Adalet İçin Refah’ta Birleşiyoruz

 

Genel Başkanımız Dr. Fatih ERBAKAN’ın, Sosyal İşler Başkanlığımızın düzenlediği ve 100’ün üzerinde STK’nın katıldığı “Adalet için Refah’ta Birleşiyoruz” programında yaptığı konuşması: 

Ülkemizin Çeşitli İllerinden Gelen STK Başkanları ve Temsilcileri,

Kıymetli Misafirler,

Yeniden Refah Partisi Sosyal İşler Başkanlığımızca tertip edilen “Adalet için Refah’ta Birleşiyoruz” temalı toplantımıza hoş geldiniz diyorum.

Milli Görüş Hareketi, 1969 yılında Merhum Liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın Konya’dan bağımsız milletvekili olmasıyla Türk siyasi hayatında yerini almıştır. Aradan geçen 54 senede, özellikle iktidar ortağı olunan dönemlerde “Yönetimde adaleti, Paylaşımda adaleti, Yargıda adaleti” sağlamak üzere her dönem hatırlanan en hayırlı hizmetlerin yapılmasına vesile olmuş ve aziz milletimizin teveccühüne mazhar olmuştur. Belediyelerde, milletimizin derdine derman olacak en hayırlı hizmetlerin yapılmasına vesile olmuştur. Sadece merkezi hükümette ve yerel yönetimlerde iktidarda olduğu dönemlerde değil, muhalefette olduğu dönemlerde de hayra vesile olan, şerre fren olan bir siyasi hareket olarak Milli Görüş Hareketi, en hayırlı hizmetleri gerçekleştirmiştir.

İşte 54. Hükümette yapılanlar hepinizin malumudur. Hepimizin zihinlerinde işçiye, memura, emekliye, %100, %200, Bağ-Kur emeklisine %320’ye varan maaş zammını Merhum Erbakan Hocamızın başbakanlığı döneminde Milli Görüş hayata geçirmiştir. 100 alan Bağ-Kur emeklisi, bir sonraki ay 420 almıştır. İşte %320 oranında zam bu anlama gelmektedir. Buna inanamayıp, bankalara “yanlış para verdiniz” diyerek iade etmek isteyen Bağ-Kur emeklileri olmuştur. Uluslararası kuruluşların da açıkladığı üzere, verilen bu maaş zamları, sadece Türkiye’de değil, Dünya’da başka herhangi bir hükümet tarafından verilmemiştir. Bu bakımdan dar gelirlinin refah seviyesinin ve alım gücünün artırılmasında Milli Görüş, Dünya şampiyonudur.

Özlük hakkı iyileştirmeleri, 54. Hükümette engellilerimize yapılan hizmetler, engelli istihdam oranının artırılması ve daha nice hizmetler, bununla beraber, D8 ve D60’ın kurulması, yeni bir dünya, adil bir dünya yolunda atılan en önemli resmî adımdır. Kamu Tek Hesabı, Denk Bütçenin gerçekleştirilmesi…. Tüm bu hizmetler yapılırken, vatandaşımızın refah seviyesi ve alım gücü artırılırken, kaynaklar vergilerle sağlanmamıştır. İşçiye, memura emekliye verilen bu maaş zamları; borçsuz, zamsız, vergisiz yapılmış, milli kaynak paketleri harekete geçirilerek, rantiyeye ve dış güçlere milyarlarca Dolar faiz kurtarılarak asıl sahibi olan millete aktarılmıştır. Yani bu hizmetler, millete yük yüklemeden yapılmış, vatandaşın bir cebine koyarken, diğer cebinden alınarak yapılmamıştır. Paylaşımda adaletin, Yönetimde adaletin, en güzel örneğini 54. Hükümette Milli Görüş ortaya koymuştur. İstihdam sorununa ve dış ticaret açığına çare olarak,  1976-77 yılındaki ağır sanayi hamlesi Milli Görüş tarafından hayata geçirilmiş, Cumhuriyet tarihinin en önemli sanayileşme ve kalkınma hamlesi 200’den fazla sanayi tesisinin temeli atılarak gerçekleştirilmiştir. Milli Görüş’ün efsane hizmetlerini saymakla bitirmemiz mümkün değildir. Bütün bu hizmetlere baktığımızda, milletimizin yaşadığı mağduriyetlerin daima Milli Görüş iktidarlarında çözüme kavuşturulduğunu görüyoruz.

