkına? Biz geleceÄŸiz ve eÄŸitimi ayaÄŸa kaldıracağız Allah’ın izniyle.

Veliler mutsuz, öÄŸrenciler mutsuz, öÄŸretmenler mutsuz, akademisyenler mutsuz. Sistem çalışmıyor, okullar bakımsız. Bu periÅŸanlık hali içerisinde halinden vaktinden memnun olan tek kiÅŸi Sayın Millî EÄŸitim Bakanı’nın kendisi.

Ya hukuk ve adalet? Adalete güven tüm zamanların en dibine gelmiÅŸ durumda. Sarayları görkemli ama terazisi ÅŸaÅŸmış bir adalet sistemi. Daha doÄŸrusu bir adaletsizlik sistemi. Güçlü olan, iktidara yakın olan tutuksuz yargılanıyor. İddianamesi hızlı bir ÅŸekilde hazırlanıyor. En sonunda da beraat alıyor veya takipsizlik alıyor. Güçlü olmayan, iktidara yakın olmayan tutuklu yargılanıyor. Yıllarca periÅŸan oluyor. En sonunda hukuksuz ve delilsiz de olsa ceza alıyor. Yapanın yanına kâr kalıyor. Güçlüyse, haksız haklı duruma geçiyor. Zayıfsa, haklı haksız duruma geçiyor. Hakkı üstün tutan deÄŸil, kuvveti üstün tutan bir yargı sistemi var. Adalete güven dibe vurmuÅŸ durumda. Türkiye’de adalete güven oranı %33, OECD ülkelerinin ortalaması %56 seviyesinde.

Bununla da bitmiyor. İktidara ayrı hukuk, muhalefete ayrı hukuk uygulanıyor. Yargı yürütmenin elinde; kim muhalifse, kimi kendine rakip görmüÅŸse onu sindirebildiÄŸi, onu içeride tutabildiÄŸi bir oyuncak, bir aparat haline gelmiÅŸ. Tekrar söylüyorum: Geciken adalet, adalet deÄŸildir. Hz. Ali (ra)’nin dilinden söylüyorum: “Devletin dini adalettir”. Hz. Ömer (ra)’in dilinden söylüyorum: “Adalet, mülkün temelidir”. Buradaki mülkten kasıt devlettir. Adalet varsa devlet var. Adalet yoksa devletin temelleri sarsılmış demektir.

Biz Yeniden Refah Partisi olarak buradayız. Millî GörüÅŸ kadroları olarak buradayız. Adalet için biz varız. Yargıda adalet için biz varız. Adil Düzen için biz varız. Biz geleceÄŸiz ve bütün bu adaletsizlikleri çözeceÄŸiz inÅŸaallah.

EÄŸitimde, kültürde ve ailede bizzat Sayın CumhurbaÅŸkanının da kabul ve ikrar ettiÄŸi baÅŸarısızlık; manevi yozlaÅŸma ve ahlaki erozyon olarak yansıdı. Bebekleri öldüren doktorlar, yeni doÄŸan çeteleri, hastasına eziyet eden, eziyet ederken videosunu çeken yoÄŸun bakım hemÅŸireleri, rüÅŸvet alan yargı personelleri ve yolsuzluk yapan bürokratlar ve daha niceleri.

Ahlaki ve manevi yozlaÅŸma cezaevlerinin kapasitesine de yansıdı. 304 bin kapasite var. 420 bin tutuklu ve hükümlü var. Bu 420 binin üçte biri uyuÅŸturucuyla ilgili suçlardan dolayı içeride. Neler oluyor bize? Nereye gidiyor Türkiye? Ne olacak bu gidiÅŸin sonu?

UyuÅŸturucu kullanma ve bulundurma suçları bir senede %33 artıyor. UyuÅŸturucu ticareti suçları bir senede %21 artıyor. Aile mahkemelerinde dava sayıları 10 yılda iki misli artmış. Yıllar sonra ilk defa boÅŸanma sayıları, evlenme sayılarının yarısına ulaÅŸmış. Aile yapımız temellerinden sarsılıyor.

