
ABD Ordusu Genelkurmay Başkanı Randy George, Eğitim ve Dönüşüm Komutanlığı Generali David Hodne ve Ordu Baş Din Görevlisi Tümgeneral William Green Jr.'nin ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth tarafından görevden alınmaları üzerinde durulması gereken önemli bir gelişmedir.
Benzer şekilde, Kore Savaşı sırasında sivil otorite ile askeri komuta arasındaki derin anlaşmazlığın bir sonucu olarak General Douglas MacArthur’un 11 Nisan 1951'de dönemin ABD Başkanı Harry S. Truman tarafından görevden alınması ABD Genelkurmay Başkanı Randy George’un Trump idaresi tarafından görevden alınmasıyla büyük benzerlik oluşturmaktadır.
Basın organlarına yansıyan ABD istihbaratına göre, İran hâlâ füze fırlatma rampalarının % 50’si ve tek yönlü saldırı dronlarının yarısını elinde tutuyor olması, ayrıca kıyı savunma amaçlı seyir füzelerine büyük ölçüde dokunulmaması ve İran politikasındaki başarısızlığının ABD Genelkurmay Başkanı Randy ve kuvvet komutanlarına fatura edildiğini görmek mümkündür.
Bu gelişme ABD Başkanı Trump’ın İran konusundaki politikasının ne kadar tutarsız olduğunu gösteriyor. Bu başarısızlık Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçiş güvenliği için NATO müttefik ülkelerinden destek istemesinin arka planını ortaya koymaktadır. NATO müttefiki ülkelerin Trump'ın İran’a yönelik saldırılarına karşı çıkmaları ve Hürmüz Boğazı'ndan petrol akışının güvenliğinin sağlanması konusunda isteksiz kalmaları bu kirli savaşta bir şeylerin çok yanlış gittiğini ortaya koymaktadır.
Bütün bu gelişmelerden sonra ABD Başkanı Trump’ın “Ulusa Sesleniş” konuşmasında: "Önümüzdeki 2-3 hafta içinde onlara çok sert bir darbe indireceğiz. Onları ait oldukları taş devrine geri göndereceğiz," şeklindeki açıklaması içinde bulunduğu açmazın ve öfke patlamasının yansıması niteliğini taşımaktadır.
Ez cümle, ABD’nin İran ile yaşadığı sorunu diplomatik seçenekleri tükettikten sonra kuvvet kullanma yoluna gitmesi sonucu ortaya çıkan hesap hatası, “bumerang etkisi” ile ABD iç politikasını yeniden şekillendirmeye başlayacaktır. Nitekim ABD Başkanı Trump’ın 2-3 haftaya kalmaz geri çekileceklerine dair açıklamada bulunması bunun nitel göstergesidir.
İsrail ise savaşın sonlandırılmasına karşı çıkarak, Gazze’de olduğu gibi saldırgan politikasını zamana yayarak savaşın daha geniş bir alana yayılması ve başta Körfez ülkeleri olmak üzere diğer ülkeleri de içine alacak şekilde yeni metaforlar oluşturarak bölge ülkelerinin zayıflatılmasını hedeflemektedir.