
YENİDEN REFAH PARTİSİ
14 MAYIS 2023
GENEL SEÇİM BEYANNAMESİ
13 NİSAN 2023
İÇİNDEKİLER
Çevre ve Åžehirçilik Politikamız
Enerji ve Tabii Kaynaklar Politikamız
Milli Savunma Sanayii Politikamız
Aile ve Sosyal Hizmetler Politikamız
Engelli Vatandaşlar Politikamız
İç İşleri ve Kamu Yönetimi Politikamız
DoÄŸu ve GüneydoÄŸu Politikamız
Kültür-Sanat-Turizm Politikamız
Yurtdışı Vatandaşlarımızla İlgili Politikamız
Ziraat ve Hayvancılık Politikamız
Mahalli İdareler Politikamız
ÇEVRE VE ÅžEHİRÇİLİK POLİTİKAMIZ
VatandaÅŸlarımızın, süregelen en büyük problem olarak gördüÄŸü depremle ilgili yönetimsel süreçler AFAD tarafından deÄŸil merkezi otorite tarafından planlanacak ve koordine edilecektir. AFAD sürecin bir paydaşı olarak hizmet vermeye devam edecektir. Son yıllarda yaÅŸanan depremlerin ardından AFAD’ın baÅŸarılı olduÄŸu ve eksik kaldığı süreçleri belirleyecek, deprem acil müdahale ekiplerinin güçlendirilmesini saÄŸlayacağız.
Devlet Planlama TeÅŸkilatı yeniden tesis edilerek, kentsel dönüÅŸümün merkezi otorite tarafından, her ilin kendine has gerçekliÄŸine, sosyolojisine, yaÅŸam kültürüne ve yaÅŸam gerekliliklerine göre planlanmasını saÄŸlayacağız. Kentsel dönüÅŸümün, kentlerin kimliklerini koruyacak ÅŸekilde yapılmasından taviz vermeyeceÄŸiz. Yeniden kurulacak olan Devlet Planlama TeÅŸkilatı koordinasyonunda, her ilin tarım, hayvancılık ve sanayii kollarından en az birinde ekonomik kalkınmaya yönelik hedefler ile kentsel dönüÅŸüm süreçlerini ve teÅŸviklerini uyumlu hale getireceÄŸiz. Kentsel DönüÅŸümü özendirmek üzere teÅŸviklerin kapsamını geniÅŸleteceÄŸiz.
Rantı önceleyen deÄŸil, adil ve hakça paylaşımı önceleyen bir kentsel dönüÅŸümü saÄŸlamak amacıyla yerel yönetimlerle ilgili, baÅŸta 5216 sayılı BüyükÅŸehir Belediyesi Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu olmak üzere, 5302 sayılı İl Özel İdaresi ve 5442 sayılı İl İdaresi kanunlarında düzenlemeler yapacağız. 2012 yılında yürürlüÄŸe giren 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların DönüÅŸtürülmesi Hakkında Kanun’un gerekleri yerine getirilmemiÅŸtir. BaÅŸta riskli yapı tespitleri olmak üzere kentsel dönüÅŸümü saÄŸlayacak kanun ve yönetmelikler güncellenecek ve sıkı bir disiplin içerisinde uygulanacaktır. Kentsel dönüÅŸümün; deprem, sel felaketi, toprak kayması ve orman yangını gibi doÄŸal afet ve felaketlere hazırlıklı olması için bilimdeki son geliÅŸmelere göre yapılaÅŸma mevzuatını güncelleyecek ve kentsel dönüÅŸümün bu yeni mevzuat çerçevesinde yapılmasını saÄŸlayacağız. Kentsel dönüÅŸümle ilgili mülk sahipleri, yerel yönetimler ve özel müteÅŸebbisler arasındaki uyuÅŸmazlıkları önleyici, adil ve hakça paylaşıma dayalı düzenlemeler getireceÄŸiz.
Yasalarda yapılacak düzenlemeler ile kentsel dönüÅŸüm süreçlerinde yer alan kamu görevlilerinin ve özel müteÅŸebbislerin sorumlulukları ve bu sorumluluklarıyla ilgili olası suiistimalleri halinde yargılanma usul ve esasları ile cezai ÅŸartları belirli hale getireceÄŸiz.
Yerel yönetimler bünyesinde “Kentsel DönüÅŸüm BaÅŸkanlıkları” kuracağız. Bu baÅŸkanlıklar eliyle, kentsel dönüÅŸümle ilgili her türlü takip, denetim ve hukuki yaptırımın uygulanmasını saÄŸlayacağız. Deprem bilgi bankası oluÅŸturacak ve süreçlerin takibini sürekli hale getireceÄŸiz. Tsunami erken uyarı sistemleri kuracağız. Olası deprem senaryoları çalışılacak ve acil müdahale ekiplerinin hazır hale getirilmesi saÄŸlanacaktır. Tüm kentlere deprem uyarı sistemlerini tesis edeceÄŸiz. Ayrıca sel ve toprak kayması gibi doÄŸal afet risklerine maruz bölgelerde de bu afetlere karşı erken uyarı sistemleri tesis edeceÄŸiz.
Deprem tehlike analizlerinin yapılmasını ve deprem haritalarının güncellenmesini sürekli hale getirecek, bu konularda üniversitelere araÅŸtırma fonlarının saÄŸlayacak, üniversite ve sanayi kuruluÅŸlarının AR-GE iÅŸbirliklerine girmelerini teÅŸvik edeceÄŸiz.
Kentsel dönüÅŸümün finansmanı için sermaye piyasaları eliyle çözümler üreteceÄŸiz. Kira Sertifikaları ve Gayrimenkul Sertifikaları gibi menkul kıymetler ihraç ederek kentsel dönüÅŸüme yatırımcıların fonlarının aktarılmasını saÄŸlayacak ve finansal kaynak sorununu büyük ölçüde ortadan kaldıracağız.
Etkin bir “Arazi Yönetim Sistemi” tasarlayarak çeÅŸitli kurumların sorumluluÄŸu altında bulunan arazilerin tek bir merkezden gözetimini saÄŸlayacağız. Kentsel dönüÅŸümde, parsel bazlı dönüÅŸümlerden mümkün olduÄŸunca vazgeçilecek, ÅŸehir merkezleri dahil, ada bazında bir bütün olarak dönüÅŸüm projeleri hazırlanacak ve uygulanacaktır.
Teknik heyetlerce riskli olduÄŸu belirlenen alanların ve yapıların yerel yönetimlerce acilen dönüÅŸümü saÄŸlanacak, etaplama yapılarak, etap etap kentsel dönüÅŸüme tabi tutulacaktır. Deprem, sel ve orman yangını baÅŸta olmak üzere bilim adamlarının ve uzmanların yüksek risk altında olduÄŸunu belirttiÄŸi kentlerde dönüÅŸüme öncelik vereceÄŸiz. Ancak son depremlerle görüldüÄŸü üzere, deprem haritalarında olmayan yeni fay hatlarının keÅŸfedilmesi nedeniyle, tüm ÅŸehirlerimizde eÅŸanlı olarak kentsel dönüÅŸümü baÅŸlatacağız.
Kentsel dönüÅŸümle eÅŸ zamanlı olarak, kentlerin altyapı dönüÅŸümünü de saÄŸlayacağız. Özellikle içme suyu, telekomünikasyon, kanalizasyon, trafik ve otopark ile ilgili altyapı yatırımları ile ilgili yenileme ve iyileÅŸtirme çalışmalarını yapacağız.
Kentsel dönüÅŸümün odağına doÄŸal yaÅŸamın korunmasını ve yaÅŸanabilir kentlerin inÅŸa edilmesini alacağız. Üst yapı olarak kentte yaÅŸayanların daha fazla yeÅŸil alana kavuÅŸturulmasını öncelik haline getireceÄŸiz. Kentlerin, tabiat alanlarında, tarihi sit alanlarında ve tarım arazilerinde tahribata yol açmayacak ÅŸekilde yapılandırılmasını saÄŸlayacağız.
Kentsel dönüÅŸümde riskli alanlarda konumlandırılmış stratejik öneme sahip üretim ve sanayi tesislerinin de dönüÅŸtürülmesine öncelik vereceÄŸiz. Sanayi tesislerinin bir araya kümelenmesini saÄŸlayıcı düzenlemeler yaparak, hem ortaklaÅŸa üretim aÄŸlarının geniÅŸletilmesini saÄŸlayacak, hem de gelecek nesillerimize daha temiz ve yaÅŸanabilir kentlerin miras bırakılmasını saÄŸlayacağız.
Kentsel dönüÅŸüm, bilime saygı gösterilerek ve bilimin gösterdiÄŸi yol takip edilerek gerçekleÅŸtirilecektir. Kentsel dönüÅŸüme odaklanan özel müteÅŸebbislerin, kentsel dönüÅŸüm eÄŸitiminden geçirilmeleri esastır. Ayrıca kentsel dönüÅŸüm projeleri ile sınırlı olmak kaydı ile özel müteÅŸebbislerin finansman destek paketleri teÅŸvik edilmelerini saÄŸlayacağız. Kentsel dönüÅŸümün önemi hakkında bilgi ve farkındalık düzeyini artırmak amacıyla kamu spotları hazırlayacak, ayrıca yeni nesillerimizin bilinçli yetiÅŸtirilmesi amacıyla okullarda eÄŸitim programları düzenleyeceÄŸiz. Deprem müzeleri oluÅŸturarak, kentsel dönüÅŸümün ve sorumlu yapılaÅŸmanın önemi hakkındaki bilgi ve farkındalık düzeyini artıracağız.
Kentsel dönüÅŸümün aile bütünlüÄŸünü, geniÅŸ aile yaÅŸamını, mevcut komÅŸulukları etkilemeyecek ÅŸekilde yapılmasını saÄŸlayacağız. VatandaÅŸlarımızı ailelerinden ve komÅŸularından ayıran, göçe zorlayan bir kentsel dönüÅŸüm asla kabul edilemez. Bu amaçla cazip koÅŸullardaki finansman desteÄŸini yer sahiplerine vererek, mevcut geniÅŸ aile yaÅŸamı ve mahalle kültürünün sürdürülmesini destekleyeceÄŸiz.
TOKİ’nin son depremlerde ortaya koymuÅŸ olduÄŸu baÅŸarı dikkate alarak, sadece düÅŸük gelirli kesimler için deÄŸil, orta ve üst gelirli kesimlere de konut üretimi yapmasını saÄŸlayacağız. Bu amaçla TOKİ’nin yerel yönetimlerle ve özel giriÅŸimlerle ortak projeler yapmasını, bu projelerde yönetici ve denetleyici otorite görevlerinde bulunmalarını saÄŸlayacağız.
TOKİ konutlarının, kentlerin uzak bölgelerinde, yerleÅŸimin nispeten düÅŸük olduÄŸu kamu arazileri üzerinde yapılıyor olması, bu projelerden haberdar olan yerel ve merkezi siyasi aktörlerin erken davranıp bu civardaki arazi ve arsaları ucuzken almalarına sebep olabilmektedir. Böylece konutların yapılması ile beraber cazibe merkezi haline gelen bu alanlardaki arsa rantları vatandaÅŸtan ziyade siyasi aktörlere aktarılmaktadır. Bunun önüne geçmek için proje yapılacak alanda TOKİ projelerinden habersiz satış yapan vatandaÅŸlarımız, Tapu Dairelerinde satıştan önce bilgilendirilecektir. Ayrıca projelerin çizilmesiyle birlikte tüm kamuoyuna bilgilendirme yapılacaktır. Böylece haksız rantın ve tek taraflı zenginleÅŸmenin önüne geçilecek, kamunun gerçek deÄŸerler üzerinde vergilendirme yaparak vergi geliri elde etmesi yoluyla gelir dağılımında adaletin saÄŸlanmasında verim artırılacaktır.
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR POLİTİKAMIZ
Yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızın, sürdürülebilir ÅŸekilde kullanılması yönündeki düzenleme ve hizmetlerimizi ‘Herkes için Refah’ prensibine göre planlamaktayız. Bu doÄŸrultuda, temel ilkemiz enerji ve tabii kaynak arzının daha verimli hale getirilmesi olacaktır. Enerjideki arz güvenliÄŸi ülkemiz için en önemli konulardan biridir.
Yeniden Refah iktidarında önceliÄŸimiz, enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasıdır. Öncelikle enerji yönetimindeki idari yapının saÄŸlıklı iÅŸlemeyen aÅŸamalarında yeniden yapılandırmaya gidilecektir. Enerji alanındaki karmaşık yapılar ve bürokrasinin sadeleÅŸtirilmesi, eylem ve iÅŸlemleri hızlandıracak, sonuca çabuk ulaşılmasını saÄŸlayacaktır. EPDK, EPİAÅž gibi üst düzenleme ve denetleme iÅŸlevi gören kuruluÅŸların yapısının, Bakanlık bünyesinde alt kurul yapısına kavuÅŸturulmasını saÄŸlayacağız.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının ve imkânlarının tamamı için izin süreçleri sadeleÅŸtirilecek ve AR-GE çalışmalarına destek verilecektir. GES (GüneÅŸ Enerjisi Üretim Santralleri) ve RES (Rüzgar Enerjisi Santralleri) lisans ÅŸartlarının iyileÅŸtirilmesini ve hızlı bir ÅŸekilde yürürlüÄŸe girmesini saÄŸlayacağız. Jeotermal dahil bütün enerji üretilebilecek doÄŸal kaynakların üretime geçirilmesinde etkin bir politika izleyeceÄŸiz.
Konutlarda kullanılan elektriÄŸin fiyatlamasındaki çarpanların yeniden belirlenmesini ve faturalara yansıtılan harcama dışındaki yükün (kayıp kaçak, okuma bedeli, vb.) kaldırılmasını saÄŸlayacağız. Yurtdışından satın alınan enerji birimlerinin tamamında, ödemeleri kademeli olarak döviz cinsinden ayırıp, yerli ürünlerimizle Barter (Takas) sistemine esas alan bir karşılıklı ödeme sistemi geliÅŸtireceÄŸiz.
· Konutlarda çatı, cephe, duvar, bahçeler,
· Kamu ve özel kuruluÅŸlarda pazar yeri çatısı, bina cephesi, sundurma, limanlarda dalgakıran setler, yüksek yapılardaki rüzgar alan bölümler, baraj üzerindeki su yüzeyi
gibi elektrik enerjisi üretimine uygun tüm alanlar deÄŸerlendirilerek güneÅŸ ve rüzgar enerjisinden elektrik üretimini teÅŸvik edecek, tüm lisans iÅŸlemlerini sadeleÅŸtireceÄŸiz.
Maden sahaları ruhsat iÅŸlemleri yeniden düzenleyecek ve sadeleÅŸtirecek, üreticilerin bürokrasiye takılmadan hemen üretime geçmelerinin altyapısını hazırlayacağız. Tüvenan madenlerimizin yurtdışına satışını sınırlandırarak, yarı hammadde ve hammadde olarak üretiminin yapılması için tesislerin organize edilerek desteklenmesini saÄŸlayacağız.