Peki ya dış politika? Yıllarca “Amerika stratejik ortağımız, dostumuz” dediler. En sonunda CAATSA yaptırımlarına takıldık. F-35 projesinden atıldık. Paramızı verdik, uçaklarımızı alamadık. F-16’ların modernizasyonu senatoya takıldı. KAAN uçağının motoru senatoya takıldı. Bu nasıl dostluk, nasıl stratejik ortaklık Allah aÅŸkına? Erbakan Hocamız ne diyordu? “Domuzdan post, Amerika’dan dost olmaz” diyordu.

23 senedir Avrupa BirliÄŸi’ni sayıklayan bir dış politika. GeldiÄŸimiz noktada Avrupa BirliÄŸi üyelik süreci de dondurulmuÅŸ durumda. Ne öÄŸrencilerimiz, ne gençlerimiz, ne sanayicilerimiz Avrupa’dan vize alabiliyor. Koca bir ülke ve milyonlar vize kapılarında bekletiliyor.

23 sene boyunca “Amerika” demekten, “Avrupa BirliÄŸi” demekten İslam BirliÄŸi hedefini unuttular. D-60 yolunda herhangi bir adım atmadılar.

Kıbrıs Davamız konusunda Annan masallarına inandılar. Bir gece federasyoncu oldular. Kıbrıs Türk tarafına “Rumlarla birlikte olun” diye baskı yaptılar. Yıllar sonra zor da olsa doÄŸruyu buldular. Kıbrıs’taki Türk Cumhuriyetimize sahip çıktılar. Geç de olsa iki devletli çözümde karar kıldılar.

Bu mu sizin istikrarlı dış politikanız? Bu mu sizin ÅŸahsiyetli duruÅŸunuz? Bu mu sizin bölgesel güç olan dış politikanız?

Ve Gazze, mazlum Gazze… Milyonlar katledilirken, kadınlar, bebekler, yaÅŸlılar öldürülürken, dünyanın gözü önünde insanlık ölürken siz bol bol hamaset yaptınız. Kınadınız, lanetlediniz ama somut bir adım atmadınız. Kürecik Üssü’nü kapatmadınız. İncirlik Üssü’nü kapatmadınız. Ticareti kesmekte bile tereddüt ettiniz. İsrail’e petrol ulaÅŸtıran boru hatlarının vanalarını kapatmadınız. Gazze ile ilgili olarak lafta kaldınız, edebiyatta kaldınız, hamasette kaldınız, sınıfta kaldınız!

Gazze olayları karşısında her zaman söylediÄŸimiz gibi “kuvvet ve kudret sahibi Amerika ve İsrail deÄŸil Cenab-ı Allah’tır” diyen Erbakan Hocamızın duruÅŸunu sergileyemediniz.

Ama biz size söz veriyoruz: Türkiye’yi yeniden saygın, ilkeli, güven veren bir dış politikaya kavuÅŸturacağız.

Şahsiyetli bir dış politika!

D-8’i canlandıran, D-60 hedefine adım adım yürüyen bir dış politika. Kıbrıs’ta kardeÅŸlerimizi savunan, DoÄŸu Türkistan’da haklarımızı koruyan, KeÅŸmir, Arakan, Gazze ve DoÄŸu Türkistan’da mutlaka mazlumların yanında duran, komÅŸularıyla barışık olan bir dış politika.

Dünyada saygınlık kazanan, sözüne güven duyulan bir Türkiye. Bağımsız, eÄŸilip bükülmeyen, ÅŸahsiyetli, Erbakanca bir dış politikayı hayata geçireceÄŸiz inÅŸaallah.

Aynen millî ÅŸairimiz Mehmet Akif Ersoy’un İstiklâl Marşımızda ifade ettiÄŸi gibi:

Ben ezelden beridir hür yaÅŸadım, hür yaÅŸarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? ÅžaÅŸarım!

KükremiÅŸ sel gibiyim; bendimi çiÄŸner, aÅŸarım;

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garb’ın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar;

Benim iman dolu göÄŸsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir îmânı boÄŸar,

"Medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?