Milli Görüşün yegâne temsilcisi Yeniden Refah Partimizi de, bundan 5 yıl önce 2018 yılında kurulmuş olmasına rağmen, TBMM’de yer almamasına rağmen, yeni kurulmuş bir parti olarak milletimizin sorunlarına eğilmiş ve bu mağduriyetlerin duyulmasında milletimizin gür sesi haline gelmiştir. EYT mağduriyetlerinin kısmen de olsa giderilmesinde, Ayasofya Camiin ibadete açılmasında, dış güçlerin LGBT projesine karşı toplumsal farkındalığın oluşturulmasında, süresi nafaka konusunda, yuva yıkan 6284 sayılı kanun noktasında, milletimizin özellikle de çocuklarımızın, gelecek nesillerimizin ne olduğu belli olmayan sıvılarla aşılanmasına karşı pandemi döneminde yapılan çalışmalarda Yeniden Refah Partimizin farkı fark edilmiş, milletimizin gür sesi ve çözüm odağı haline gelmiştir. Yine milletimizin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, işçimizin ve memurumuzun alacağı refah payı gibi hususlarda da milletimizin gür sesi olmuştur.

Bunun gerçekleşmesinin sebebi aslında üç temel hususa dayanmaktadır.

Birincisi; Milli Görüş demek, “halka hizmet, hakka hizmettir” anlayışına sahip olmak demektir. Yani  bu hizmetlerin, mağduriyetlerin giderilmesinin Milli Görüşçüler tarafından bir ibadet olarak görülmesi demektir.

İkincisi; Milli Görüş demek “ahiret öncelikli siyaset” demektir. Ahiret öncelikli siyaset demek, “bu dünya için yapacak birşeyi olmayan siyaset” demek değildir! Ahiret öncelikli siyaset yaparsanız, bu dünyayı da imar ve inşa edersiniz, bu dünyada da insanlara faydanız olur. Ahiret öncelikli siyaset yapmazsanız, kendi isminize, kendi cebinize, kendi nefsinize çalışırsınız. Böyle olunca da mağdurlara, insanlığa bir faydanız olmaz, kendinize faydanız olur.

Üçüncüsü, Milli Görüş demek “siyasetin ticaret olarak değil, ibadet olarak yapılması” demektir.

İşte Milli Görüşün başarısı ve insanlığa faydası, efsane hizmetleri gerçekleştirmesi, sahip olduğu bu siyaset anlayışından kaynaklanmaktadır.

 

Kıymetli Misafirlerimiz,

Bizim 14 Mayıs Genel Seçimlerinde, Cumhur İttifakı’na vermiş olduğumuz destek, herhangi bir pazarlık karşılığında olmamıştır. Yeniden Refah Partisi olarak, makam, mevkii, milletvekilliği pazarlığı yapmadık. Ortaya koymuş olduğumuz protokolle, milletimizin maddi ve manevi sıkıntılarının giderilmesini şart olarak ortaya koyduk. Ekonomik alanda, sosyal alanda ve dış politika alanında ülkemizin, milletimizin, insanlığın faydasına olacak adımları, bu mutabakat metnine koyduk ve bunların imzalanmasıyla bu desteği sağladık. Bundan sonra da bu mutabakat metnindeki maddelerin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz, doğruya doğru yanlışa yanlış demeye devam edeceğiz. Her zaman söylediğimiz gibi “bizim kimseye diyet borcumuz yoktur, bu millete hizmet borcumuz vardır.”

“Hayra motor, şerre fren” olma hassasiyet ve gayretimizden, milletimizin derdine derman olma amacımızdan asla vazgeçmeyiz. Bu sözün gereğini hiç kimsenin şüphesi olmasın ki Gazi Meclisimizde de, Meclis dışında da hakkı ile yerine getiriyoruz, getirmeye de devam edeceğiz.

 

Kıymetli STK Temsilcilerimiz ve Değerli Basın Mensuplarımız,

Ak Parti iktidarlarına 22 senelik kesintisiz bir iktidar süresi nasip oldu. Bu Cumhuriyet tarihimizde başka hiçbir siyasi partiye nasip olmayan bir süredir. Bu sürede, Ak Parti istediği kadar zamana ve yetkiye milletimiz tarafından sahip kılınmıştır. Burada hiçbir mazeretin, hiçbir gerekçenin arkasına sığınmadan milletimizin derdine derman olacak ve taleplerini yerine getirecek adımları atmaları gereklidir.

Son 22 sene boyunca, yaşadığını ifade ettiği tüm mağduriyetlerde, Ak Parti milletimize başvurdu ve milletimiz tarafından Ak Parti’nin mağduriyeti giderildi. En büyük destek, seçimde, sandıkta kendilerine verildi. Böyle bir noktada, bugün ülkemizin çeşitli kesimlerinin yaşadığı mağduriyetlere kulak tıkaması asla kabul edilemez. Yaşadığı her mağduriyette milletine başvuran bir siyasi partinin, vatandaşının yaşadığı mağduriyetleri görmezden gelmesi asla kabul edilemez.

