ABD, İslamabad Mutabakatı’na Geri Dönecek mi?”

İran'ın kuzeyde Hazar Denizi'nden güneyde Basra Körfezi ve Umman Denizi'ne kadar uzanan yaklaşık 2.500 kilometre uzunluğunda bir sahil şeridine sahip olduğunu göz ardı etmeden, Hürmüz Boğazı sorununun İran ve Umman’ın ortak muvafakatı olmadan kalıcı çözümün salt ABD baskılarıyla çözüme kavuşturulması asla mümkün değildir.

 

ABD Başkanı Trump’ın Umman üzerinde baskı kurarak tek taraflı geçiş koridoru konusunda diretmesi ve İran ile imzaladığı ‘Mutabakat Zabtı’na sadık kalmayarak İran’a saldırı başlatması ve onlarca masum insanın ölümüne sebep olması uluslararası hukukun temel ilkelerinin açık ihlali olup, kabul edilebilir bir durum değildir.

 

Bu konuda İran’ın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığının korunması başta ülkemiz olmak üzere tüm bölge ülkelerinin önceliği olması kaçınılmazdır. ABD Başkanı Trump’ın diplomasi geleneğinden uzak bir anlayışla Hürmüz Boğazı üzerinde hak iddiasında bulunması son derece vahim bir gelişmedir.

 

İran Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin ifade ettikleri gibi, Birleşmiş Milletler’in, özellikle de Güvenlik Konseyi’nin ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin, görev ve sorumluluklarını Birleşmiş Milletler Şartı doğrultusunda yerine getirme yükümlülüğünü ne yazık ki yerine getirmekten aciz bir durum ortaya koymaktadır.

 

Birleşmiş Milletler Temel Şartı’nın, temel ilke ve kurallarının, özellikle de 2. Maddenin 4. Fıkrasının, Güvenlik Konseyi’nin daimî üyelerinden biri tarafından ısrarla ve süreklilik arz edecek şekilde ihlal edilmesi karşısında Birleşmiş Milletler organlarının sergilediği sessizlik ve eylemsizlik, BM Örgütü’nün uluslararası itibarını ve güvenilirliğini daha da zedeleyecek; uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehdidi ise büyütecek boyuttadır.

 

ABD ve Siyonist İsrail’in İran’a yönelik saldırılarından sonra ortaya çıkan ‘MEKKE Mutabakatı’nın yeni ayrışmalara, bölünmelere ve ötekileştirmelere neden olmamasını önemsediğimizi ifade etmek isteriz.

 

Ez cümle, ayrışma ve ötekileştirmelerin önüne geçebilmek amacıyla Mekke Mutabakatı'nın tüm bölge ülkelerini kapsaması gerekmektedir.

Yayın Tarihi: 8 Eylül 2026 | Yayın Saati: 16:37:52