Aziz Milletimiz, Kıymetli Dava Arkadaşlarım,

Ülkemiz için, bugünümüz için, yarınlarımız için, hakkımız olanı almak için Yeniden Refah Partimizin öncülüÄŸünde bir araya gelmenin ve toplanmanın zamanıdır.

Bu bir araya geliÅŸ hak, adalet ve liyakat temellidir.

Ahlak ve maneviyat temellidir.

Sevgi, saygı ve kardeşlik temellidir.

Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, kadınıyla, erkeÄŸiyle, genciyle, yaÅŸlısıyla, emekli, memur, iÅŸçi, esnaf, çiftçisiyle, her kesimden insanıyla bu güçlü ve sarsılmaz birlikteliÄŸin Türk siyasetindeki toplanma alanı bundan böyle Yeniden Refah Partisi’dir.

Bu birlikteliÄŸe ülkesinin bölünmez bütünlüÄŸünü savunan, milletinin derdiyle hemhal olan, ülkesine hizmet aÅŸkıyla yanıp tutuÅŸan, iki kutuplu siyasetin vesayetinden bunalmış, üçüncü bir alternatif yol arayan bütün siyasi partiler de davetlidir.

Yeni bir Türkiye’yi kurmak, yeniden Büyük Türkiye’yi kurmak, yaÅŸanabilir bir Türkiye’yi kurmak, adil bir dünyayı kurmak için bir araya gelenlerin toplanacağı siyasi merkez Yeniden Refah Partisi olacaktır.

Bugün buradan ilan ediyorum!

Bundan sonraki mücadele; adaleti, kendi siyasi çıkarları için istismar edenler ile eÅŸit yurttaÅŸlık ve hukukun üstünlüÄŸü ilkesine sadık kalan Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır!

Teraziyi büktüler, güçlüyü haklı saydılar, mazlumu unuttular. Böyle adalet olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

Söz veriyoruz! Milletimizle birlikte ele vererek güçlünün haklı sayıldığı deÄŸil, haklının güçlü kılındığı bir adalet sistemini hayata geçireceÄŸiz.

Bugün buradan ilan ediyorum!

Bundan sonraki mücadele; kalkınma vaadiyle yola çıkıp eÅŸ dost ve akrabalarını kalkındıranlar ile güçlü, süratli, yaygın kalkınma, adil bölüÅŸüm, yüksek teknoloji hamlesi ve ağır sanayi hamlesini savunan Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır!

“Kalkınma” dediler, KİT’leri rantiyeye peÅŸkeÅŸ çektiler. Böyle kalkınma olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

“Kalkınma” dediler, yandaÅŸ müteahhitleri zengin ettiler. Böyle kalkınma olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

“İtibardan tasarruf olmaz” dediler, israfı büyüttüler. Böyle kalkınma olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

Söz veriyoruz! Erbakan Hocamızın baÅŸlattığı kalkınma hamlesini büyüteceÄŸiz. Türkiye’nin her yanına iÅŸ, aÅŸ, üretim ve istihdam saÄŸlayacak yatırımları gerçekleÅŸtireceÄŸiz. İhracatta yüksek teknoloji ürünlerinin payını arttıracağız. Yeniden Büyük Türkiye’yi, Yeniden Refah’ın öncülüÄŸünde kuracağız.


 Bugün buradan ilan ediyorum!

Bundan sonraki mücadele; torpil, adam kayırma, nepotizm ve yandaÅŸlığı esas alanlar ile emaneti ehline vermeyi ve adaletle hükmetmeyi esas alan Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır!

Adam kayırmayı, torpili had safhaya çıkardılar. Ehliyet ve liyakati unuttular. Böyle yönetim olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

Gençler kendi ülkesinden umudunu kesti. Hayaller yarına, umutlar yurt dışına kaldı.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Gençler! Size buradan, Yeniden Refah Partisi olarak söz veriyoruz: Ankara’da dayısı olanın deÄŸil liyakati olanın kamuda istihdam edilmesini saÄŸlayacağız. Bir siyasi partiye mensubiyetin deÄŸil, hak edenin güçlü olduÄŸu bir atama sistemini hayata geçireceÄŸiz.