Elbette Ak Parti iktidarları, mağduriyetlerin giderilmesi için birtakım adımlar attılar. Ancak halen giderilmemiş olan çok sayıda sorun, çözüm bekleyen mağduriyetler vardır. Ayrıca bu mağduriyetlerin giderilmesi için atılan adımlar da maalesef yeni mağduriyetlere yol açmıştır. Örneğin; EYT çözüme kavuşturulurken, 1 günle 17 yıl gibi emeklilik bekleme süresi oluşmuştur. Bununla birlikte, staj ve çıraklık mağdurları, 2000’liler gibi yeni mağdur gruplarının oluşması, kadına yönelik şiddeti önlemek isterken, erkeklerin ve çocukların mağdur edilmesi… Son genel seçimler sonrasında maaşlara zam yapıp, milletin alım gücünü artırayım derken, hemen akabinde KDV’ye ve ÖTV’ye yapılan artışlar, akaryakıta yapılan zamlar, böylece yapılan maaş zamlarının daha milletimizin eline geçmeden buhar olup gitmesi… Maalesef söylediğimiz bu gerçeğe işaret etmektedir.

Mağduriyet gidereyim derken yeni mağduriyetler oluşturulmuştur. Aynı zamanda da bugün de burada 100’ün üzerinde STK’nın bulunmasıyla görüldüğü gibi çözülmemiş olan dünya kadar sorun ve mağduriyet devam etmektedir.

 

Kıymetli Misafirler,

Muhalefet Partilerinin, bu mağduriyetlere karşı tutumu da iktidardan farklı değildir.

Başta Ana Muhalefet Partisi CHP başta olmak üzere, kendisini mağduriyetlerin çaresi gibi göstermeye çalışmasına rağmen, gerçeğin böyle olmadığını da açık bir şekilde görmekteyiz. CHP’nin, 2019 yerel seçimlerinde kazanmış oluğu belediyelerde, söylemlerinin tam tersi bir yaklaşımla yeni mağduriyetler oluşturduğuna şahitlik ediyoruz. Örneğin; CHP’nin, bizzat genel başkanının ağzından “belediyelerde işten çıkarma mağduriyetlerine, adamcılığa son vereceğiz, ayrımcılığa, ötekileştirmeye son vereceğiz” demeleri, ancak maalesef başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere birçok belediyede işten çıkarmalarla yeni mağduriyetler oluşturulduğunu görüyoruz. Her seçim öncesinde, ülkemizin kanayan yarası olan “taşeron işçi sorununu” çözeceğini iddia etmelerine rağmen, 2019 yılında kazandıkları belediyelerde, aradan 4 seneden fazla zaman geçmesine rağmen, taşeron sorununu çözmediklerini açık bir şekilde görüyoruz.

“Kentsel Dönüşüm” diyenlerin, “konut sorununu çözeceğiz” diyenlerin, 4 seneden fazla zamandır yüzlerce belediyelerinde bu sorunları maalesef çözemediklerini açık bir şekilde görüyoruz.

“Ulaşım ücretlerini sembolik hale getireceğiz, hatta ulaşımı ücretsiz hale getireceğiz” sözü verenlerin 4 senede ulaşıma %200’ün üzerinde zam yaptığını üzülerek görüyoruz. Benzer oranlarda suya zam yaptıklarını görüyoruz.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde, Dolar cinsinden yıllık %10,75 faizle borçlanıp, “dünya dolarla borçlanma faiz rekorunu kırıp ve bu borcun bedelini de 16 milyon İstanbullu’ya ödettiklerini görüyoruz.

Milletimiz de bütün bu gerçeklerin farkındadır ve çözümün adresinin malum muhalefet partileri olmadığını bilmektedir.

Kıymetli Misafirlerimiz,

TBMM’nin Ekim ayında açılması ve yeni yasama yılına başlamasıyla birlikte, siyaset kurumunun çözmesi gereken çok önemli sorunlar bulunmaktadır. 