Hammadde üretimi, hem maden hem de elektrik enerjisi yönünden destekleyerek, planlama yapacak ve üretim seferberliÄŸi baÅŸlatacağız. Konut elektriÄŸi ile üretim ve sanayide kullanılan elektriÄŸi tamamen birbirinden ayrılarak, üretim ve sanayi grubuna destek ve teÅŸvikler saÄŸlayacağız.
Nükleer santraller gibi teknolojilerde kullanılan hammadde ve madenler için özel prosedürlerle üretim desteklerini vereceÄŸiz. DoÄŸalgaz, petrol gibi yeraltı aramalarının, mümkün olduÄŸunca yerli üretim makineler, ekipmanlar ve yazılımlar ile yapılmasını destekleyecek ve teÅŸvik edeceÄŸiz. Elektrik enerjisi depolama pil ünitelerinin üretimi, geliÅŸtirilmesi, yeni yöntem ve teknolojilerin kullanılması için devlet desteklerini artıracak ve üretimlerin milli güvenlik menfaatlerimiz çerçevesinde devlet özel sektör ortaklığında yapılmasını saÄŸlayacağız. Enerjide kullanılan tüm yazılım sistemleri için yerli yazılım üssü oluÅŸturarak, tüm dünyaya örnek olacak ve satılabilecek kontrol yazılım sistemlerini marka haline getireceÄŸiz.
Kendi enerjisini üreten, atıklarının dönüÅŸtürüldüÄŸü, organize sanayi ve köy benzeri ekolojik ve teknolojik yaÅŸam merkezlerini inÅŸa edeceÄŸiz. İhracata yönelik hizmetlerin üretimine verilen elektrik ve akaryakıt gibi desteklerin kapsamı geniÅŸletilecektir. Benzer desteklerin, yurt içi talebi karşılamaya yönelik faaliyette bulunan tarım, hayvancılık, üretim, sanayi gibi alanlardaki tüm kesimlerin istifade edeceÄŸi ÅŸekilde geniÅŸletilmesini saÄŸlayacağız.
Yeni yapılacak enerji üretim tesislerinde, devlet-özel sektör ortaklığını oluÅŸturacak yeni bir ortaklık modeli geliÅŸtirecek, enerji arz güvenliÄŸi açısından spekülasyonlara meydan verilmesinin önüne geçeceÄŸiz. Üretime, hakça ve adil paylaşım odaklı olmak üzere, D8 ve D60 Birlikleri bünyesinde Enerji İşbirliÄŸi TeÅŸkilatı kuracak, bu TeÅŸkilatın aktif ve etkili ÅŸekilde çalışmasını saÄŸlayacağız.
KurulduÄŸumuz 2018 yılından bu yana AR-GE BaÅŸkanlığımız tarafından geliÅŸtirilen enerji üretimi ve tasarrufu ile ilgili projelerimizi hayata geçireceÄŸiz. Bu hayırlı projelerimizden bazılarına iliÅŸkin özet bilgileri aÅŸağıda bilgilerinize sunarız:
Özel Sektör-Devlet Ortak Projelerimiz
1. Ülkemizin güneÅŸ enerjisi potansiyeli 380.000 MW’tır. Bu kaynağın ÅŸimdiye kadar yaklaşık %2’si kullanılmıştır. Enerji santrallerimizin toplam gücü Ocak 2023 başı itibarıyla 103.809 MW’dır. GüneÅŸ santrallerinin gücü ise mevcut gücün %9,1’i seviyesindedir. GüneÅŸ enerjisi santrallerinin arttırılmasında çok geç kalınmıştır. Yeniden Refah Partisi olarak, her sene 7.000 MW güneÅŸ enerjisi santrali kurulumu yapılması için gerekli önlemler alınacak, beÅŸ sene içerisinde 35.000 MW gücü olan bir kaynaÄŸa ulaşılacaktır (Milli Kaynak Paketleri 1 kitabımız sayfa 9-24).
2. Ülkemizin rüzgâr enerjisi potansiyeli 48.000 MW’tır. Bu kaynağın ÅŸimdiye kadar %24’ü kullanılmış olup, toplam enerji santrallerimiz içerisindeki payı %11’dir. Yerli yapım rüzgâr enerjisi santrallerinin yapımı için destek verilerek, rüzgâr enerjisi santrallerimizin gücünün en az iki misline yükseltilmesi saÄŸlanacaktır (Milli Kaynak Paketleri 1 kitabımız sayfa 9-24).
3. Ülkemizdeki su kaynağı potansiyelinin deÄŸerlendirilmesi için üç temel proje hazırlanmıştır:
A. Birleşik Barajlar Projesi (Milli Kaynak Paketleri 1 kitabımız sayfa 49-68).
B. KomÅŸu Ülkelere Boru Hatlarıyla Su Satış Projesi (Milli Kaynak Paketleri 1 kitabımız sayfa 69-74).
C. Kompost Tesislerinin Yapımıyla Temiz Su ve Gübre Elde Etme Projesi (Milli Kaynak Paketleri 1 kitabımız sayfa 75-82).
4. DoÄŸu Akdeniz doÄŸalgaz rezervlerinin doÄŸru sondaj yerleriyle açığa çıkarılmasını saÄŸlayacağız.
5. Karadeniz doÄŸalgazının gerçek ekonomik potansiyelini anlayabilmek için geniÅŸ kapsamlı jeofizik-sismik çalışmalar yapacağız.
6. Türkiye’nin, doÄŸalgaz-petrol boru hatları geçiÅŸ bölgesi olması için doÄŸru ve gerçekçi politikalar üreteceÄŸiz.
7. DüÅŸük kalorili linyitler ve leonarditlerin deÄŸerlendirilmesiyle sıvı gübre üreterek gübre ithalatının önüne geçeceÄŸiz.
8. Volkan camlarından üretilen perlitlerin inÅŸaatlarda mümkün olan her ortamda kullanılmasını teÅŸvik ederek enerji tasarrufu saÄŸlayacağız.
9. Madencilik projelerimiz hayata geçirecek, ülkemizin birçok bölgesinde maden alma-zenginleÅŸtirme istasyonları kuracağız.
10. Anlık Üretilen Hidrojenin Kullanımı Projesi’ni hayata geçireceÄŸiz. Özel bir kimyasal bileÅŸene (patent baÅŸvurusu yapıldığından isim verilememiÅŸtir) su eklendiÄŸinde, anlık olarak üretilen hidrojen yakıtı, çevre ÅŸartlarında kullanım imkânı saÄŸlamaktadır. Anlık olarak sudan üretilen hidrojen, depolama ihtiyacı duyulmadan, doÄŸrudan, içten yanmalı motorlarda kolaylıkla kullanılabilmektedir.
Kamu Kaynaklı Projelerimiz
1. Toryum Yakıtlı, Tuz Bazlı Nükleer Santral Yapımı
ABD, Kanada, AB, Çin, Rusya ve Hindistan baÅŸta olmakla birçok ülkede, özel olarak toryum kullanımına yönelik, Molten Salt Reactors (MSRS) Teknolojisi geliÅŸtirilmektedir. Çin, Kanada ile birlikte, Gobi Çölü’nde 2021 yılında yapımına baÅŸladıkları ve 2030 yılına kadar bitirecekleri, tamamen toryum kullanılan 2 MW gücündeki ilk ticari reaktör prototipi üzerinde çalışmaktadır. Çok yakın zamanda bu reaktörlerin daha büyük ölçeklerde ticarileÅŸmesi beklenmektedir.
Bir toryum yakıt çevrimi, bir uranyum yakıt çevrimine göre çeÅŸitli potansiyel avantajlar sunabilir.
Dünya'da bulunan toryumun, uranyuma oranla çok daha fazla olması, üstün fiziksel ve nükleer yakıt özellikleri ve azaltılmış nükleer atık üretimi en önemli avantajlarıdır. Toryum yakıtının bir diÄŸer avantajı da, nükleer silahlarda kullanılamamasıdır.
Dünya toryum yatakları açısından en zengin ikinci ülke Türkiye’dir ve bu önemli bir avantajdır. Teknoloji yabancılarda, yakıt bizdedir. Yeniden Refah Partisi iktidarında, mümkün olan en kısa sürede Toryum yakıtlı tuz bazlı nükleer santralleri inÅŸa edeceÄŸiz.
2. Bor Madeninin Lazer+ Kuvvetli Plazma ile Hidrojen Proton ile Füzyonu
Türkiye, Dünya Bor rezervinin %73’üne sahiptir. Bor’dan, kolonya ve deterjan dahil 500 farklı malzeme üretilebilir. Yeniden Refah Partisi olarak önceliÄŸimiz, Bor füzyonu ile enerji üretmek olacaktır.
Projenin Basit Anlatımı:
B11+H+= kararsız B12 oluÅŸur. Kararsız B12, 3 adet Helyum’a parçalanır. Parçalanma sırasında radyasyonu olmayan çok büyük bir enerji açığa çıkar. Bu proje tamamlandığında Türkiye’nin enerji problemi kalmayacaktır.
MİLLİ SAVUNMA SANAYİİ POLİTİKAMIZ
Yeniden Refah iktidarında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hem bölgesinde hem de dünya genelinde büyük bir caydırıcı güç olmasını saÄŸlamak, savunma sanayiinde geliÅŸimi, ilerlemeyi, sürdürülebilir üretim ve istihdam oluÅŸumunu saÄŸlayacak, mevcut savunma sanayii teknoloji yatırımlarının yüksek bir iveme ile artmasını saÄŸlayacağız.
Milli ve yerli savunma sanayimizin geliÅŸimine önemli ölçüde destekler vererek, NATO’ya bütünleÅŸmiÅŸ ve bağımlı hale gelim silah ve savunma sistemlerimize alternatifler üreteceÄŸiz. Milli ve yerli savunma sanayii yatırım ve üretimlerimizi mutlaka D-8 Ülkeleri ve Türki Cumhuriyetler ile ortak protokollerle yaygınlaÅŸtıracak, savunma sanayii ihracat pazarını geniÅŸletecek, kurulan ortaklıklar sayesinde karşılıklı üretim bilgisi paylaşımında bulunacak ve üretim maliyetlerini düÅŸüreceÄŸiz.
Yapacağımız yeni yatırımlarla, D-8 Ülkeleri ve Türki Cumhuriyetler ile birlikte kuracağımız yeni ortaklıklarla, 2028 yılında dünya pazarına yapacağımız savunma sanayii ihracatını 30 milyar Dolar seviyesine çıkaracağız.
Milli Muharip Uçak, İHA, SİHA, Milli Muharip İnsansız Uçak, İnsansız Deniz Aracı ULAQ gibi kara, hava, deniz silah ve savunma sistemlerinin her birine yapılan yatırımları arttıracak ve savunma sanayimizi %100 yerlilik ve millilik oranına ulaÅŸma hedefiyle destekleyecek ve geliÅŸtireceÄŸiz.
İçinde bulunduÄŸumuz çağın en tehlikeli terör türlerinden olan Biyolojik Terör ve Siber Terör unsurlarına karşı milli ve yerli savunma sanayimizde yeni alanlar ve yatırımlar yaparak savunmamızı güçlendireceÄŸiz. İnsanlığın yeni adresi olacak uzayla ilgili çalışmalara hız verecek, bu alanı yeni yatırımlar ve teÅŸviklerle güçlendireceÄŸiz.
EKONOMİ POLİTİKAMIZ
Ekonomi politikalarımızın büyümeyi hızlandırmak adına gerekli sermayeyi hızlı temin etmek için yoÄŸun dış borçlanmaya odaklanılması ve dış kaynaklı sermayenin döviz getirisi olmayan ihracat dışı sektörlere ve özellikle alt yapı yatırımlarına kullanılması ödemeler dengesini bozmuÅŸ ve cari açık üreten büyüme modeli oluÅŸmuÅŸtur. Böylece baÅŸlangıçta tercih olan yüksek faiz düÅŸük kur politikası bir zaruret haline dönüÅŸmüÅŸ ve ekonomiyi ağır borç ve borç faizi servisi altına sokmuÅŸtur.
Uzun vadeli stratejik planlama ve programlama gerektiren ve geri dönüÅŸü görece daha uzun vadede gerçekleÅŸen yatırım harcamaları yerine kısa vadeli taleplerin artmasıyla oluÅŸan ve etkisi hemen oluÅŸan tüketim harcamaları özendirilmiÅŸ ve açıktan teÅŸvik edilmiÅŸtir. Dolayısıyla katma deÄŸeri yüksek ürün ve bu ürünleri yapabilecek nitelikli iÅŸgücü deÄŸil niteliksiz iÅŸgücü üreten ekonomik yapı ortaya çıkmıştır. Nispeten yetersiz olan yatırım harcamalarının büyük çoÄŸunluÄŸu konut, yeni inÅŸaat ve alt yapı yatırımlarına kanalize edilmiÅŸtir. Dolayısıyla üretime, nitelikli istihdama, teknolojiye ve verimliliÄŸe gerekli önem verilememiÅŸ ve Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesini geliÅŸmiÅŸ ülkelerin seviyesine yaklaÅŸtıracak atılımlar gerçekleÅŸtirilememiÅŸtir.
Nitelikli iÅŸgücünü kaybeden, teknoloji geliÅŸtirme ve verimlik arayışından uzaklaÅŸan, üretim yapısı yatırım ve ara malı üretiminden nispeten kopmuÅŸ ve küresel manada rekabet gücü oluÅŸturabilmek sadece ucuz iÅŸgücüne ve yüksek kur politikasına indirgenmiÅŸ ve son on yılda bu politikalar zarurete dönüÅŸmüÅŸtür. Bu yaklaşım beraberinde mutlak fakirliÄŸi getirmiÅŸ ve toplumun tüm kesimlerinde hissedilmeye baÅŸlamıştır.
Yeniden Refah Partisi olarak diyoruz ki; genel görünümünü ortaya koyduÄŸumuz ve Türkiye’nin kalkınma hamlelerini destekleyemeyen;
· İstihdam Politikalarını,
· Ücret Politikalarını,
· Borçlanma Politikalarını,
· Para Politikalarını ve
· Kalkınma Politikalarını
deÄŸiÅŸtireceÄŸiz ve saÄŸlam bir ekonomi inÅŸa edeceÄŸiz. “Önce insan” ilkesini tam manasıyla hâkim kılacağız. ÖnceliÄŸi sermaye olan ekonomik sistemin hizmetine sunulan insan kaynağı ve iÅŸgücü yönetimine deÄŸil insanımızın saygınlık, onur ve refahına hizmet edecek ekonomik sistem kurmaya odaklanacağız.
Sistemi deÄŸil insanı merkeze alan, hak ve adalet ekseninde sadece üretim odaklı devleti ve milleti borca esir etmeyen, kendi kaynaklarıyla yatırım, üretim, ihracat yapabilen, istihdam üreterek sürdürülebilir ekonomik büyümeyi temin edecek yeni bir ekonomi inÅŸa edeceÄŸiz. Böylece istikrarlı, güçlü ve dışa bağımlı olmayan bir ekonomik yapı içerisinde bütün vatandaÅŸlarımızın ihtiyaçlarının kolay, bol, ucuz ve kaliteli olarak karşılanabildiÄŸi refah toplumuna geçeceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında,
• Herkesin isteyerek çalıştığı saygın bir iÅŸi olacak, herkesin insanlık onuruna yakışır bir ücreti olacak ve herkes emeÄŸinin karşılığını tam olarak alacaktır.