Bundan sonraki mücadele; gençleri ahlaki ve manevi erozyon batağına terk eden anlayış ile onları güvenli bir aile, okul ve toplum ortamına kavuÅŸturacak olan Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır.

GençliÄŸi ahlak ve maneviyattan kopardılar. Umutlarını çaldılar.

İş baÅŸa düÅŸtü!

GençliÄŸi ilimle, bilimle deÄŸil bağımlılıkla tanıştırdılar.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Kötü örnekleri, sosyal medya fenomenlerini rol model yaptılar. Gerçek kahramanları unutturdular.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Anneler, babalar, buradan sizlere söz veriyoruz: Evlatlarımızı kötü alışkanlıklardan, uyuÅŸturucu çetelerinden, bahis baronlarından, akran zorbalığından biz kurtaracağız. Sineklerle mücadeleyle uÄŸraÅŸmayacağız. Bataklığı kurutacağız. Mücadelemiz; torbacılarla ve maÅŸalarla deÄŸil, baronlarla olacak. Çünkü biz siyaseti makam ve rakam için deÄŸil Allah rızası için yapan Millî GörüÅŸ kadrolarıyız.

Bundan sonraki mücadele; eÄŸitimi sayısal verilerden ibaret sayan, gençliÄŸi bir istatistik olarak gören ruhsuz anlayış ile gençliÄŸi ahlakla, faziletle ve bilgiyle donatarak milletin geleceÄŸinin merkezine yerleÅŸtirecek olan Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır.

“Meslek lisesi, memleket meselesi” dediler, mesleki eÄŸitimi ihmal ettiler. Böyle eÄŸitim olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

EÄŸitimi sınavlara hapsettiler, ahlak ve maneviyatı veremediler. Böyle eÄŸitim olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

Bir nesli yetiÅŸtiremediler, birçok nesli kaybettiler. Böyle eÄŸitim olmaz.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Gençler sizlere söz veriyoruz. Sizleri diplomasız iÅŸsiz olmaktan, ev genci olmaktan biz kurtaracağız. EÄŸitimden aile kurmaya kadar bütün süreçlerde yanınızda olacağız, destekçiniz olacağız. Sizlere hem bilimsel kalitesi yüksek hem de ahlaki ve manevi kalitesi yüksek bir eÄŸitim vereceÄŸiz.

Bundan sonraki mücadele; yoksulluÄŸu ortadan kaldırma iddiasıyla iktidara gelip uyguladığı politikalarla yoksulu daha da yoksul yapanlar ile ülkemizi bolluk, bereket ve refaha ulaÅŸtıracak olan Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır.

87 milyon vatandaşımızı 600 milyar dolar dış borç batağına soktular.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Her yeni doÄŸanı 250.000 lira borçla hayata baÅŸlattılar.

İş baÅŸa düÅŸtü!

En değerli kamu kuruluşlarını, devlet arazilerini satıp yok ettiler.

İş baÅŸa düÅŸtü!

İhalelere fesat, helale haram karıştırdılar.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Türkiye’yi Cumhuriyet tarihinde görülmemiÅŸ bir borç ve faiz sarmalı içine soktular.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Neyimiz varsa Varlık Fonu’na doldurdular. Onu da borçlar karşılığında ipotek ettirdiler.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Söz veriyoruz: Aziz milletimize Millî GörüÅŸ Sözü veriyoruz. İktidara gelir gelmez borç, faiz, zam, vergi, beton, çimento ve israf ekonomisi yerine; üretim, istihdam ve ihracat ekonomisine geçeceÄŸiz. Paylaşımda adaleti, yönetimde adaleti, yargıda adaleti tesis edeceÄŸiz.

Bundan sonraki mücadele; tekelleÅŸme yüzünden, üç harfli marketler yüzünden esnafın ve giriÅŸimcinin maÄŸduriyetine yol açan anlayış ile esnaf ve KOBİ’lere geniÅŸ destekler sunacak olan Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır.

Bir düzine holding kazandı, 85 milyon kaybetti. Böyle piyasa olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

Finans baronları büyüdü. Milletin cüzdanı küçüldü. Böyle piyasa olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

Söz veriyoruz: Üretimi arttıracağız. Vatandaşın gelirini arttıracağız. Esnafımıza ve KOBİ’lerimize faizsiz kredilerle en güçlü teÅŸvikleri saÄŸlayacağız.