·        Uzman Çavuşlarımızın Kadro ve Özlük Haklarında gerekli iyileştirmeleri yapılması,

·        Güvenlik Korucularımızın, maaş ve özlük haklarını iyileştirilmesi,

·        Polislerimizin, itfaiyecilerimizin, İnfaz koruma memurlarımızın ve bekçilerimizin maaş ve özlük haklarında iyileştirilme yapılması, görev başında vefat eden itfaiyecilerimizin şehit statüsüne alınması,

·        Ayırt etmeksizin tüm taşeronlarımızın yasal düzenleme ile kadroya alınması,

·        Atama hakları ellerinden alınan 2020 KPSS Karma Atama mağduru 15 bin öğretmenimize ek atama hakkı verilmesi,

·        Planlı 150 bin öğretmen atamasının yapılması,

·        Özel okullarda çalışan öğretmenlerimizin Öğretmenlik Meslek Kanunu Kapsamına alınması ve Taban Maaş uygulamasına geçilmesi,

·        Özel kreşlerde asgari ücretin altında çalıştırılan uzman ve öğretmenlerin haklarının gözetilmesi,

·        Yoksulluk sınırının altında maaşlarla çalışan akademisyenlerimize ek zam yapılması,

·        Tüm kamu çalışanlarına ve emeklilerini 3600 ek göstergenin verilmesi,

·        Diploma denkliği için bekleyen 104 bin vatandaşımızın denklik probleminin çözülmesi,

·        Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerimizin atanma sorunlarının çözülmesi,

·        Fahri Kur'an Kursu Öğretmenlerimize daimi kadro verilmesi,

·        Kamu Mühendislerinin maaşlarında düzenlemenin yapılması,

·        Staj ve çıraklığın sigorta başlangıcı sayılarak EYT kapsamına alınması,

·        2000 sonrası sigortalılarımızın emeklilik yaşı ve prim günlerinde düzenleme yapılması,

·        Yardımcı Hizmetler Sınıfını kaldırılarak, Genel İdari Hizmetler ve Teknik Hizmetler Sınıfına Geçirilmesini sağlayacağız.

·        TYP (Toplum Yararına Projeler) kapsamında, İŞ-KUR tarafından istihdam edilen ve hizmet süreleri sona eren vatandaşlarımızın iş sahibi yapılması,

·        Tayinlerde aile bütünlüğünü sağlayıcı düzenlemelerin yapılması,

·        Kamuya alımlarda mülakatların kaldırılması

·        Başıboş köpeklerin sokaklardan toplanıp barınaklara yerleştirilmesi,

·        Süresiz nafaka mağduriyetinin giderilmesi,

·        6284 sayılı kanunda ve Medeni Kanunda aile bütünlüğünü tehlikeye sokan maddelerin revize edilmesi

·        Emeklinin ve çalışanın yaşanabilir bir gelir seviyesine kavuşturulması

gibi birçok mağduriyet siyasetçilerin çözümünü beklemektedir.

Bugün burada bu toplantıyı yapmamızın nedeni de asıl olarak budur. Saymakla bitiremeyeceğimiz bu mağduriyetlerin bir an önce çözüme kavuşturulması gereklidir.

Ben buradan Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı olarak,

Tüm siyasi partilere sesleniyorum!

Şeyh Edebalı’nın “İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın!” sözünü dilinden düşürmeyenlere sesleniyorum.

İktidarından muhalefetine, kendisini bu mağduriyetlerin çözüm merkezi olarak gösterenlere sesleniyorum.

Mağdur vatandaşlarımızı sadece seçim arifesinde hatırlayıp onları oy deposu olarak gören ve onları sadece seçim malzemesi olarak kullananlara buradan sesleniyorum.

Seçimden sonra, seçildikten sonra onları unutan ve kapılarının önünden dahi geçmeyenlere sesleniyorum!

Artık milletimizin mağduriyetlerine kulak verme vaktidir. Artık samimiyetimizi gösterme vaktidir.

Milletimiz, bu mağduriyetleri gidermek üzere, derdine derman olalım diye sizleri ve bizleri seçmiştir. Ekim ayında TBMM’nin açılmasıyla birlikte, bu sorunları mutlaka çözüme kavuşturmamız gereklidir.

Bizler açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz, Yeniden Refah Partisi olarak, “milletimizin sorunları çözülsün de kim çözerse çözsün” anlayışına sahibiz. Bu nedenle gerek çözüm önerilerinin üretilmesi, kanun tekliflerinin verilmesi, gerekse bu kanunlarla ilgili meclis çoğunluğunun sağlanması için iktidara destek olacağımızın açık bir şekilde sözünü veriyoruz. Yeter ki iktidar, gerçekten bu mağduriyetlerin çözümüne niyet etsin, bu yönde adımlar atsın.

Genel seçim öncesinde, halkımızın yaşadığı mağduriyetlerle ilgili hangi noktada isek, bugün de aynı noktadayız, mağduriyetleri unutmadık. Vatandaşlarımızın taleplerini, serzenişlerini unutmadık. 5 milletvekilimizi Milli Görüş ruhuyla 50 milletvekili gibi çalıştıracak ve bu mağduriyetlerin çözüme kovuşturması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz inşallah.

 

Dr. Fatih ERBAKAN

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı

 

 

 

Yayın Tarihi: 28 Ağustos 2023 | Yayın Saati: 16:17:12