• Türkiye ekonomisi planlı ve programlı iÅŸleyecek, borçlanmadan üreterek büyüyecek ve yüksek teknoloji ihracatıyla zenginleÅŸecektir.
Yeniden Refah Partisi iktidarında, devlet ayrıcalıklı bir azınlığın menfaati için deÄŸil, bütün vatandaÅŸların iÅŸ bulup çalışabilmesi ve üretime katılabilmesi için ekonominin isleyiÅŸinde aktif rol alacaktır. Türkiye ekonomisini aziz milletimizin her ferdine isteyerek çalıştığı saygın bir iÅŸ imkânı oluÅŸturabilir duruma getirmek tek önceliÄŸimiz olacaktır. Tam istihdam politikası ekonomi politikalarımızın temelini oluÅŸturmaktadır. Bu doÄŸrultuda ekonomi politikaları eÄŸitim, bilim ve teknoloji, sanayi ve ticaret politikaları ile bütünlük arz edecek ÅŸekilde eÅŸ zamanlı ve birlikte planlanacak ve uygulamaya konulacaktır. Kurulacak bilim kurulları marifetiyle bilime, akla ve en önemlisi Türkiye ÅŸartlarına en uygun planlamaları yapacağız.
Sadece ve sadece çalışmayı ve istihdamı özendireceÄŸiz, her türlü iÅŸsizliÄŸi önleyici adımları atacağız. Mevcut iÅŸgücü potansiyelimizi üretim kapasitemizi arttırmak adına en verimli ÅŸekilde istihdam edeceÄŸiz ve iÅŸgücümüzü giriÅŸimci ruhuyla geliÅŸtirmek için yatırımlar yapacağız.
İş güvenliÄŸi ve saÄŸlığı sistemini iÅŸlevsel hale getireceÄŸiz. Sisteme kağıt üzerinde formalite ve maliyet odaklı bakış açısı yerine sistemin çalışanların en doÄŸal hakkı anlayışını hâkim kılarak çalışanların her anlamda güvenliÄŸini garanti altına alacağız.
Meslek standartlarını yeni neslin beklentileri ve teknolojinin gerektirdikleri doÄŸrultusunda dinamik bir yapıya ayak uydurabilecek tarzda yeniden oluÅŸturacağız ve meslek kültürünü ve dayanışmasını güçlendireceÄŸiz. Meslek birlikleri ve odaların sorumluluklarını ve buna baÄŸlı olarak denetimlerini ve hesap verebilirliklerini arttıracağız. Ömür boyu oda baÅŸkanlığı ve sendika baÅŸkanlığı sultasına son vereceÄŸiz.
Kamu ve iÅŸçi sendikacılığını çalışanların menfaatlerini ve sunulan hizmetlerin kalitesini arttırabilecek yapıda ÅŸeffaf ve yaygın hale getireceÄŸiz.
Türkiye’de çalışanların yaklaşık dörtte biri asgari ücretle geçinmektedir. Asgari ücretin hesaplanmasında, çalışanların haklarının tam olarak verilebilmesi için enflasyon oranında artışa ilave olarak ülke ekonomisinin büyüme oranı kadar ek artış yapılması yani Türkiye ekonomisinin büyümesiyle oluÅŸan refah payının asgari ücretliye de adil bir ÅŸekilde dağıtılmasını saÄŸlayacağız.
Yeniden Refah iktidarında, maaÅŸları baskılayan, emek sahiplerinin hakkını vermeyen ve emekçileri borca esir eden bu yanlış ücret politikasını deÄŸiÅŸtireceÄŸiz. Herkesin insanlık onuruna yakışır bir ücret almasını temin edeceÄŸiz. Hiçbir geliri ve varlığı olmayan vatandaÅŸlara asgari ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde katkı saÄŸlayacağız. Ücret artışlarını enflasyon ve refah payı göz önünde bulundurularak planlayacağız. Sadece yılbaşından yılbaşına deÄŸil, yıl içerisindeki enflasyona baÄŸlı satın alma kayıplarını telafi edecek bir sistemi uygulamaya alacağız.
Artan refahın toplumun her kesimine adil bir ÅŸekilde dağıtılması için gerekli tüm önlemleri alacak, yasal düzenlemeleri yapacağız. Gelir dağılımında üretim faktörleri, bireyler ve bölgeler arasında adaleti saÄŸlanmak, milli geliri reel olarak artırmak ve vatandaÅŸlarımıza gerçek manada yansıtmak için her türlü tedbiri alacağız.
EmeÄŸiyle geçinen isçi, memur ve emekli gelirleri üzerinden alınan vergileri kaldıracağız.
Yeniden Refah Partisi iktidarında, herkesin isteyerek çalıştığı saygın bir iÅŸi, herkesin insanlık onuruna yakışır bir ücreti olacak ve herkes emeÄŸinin karşılığını tam olarak alacaktır. Her türlü ekonomik sömürü ortadan kaldırılacak, emek harcamadan kazanç yolları kapatılacak ve nimet-külfet dengesi saÄŸlanarak anayasal güvence altına alınacaktır. Hiç kimse emeÄŸiyle hak ettiÄŸinden bir kuruÅŸ fazla veya bir kuruÅŸ eksik almayacaktır.
Yeniden Refah iktidarında, Türkiye ekonomisi planlı ve programlı iÅŸleyecek, borçlanmadan üreterek büyüyecek ve yüksek teknoloji ihracatıyla zenginleÅŸecektir. KlasikleÅŸmiÅŸ, hiçbir baÄŸlayıcılığı olmayan ve verimsiz kalkınma planları hazırlamak yerine, küresel geliÅŸme ve eÄŸilimleri yerinde takip edecek ülkemizin özelliklerine uyumlu ÅŸekilde sentezleyecek ana strateji belgeleri ve buna baÄŸlı uygulama planları hazırlayacağız. Amacı, hedefleri, çıktıları ve baÅŸarı kriterleri baÅŸtan bilimsel olarak belirlenmiÅŸ ve sonuç deÄŸerlendirmesini sürecin en önemli bileÅŸeni haline getiren planlamalar yapacağız. Bu doÄŸrultuda “Gelecek Planlama Kurumu”nu kuracağız.
Yeniden Refah iktidarında, Türkiye ekonomisi planlı ve programlı iÅŸleyecek, borçlanmadan üreterek büyüyecek ve yüksek teknoloji ihracatıyla zenginleÅŸecektir. Borçlanmanın her türlüsünü kontrol altına alacak ve bütçe disiplini veya mali kuralın ötesinde Merkezi ve Yerel yönetimlere denk bütçe yapma zorunluluÄŸunu getireceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında, Türkiye ekonomisi planlı ve programlı iÅŸleyecek, borçlanmadan üreterek büyüyecek ve yüksek teknoloji ihracatıyla zenginleÅŸecektir. Kendi kaynakları ile yatırım yapabilen, ithalata baÄŸlı kalmadan yetiÅŸmiÅŸ insan gücüyle katma deÄŸerli üretim yapabilen, dış ticaret fazlası veren güçlü bir reel ekonomi inÅŸa edeceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında, Türkiye ekonomisi planlı ve programlı iÅŸleyecek, borçlanmadan üreterek büyüyecek ve yüksek teknoloji ihracatıyla zenginleÅŸecektir. BaÅŸta ara mallar ve yatırım malları olmak üzere bütün ithal ürünleri ikame edici üretim modelleri öncelikli olarak teÅŸvik edilerek desteklenecektir. İhracatı kolaylaÅŸtırmaya ve teÅŸvik etmeye yönelik her türlü tedbir alınacak, gereksiz formaliteler ve istisnalar ortadan kaldırılarak mevzuat bütüncül bir yaklaşımla yerli üretimin artmasını saÄŸlayacak ÅŸekilde yeniden hazırlanacaktır. Bu kapsamda giriÅŸimcilerimizin yüksek katma deÄŸerli üretimi ve ihracatı arttırıcı faaliyetleri faizsiz kredi imkânları ile desteklenecektir. Artan ihracat ve ikame edilen ithalat ile dış ticaret fazlası saÄŸlanacaktır.
Devlet olarak yüksek teknoloji üretimine doÄŸrudan yatırım yaparak ve özel sektörü yüksek teknoloji ürünleri imalatına teÅŸvik edeceÄŸiz. Hibe kültürüne dayalı, sadece belirli bir kesime fon aktarımı ÅŸeklinde iÅŸleyen verimsiz ve son mamul üretemeyen teÅŸvik ve destek sistemi, veriye dayalı analizler ile yeniden oluÅŸturulacaktır. Bütün kaynaklar yüksek katma deÄŸerli mal ve hizmetlerin üretiminde, nitelikli istihdamın ve yüksek teknoloji ihracatının desteklenmesinde kullanılacaktır.
Güçlü ve istikrarlı Türk Lirasının saÄŸlıklı bir ekonomi için hayati önem taşıdığı yaÅŸadığımız son geliÅŸmelerden net ve tartışmasız olarak ortaya çıkmıştır. Borca dayalı mevcut para sistemi yapısı gereÄŸi sermaye açığı bulunan geliÅŸmekte olan ülkelerin para birimlerini zayıflatmakta ve istikrarsızlaÅŸtırmaktadır. Para ile reel deÄŸerler arasındaki dengeyi istikrarlı ve sürdürülebilir bir ÅŸekilde saÄŸlayabilecek yeni bir parasal sistem kurulması kaçınılmaz bir zaruret haline gelmiÅŸtir. Mevcut para sisteminin yol açtığı karşılıksız para piyasaya arz edilmeyecektir. Enflasyonla mücadele para politikasının asıl amacı ve sürdürülebilir büyümenin yapı taşı haline getirilecektir. Enflasyonun ücretler üzerindeki olumsuz etkisini, sadece yılbaşından yılbaşına deÄŸil yıl içerisinde sebep olduÄŸu satın alma kayıplarını da telafi edecek bir uygulama ile düzelteceÄŸiz.
Salt parasal veya finansal politikalar veya araçlar ile kalıcı olarak Türk Lirasının güçlü ve istikrarlı kılınmasının mümkün olmadığının bilincindeyiz. Kendi kaynakları ile yatırım yapabilen, ithalata baÄŸlı kalmadan yetiÅŸmiÅŸ insan gücüyle katma deÄŸerli üretim yapabilen ve dış ticaret fazlası veren güçlü bir reel ekonomi için gerekli yapısal reformları süratle hayata geçireceÄŸiz. Böylece, doÄŸru yönetilen Türk Lirası ile üretime dönük yerli ve yabancı yatırımcının ihtiyaç duyduÄŸu güven ortamını saÄŸlamış olacağız.
Gerçek kalkınma ve ilerleme için, sömürge tipi sanayi faaliyetleri yerine, bütünleÅŸmiÅŸ yapıda olan ve gerçek sanayi hamlelerini tercih edeceÄŸiz. Yatırım, üretim ve sanayileÅŸmeyi engelleyen bütün mali ve idari düzenlemeleri ortadan kaldıracak, sanayileÅŸmeyi ve teknolojik ilerlemeyi koruyup geliÅŸtirmek için gerekli zihniyet, mevzuat ve idari yapı deÄŸiÅŸikliÄŸinin gerçekleÅŸmesini saÄŸlayacağız. Yurt sathında ağır sanayinin temel hammaddesi olan yassı çelik üretiminin arttırılmasına, ağır sanayi için son derece önemli olan ara mallarını üretecek sanayinin kurulmasına önemli teÅŸvikler ve destekler vereceÄŸiz. Ekonomik faaliyetlerin temel taÅŸlarından KOBİ’lerimizi, yeterli ölçüde, ÅŸeffaf, adil, kolay ve süratli bir ÅŸekilde destekleyecek, bu alandaki bürokratik süreçleri sadeleÅŸtireceÄŸiz.
Ülkemizde bulunan 300'den fazla OSB, 1000'e yakın Sanayi Sitesi, 80'e yakın teknopark ve hiç iÅŸletilemeyen Endüstri Bölgelerinin daha etkili ve verimli ÅŸekilde çalışmalarını saÄŸlamak için her türlü desteÄŸi vereceÄŸiz. Yüksek teknoloji üretimini desteklemek için teknoparklar, gerekli kriterleri saÄŸlayan OSB'ler ve endüstri bölgelerini “Yüksek Teknoloji GeliÅŸim Bölgeleri” olarak yeniden yapılandıracağız. Ayrıca Yüksek Teknoloji GeliÅŸim Bölgesi sınıfına giremeyecek OSB'ler ile sanayi sitelerini “Ekonomik GeliÅŸim Bölgeleri” olarak yeniden teÅŸkilatlandıracağız.
Yurt genelinde kurulacak sanayi ve teknoloji tesislerinin konumlarını belirlerken, bölgelerin ihtiyaçlarını ve ekonomik etütlerini göz önünde bulunduracağız. Devlet öncülüÄŸünde kurulacak bu tesislere, bölgedeki özel sektör firmaları ve bu tesislerde çalışanların ortak olmasını teÅŸvik edeceÄŸiz.
HUKUK POLİTİKAMIZ
“Güçlüyü deÄŸil, hakkı ve haklıyı üstün tutan bir adalet sistemini tesis edeceÄŸiz.”
Dr. M. Ali Fatih Erbakan
Özellikle son yıllarda yaÅŸanan hak ihlalleri ve yargılama süreçlerinde yaÅŸanan olumsuzluklar, vatandaÅŸların yargı organının adalet dağıtma iÅŸlevine duydukları güvenin azalmasına neden olmaktadır. İki yıl süren OHAL süreci sonrasında yüksek yargı organlarında yapılan deÄŸiÅŸiklikler ve BaÅŸkanlık sistemine geçiÅŸ için yapılan uyum düzenlemeleri sonucunda, yargı üzerindeki yürütme etkisinin arttığını, yargı kurumlarının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüÄŸü ilkesinin geçerliliÄŸinin sorgulanır hale geldiÄŸini görüyoruz.
Son dönemde kamuoyuna yansıyan ceza yargılamalarında yaÅŸanan sorunlar, özellikle toplumun vicdanını derinden yaralayan dava süreçlerinde yaÅŸanan belirsizlik ve öngörülemezlikler, toplumun adalet duygusuna zarar vermekte, yargı erkine duyulan güveni ciddi bir ÅŸekilde zayıflatmaktadır. Cinayet davaları ile istismar ve tecavüz davalarında uzayan dava süreçleri, mahkeme süreçlerinin olaÄŸan seyri ile toplum baskısı üzerine dava sonuçlarında deÄŸiÅŸikliÄŸe gidilmesi, kimi durumlarda ise dava devam ederken mahkeme heyetinin deÄŸiÅŸtirilmesi, hamile tutukluların tahliye edilmemesi gibi uygulamalar, bağımsız ve tarafsız yargılanma hakkına halel getirmekte, yargı organlarına duyulan güvene onarılması güç zararlar vermektedir.
