Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’nin Kıbrıs’ta İşgalci Güç Olarak Gösterilmesini Şiddetle Red Ediyoruz.

Türkiye’yi Kıbrıs, Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de uluslararası boyutta sıkıştırmaya yönelik ABD ve AB payandalı Yunan ve GKRY politikalarının son dönemlerde iyice yoğunluk kazandığını görmek mümkündür. Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu tarafından 8 Temmuz 2026 tarihinde alınan skandal karar bunun en tabii göstergesi niteliğindedir.

 

Avrupa Parlamentosu’nun 8 Temmuz 2026 tarihli Genel Kurulu’nda Yunan Milletvekili Eleonora Meleti’nin raportörlüğündeki “1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri” başlıklı kararının 575 kabul, 33 ret ve 43 çekimser oyla kabul edilmesi ve Türkiye’nin işgalci güç olarak tanımlanması son derece vahim bir gelişmedir.

 

Şöyle ki, Türkiye ve Yunanistan başbakanları tarafından 11 Şubat 1959 tarihinde imzalanan belgeler ve 19 Şubat 1959’da Londra’da Birleşik Krallık Başbakanı Maurice Harold Macmillan, Yunanistan Başbakanı Konstantinos Karamanlis ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı tarafından imzalanan Zürih Antlaşması ve diğer belgeler, Kıbrıs konusundaki bağlayıcı nitelikteki temel anlaşma metinlerini oluşturmaktadır.

 

Türkiye ve Yunanistan başbakanları tarafından 11 Şubat 1959’da Zürih’te imzalanan belgeler ve buna bağlı olarak 19 Şubat’ta Türkiye, Birleşik Krallık ve Yunanistan başbakanları arasında imzalanan anlaşma ile garantörlük hakkını kullanarak 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı’nı oluşturmuştur. Söz konusu anlaşmanın tarafı olmayan ülkelerin ve Avrupa Parlamentosu’nun kararları bağlayıcı nitelikte değildir.

 

Yunanistan, AB’nin desteğiyle Türkiye’nin aleyhine gelişme gösteren bu adımları atarken, Adalar Denizi’nde Türkiye’nin aleyhine olan MEB ve Kıta Sahanlığını da bu çerçevede yeniden şekillendirmeye çalışmaktadır.

 

Ne yazık ki, uygulamakta olduğu “Ankebut Siyaseti” ile adım adım Türkiye'yi oldu bitti ile karşı karşıya bırakarak tuzağa çekmeye çalışan Yunanistan karşısında hamaset siyasetinin olası sonuçlarının 1897 Teselya örneğinden dersler çıkarmak vasıtasıyla çok iyi hesaplanması gerekir düşüncesindeyiz. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in; sürekli olarak Türkiye’yi imlemek suretiyle dile getirmeye çalıştığı “Yunanistan'ın, bir NATO müttefiki tarafından egemenliği sorgulanacak şekilde tehdit edilmesi kabul edilemez” şeklindeki açıklamalarını da bu bağlamda düşünmekte fayda görüyoruz.

 

Sonuç olarak, 6-7 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nden bir gün sonra Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu tarafından alınan ve Türkiye’yi işgalci güç olarak gösteren Türkiye aleyhtarı kararın tesadüfi olmadığını ifade etmek isteriz.

Yayın Tarihi: 13 Temmuz 2026 | Yayın Saati: 15:10:02