Bundan sonraki mücadele tarım ve hayvancılığı bitiren anlayış ile tarıma ve hayvancılığa en büyük desteÄŸi verecek olan Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır.

Tarım ve hayvancılığı bitirdiler. Türkiye’yi tarım ve hayvancılıkta ithalata bağımlı hale getirdiler.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Tarımla geçinen vatandaÅŸlarımıza Millî GörüÅŸ Sözü veriyoruz: Taban fiyatlarını yükselterek, girdi maliyetlerini düÅŸürerek, en büyük teÅŸvikleri yaparak tarım ve hayvancılığı yeniden kârlı hale getireceÄŸiz. Çiftçinin ve köylünün yüzünü yine Millî GörüÅŸ’le, yine Refah’la güldüreceÄŸiz.

Bundan sonraki mücadele; adil bölüÅŸüm vaadiyle gelip zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapanlar ile 1969’dan beri adil bölüÅŸümü, paylaşımda adaleti savunan Millî GörüÅŸ kadroları, Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır.

Millet açken kendileri tok yattılar. Böyle bölüÅŸüm olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

Bir yanda görkemli saraylar, diÄŸer yanda evini ısıtamayanlar. Böyle bölüÅŸüm olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

Vergiyi yoksul ödedi, rantı zengin yedi. Böyle bölüÅŸüm olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

Baronların sofrası büyüdü, milletin tenceresi küçüldü. Böyle bölüÅŸüm olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

Söz veriyoruz: Gelir ve servet dağılımında adaleti saÄŸlayacağız. Az kazanandan hiç vergi almayacağız. Vergiyi tabana deÄŸil tavana yayacağız. Milletin kaynaklarını israfa ve rantiyeye aktaran muslukları kapatacağız. Milletin olanı yalnızca millete vereceÄŸiz.

Bundan sonraki mücadele; 6284 sayılı Kanun gibi Batı’dan ithal yasalara sığınanlar, “kadını koruyacağım” derken aileyi periÅŸan edenler ile yerli ve millî yasalarla hem kadınları hem aileyi hem de çocukları koruyacak olan Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır.

Evlilikler azaldı. BoÅŸanmalar arttı. Aileler parçalandı. Çocuklar ortada kaldı.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Söz veriyoruz: İstanbul SözleÅŸmesi’ni Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde de kaldıracağız. 6284 sayılı Kanun yerine, kadını korurken aileyi de koruyan yerli ve milli bir yasa ihdas edeceÄŸiz. Aileyi de, çocukları da, kadınları da biz koruyacağız.

Bundan sonraki mücadele; küresel dayatmalara boyun eÄŸen odaklar ile milletimizin ve ülkemizin menfaatlerini ön planda tutan Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır.

İklim Kanunu, Maden Kanunu gibi Batı’dan ithal küreselcilerin uydurması kanunları kaldırıp atacağız Allah’ın izniyle.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Rezerv alan düzenlemesi gibi adlar altında milletin arazisine çöken anlayışı kaldırıp atacağız.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Toplumsal çöküÅŸün ve ahlaksızlığın en önemli göstergelerinden olan LGBT derneklerine ve faaliyetlerine son vereceÄŸiz.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Bundan sonraki mücadele; dış politikada tutarsız davranan, Amerika ve Avrupa BirliÄŸi kapısında beklemeyi dış politika zanneden anlayış ile Yeniden Büyük Türkiye vizyonunu ortaya koyan, ÅŸahsiyetli dış politika vizyonunu ortaya koyan Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır.

“Dünya 5’ten büyüktür” dediler, bütün bir dünyayı Trump’a teslim ettiler. Böyle diplomasi olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

“DeÄŸerli yalnızlık” dediler, Gazze’yi yalnızlığa terk ettiler.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Mazlumların umudu olan Türkiye’yi küresel geliÅŸmelere seyirci yaptılar.

İş baÅŸa düÅŸtü!

