
'Doğu Akdeniz'de en ufak hakkımızdan taviz vermeyiz'
Genel BaÅŸkanımız Dr. Fatih Erbakan, millî meselelerde her zaman devletimizin ve hükümetimizin yanında olduÄŸumuzu belirterek "Türkiye olarak Yunanistan’ın oldubittilerine geçit vermemiz, Ege ve DoÄŸu Akdeniz’de en ufak hakkımızdan taviz vermemiz söz konusu dahi olamaz." ifadelerini kullandı.
Genel BaÅŸkanımız, yaptığı yazılı açıklamada DoÄŸu Akdeniz ve Ege'de Yunanistan ile yaÅŸanan gerginliÄŸin aslında Batılı devletlerin Yunanistan’ı maÅŸa olarak kullanarak Türkiye’yi siyasi ve ekonomik olarak köÅŸeye sıkıştırma planının bir parçası olduÄŸunu belirtti.
'DoÄŸu Akdeniz'de Türkiye'ye 572 yıl yetecek enerji kaynağı var'
Genel BaÅŸkanımız, ABD Jeolojik AraÅŸtırmalar Merkezi'nin 2010 yılında yayınlanan raporunda açıkladığı DoÄŸu Akdeniz’deki Levant Havzası’nda 3,45 trilyon metreküp doÄŸalgaz ve 1,7 milyar varil petrol tahminini hatırlatarak, "Son dönemlerde küresel güçler, Türkiye’nin yaklaşık 572 yıllık, Avrupa’nın ise 30 yıllık doÄŸal gaz ihtiyacını karşılayabilecek düzeydeki DoÄŸu Akdeniz enerji kaynaklarını kontrol altında tutabilmek amacıyla Türkiye’yi bu kaynaklardan uzak tutma çabası içerisindedirler." ÅŸeklinde konuÅŸtu.
'AA çalışanlarının hedef gösterilmesini ÅŸiddetle kınıyoruz'
Yunanistan'ın Meis Adası'na tamamen hukuksuz ve hadsiz bir ÅŸekilde uluslararası hukuk ve anlaÅŸmaları çiÄŸneyerek asker konuÅŸlandırmasının kabul edilemez olduÄŸunu da vurgulayan Erbakan, Yunan makamlarının AA çalışanlarını faÅŸist bir internet sitesi eliyle hedef göstermelerini de sert bir ÅŸekilde kınadığımızı ifade etti.
Erbakan Hocamız öncülüÄŸünde Yunanistan'a gereken cevap verilmiÅŸti
Yunanistan'ın bu ilk ihlalinin olmadığını belirten Genel BaÅŸkanımız Dr. Fatih Erbakan, "Yunanistan, 1995 yılında da benzer ÅŸekilde karasularını 12 mile çıkarma çabası içerisine girmiÅŸ, o dönem TBMM’nde yer alan Erbakan Hocamız’ın büyük çabaları sonucu tüm siyasi partilerin ortak deklarasyonu ile böyle bir hamlenin savaÅŸ nedeni olacağı belirtilince Yunanistan o günden beri böyle bir adım atamamıştır." dedi.
'Batı bir kez daha gerçek yüzünü göstermiÅŸtir'
'Tüm bu geliÅŸmeler olurken, ABD ve AB ülkelerinin kayıtsız ÅŸartsız Yunanistan’ın yanında yer almaları bizlere Batı'nın gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi' diyen Genel BaÅŸkanımız, ABD'nin uzun yıllardır KKTC ve GKRY’ye uyguladığı silah ambargosu politikasını tek taraflı deÄŸiÅŸtirmesini de ABD’nin, stratejik ve siyasi öneminin yanı sıra Kıbrıs adasının çevresindeki zengin doÄŸalgaz ve petrol rezervleri nedeniyle bu bölgeye ilgisinin ve bu konuda yeni stratejiler geliÅŸtirmeye çalışması olarak yorumladı.
'Hükümetimiz DoÄŸu Akdeniz'de oldubittiye izin vermemelidir'
Genel BaÅŸkanımız sözlerini ÅŸöyle sürdürdü:
"Türkiye’nin enerji güvenliÄŸi bakımından DoÄŸu Akdeniz’de hakkı olan enerji kaynaklarına sahip çıkması büyük önem arz etmektedir. Hükümetimiz DoÄŸu Akdeniz’de oldubittiye getirilmeye çalışılan hiçbir haksız ve dayatmacı politikaya prim vermeyerek Türkiye'nin milli menfaatlerini öncelemelidir. Ülke olarak ticaretimizin %80’i deniz yolu üzerinden yürütülmektedir, bu nedenle Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarma çabalarının mutlak suretle boÅŸa çıkarılması gerekmektedir. Bununla birlikte Türkiye’nin DoÄŸu Akdeniz’e kıyısı olan tüm Müslüman ülkelerle sorunlarını gidermesi ve iÅŸbirliÄŸine gitmesi kaçınılmazdır. Bizim söz konusu Müslüman ülkelerle iÅŸbirliÄŸi içinde olmamamız Batı’nın, Yunanistan’ın ve GKRY’nin planlarını yürütmesine katkı saÄŸlamaktadır. DoÄŸu Akdeniz’deki son geliÅŸmeler Milli GörüÅŸ’ün yıllardan beri savunduÄŸu her türlü tavizden uzak Kıbrıs politikasının önemini bir kez daha ortaya koymuÅŸtur. Kıbrıs konusunda verilebilecek herhangi bir taviz DoÄŸu Akdeniz’deki etkinliÄŸimizi de derinden etkileyecektir.