Mevcut hukuk düzenimiz, suça karşı caydırıcı olmaktan öte, neredeyse teÅŸvik edici bir hale gelmiÅŸtir. Suç ve dava istatistiklerinde yıldan yıla yaÅŸanan artışlar, verilen cezalarda yaÅŸanan adaletsizlikler, ateÅŸ düÅŸen ocakları söndüremeyen cezalar durumun vahametini özetler niteliktedir. 2020 yılında 1,9 milyon olan suç davası sayısı, 2021 yılında 2,5 milyona ulaÅŸmıştır. Toplam dava sayısı ise 2,8 milyondan 3,3 milyona ulaÅŸmış, sadece 2021 yılında 2,5 milyon dava mahkûmiyetle sonuçlanmıştır. UyuÅŸturucu kullanımı ve ticareti kapsamında 2020 yılında açılan dava sayısı 315 bin iken, 2021 yılında 423 bine yükselmiÅŸtir.
Yeniden Refah iktidarında, adil düzen esaslı bir hukuk sistemini getireceÄŸiz. Bu sistemi oluÅŸtururken; kuvvetlinin deÄŸil haklı olanın üstün olduÄŸu bir anlayışı benimseyerek; yaÅŸantımıza, inanışımıza, örf ve adet kurallarımıza, objektif ve sübjektif ahlak kurallarımıza, deÄŸerlerimize göre hareket edeceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında, Yasama, Yürütme ve Yargı organlarının birbirlerinden kesin çizgilerle ayrılması ve birbirinden bağımsız olmasını saÄŸlayacağız. Böylece Yargının, Yönetenler üzerindeki vesayeti ile Yöneticilerin Yargı üzerindeki vesayetine son vereceÄŸiz. Din, dil, ırk, gelir düzeyi ayırt etmeksizin “herkes için hak, herkes için adalet” tesis edecek, milletimizin yargıya olan güveni artıracağız.
Bu yeni hukuk sistemi ile ulaÅŸmak istediÄŸimiz bir diÄŸer hedef ise yargılama ve tutukluluk sürelerini azaltmaktır. Milli GörüÅŸ olarak, “geciken adaletin adalet olmadığının” bilincine sahibiz. Yeniden Refah iktidarında “Türk hukuku ağır aksak yürüse de gideceÄŸi yere mutlaka varır.” anlayışı terk edilecek; “Türk hukuku gideceÄŸi yere hemen varır.” anlayışı hâkim kılınacaktır. UyuÅŸmazlıkların çözümünde “barışçıl yollar” olarak telakki edilen tahkim ve arabuluculuk uygulaması daha etkin ve verimli hale getirilecektir.
Yeniden Refah iktidarında, milletimize armaÄŸan edeceÄŸimiz “Yeni, milli ve yerli bir anayasa” yapılacaktır. Türkiye’de mevcut anayasa 12 Eylül Rejiminin halen daha kalıntılarını bünyesinde barındıran bir anayasa olup, bugüne kadar 20’den fazla kez bir takım rötuÅŸlar yapılmaya çalışılmış, ancak tam manasıyla uygun bir hale getirilememiÅŸtir. Türkiye, uluslararası bir kuruluÅŸ olan Dünya Adalet Projesi’nin adalet ve hukuk alanındaki deÄŸerlendirmelerine göre 138 ülke arasında adalette 117. sırada yer almaktadır. Bu rakamlar, yapılan anayasa deÄŸiÅŸikliklerine raÄŸmen, Türkiye’de adalet açısından istenilen noktaya gelinemediÄŸinin göstergesidir. Hukuk alanında ilerleme kaydedilemediÄŸinin bir diÄŸer göstergesi ise mevcut hapishanelere ek olarak yapılan yeni hapishanelerdir. Sadece 2021 yılında Adalet Bakanlığı tarafından 39 adet yeni hapishane yapılması söz konusudur. Artık mevcut anayasanın yerine yeni bir anayasanın getirilmesi gerektiÄŸi açıktır. Hakkı üstün tutan, adaleti temel alan bir anayasanın ve bütün toplum kesimlerine, her vatandaşına adil bir ÅŸekilde yaklaÅŸacak bir devletin, bir iÅŸleyiÅŸin ortaya çıkmasına vesile olacak, toplumsal mutabakat ile hazırlanmış yeni bir anayasanın yapılması son derece önemlidir. Milli GörüÅŸ olarak, yıllardır ifade ettiÄŸimiz üzere, bu millete, bu güzel ülkeye yeni, yerli, milli ve sivil bir anayasayı iktidarımızda armaÄŸan edeceÄŸiz.
Genel bir yaklaşımla, hukuk sistemine olan güveni artırırken, yargı karar sürelerini kısaltırken, ülkemizi yeni, milli ve sivil bir anayasaya kavuÅŸtururken, öncelikli olarak çözüme kavuÅŸturmak üzere özellikle üzerine odaklanacağımız meseleler de vardır:
· “Süresiz nafaka maÄŸduriyetinin giderilmesi”,
· “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Åžiddetin Önlenmesine Dair Kanunun aile bütünlüÄŸünü bozucu maddelerinin ayıklanması”,
· “BaşıboÅŸ sokak köpeklerinin yaÅŸam ÅŸartlarının düzenlenmesi”,
· “SaÄŸlıkta ÅŸiddet yasasının yeniden düzenlenmesi”,
· “BaÅŸta gençlerimizin olmak üzere toplumumuzun genel ve ahlaki yapılarını bozmaya yönelik faaliyetleri olan dernek ve vakıflara yapılan yurtiçi ve yurtiçi desteklerin düzenlenmesi”,
· “Toplumun genel ahlak yapısını bozan LGBT derneklerinin kapatılması”,
· “eÄŸitim sistemimizin milli refleksler göstermesinin önündeki en büyük engellerden olan Fulbright anlaÅŸmasının sonlandırılması”,
· “kamuda ehliyet ve liyakate dayalı bir atama/tayin sisteminin getirilmesi”,
· “aile bütünlüÄŸünü önleyen uygulamaların sonlandırılmasına iliÅŸkin düzenlemeler”,
· “öÄŸretmenlik meslek kanununun hak ve meslek itibarı gözetilerek yeniden düzenlenmesi”,
· “özel sektörde çalışan öÄŸretmenlerin taban maaÅŸ uygulamasına geçirilmesi”,
· “sosyal medya yasasının yeniden düzenlenmesi”,
gibi düzenlemeleri toplumun tüm kesimleriyle bir araya gelerek, ortak akılla çözüme kavuÅŸturacağız.
Hukuk alanında yapacağımız düzenlemelerle çözüme kavuÅŸturacağımız en önemli hususlardan biri süresiz nafaka meselesidir. Mevcut durumda, evlilik birliÄŸinin sona ermesinden sonra eÅŸlerin ödedikleri yoksulluk nafakası süresizdir. Bu husus nafaka alacaklısı bakımından adeta sosyal bir güvenlik gibi garanti teÅŸkil etmekte, nafaka borçlusuna ağır bir yük yüklemekte ve ayrıca evlilik dışı iliÅŸkileri de teÅŸvik etmektedir. Ayrıca hayatının sonuna kadar nafaka ödeyeceÄŸini düÅŸünen çiftler boÅŸanma kararını geciktirmekte ya da ertelemekte, özellikle yaÅŸanan zorlukları gören gençlerimizin evlilik müessesesinden uzaklaÅŸmaları teÅŸvik edilmektedir. Ayrıca huzurun hâkim olmadığı bu tip evlerde, maalesef psikolojik ve sosyolojik sorunları olan çocuklar topluma kazandırılmaktadır. Dolasıyla nafaka süresinin tespit ve tayininde gerekli düzenlemeler, hak ve adalet ekseninde yapılacaktır. Nafaka süresi, evlilik süresi ve boÅŸanan eÅŸlerin kusuru dikkate alınarak belirlenecektir. Nafaka miktarının tespitinde, boÅŸanacak eÅŸlerin yaşı, iÅŸ ve gelir durumları, müÅŸterek çocuk olup olmadığı, eÄŸitim seviyesi gibi bazı objektif kriterlerden istifade edilecektir. Nafakasını alamayan veya nafaka süresi dolduÄŸu halde geçim derdi yaÅŸayan ihtiyaç sahibi eÅŸlere destek olmak üzere devlet yardımı ve istihdam mekanizmaları devreye alınacaktır.
Yeniden Refah iktidarında, ele alacağımız bir diÄŸer husus İstanbul SözleÅŸmesinin devamı niteliÄŸinde olan 6284 sayılı kanunun aile bütünlüÄŸünü bozucu maddelerinin ve Medeni Kanundaki uzantılarının ayıklanmasını saÄŸlamak olacaktır. Kadının beyanının esas alınmasında delil veya tanık ÅŸartı getirilecektir. Kanunlar tabiatı gereÄŸi önleyici deÄŸil caydırıcıdır. Suç olmadan ceza vererek suçun önlendiÄŸini iddia eden anlayış hukukun en temel ilkelerinden olan ve masumiyet karinesi olarak bilinen “kusur olmadan ceza olmaz” ilkesine yani Anayasamızın 38. maddesindeki “suçluluÄŸu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz” kanununa açıkça aykırıdır. Ayrıca bu durum Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddesindeki “kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz” hükmüyle de çeliÅŸmektedir. Kadın ve erkek için hak ayrı arı aranmaz, hak insan için aranır.
Yeniden Refah iktidarında, hayvan haklarına yönelik düzenlemeler de yapacağız. EÅŸref-i mahlûk olan bizler, Yüce Allah’ın bizlere emanet etmiÅŸ olduÄŸu hayvanlara gerekli dikkati, özeni ve ilgiyi göstermek durumundayız. Hayvana yönelik ÅŸiddeti, inancımız ve emanete göstereceÄŸimiz özenle koruma altına alacağız. Hiçbir canlıya, hak etmediÄŸi bir muamelenin yapılmasına asla izin veremeyiz. Bu hususta hayvan haklarını korumak üzere gerekli yasal çerçeveyi inancımız ve deÄŸerlerimiz çerçevesinde oluÅŸturacağız. Bu düzenlemeleri yaparken, milletimizin kâbusu haline dönüÅŸmüÅŸ olan, ölüm ve yaralanmalara sebebiyet veren başıboÅŸ sokak köpekleri sorununu da çözüme kavuÅŸturacağız.
BaşıboÅŸ sokak köpeklerine zarar verilmeden, itlaf edilmeden ÅŸehirlerimizden uzaklaÅŸtırılmalarını saÄŸlayacak ve yaradılışlarına ve tabiatlarına uygun ÅŸekilde, rahatlıkla yaÅŸamlarını sürdürebilecekleri barınaklara kavuÅŸmalarını saÄŸlayacağız. Hayvan severlerin talep etmeleri halinde, belirli bir eÄŸitimin ardından oluÅŸturduÄŸumuz barınaklarda istihdam edilmelerini saÄŸlayacak, böylece sürekli olarak hayvanlarımızın ÅŸefkat dolu bir ortamda yaÅŸamalarını saÄŸlayacağız. Bu sorunun sadece barınaklarla çözüme kavuÅŸturulamayacağını da çok iyi biliyoruz. Bu sorunu kökünden çözmek üzere, köpek ticareti, köpek sahiplenme, sahiplenilen köpeÄŸi terk etme hususlarında yasal çerçeve oluÅŸturacağız. Köpek sahiplenme sürecini psikolojik testler ve ruhsatlandırma gibi ön koÅŸullara baÄŸlayacağız. Sokak köpeklerini sahiplenen vatandaÅŸlarımıza su ve elektrik faturalarında indirim yapılması, emlak, çevre ve temizlik vergilerinde belirli oranlarda muafiyet getirilmesi gibi teÅŸvik edici uygulamalar getireceÄŸiz. Köpeklerini terk eden vatandaÅŸlarımıza ise para cezası ve düzenli vergilendirme getireceÄŸiz.
Toplumumuz içerisinde “Yeni Sosyal Medya Yasası” olarak bilinen Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda DeÄŸiÅŸiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile internet haber sitelerinin 5187 sayılı Basın Kanunu kapsamına alınması öngörülmektedir. Yalan haberlere, basın etiÄŸine aykırı eylemlerden önemli maÄŸduriyetlerin yaÅŸanması söz konusudur. Ancak baÅŸta kıymetli basın emekçilerimiz olmak üzere, sosyal medyayı kullanan her kesim Yeni Sosyal Medya Yasası’nın hatalı olduÄŸunda hemfikir olmuÅŸ durumdadır.
Bu amaçla, Yeniden Refah iktidarında, Yeni Sosyal Medya Yasası’nı basın ifade özgürlüÄŸünü koruyacak ÅŸekilde güncelleyeceÄŸiz. Bu Kanunu, özellikle gençlerimizi ifsat eden, onları intihara, uyuÅŸturucuya, eÅŸcinselliÄŸe, ÅŸiddete ve çeÅŸitli sapkınlıklara özendiren, dijital medya üzerinden toplumumuzu bağımlı hale getirmeyi amaçlayan türlü sosyal medya platformundan korumak üzere yeniden ele alarak düzenleyeceÄŸiz. Sosyal medyadan etkilenerek; deizm, ateizm, uyuÅŸturucu, cinsiyet karmaÅŸası gibi yanlışlara itilen, intihara, eÅŸcinselliÄŸe, cinsiyet deÄŸiÅŸtirmeye, alternatif aile arayışlarına giren gençlerimizi bu ifsat projelerinden, Irkçı Emperyalizmin ve Siyonizmin pençesinden kurtaracağız.
Basın etiÄŸi çerçevesinde kalarak, medyamızı daha özgür bir hale getireceÄŸiz. Nispeten daha küçük yayın kuruluÅŸlarını desteklemek üzere, küçük gazetelerimizin menfaatine devlet olarak dağıtım birimi kuracak ve dağıtım tröst oluÅŸumlarının önüne geçeceÄŸiz. Bu çalışmamızla ülkemize son derece faydalı iÅŸler yapan tüm gazetelerin daha müreffeh bir ÅŸekilde ayakta kalmalarını saÄŸlayacağız.
Yeniden Refah iktidarın, baÅŸta LGBT dernekleri olmak üzere, toplumumuzu ahlaken çökertmeye yönelik dernek ve vakıfları kapatacağız. Yurtdışından dernek ve vakıflara aktarılan mali kaynakları kontrol ve denetim altına alacağız. EÅŸcinsellikle ilgili psikolojik destek veren rehabilitasyon merkezlerini kuracak ve evlatlarımızı bu çukurdan çekip kurtaracağız.
GENÇLİK POLİTİKAMIZ
“Para kaybedebilirsiniz, bunu yeniden çalışarak kazanabilirsiniz. Allah (CC) muhafaza, toprak da kaybedebilirsiniz, toprağı da tekrar savaÅŸarak geri alırsınız. Ama bir nesli kaybettiÄŸiniz zaman bunu bir daha kazanmanız mümkün deÄŸildir. Onun için önce ahlak ve maneviyat.”