“KomÅŸularla sıfır sorun” dediler, bütün komÅŸularla sorunlu hale geldiler. Böyle diplomasi olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü.

DeÄŸerli KardeÅŸlerim, Aziz Millî GörüÅŸçüler,

Bizim için Kürt sorunu deÄŸil terör sorunu vardır.

Kürt kardeÅŸlerimiz bin senelik ayrılmaz parçamız ve kardeÅŸlerimizdir. Bireysel ve toplumsal hak ve özgürlükleri mutlaka güvence altına alacağız. Kürt kardeÅŸlerimizden esirgenen hakları kendilerine biz vereceÄŸiz. DoÄŸu’dan Batı’ya, Kuzey’den Güney’e topyekûn kalkınmayı saÄŸlayacağız. KardeÅŸlik ve eÅŸit yurttaÅŸlık bilinciyle tek vatan, tek millet, tek bayrak, tek devlet idealimizi güvence altına alacağız.

Erbakan Hocamızın ifadesinde olduÄŸu gibi: “Türk’ü Kürt’ten ayırırsan ortada ne Türk kalır ne de Kürt kalır. Ama Türk ve Kürt bir olursa karşısında ne Amerika durabilir ne İsrail durabilir.”

Bin yıllık kardeÅŸlik hukukumuzu bu ÅŸuurla güçlendireceÄŸiz. Birbirimize daha sıkı sarılacağız ve Siyonist fitnenin aramıza nifak tohumları ekmesine izin vermeyeceÄŸiz.

Bundan sonraki mücadele; insanlık Gazze’de soykırıma uÄŸrarken petrol vanalarını bile kapatamayan, ticareti dahi kesmekte tereddüt eden, üsleri, limanları kapatmayan, somut adım atmayan anlayış ile İsrail’e, iktidar olduÄŸu zaman anladığı dilden cevap verecek olan Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır.

“Kudüs kırmızı çizgimizdir” dediler. Petrol vanalarını bile kapatmadılar. Ticareti bile kesmekte tereddüt ettiler. Kürecik radar üstünü kapatmadılar. Böyle kırmızı çizgi olmaz! Böyle kardeÅŸlik olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

Söz veriyoruz: Gazze’deki Siyonist soykırıma karşı, Dünya Siyonizmi’ne karşı Kürecik Üssü’nü kapatarak, İncirlik Üssü’nü kapatarak, petrol vanalarını kapatarak, ticareti tam manasıyla keserek etkili ve caydırıcı yöntemlerle mücadele edeceÄŸiz.

Bundan sonraki mücadele; sürekli maÄŸduriyet üreten anlayış ile maÄŸduriyetleri çözmeye söz veren Yeniden Refah kadroları arasında olacaktır.

MaÄŸduriyetleri çözme iddiasıyla geldiler, yeni yeni maÄŸduriyetler icat ettiler. Böyle siyaset olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

Ezilenlerin gözyaşıyla siyaset yaptılar. GözyaÅŸlarını silmeyi unuttular. Böyle siyaset olmaz!

İş baÅŸa düÅŸtü!

Söz veriyoruz: Yeniden Refah iktidarında tüm maÄŸduriyetleri çözüme biz kavuÅŸturacağız.

-     Ataması yapılmayan öÄŸretmenlerimize kadro saÄŸlayacağız.

-    Kadrolu, sözleÅŸmeli ve ücretli öÄŸretmen ayrımını ortadan kaldıracağız.

-    Özel okullarda çalışan öÄŸretmenlerimiz için taban maaÅŸ uygulamasını hayata geçireceÄŸiz.

-    Kamu çalışanlarına verilip de tutulmayan ek gösterge sözlerinin gereÄŸini yerine getireceÄŸiz.

-    TaÅŸeronda çalışanları kadro güvencesine alacağız.

-    Emeklilikte kademe adaletsizliÄŸini ortadan kaldıracağız.

-  Süresiz nafaka uygulamasına son verip maÄŸdur olan eÅŸi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın güvencesine alacağız.

- Emniyet güçlerimizin, askerî personelimizin, güvenlik korucularımızın maaÅŸ ve özlük haklarını iyileÅŸtireceÄŸiz.

