GENEL BAŞKAN YARDIMCIMIZ DOĞAN BEKİN'İN AÇIKLAMASI

DOĞU AKDENİZ’DE DENGE UNSURU OLABİLMEK 

 

Doğu Akdeniz’de yaşanmakta olan gerginliğin bir an önce sona ermesi ve tüm ülkelerin birbirlerinin egemenlik haklarına riayet etmeleri artık kaçınılmazdır. Gerilim politikalarının hiç kimseye fayda getirmeyeceği, aksine kırılgan olan dengeleri altüst edeceği gayet aşikârdır.

 

Türkiye ile Doğu Akdeniz’e kıyısı bulunan ülkeler arasında askeri ve siyasi güç asimetrisi kıyası ile mahşerin süvarileri tarafından ülkemiz bir girdabın içerisine doğru süratle çekilmeye çalışılıyor.Ortadoğu'nun yeni çehresi yeniden şekillendirilmeye çalışılırken, özellikle oyun kurucu bölgesel pivotal güç olarak son derece stratejik nirengi noktası konumunda olan Türkiye'nin, büyük devlet olma geleneği gereği son gelişmelere karşı ihtiyatlı politik kararlar içerisinde olması son derece büyük önem arz etmektedir.

 

Bu bağlamda, 54.Hükümetin Başbakanı Prof.Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın: “Toprak ayağımızın altından kayıyor ve Suriye ve Irak'tan sonra sıra İran ve Türkiye’ye gelecek” şeklindeki kaygılarının da göz önünde tutulması dikkate alınması gereken son derece önemli bir tespit niteliğindedir.

 

Bu nedenle, içteki ağır ekonomik sorunları dış politik sorunlarla eklemleyerek unutturmak yerine, gerçekçi, yapıcı ve yol gösterici politikalara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duymak durumundayız.

 

Elbette ki, Doğu Akdeniz’de yaşanmakta olan krizde Türkiye'nin âli menfaatleri her şeyin üstünde olmalıdır. Dış politikadaki ana ilkemiz; “ne tehditkâr, ne de tavizkar” düzlemli retoriğe bağlı sulh u salâh politikalar içerisinde olmak gerekir düşüncesindeyiz.

 

Doğan BEKİN

Genel Başkan Yardımcısı