Dr. M. Ali Fatih Erbakan
Gençlerimize, Milli GörüÅŸ’ün ikinci 40 yılında Erbakan Hocamızın hayatı boyunca ilmek ilmek iÅŸlediÄŸi ve tohumlarını her bir kilometre kareye ektiÄŸi maddi ve manevi kalkınma ülküsünün yegâne temsilcileri olarak çok hayati vazifeler düÅŸmektedir. Gençlerimizin bu vazifelerini idrak etmeleri ne denli önemli ise, bu vazifeleri gerçekleÅŸtirebilecekleri ÅŸartların ve olanakların kendilerine sunulması da o denli önemlidir.
Yeniden Refah Partisi olarak, gençlerimizi çağın gereklerine uygun bir gençlik ortamında yaÅŸatmayı ve geliÅŸimlerini saÄŸlamayı önde gelen hedeflerimiz arasında tutmaktayız. Bu nedenle gençlerimiz için her biri birbirinden deÄŸerli birçok projeyi hayata geçireceÄŸimizi beyan ediyoruz.
Yeniden Refah Partisi olarak ile adımımız Gençlik Bakanlığı’nın kurulması olacaktır. Ülkemizde, baÅŸta ekonomi ve istihdam alanı olmak üzere, yaÅŸanan çeÅŸitli olumsuzlukların, gençlerimiz üzerindeki moral bozucu edici etkilerine karşı gençlerimizin psikolojik olarak desteklenmesi, Gençlik Bakanlığı’nın önde gelen görevleri arasında yer alacaktır. YaÅŸ aralıklarına göre uzman psikologlar/psikolojik danışmanlar aracılığıyla gençlerimizin endiÅŸelerini gideren, güven telkin edici, hayata ve geleceÄŸe hazırlayan görüÅŸmeler, uzmanlar tarafından belirli aralıklarda uygulanacaktır. Hiçbir genç, geleceÄŸini planlarken yalnızlığa mahkûm olmayacaktır.
Gençlik Bakanlığı bünyesinde iller ve ilçeler bazında kurulacak komisyonlar marifetiyle, gençlerimize okul ve iÅŸ ortamlarında sosyal ve psikolojik destek saÄŸlayacağız. Ayrıca Gençlik Bakanlığımız bünyesinde milli ve manevi deÄŸerlerine baÄŸlı bir neslin ihyası için “Milli Gençlik Maarif Ajansı”nı kuracağız.
Yeniden Refah İktidarında, ülke yönetiminde geçlerimize daha geniÅŸ alanlar açacağız. BaÅŸka Gençlik Bakanlığı’nın merkez ve taÅŸra teÅŸkilatlarında olmak üzere, çeÅŸitli kurum ve kuruluÅŸlarda görevlendirilecek genç bürokrat adaylarımızın, ülkemiz açısından çok büyük öneme haiz stratejik görevlere getirilmeden önce zorunlu “Nizam-ül Mülk Hazırlık Programı” kapsamında belirlenen protokoller çerçevesinde eÄŸitim alması saÄŸlanacaktır.
Gençlerimizin, ülkemiz siyaset arenasında temsilinin daha yüksek bir oranda gerçekleÅŸmesi ve toplumumuzun her kesiminden genç siyasetçilerin yetiÅŸmesi amacıyla Gençlik Bakanlığı bünyesinde düzenleyeceÄŸimiz siyaset okulları, organizasyonları ve eÄŸitimleri kapsamında diplomalı genç siyasetçiler yetiÅŸtireceÄŸiz.
Gençlik Bakanlığımız bünyesinde, sanat ve sanata duyarlı bir neslin inÅŸası için “Sanatsal Kalkınma BaÅŸkanlığı”nı tesis ederek gençlerimizin sanata olan ilgi düzeyini artırıcı projeleri gerçekleÅŸtireceÄŸiz.
Yeniden Refah İktidarında gençlerimizin sosyal haklarını güçlendireceÄŸiz. EÄŸitim hayatı devam eden hiçbir gencimiz internet aboneliklerinde vergi ödemeyecek ve bu hizmetten kaynaklı mali yükümlülükleri Bakanlığımız bütçesinden karşılayacağız. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yapılan gelir testleri sonucunda, yeÅŸil kart almaya hak kazanan gençlere, kamu iÅŸe alımlarında ve İŞ-KUR bünyesinde pozitif ayrımcılık yapmak üzere yasal düzenlemeleri hayata geçireceÄŸiz. Genel SaÄŸlık Sigortası uygulamasından olumsuz etkilenen gençlerimizin maÄŸduriyetlerinin giderilmesini ve sosyal yardımlardan gençlerimizin hak ettikleri payı almalarını saÄŸlayacağız. Çocuk iÅŸçiliÄŸini önlemeye yönelik sert ve tavizsiz önlemleri ivedilikle alacağız.
Gençlerimizin eÄŸitim ve seyahat amaçlı ilk pasaport baÅŸvurularında, harç alınmamasını bir defaya mahsus olmak üzere de gidiÅŸ-dönüÅŸ uçak biletlerinin devlet tarafından karşılanmasını saÄŸlayacağız.
Gençlerimizin eÄŸitim için aldıkları mevcut geri ödemeli devlet kredilerinin, gençlerimizin istihdam ÅŸartları saÄŸlandıktan 2 yıl sonrasında baÅŸlayacak ÅŸekilde ve faizsiz olarak gerçek bir devlet desteÄŸi haline gelmesini saÄŸlayacağız. İktidarımızla birlikte, bu kredi uygulamasına son vererek aynı tutarda karşılıksız burs destek sistemini tesis edeceÄŸiz.
Ailelerimizin kümülatif geliri üzerinden toplam gelir, ailede bulunan fert sayısına bölündüÄŸünde, geliri asgari ücretin 1/3’ü oranından az olan tüm gençlerimizin geri ödemesiz burs almaya hak kazanmasını saÄŸlayacağız. Ayrıca hangi yaÅŸ ve eÄŸitim seviyesinde hizmet verdiÄŸi fark etmeksizin tüm devlet yurtlarının kapasitesini ve konforunu arttıracağız. Bu sayede modern hale getirilmiÅŸ devlet yurtlarımızın, gençlerimizin barınma ihtiyaçlarını karşılamak için ilk tercihleri haline gelmesini saÄŸlayacağız.
Yeniden Refah İktidarında, sorunları dinlenen ve fikirlerine önem verilen bir gençlik oluÅŸturacağız. Gençlerimizin her türlü öneri, sorun ve taleplerinin ivedilikle cevaplanabilmesi ve çözüme kavuÅŸturulabilmesi amacıyla kendilerine tanımlanmış ÅŸifreleriyle giriÅŸ yapabilecekleri bir dijital platform kuracağız. Aynı zamanda Gençlik Bakanlığı’na baÄŸlı olarak her ilimizde fiziki olarak kuracağımız Gençlik İletiÅŸim Merkezleri aracılığıyla gençlerimizin sürekli olarak yanında olacağız.
Yeniden Refah İktidarında, gençlerimizin geleceÄŸe iliÅŸkin planlarını gerçekleÅŸtirmelerinin önündeki engelleri kaldıracağız. 18 yaşını doldurmuÅŸ her gencimize dijital web ve mobil tabanlı bir uygulama üzerinden sadece kültürel etkinliklerde kullanılmak üzere her yıl bir defaya mahsus olmak üzere hesaplarına 2.000 TL hibe edeceÄŸiz. 24 yaÅŸ altındaki gençlerimizin ilk bilgisayar ve telefon alımlarında bir defaya mahsus olmak üzere vergi iadesi yapacağız.
Gençlerimizin yuva kurmalarına destek olmak amacıyla, bir defaya mahsus olmak üzere faizsiz olmak üzere evlilik kredisi uygulaması getireceÄŸiz. Gençlerimizin ilk ev ve araba alımlarında bir defaya mahsus olmak üzere faizsiz destek kredisi saÄŸlanması ile ilgili yasal düzenlemeleri yapacağız. Bu alımlarda gençlerimizin bir defaya mahsus olarak vergiden muaf olmasını da saÄŸlayacağız. İlk defa ticarete atılan 30 yaÅŸ ve altı gençlerimizin kurdukları ÅŸirketleri iki yıl süreyle vergiden muaf tutacak, faydalı model ve buluÅŸ niteliÄŸi taşıyan giriÅŸimlerde faizsiz kredi, teÅŸvik ve hibe desteÄŸi saÄŸlayacağız.
Yeniden Refah İktidarında, gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutacak önlemler alacağız. Resmî rakamlara göre ülkemizde her yıl 10 milyon kiÅŸi kumar oynamaktadır. Bu kesimin önemli bir kısmını ise gençlerimiz oluÅŸturmaktadır. Kumar bağımlılığını yok etmek amacıyla, bağımlıların “kiÅŸiye özel tedavi” yöntemiyle, psikologlardan ve psikolojik danışmanlardan oluÅŸan ekipler yardımıyla gençlerimizi bu illetten kurtaracağız.
Ülkemizde uyuÅŸturucu madde kullanımında son yıllarda görülen endiÅŸe verici artış dikkat çekmektedir. GeleceÄŸimizin teminatı olarak gördüÄŸümüz gençlerimizi madde bağımlılığının pençesinden kurtarmak ve ailelerine destek vermek amacıyla gerekli tedbirleri almak ve doÄŸru politikaları oluÅŸturmak ve bıraktırma tedavi programlarını açmak/artırmak ve sürekli desteklemek ana önceliklerimizden biri haline getirilecektir.
Yeniden Refah İktidarında, gençlerimizin yetenekleri açığa çıkarılacak ve desteklenecektir. Gençlerimizin kabiliyetli olduÄŸu, eÄŸitim aldıkları veya eÄŸitim almayı talep ettikleri alanlarda geliÅŸimleri Gençlik Bakanlığı ve Milli EÄŸitim Bakanlığı ile desteklenecektir. Bir meslek lisesinde okusun veya okumasın, her gencimiz, ilgi alanlarına göre en az bir mesleÄŸi edinmiÅŸ olarak lise öÄŸrenimi tamamlayarak, üniversite hayatına baÅŸlayacaktır. Gençlerimizin üniversite yaÅŸamları, talep etmeleri halinde, lise öÄŸreniminde edindikleri mesleklerini geliÅŸtirmek üzere desteklenecektir. Gençlerimizin sevdikleri mesleÄŸi icra etmeleri halinde yüksek verimlilik gösterecekleri gerçeÄŸinden hareketle, gençlerimizi tatmin edecek ÅŸekilde istihdam saÄŸlanması hem gençlerimiz hem de ülkemiz açısından hayati önem taşımaktadır. Bu sayede, genç iÅŸsizliÄŸi ile etkin ÅŸekilde mücadele edecek ve gençlerimizin önündeki bu endiÅŸe verici tabuları ve engelleri ortadan kaldıracağız. Gençlerimizin de yakından takip ettikleri üzere kamuda haksızlıklara ve rahatsızlıklara neden olan mülakat ile kamuya personel alma uygulamasına son verecek, sınav baÅŸarısını temel alan bir atama sistemini tesis ederek, ehliyet ve liyakat sahibi vatandaÅŸlarımızın kamu görevlisi olmalarını sürekli hale getireceÄŸiz.
TBMM bünyesindeki Milli EÄŸitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, çok geniÅŸ bir alana hitap ettiÄŸi için gençlerimizin sorunlarına dönük çözüm üretme konusunda hantal ve yetersiz kalmaktadır. Bu sebeple TBMM bünyesinde Gençlik Komisyonu müstakil bir ÅŸekilde kurularak gençlerimizin sorunlarına daha öncelikli ve daha yüksek hassasiyet gösterilmesini saÄŸlayacağız.
AİLE VE SOSYAL HİZMETLER POLİTİKAMIZ
Aile politikası, aile kurumun toplumsal, hukuki ve ekonomik açılardan muhafaza edilmesi, güçlü kılınması ve destekle devamlılığının temini gereksiniminden ortaya çıktığı için sosyal politika ve hizmetleri toplumsal ihtiyaçlar çerçevesinde geliÅŸtirileceÄŸiz ve ÅŸekillendireceÄŸiz.
Ailenin ihtiyaçlarını giderecek noktada düzenli gelir imkânlarını saÄŸlayan ekonomik tedbirleri alacağız. Yürütülecek maddi kalkınma hamlesi ile aile kurumunun devamlılığına tehdit oluÅŸturan borçluluk, iÅŸsizlik ve her çeÅŸit ekonomik sıkıntıları ortadan kaldıracağız. Evlilik kurumunun en saÄŸlıklı bir ÅŸekilde kurulmasını her bakımdan destekleyeceÄŸiz, özendireceÄŸiz ve maddi yönden teÅŸvik edeceÄŸiz.
Aileyi geliÅŸtirecek ve güçlendirecek kültürel, eÄŸitsel ve danışmanlık hizmetlerini ücretsiz olarak saÄŸlayacağız. Gelecek nesillerimizin hem fizyolojik hem de psikolojik olarak saÄŸlıklı, ahlaklı, milli ve manevi deÄŸerlerimize haiz, insanlığa faydalı bireyler olarak yetiÅŸtirilmeleri için belirli dönemlerde ücretsiz eÄŸitim programları geliÅŸtireceÄŸiz. Sevgi, uyum ve uzlaÅŸmanın aile bireyleri arasında saÄŸlanabilmesi amacına dönük olarak, eÄŸitim mevzuatında düzenlemelerin yapılmasını saÄŸlayacağız.
Ülkemizin ve milletimizin geleceÄŸi açısından hayati öneme haiz aile müessesesinin korunması ve güçlendirilmesi için aile yapısını tehdit eden her türlü yıkıcı maddi ve manevi tesirlerin önlenmesi yönünde gerekli tedbirleri alacağız. Medyanın aile yapısı ve evlilik üzerinde olumsuz etkiler oluÅŸturacak yayınlardan arındırılması için gereken tedbirleri alacağız. Kültür emperyalizminin meydana getirdiÄŸi özellikle kadın ve çocuk istismarına yönelik tutumların baÅŸta medya olmak üzere, iÅŸ hayatı, eÄŸitim hayatı gibi birçok alanda ortadan kaldırılması için gerekli yasal düzenlemeleri yapacağız. Müspet aile birey rol modellerini, medyada, sanatsal, kültürel ve sosyal faaliyetlerde ön plana çıkaracağız. Kadın rol modeller aracılığıyla ahlak, iffet, merhamet, fedakârlık, ÅŸefkat, asalet, üretkenlik gibi deÄŸerleri kadınlarımız arasında yaygınlaÅŸtırıp güçlendireceÄŸiz.
Ülkemizin 'Yeniden Büyük Türkiye' idealine ulaÅŸması için kadınların bu büyük ideal uÄŸrunda siyasette ve karar alma mekanizmalarında etkin rol almaları ve bu bilince ulaÅŸmaları yönünde teÅŸvik edici gereken adımları atacağız. Sadece ülkemizde deÄŸil, tüm dünyada kadın ve aile ile ilgili sorunların çözümüne model olabilmek için D-8 ve D-60 organizasyonları bünyesinde ailenin ve kadının güçlendirilmesine yönelik oluÅŸturulacak teÅŸkilatın bir aÅŸaması olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde "Aile ve Kadını Koruma TeÅŸkilatı"nı kuracağız.