-    Staj ve çıraklığı sigorta baÅŸlangıcı sayacağız.

- Aylık baÄŸlama oranlarını düzenleyerek emeklilerimizi insanca yaÅŸam standartlarına kavuÅŸturacağız.

-   Fahri Kur’an kursu öÄŸreticilerine kadro güvencesi saÄŸlayacağız.

-  Akademisyenlerimizin akademik zam, norm kadro ve sözleÅŸmeli kadro maÄŸduriyetlerini gidereceÄŸiz.

-    Kamu mühendislerimizin maaÅŸ ve özlük haklarını olması gereken seviyeye çıkaracağız.

- Adil yargılama ve mahkeme kararlarının uygulanmasını bekleyen KHK’lıların maÄŸduriyetlerini ortadan kaldıracağız.

-  Yapı kayıt maÄŸdurlarının maÄŸduriyetlerini biz çözeceÄŸiz.

- Engelli istihdam oranını ve engelli maaşlarını olması gereken seviyeye getireceğiz.

- Cenab-ı Allah’ın izniyle Yeniden Refah iktidarında tüm bu maÄŸduriyetlere son noktayı biz koyacağız.

İş baÅŸa düÅŸtü!

Åžimdi sözlerimizin son bölümüne geldiÄŸimizde aziz milletimize buradan, Ankara’dan sesleniyoruz. On binlerce Millî GörüÅŸçü olarak sesleniyoruz:

Aziz milletimize Millî GörüÅŸ Sözü veriyoruz. Bütün bu vaatlerimizi Yeniden Refah iktidarında birer birer hayata geçireceÄŸiz. Bu sözümüze Millî GörüÅŸ’ün 50 senelik efsane hizmetlerini teminat gösteriyoruz.

Aziz milletimize söz veriyoruz: Türkiye’yi yeniden yaÅŸanabilir bir Türkiye yapacağız. Yeniden Büyük Türkiye yapacağız. Yeniden iÅŸ, aÅŸ, bolluk ve bereket olan bir Türkiye haline getireceÄŸiz. Bu sözümüze Millî GörüÅŸ’ün baÅŸlattığı ağır sanayi hamlesini teminat gösteriyoruz.

Söz veriyoruz: Bu sözlerimize Millî GörüÅŸ’ün Kıbrıs Barış Harekâtı ile tarihe attığı o imzayı kefil gösteriyoruz.

Söz veriyoruz: Bu sözlerimize Millî GörüÅŸ’ün İncirlik Üssü’nü kapatan ve aynı zamanda Çekiç Güç’ü kovan cesaretini teminat gösteriyoruz.

Söz veriyoruz: İktidara geldiÄŸimizde sizlere efendi deÄŸil hizmetkâr olacağız. Bu sözümüze Erbakan Hocamızın ve yol arkadaÅŸlarının millete hizmet yolunda ödemiÅŸ olduÄŸu ağır bedelleri teminat gösteriyoruz.

Ve ÅŸimdi de Millî GörüÅŸ’ün emektarlarına, emanetin sahibi olan kıymetli teÅŸkilatlarımıza sesleniyorum:

Sizlere, milletimizin dertlerini ve sıkıntılarını emanet ediyorum.

Sizlere, Erbakan Hocamızın ortaya koyduÄŸu Millî GörüÅŸ hedeflerini emanet ediyorum.

Sizlere, bu necip milletin izzetli ve onurlu bir yaÅŸam sürme hakkını ve mücadelesini emanet ediyorum.

Sizlere, Erbakan Hocamızın anlatırken gözyaÅŸlarını tutamadığı o küçük kız çocuÄŸunun umutlarını emanet ediyorum.

Türkiye’nin her köÅŸesinde sokak sokak, ev ev, kapı kapı dolaşıp Millî GörüÅŸ’ü anlatacağız. Milletimizin, İslam âleminin ve bütün insanlığın kurtuluÅŸunun ancak Millî GörüÅŸ’le olabileceÄŸini anlatacağız.