Kadınlarımızın kamuoyu araÅŸtırmaları ile ortaya konulan ihtiyaç ve beklentilerinin, maddi ve manevi sıkıntılarının bölgesel faktörleri de göz önünde bulundurularak analiz edecek, bütün bu alanlarda çözüm üretilebilmesi, gerekli yasal düzenlemelerin yapılabilmesi için Türkiye ve dünyadaki müspet kadın teÅŸkilatları, sivil toplum kuruluÅŸları ve akademisyenler ile gerekli iÅŸbirliÄŸi ortamını oluÅŸturacağız.
Türkiye toplumunun kadın ve aileye yönelik yerel problemlerine batı merkezli ithal edilen çözümler yerine doÄŸrudan yerel unsur ve potansiyelin varlığını göz ardı etmeden ve kültürümüze uygun bir anlayış ile çareler üreteceÄŸiz. BoÅŸanma sürecinin en hızlı ve sıkıntısız bir tarzda sonuçlanmasını amaçlayan mevcut arabuluculuk sistemine, aile birliÄŸinin devamı noktasında önemli katkılar sunma potansiyeline sahip olan kültürel normlarımızdaki aile “UyuÅŸmazlık HakemliÄŸi Sistemi”ni dahil edeceÄŸiz.
Kadınlarımızın temel hak ve hürriyetlerinin korunması, kadına yönelik ÅŸiddet, taciz ve her türlü istismarın önlenebilmesi için, mevcut mevzuatların aile kurumunun bütünlüÄŸünü tehdit eden unsurlarının yerine, ahlak, adalet ve ilme dayalı gerekli hukuki düzenlemeleri ikame edeceÄŸiz. Kadına yönelik ÅŸiddeti doÄŸuran ÅŸartların bertaraf edilmesi ve ahlak, maneviyat ve adalet duygusu yüksek bir toplumun oluÅŸturulabilmesi için gerekli önlemleri alacağız. Yasal delillere dayandırılması ÅŸartı ile kadına yönelik ÅŸiddetle ilgili cezai yaptırımların ağırlaÅŸtırılmasını saÄŸlayacağız.
Kadınlarımızın eÄŸitim seviyesinin yükseltilmesi için gerekli tüm adımları atacağız. Kendi iÅŸini kurmak, üretime katılmak ve özellikle kadın tarım ve hizmet kooperatifleri kurmak isteyen kadınlarımıza faizsiz krediler ve vergi indirimleri gibi teÅŸvikler saÄŸlayacağız.
BoÅŸanmış kadınlarımıza eÄŸer iÅŸsiz iseler iÅŸsizlik sigortası vererek ve çalışmak istiyorlar ise iÅŸ imkânları oluÅŸturarak geçimlerinin saÄŸlanması ile nafakalarının temini husussunda gerekli adımları atacağız ve erkeÄŸin üzerinden mevcut süresiz nafaka borcunu böylece kaldırmış olacağız. BoÅŸanmış, nafaka süresi sona ermiÅŸ ancak halen muhtaç durumda olan kadınlarımız için devlet mekanizmasını iÅŸleterek, boÅŸanmış kadınlarımızın maddi açıdan maÄŸduriyet yaÅŸamalarına engel olacağız. BoÅŸanmış, iÅŸsiz kalmış ve nafaka süresi sona ermiÅŸ kadınlarımızın, çalışabilecek durumda iseler devlet eliyle iÅŸ imkânları sunarak, çalışamayacak durumda iseler maddi destek vererek maddi sıkıntı yaÅŸamadan yaÅŸamlarını sürdürmelerini saÄŸlayacağız.
BoÅŸanmış erkeklerin, eski eÅŸlerine olan nafaka ödemelerini süreli hale getirme yoluyla, boÅŸanmış ancak baÅŸka bir kadınla yeniden aile kurmuÅŸ erkeklerin maddi yükünü hafifletecek, mevcut gelirleri ile yeni kurmuÅŸ olduÄŸu ailesini maddi sıkıntılar yaÅŸatmadan idame ettirmesini saÄŸlayacak, yeni kurulacak ailedeki kadın ve çocukların maddi sıkıntılar yaÅŸamasının önüne geçeceÄŸiz. ErkeÄŸin, boÅŸanmış olduÄŸu eÅŸinden olan çocuklarına iliÅŸkin nafaka yükümlülüklerini ise “en üst yaÅŸ sınırı 25 olmak üzere erkek ve kız çocuklarının istihdamı gerçekleÅŸene kadar olmak üzere” düzenleyeceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında, evsiz ve kimsesiz vatandaÅŸlarımızı gözeteceÄŸiz. Maddi zorluk yaÅŸayan, bakıma muhtaç ve kimsesiz vatandaÅŸlarımız için “Sıcak Yuva Merkezleri”ni kuracak, bu merkezlerde barınma, gıda, temizlik ve saÄŸlık hizmetlerini ücretsiz olarak sunacağız. Çocuk, genç, yaÅŸlı, kadın, erkek fark etmeksizin kimsesiz veya muhtaç durumda olan tüm vatandaÅŸlarımızın daha nitelikli ve daha özverili sosyal hizmetlere eriÅŸiminin uygulayıcısı ve denetleyicisi olacağız.
Refakatsiz çocuklara ve yaÅŸlılara bakım desteÄŸi saÄŸlamak isteyenlere yoksulluk sınırından az olmamak üzere maaÅŸ baÄŸlayacağız. Bakım desteÄŸi alan muhtaçların, Bakanlık bünyesinde oluÅŸturacağımız Takip ve Denetim Kurulu aracılığı ile sürekli takibini yaparak her türlü istismarın önüne geçilmesini saÄŸlayacağız.
ENGELLİ VATANDAŞLAR POLİTİKAMIZ
Yeniden Refah Partisi olarak “Engellilere Hizmet ÖnceliÄŸimizdir” sloganımızla çıkmış olduÄŸumuz bu yolda, engelli vatandaÅŸlarımızın hayatın tüm alanlarında yer alabilmesini saÄŸlamak temel amacımızdır. Bir vatandaşımızın engelli olması topluma faydalı olmasına engel deÄŸildir. Bu sebeple engelli vatandaÅŸlarımızın hayatın her alanında bireysel katkılarının saÄŸlanması için gerekli tüm düzenlemeleri yapacağız.
İstihdam ve Ekonomik Destekler
Engelli vatandaÅŸlarımızın iÅŸ hayatına katılımı ve istihdamı ile ekonomik özgürlüklerinin saÄŸlanması partimiz için birincil önemdedir. Engelli vatandaÅŸlarımızın bu alanda önlerindeki zorlukları kaldıracak, kamu ve özel sektörde engelli vatandaÅŸlarımızın istihdamında pozitif ayrımcılık ilkesini uygulayacağız.
TÜİK verilerine göre, ülkemizde %12,5 oranıyla 10 milyon engelli vatandaşımızın olması nedeniyle, kamu ve özel sektörde engelli çalıştırma oranını adil bir ÅŸekilde güncelleyerek %3’ten %6’ya yükselteceÄŸiz.
18 yaşını geçen ve çalışma kabiliyetine sahip olan tüm engelli vatandaÅŸlarımızın kamu ve devlet gözetimi altında özel sektörde çalışma kapasitesine göre uzaktan çalışmada buna dahil olmak üzere iÅŸ sahibi yapacağız. Bunun yanı sıra çalışanlarının %90’ı engelli personelden oluÅŸan, ülke ekonomisine katma deÄŸer üreten fabrikalar ve teknoloji merkezleri kuracağız. Bu fabrikalar ve teknoloji merkezleri sayesinde, öncelikle görme engellilerin ihtiyaç duyduÄŸu yaÅŸamı kolaylaÅŸtırıcı yazılım, anons cihazı ve çeÅŸitli donamlar, iÅŸitme engellilerin kullandığı kulaklıklar, ortopedik engellilerin kullandığı yürüme araçları, ortezleri ve protezleri üreterek hem ihraç edecek hem de vatandaÅŸlarımızın hizmetine sunacağız.
İş kurmak isteyen engellilerimize kurmak istediÄŸi iÅŸ ile ilgili kursları verilmesini saÄŸlayacağız. Bu kurslarda baÅŸarılı olan engelli vatandaÅŸlarımıza belirli oranda hibe ve teÅŸvik verip 3 yıl süre ile vergiden muaf tutacağız.
Kamu sektöründe; Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılacağından, ortopedik engelli, görme engelli ve iÅŸitme engelli olan vatandaÅŸlarımızın, kamuda çalışma ve özlük hakları ile ilgili sorunlarını, kadrolarını niteliklerine göre Genel İdari Hizmetler Sınıfına veya Teknik Hizmetler Sınıfında aktarma yoluyla çözüme kavuÅŸturacağız.
EKPSS sürecinde yaÅŸanan sorunların giderilebilmesi için sınav sorularının zorluk derecesine iliÅŸkin çalışmalar yapacağız.
Engelli bireylerin iÅŸgücü durumlarının deÄŸerlendirilerek istihdama yönlendirilebilmeleri amacıyla İŞKUR bünyesinde “Mesleki DeÄŸerlendirme Birimleri” kuracağız.
Özel sektör iÅŸyerlerinde ve korumalı iÅŸyerlerinde çalıştırılacak özel gereksinimli iÅŸçilerin prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan iÅŸçi ve iÅŸveren sigorta primlerinin tamamının Hazine tarafından karşılanmasına yönelik mevzuat deÄŸiÅŸikliÄŸini hayata geçireceÄŸiz.
BüyükÅŸehir belediyeleri ile nüfusu 100.000’i geçen belediyeler tarafından; park, bahçe ve kaldırımlarda ihtiyaç duyulan fidan, çiçek, yer ve duvar kaplama malzemesi gibi ürünlerin üretileceÄŸi ve özel gereksinimli bireylerin çalışabilecekleri korumalı iÅŸyerleri kurulmasını yasal zorunluluk haline getireceÄŸiz. Ayrıca bu belediyelerde engelsiz yaÅŸam merkezleri açılmasını zorunlu kılacağız.
EriÅŸilebilirlik
Åžehirlerimizi, engelli vatandaÅŸlarımızın hayatını kolaylaÅŸtıracak, onlar için daha yaÅŸanabilir hale getirecek her türlü tedbiri alacağız.
Trafik ışıklarında, toplu taşıma araçlarında ve duraklarda mevcut olan anons sistemlerini iyileÅŸtireceÄŸiz. Anons sistemi olmayan tüm trafik ışıklarına, toplu taşıma araçlarına ve duraklara anons sistemleri kuracağız.
Mevcut parkları ve oyun bahçelerini, engellilerin eriÅŸilebilirliÄŸini saÄŸlayacak ÅŸekilde yeniden yapılandıracağız. Kaldırımlarda, yaya geçitlerinde, parklarda, çocuk oyun alanlarında, kamunun hizmet verdiÄŸi ve kamu kullanımına açık tüm binalarda ve ulaşım hizmetlerinde eriÅŸilebilirlik tedbirlerinin alınmasını saylayacağız. Yalnızca engelliler için deÄŸil hareketlerinde kısıtlılık yaÅŸayan yaÅŸlılar, hamileler, çocuklar, bebek arabalılar, çok uzun veya çok kısa boylu kiÅŸiler için de gerekli düzenlemeleri hayata geçireceÄŸiz.
Engelsiz ulaşım araçlarının tüm illerde olmasını saÄŸlayacağız. Bu konuda yerel yönetimlere zorunluluk getirecek ve ilgili meslek odaları ile iÅŸ birliÄŸi yapacağız.
Kamu ihaleleri ÅŸartnamelerinde “eriÅŸilebilirlik koÅŸulunun” yükümlülük haline getirilmesini ve bu yükümlülüklere uymayan yapıların kesin kabulünün yapılmamasını saÄŸlayacağız.
Belediye sınırlarındaki ve mücavir alanlardaki yol, kaldırım, sinyalizasyon gibi yapıların engelli bireyler için eriÅŸilebilir olmasının saÄŸlanması için ilgili bakanlıklar eliyle etkin ve sürekli denetim yapacağız.
Kaldırımlara araç park edilmesi nedeniyle; engelli vatandaÅŸlarımız, yayalar, yaÅŸlılar ve bebek arabası kullananlar ulaşımda güçlük çekmektedir. Araçların kaldırımlara park edilmesinin engellenmesi için ilgili kurumlar tarafından engellilik ve trafik bilinciyle ilgili kamu spotları hazırlayacağız. Bu kamu spotlarının prime time olarak adlandırılan yayınların en çok takip edildiÄŸi zaman diliminde yayınlanmasını saÄŸlayacak ve kaldırımlara parkla ilgili trafik denetimleri sıkılaÅŸtıracağız.
Tüm kamu ve özel sektör resmi web sitelerinin, tüm engel grupları açısından eriÅŸilebilir olmasını saÄŸlayıcı hukuki düzenlemeler getireceÄŸiz.
Yakın zamanda yaÅŸadığımız depremin de bize gösterdiÄŸi gibi, engelli vatandaÅŸlarımızın barınmalarında ve gündelik yaÅŸamlarında az katlı yapılarda olmaları hayati önem arz etmektedir. İlgili kamu kurum ve kuruluÅŸlar ile ortak çalışmalar yaparak gerekli önemleri alacağız.
Spor
Son dönemde engelli vatandaÅŸlarımızın ülkemiz milli takımlarında göstermiÅŸ olduÄŸu baÅŸarılar, destek verildiÄŸi zaman engelli vatandaÅŸlarımızın spor dallarında ne denli baÅŸarılı olabileceklerini ortaya koymaktadır. Engelli vatandaÅŸlarımızın da diÄŸer vatandaÅŸlarımız gibi spor yapmaları için gerekli alt yapı yatırımlarını, yerel yönetimler ile koordineli olarak yürüteceÄŸiz. Uluslararası müsabakalarda olup da ülkemizde branÅŸ olarak temsil edilmeyen tüm alanlarda engelli vatandaÅŸlarımızın spor yapmalarını destekleyeceÄŸiz. Engelli vatandaÅŸlarımızı, maddi imkânlar sunarak spor yapmaya teÅŸvik edeceÄŸiz. Engelli spor kulüplerine verilen desteÄŸin bir bölümünü direkt sporculara aktaracağız.
Engelli Vatandaşlarımızın Temsili
Her bakanlıkta, ülkemizde yaÅŸayan 10 milyon engelli vatandaşımızı temsil eden, engelli vatandaÅŸlarımızdan sorumlu temsilci atanıp, alınan kararlar da engelli vatandaÅŸlarımızın uyumluluÄŸu ve menfaatinin gözetilmesini saÄŸlayacağız. Karar alındıktan sonra düzeltme deÄŸil, karar alma aÅŸamasında doÄŸru kararlarının alınmasını mümkün hale getireceÄŸiz.
Belediye meclis üyeliÄŸinin adaylık sürecinde her partiden en az bir engelli meclis üyesi adayı olmasını zorunlu hale getirerek, engelli vatandaÅŸlarımızın belediye meclislerinde temsil edilmesini saÄŸlayacağız.
EÄŸitim
Engelli öÄŸrencilerimizin her türlü eÄŸitim öÄŸretim hakkından sonuna kadar faydalanması için gereken her türlü imkân ve olanağı saÄŸlayacağız.
Üniversitelerin özel eÄŸitim bölümlerinde görme engelliler öÄŸretmenliÄŸi, iÅŸitme engelliler öÄŸretmenliÄŸi ve zihinsel engelliler öÄŸretmenliÄŸi bölümleri yeniden ayrı ayrı açılarak, alanında uzman eÄŸitmenleri yetiÅŸtireceÄŸiz.
Özel eÄŸitime ihtiyacı olan engelliler, yaÅŸadığı bölgelerde özel eÄŸitim uygulama okullarının bulunmaması sebebiyle gerekli olan eÄŸitimi alamamakta, bu sebepten birey kendine ve topluma fayda saÄŸlayamamaktadır. Özel eÄŸitim uygulama okullarını Milli EÄŸitim Bakanlığı koordinatörlüÄŸünde yaygınlaÅŸtıracağız.
Kamu kurumlarında yetkin eÄŸitimli iÅŸaret dili tercümanları istihdam edeceÄŸiz.
Otizm, zihinzel, otistik ve down sendromlu olan bireylerin ayrımcılığa uÄŸramadan bütünleÅŸtirilmiÅŸ ortamlarda eÄŸitim görmelerinin saÄŸlanması ile eÄŸitsel deÄŸerlendirmeleri, özel eÄŸitim, meslekî eÄŸitim, destek eÄŸitim ve rehabilitasyon hizmetlerini geliÅŸtireceÄŸiz.
Engelli okullarını yaygınlaÅŸtırılıp ÅŸehir merkezlerinde ulaşım sorunu olmayan bölgelere alacağız. Ayrıca özel eÄŸitim haftalık saatlerinde engel gruplarına göre farklılık göstermekle birlikte, tüm gruplar için önemli düzeyde artış saÄŸlayacağız.
Özel eÄŸitim ihtiyacı olan bireylerin mesleÄŸe yönlendirilmesine hizmet edecek mesleki deÄŸerlendirmeyi, ilgili bakanlıkların koordinatörlüÄŸünde gerçekleÅŸtireceÄŸiz.
Lise ve üniversitelerde engelli öÄŸrencilerin kalacağı yurtlar hakkında kapsamlı bir çalışma yapıp engelli öÄŸrenciye uygun yurtları tesis edeceÄŸiz.
ÖSYM tarafından gerçekleÅŸtirilen merkezi sınavlarda görevlendirilen uzman okuyucu ve kodlayıcıların, özel gereksinimli bireyler konusunda farkındalıklarının ve donanımlarının artırılmasını saÄŸlayacak düzenlemeleri yapacağız.
Görme Engelliler için tüm ders kitaplarının yanı sıra yardımcı kaynakların da yeterli miktarda Braille olarak basılmasını saÄŸlayacağız.
İşitme engellilerin okul öncesi, ilköÄŸretim, ortaöÄŸretim, üniversite ve dini eÄŸitimde yaÅŸadığı sorunların tespiti ve giderilmesi hakkında alanında uzman ekipler oluÅŸturacak, her alanda eÄŸitimlerini tam manasıyla sürdürmelerini saÄŸlayacağız.
Engelli çocuklarımızın ve gençlerimizin eÄŸitim hayatında fırsat eÅŸitliÄŸinin saÄŸlanması için karşılaÅŸtıkları sorunları çözecek ve eÄŸitim ÅŸartlarını iyileÅŸtireceÄŸiz.
Sağlık
SaÄŸlık Kurulu raporlarında meydana gelen aksaklıkların giderilmesi için rapor yönetmeliÄŸini güncelleyecek, tüm ihtiyaçlara cevap verecek duruma getireceÄŸiz. Her baÅŸvuru için ayrı ayrı rapor deÄŸil tüm ihtiyaçları karşılayan tek rapor uygulamasına geçeceÄŸiz.
SMA hastalarının ilaçları ve tedavisi hakkında en kısa zamanda gerekli bölümler ile etkin çalışmalar yürütüp tedavi ve ilaç problemlerini çözüme kavuÅŸturacağız. SMA hastalarının tüm tedavi masraflarının devlet tarafından karşılanması için düzenleme getireceÄŸiz.
İlave ücret ve katılım payı konularında özel gereksinimli bireylere yönelik düzenleme yapacağız.
Fizik tedavi ve rehabilitasyon seans sayısının, bireylerin durum ve ihtiyaçlarına göre özellikle geliÅŸimin hızlı olduÄŸu ve en fazla fayda saÄŸlanabildiÄŸi erken çocukluk döneminde arttırılması yönünde düzenleme yapacağız.
SGK tarafından rapor ile karşılanan özel gereksinimli bireylerin kullanmak zorunda olduÄŸu hasta alt bezi ve enjektörlerin kullanım miktarı ile ilgili gerçekçi düzenlemeleri hayata geçireceÄŸiz.
SUT’ta yer alan tıbbi malzeme yelpazesinin geniÅŸletilmesi, bu baÄŸlamda adaptif oturma, ayakta durma ve yürüme yardımcıları, engelli puseti gibi tıbbi malzemeler ve bireysel ihtiyaçları karşılamak üzere özellikli tekerlekli sandalyelerin SUT’a eklenmesi ve fiyat güncellemesi yönünde düzenleme yapacağız. Daha fazla sayıda bireyin akülü tekerlekli sandalye hizmetinden yararlanabilmesi için ödeme kriterlerinin uzman ekipler tarafından yeniden deÄŸerlendirilmesini saÄŸlayacağız.
Bakım, Sosyal Hizmet ve Maaşlar
Engellilerin muhtaçlığının belirlenmesinde hane halkının toplam geliri deÄŸil, bir birey olarak engelli vatandaşın bireysel gelirini esas alacağız. Mevcut durumda ödenmekte olan engelli maaÅŸlarını, asgari ücret seviyesine getireceÄŸiz.
Bakıma ihtiyaç duyan tüm engelli vatandaÅŸlarımıza sosyal hizmetler gözetiminde verilen bakım hizmetleri devam ettirilecektir. Bakımını üstlenen kiÅŸiye verilen maaÅŸ yükseltilip en az asgari ücret tutarına getirilecek, SGK pirimi devlet tarafından karşılanacaktır.
Engellilerin sıfır araç alımındaki maksimum fiyat sınırını %150 oranında artıracağız. 1600 cc motor hacmi sınırı geçerli olmak kaydıyla, ÅŸehit aileleri ve gazilerin de faydalanmasını saÄŸlayacağız. Engeliler için yurtdışından ithal edilebilecekleri araçları ise yaÅŸ sınırı olarak 0-5 yaÅŸ arası araçlar ÅŸeklinde düzenleyeceÄŸiz.
Engelli vatandaÅŸlara yaklaşım, tutum ve davranışla ilgili toplumdaki bireyleri bilinçlendirmeye yönelik projelerin, konferansların ve etkinliklerin devlet ve sivil toplum kuruluÅŸları tarafından gerçekleÅŸtirilmesini saÄŸlayacağız.
Çalışma hayatına katılan engellilerin, iÅŸten ayrılmaları durumunda engelli aylıklarının yeniden baÄŸlanma sürecini kolaylaÅŸtıracak ve bürokratik iÅŸlemleri hızlandıracağız.
Engelli bireye sahip aile fertlerinin, çocuÄŸunun eÄŸitim veya hizmet aldığı Milli EÄŸitim Bakanlığı, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı veya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na baÄŸlı olan kamu kurumlarında veya özel kurumlarda tam veya kısmi süreli istihdamında pozitif ayrımcılık ilkesi çerçevesinde öncelik saÄŸlayacağız.
Kamuda çalışan ve engelli çocuÄŸa sahip olan annelerin yarı zamanlı çalışma/esnek çalışma gün ve saatleri ile ilgili düzenleme yapacağız.
Engelli bireye sahip olan ailelerin kamu kurumlarının organize ettiÄŸi uygun mekânlarda bir araya getirilerek deneyimlerini birbirleriyle paylaÅŸmaları saÄŸlanacaktır.
Kamu kurumlarına ait mesire yerleri, dinlenme tesisleri ve uygulama otellerinde, engelli vatandaÅŸlarımızın ücretsiz tatil yapabilmelerini saÄŸlamak üzere kontenjan uygulaması baÅŸlatılacaktır.
Özel gereksinimli bireyin ebeveyninin vefatı durumunda, engelli bireyin kurum bakımına alınmadan önce bireyin kendi ev ortamında bağımsız yaÅŸam becerilerinin desteklenmesine öncelik verilmesi ve bu geçiÅŸ sürecinin oluÅŸturulacak mekanizmalarla desteklenmesi salanacaktır.
Hanehalkı içinde engelli bir birey olduÄŸunu belgelendirenlerin; su, elektrik ve doÄŸalgaz faturalarında indirim uygulanmasına iliÅŸkin yasal düzenlemeyi hayata geçireceÄŸiz.
Engelli veri tabanı oluÅŸturarak tüm engelli verilerini tek çatı altında toplayacağız.
Bankalarda ve noterlerde görme engelli vatandaÅŸlarımızın karşılaÅŸtıkları imza sıkıntılarını mobil imza yöntemi ile çözeceÄŸiz.
Engelli erkek bireylere yetim aylığını, yaş sınırı aranmaksızın bağlayacağız.
Engelli bireylerin yalnızca anneleri deÄŸil, babaları ve bakım yükümlülerinin de erken emeklilik hakkından yararlanabilmesi yönünde düzenleme yapacağız.
Zihinsel engelli, otistik ve down sendromlu olan bireylerin ve ailelerinin; sosyal güvenlik, sosyal yardım ve sosyal hizmetlerden daha etkin biçimde yararlanmasını ve toplumsal yaÅŸama tam katılımlarını saÄŸlayacağız. Otizm, zihinsel otistik ve down sendromlu olan bireyler için tam süreli bakım ve rehabilitasyon hizmetleri geliÅŸtirecek, yaygınlaÅŸtıracak ve özel eÄŸitim saatlerini artıracağız.
Åžehit Aileleri ve Gazilerimiz
“Türk Silahlı Kuvvetleri SaÄŸlık YeteneÄŸi YönetmeliÄŸi”nde belirtilen ÅŸartlara uymadığı için gazilik unvanı verilmeyen, ancak çalışamayacak durumda olan sayıları binler ile ifade edilen vatandaÅŸlarımızın bir an önce gazilik unvanına kavuÅŸması için çalışmalar yapacağız.
Halen uygulanmakta olan bir tanesi ÅŸehitlerimizin eÅŸ ve çocuÄŸuna, bir tanesi de anne, baba veya kardeÅŸe tanınan toplam 2 istihdam hakkını, eÄŸer ÅŸehit evli ise eÅŸine ve tüm çocuklarına sayı sınırı olmaksızın geniÅŸleteceÄŸiz. EÄŸer ÅŸehidimiz bekâr ise anne, babası veya kardeÅŸi kullanmak üzere 2 kiÅŸilik istihdam hakkı saÄŸlayacağız. GetireceÄŸimiz yeni haklar da dahil olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri personeli olan ÅŸehitlerimize tanınan tüm hakları, tüm görev ÅŸehitlerini kapsama almak üzere geniÅŸleteceÄŸiz. Gaziler için uygulanmakta olan 1 kiÅŸilik istihdam hakkını, eÅŸi ve çocuÄŸu için kullanılmak üzere 2 kiÅŸiye çıkaracak, bekar olan gazilerin ise anne, baba veya kardeÅŸleri tarafından kullanılmak üzere bir istihdam hakkı vereceÄŸiz.
MİLLİ EĞİTİM POLİTİKAMIZ
“Bir ülkenin asıl zenginliÄŸi, tankı, topu, tüfeÄŸi ve ekonomik gücü deÄŸil; imanlı, inançlı ve ilim sahibi evlatlarıdır.”
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
EÄŸitim ve öÄŸretim sistemi içerisinde sayıları 27 milyonu bulan okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öÄŸrencilerimiz ile 1,5 milyonun üzerindeki eÄŸitimcimiz, akademisyenimiz ve idari personelimiz bulunmaktadır. Bu rakamlar göstermektedir ki ülke olarak en büyük zenginliÄŸimiz genç ve dinamik nüfusumuz, evlatlarımızdır.
Bu sebeple, önce ahlak ve maneviyat ilkesini gerçek anlamda özümseyerek gençlerimizi, yeni nesillerimizi hidayet ve ilmi kendi bünyelerinde birleÅŸtirebilen, vatan sevgisine ve tarih ÅŸuuruna sahip, ahlaki deÄŸerleri yüksek nesiller olarak yetiÅŸtirebilmemiz gerekmektedir. Bu özelliklerden bir tanesinin eksik olduÄŸu nesiller yetiÅŸmesi halinde, ülkemize yarardan çok zarar geleceÄŸini yakın tarihimizde örnekleriyle ve acı tecrübeleriyle hep birlikte müÅŸahede ettik.
EÄŸitim ve ÖÄŸretim sistemimizde öncelikli olarak yapılmasını gerekli gördüÄŸümüz uygulamalar Milli EÄŸitim ve YükseköÄŸretim sistemlerinin paydaÅŸlarının hizmet ve çalışma koÅŸullarının maddi ve manevi olarak iyileÅŸtirilmesine dönük olmalıdır. Bu nedenle öncelikli olarak, gerek öÄŸrencilerimizin gerekse öÄŸretmenlerimizin öncelikli olarak çözüme kavuÅŸturulması gereken meselelerine odaklanacağız.
Yeniden Refah iktidarında, Milli EÄŸitimde atacağımız ikinci adım ise ahlak ve maneviyatı önceleyen bir Milli EÄŸitim Sistemi ve Müfredatı oluÅŸturmaktır. Milli EÄŸitim Bakanlığı’nın gerçek anlamda millileÅŸtirilmesi amacı ile Fulbright-BirleÅŸik Devletler EÄŸitim Komisyonu faaliyetlerini sonlandıracağız. Yerli kaynaklarımıza ve milli kültürümüze yönelmeyi pekiÅŸtirmek amacıyla, Milli EÄŸitim Åžuralarını düzenli hale getirecek ve Åžura Kararlarının uygulanması ile ilgili Milli EÄŸitim Bakanlığımızın çalışma yapmasını saÄŸlayacağız. Okul öncesi eÄŸitiminden üniversite lisans eÄŸitiminin sonuna kadar, öÄŸrencilerimize deÄŸerler eÄŸitimi vereceÄŸiz.