Kıymetli TeÅŸkilatlarımız, Kadın Kollarımız, Gençlik Kollarımız, Ak Saçlılarımız, Aksakallılarımız…

Sizlere merhum Fehim Adak aÄŸabeyimizin devlet imkânlarını kullanırken gösterdiÄŸi o asil duruÅŸu emanet ediyorum.

Sizlere merhum Ahmet Tekdal aÄŸabeyimizin ÅŸartlar ne olursa olsun haktan ve hakikatten yana duruÅŸunu emanet ediyorum.

Sizlere merhum Süleyman Arif Emre aÄŸabeyimizin davasına olan aÅŸkını ifade ettiÄŸi ÅŸu mısralarla seslenmek istiyorum:

“Bir noktada sükût eden sır gibi

Saniyede gizlenen asır gibi

Kalbimdesin.

Sevdalar söndürmeyen âh gibi

Izdırâbı kuÅŸatan sabah gibi

Kalbimdesin.

Karanlıkta dahi görünen göz gibi

Ölsem bile dönmediÄŸim söz gibi

Kalbimdesin.

Gecelere gündüzlere eÅŸ gibi

Ebediyyen sönmeyen güneÅŸ gibi

Kalbimdesin.”

Sizlere Åžehit Adnan Demirtürk aÄŸabeyimizin “geriye dönüÅŸ yok, yılmaz, yorulmaz bir azimle çalışmaya devam edeceÄŸiz” diyerek ortaya koyduÄŸu mücadele azmini emanet ediyorum.

Sizlere Åžehit Mehmet Bedri İncetahtacı aÄŸabeyimizin “ölümü öldüren teslimiyetini” emanet ediyorum.

Sizlere Hatice Nermin Erbakan annemizin dava şuurunu ve sabrını emanet ediyorum.

Sizlere merhum Erbakan Hocamızın “malıyla ve canıyla cihat eden bir Müslüman olarak anılmak isterim” diyerek ortaya koyduÄŸu dava ÅŸuurunu emanet ediyorum.

Sizlere merhum Erbakan Hocamızın giydiÄŸi ve hepimize giydirdiÄŸi o ÅŸerefli Millî GörüÅŸ gömleÄŸini emanet ediyorum.

Bu emanetlere sahip olarak gece gündüz canla baÅŸla çalışacağız.

Milletimize verdiÄŸimiz sözlerimizi ve o sözler için gösterdiÄŸimiz teminatlarımızı, kefaletlerimizi daima aklımızda ve yüreÄŸimizde taşıyacağız.

Ve bu uÄŸurda Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorununun olmadığı bilinciyle iman, azim ve aÅŸkla çalışacağız.

Åžimdi sözlerimi noktalarken sizlere soruyorum:

Bu meÅŸakkatli yolculukta gecenizi gündüzünüze katarak canla baÅŸla çalışmaya var mısınız?

Var mısınız?

Her zaman ve her ÅŸart altında benimle birlikte Millî GörüÅŸ yolunda yol almaya hazır mısınız?

Hazır mısınız?


Öyleyse sizleri manevi kılıçlarımızı çekerek Millî GörüÅŸ Yeminini, Erbakan Hocamızın yeminini yapmaya davet ediyorum. Ama öyle bir yemin yapacağız ki sadece Ankara deÄŸil, sadece Türkiye deÄŸil, bütün İslam âlemi ve insanlık da sesimizi duyacak.

Buyurun başlıyoruz:

Milletimizin refahı, saadeti ve selameti için…

Yeniden Refah Partimizin en büyük zaferleri için…

YaÅŸanabilir bir Türkiye için…

Yeniden Büyük Türkiye için…

Yeni bir dünyanın kurulması için…

Bugüne kadar olduÄŸu gibi bundan sonra da canla baÅŸla çalışacağıma söz veriyorum.

Allah sizlerden razı olsun.

Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.

Kongremiz hayırlı olsun.

Gazamız mübarek olsun.

Allah’a emanet olun.

SaÄŸ olun, var olun.

Dr. Fatih ERBAKAN

Yeniden Refah Partisi

Genel Başkanı

İstanbul Milletvekili

 

Yayın Tarihi: 18 Kasım 2025 | Yayın Saati: 17:32:06