VerdiÄŸimiz sözlerden de anlaşılacağı üzere “yenilenme ve ümitlenme” dönemi olarak nitelendirdiÄŸimiz bu dönemin ardından, “ayaÄŸa kalkma ve baÅŸlama” dönemine geçeceÄŸiz inÅŸallah. Yeniden Refah iktidarımızda, yenilenme ve ümitlenme dönemini tamamlayıp; öÄŸretmenlerimizin haklarını teslim ettikten, mesleÄŸin itibarını koruma altına aldıktan, birlikte oluÅŸturduÄŸumuz yeni eÄŸitim sisteminden ve müfredattan sonra, öÄŸrencilerimizin eÄŸitim ve öÄŸretimle ilgili temel sorunlarını çözdükten sonra, diÄŸer bir ifade ile kaliteli ve istikrarlı bir Milli EÄŸitim Sistemini ihdas ettikten sonra diyeceÄŸiz ki “SaygıdeÄŸer ÖÄŸretmenlerimiz, Kıymetli ÖÄŸrencilerimiz, Buyrun BaÅŸlıyoruz”.
Bu adımlarımızla, öÄŸretmenlerimizi sadece öÄŸreten olmaktan kurtaracak, onlara birer muallim bakış açısı aşılayan, keÅŸfeden, yetiÅŸtiren ve aydınlatan bir konuma getireceÄŸiz. Bu yeni konumlarıyla öÄŸretmenlerimiz de öÄŸrencilerini ilmi ve irfanı talep eden, tarihini özümsemiÅŸ ve günümüz meselelerine duyarlılığı yüksek olan, soru sorabilen, sorduÄŸu sorunun cevapları peÅŸinde kararlı olarak gidebilen, ilgi alanına giren bir meseleyi dert edinerek ülkesine ve tüm insanlığa bu uÄŸurda hizmet etmeyi amaç edinmiÅŸ feraset sahibi bireyler olarak yetiÅŸtireceklerdir.
Nitekim bu yeni yapıdan yetiÅŸen gençlerimiz Yeniden Büyük Türkiye’nin kuruluÅŸ mimarları olacak, ülkemizi ilim, fen ve teknolojide yücelterek, ürettiÄŸi katma deÄŸeri hem ülkesine hem insanlığa kazandıran bireyler olacaklardır. Yeniden Refah Partisi iktidarında en önemli yatırımı, bugünümüzü ve geleceÄŸimizi emanet ettiÄŸimiz çocuklarımıza ve gençlerimize olan yatırımlar olarak görüyoruz. Bu amaçla yetiÅŸtikleri okul ve üniversite müfredatlarının ülkemizin geleceÄŸinin öncelikli belirleyicilerinden olacağını çok iyi biliyoruz.
Yeniden Refah iktidarında, tek bir program üzerinden eÄŸitim veren ve bu süreç boyunca alternatif nitelikteki eÄŸitim programlarına devam etme olanağı sunmayan okullaÅŸma sisteminden vazgeçeceÄŸiz. Aynı çeÅŸitliliÄŸin mesleki ve teknik eÄŸitimde de olmasını saÄŸlamak üzere ÖÄŸretmen Lisesi, Kız Meslek Lisesi, Ticaret Lisesi, Spor Meslek Lisesi gibi mesleki eÄŸitim veren okulların yeniden açılmasını saÄŸlayacağız. Bu gençlerimizin istemeleri halinde, meslek sahibi oldukları alanlarda üniversite okumalarını teÅŸvik edeceÄŸiz.
EÄŸitim sisteminin “2 yıl okul öncesi + 4 yıl ilkokul + 3 yıl ortaokul + 3 yıl lise” olmak üzere yeniden yapılandıracağız. Mesleki ve teknik eÄŸitimi güçlendireceÄŸiz. Planlama yaparak meslek edindirme okullarındaki programların ve müfredatlarının ülkemiz ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesini saÄŸlayacağız. Okullarımızda verilen dil eÄŸitimi geliÅŸtireceÄŸiz. Her öÄŸrencinin en az bir dili baÅŸarılı bir ÅŸekilde öÄŸrenebilmesini saÄŸlayacağız.
Okul öncesi eÄŸitim dönemi, çocukların ilkokula hazırlandığı, ihtiyaç duyacakları temel bilgilerin oyun olarak basitçe öÄŸretildiÄŸi bir dönem olacaktır. Çocuklarımıza milli ve manevi deÄŸerlerimizin erken yaÅŸta kazandırılması da okul öncesi eÄŸitimin temel amaçlarından olacaktır. Bu okullarda, toplumun örf ve adetlerine uygun, ortak deÄŸerlerimizin öÄŸretildiÄŸi yeni bir program uygulanacaktır. Bu eÄŸitim dönemi mecburi olmayacak, ancak devlet bu konuda ailelere yardımcı olmak için her türlü tedbiri alacak ve destekleyecektir.
0-5 yaÅŸ grubu çocuklarımızın bu dönemde özellikle annesi ile olmak üzere ailesiyle baÄŸlarının güçlendirilmesi amacıyla annelere yerinde eÄŸitim verilecek ve çocuk bakım maaşı baÄŸlanacaktır. Bu imkâna raÄŸmen çalışma hayatına devam etmek isteyen anneler çocuklarını MEB tarafından denetlenen okul öncesi eÄŸitim kurumlarına gönderebilecektir.
Üstün yeteneklilere yönelik okulların sayısını artırarak, cevher olan üstün yetenekli öÄŸrencileri zamanında tespit edecek, daha üstün ve farklı müfredatlardan geçirilmesi saÄŸlanacak, bu çocuklarımızın yabancı ülkeler tarafından sahiplenilmesinin önüne geçmiÅŸ olacağız.
Özel eÄŸitime ve rehabilitasyona ihtiyacı olan evlatlarımızın, haftalık ders saatlerinin artırılmasını saÄŸlayacak, eÄŸitime eriÅŸim hakkına iliÅŸkin toplumsal farkındalık çalışmalarını yaygınlaÅŸtıracak ve ayrımcılığa karşı gerekli önlemleri alacağız.
İlköÄŸretim ve ortaöÄŸretimde milli ve manevi deÄŸerlerimizi önceleyen bir müfredatı getireceÄŸiz. Bu dönemin özellikle mesleki eÄŸilimlerin belirleneceÄŸi bir dönem olmasını saÄŸlayacağız. İktidarımızda ortaokullardan itibaren meslek eÄŸitimini baÅŸlatacağız. BelirlemiÅŸ olduÄŸumuz sisteme uyum saÄŸlayıp, farklı becerilere sahip olduÄŸu belirlenen öÄŸrencilerimizin, kendilerine uygun olan mesleki ve teknik eÄŸitime yönlendirilmeleri saÄŸlanacaktır.
OrtaöÄŸretime geçiÅŸ ve üniversiteye giriÅŸ sınavları, öÄŸrencinin neyi bildiÄŸini, ne konuda eksik olduÄŸunu ölçen sınavlar deÄŸil, öÄŸrencinin hangi alana yatkın olduÄŸunu, hangi alanda baÅŸarılı olduÄŸunu ölçen sınavlar olacaktır. Bu sınavların sonucunda, öÄŸrencilerimiz en baÅŸarılı oldukları alanlara yönlendirilecektir.. Üniversiteye giriÅŸ için farklı ders alanlarında ve yıl içerisinde birkaç defa uygulanan bu sınavların uygulamaya yönelik olması veya açık uçlu sorular içermesi saÄŸlanacaktır.
Okullarda baÅŸarı deÄŸerlendirme sistemi not odaklı deÄŸil, ürün odaklı olacaktır. ÖÄŸrenciler hayatın her alanında yenilikler yapmak, teknoloji üretmek, sanat eserleri ortaya koymak için çalışmalar yapacak ve bu amaçlara uygun sınavlara gireceklerdir. Gençlerimiz ezberledikleri bilgi miktarına ve sınavlardan aldıkları notlara göre deÄŸil, o dersin bilgilerini kullanarak bir eser üretip üretmediklerine göre deÄŸerlendirileceklerdir. Böylece çocuklarımız ve gençlerimiz derslerine sınavdan geçmek için deÄŸil, kendilerine ait olan ve gerçek hayatta sorun çözen projeleri ve eserleri üretmek için çalışacaklardır. Yeni Milli EÄŸitim Sistemiyle çocuklarımızın ve gençlerimizin büyük hedeflere ulaÅŸmaları için onlara her türlü desteÄŸi vereceÄŸiz.
ÖÄŸrencilerimizi bilim ve teknoloji ile deneyim yoluyla tanıştırmak, ilgi alanlarını çeÅŸitlendirmek, bilimsel bakış açısı kazandırmak için bölgesel ve yerel nitelikli bilim ve doÄŸa merkezlerini yaygınlaÅŸtıracak ve deneyim programları geliÅŸtireceÄŸiz.
Kırsal alandaki çocuklar baÅŸta olmak üzere öÄŸrencilerin kültürel geliÅŸimleri için tiyatro, sergi, müze gezisi ve benzeri kültürel faaliyetler kapsamında etkinlikler yapılacak, gezici tiyatro ve sergiler ücretsiz olarak düzenlenecektir.
EÄŸitimde en temel prensiplerimizden bir tanesi de anayasamızda devlete bir görev olarak verilmiÅŸ olan bireylerin manevi mutluluÄŸunu geliÅŸtirme vazifesinin devlet tarafından etkin ÅŸekilde yerine getirilmesi suretiyle yeni nesillerimizin ahlak ve fazilet bakımından üst düzeyde yetiÅŸtirilmesidir. Yeni nesillerimizin dini ve ahlaki hasletlerle donanması, helal ve haram bilincine sahip ÅŸuurlu bireyler olarak yetiÅŸmeleri için gerekli her türlü tedbir alınacak, eÄŸitim politikamızda ve geliÅŸtireceÄŸimiz yeni müfredatta ‘önce ahlak ve maneviyat’, ‘irade yönetimi’ ve ‘hakkı üstün tutma’ prensipleri hâkim olacaktır.
Gençlerimiz için istikrarlı ve günümüz gerçeklerine cevap veren, lise dönemi sonunda onu en az bir meslek sahibi yapacak olan yeni bir müfredat oluÅŸturacağız. Memleketimizin bir gencini dahi kaybetme, eÄŸitimsiz bırakma lüksümüzün bulunmadığı bilinci ile geliÅŸtireceÄŸimiz müfredatın temelinde imanlı, inançlı ve ilim sahibi olan, vatan sevgisine ve tarih ÅŸuuruna sahip ahlaki deÄŸerleri yüksek nesiller yetiÅŸtirmeye yönelik ilkeler yer alacaktır.
Yeni Milli EÄŸitim Sistemimizde ülke ve dünya gerçeklerini göz önünde bulundurarak, her genç evladımızın geleceÄŸe güvenle bakabileceÄŸi bir meslek-zanaat-sanat sahibi olmasını saÄŸlayacağız. Üniversiteden mezun olan tek bir gencimiz dahi iÅŸsiz kalmayacak, üniversite diploması 'iÅŸsizlik sertifikası' olmaktan kurtarılacaktır. Bu amaçla uygulamalı eÄŸitim ve staj gibi uygulamalar, kamu destekli ve zorunlu hale getirilerek, erken dönemde teorik bilgi ile uygulamaya dayalı bilginin birlikteliÄŸi saÄŸlanacaktır. Tüm öÄŸrencilerin akademik, sosyal ve duygusal geliÅŸimlerinin öÄŸretmenlerimi ve velilerimiz tarafından düzenli olarak takip edilebileceÄŸi ÖÄŸrenci Takip Sistemini oluÅŸturacağız.
Okullarımızın mali yükünü velilerimizin sırtından tamamen alacağız. Devlet okullarının tamamında ücretsiz yemek uygulamasına geçeceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında öÄŸretmenlerimiz özlük haklarına kavuÅŸmuÅŸ olacaktır. ÖÄŸretmenlik mesleÄŸini stratejik meslekler kapsamına alarak, mesleÄŸin itibarını ve önemini artıracağız.
Mevcut Milli EÄŸitim Sistemin öÄŸretmenlerimizle ilgili baÅŸlıca dört sorununu çözmeden öÄŸretmenlerimiz mutlu ve huzurlu olarak hizmet veremeyeceklerinin farkındayız. Bu sorunlar;
1- Sistemde istikrarsızlık sorunu: Sürekli deÄŸiÅŸen bir sistemde, öÄŸretmenlerimizin kendilerini ve öÄŸrencilerini sisteme adapte etmeleri, etkin ve verimli çalışmaları mümkün deÄŸildir. Yeniden Refah iktidarında, eÄŸitim sisteminin tüm tarafları ile aynı masada oturarak düzenlemeler yapacak ve istikrarsızlığa son vereceÄŸiz. Bu baÄŸlamda öÄŸretmenlerimizin okutmak istedikleri MEB tarafından saÄŸlanan ücretsiz ders kitaplarını kendilerinin belirlemesini saÄŸlayan bir sistem getireceÄŸiz.
Okul müdür ve müdür yardımcılarının atama, görevde yükselme ve görevden alma usul ve esaslarında adalet ve liyakate dayalı yeni düzenlemeler yapağız. Tüm bölgelerimizde öÄŸretmen, kurum ve müfredat açısından standardizasyonu saÄŸlayacağız.
2- Ekonomik bunalım sorunu: Aldığı maaÅŸla geçinemeyen, hatta ek iÅŸler yapmak durumunda bırakılan bir eÄŸitimci, verdiÄŸi hizmet odaklanamaz. Yeniden Refah iktidarında, tüm memurlarımıza olduÄŸu gibi kıymetli eÄŸitimcilerimize de %150 oranında zam vereceÄŸiz. Kamuda çalışan öÄŸretmenlerimizin, her eÄŸitim ve öÄŸretim yılı başında aldıkları eÄŸitim ve öÄŸretime hazırlık ödeneÄŸini bir asgari ücret tutarına yükselteceÄŸiz.
Özel okullarda çalışan tüm öÄŸretmenlerimizi ÖÄŸretmenlik Meslek Kanunu kapsamına tam kapsamlı olarak alacağız. Özel okullarda çalışan öÄŸretmenlerimize taban maaÅŸ uygulamasını getirerek, hem kamuda hem özel okullarda öÄŸretmenlerimizi, öÄŸretmenlik mesleÄŸine yakışan bir gelir seviyesine yükselteceÄŸiz. Bu süreci destelemek amacıyla özel okullara, yeniden yapılanmaları ve kurumsallaÅŸmaları için maddi destek ve teÅŸvik paketleri düzenleyeceÄŸiz.
3- Ailenin bütünlüÄŸü sorunu: Mevcut sistemde, çok sayıda eÅŸi baÅŸka ilde kendisi baÅŸka ilde görev yapan öÄŸretmenlerimiz, evladı baÅŸka ilde kendisi gurbette öÄŸretmenlerimiz bulunmaktadır. Yeniden Refah iktidarında, ÖÄŸretmenlik Meslek Kanunu’nda yapacak olduÄŸumuz düzenlemeler kapsamında, tüm eÄŸitimcilerimizin aile bütünlüÄŸünü saÄŸlayacak adımları atarak, aile bütünlüÄŸünü teminat altına alacak, bu sorunu bir daha ortaya çıkmayacak bir anlayışla çözeceÄŸiz.
4- Hak, Adalet ve Meslek itibarının saÄŸlanamaması sorunu: Bu sorun giderilmedikçe, öÄŸretmenlerimizin temel sorunlarının çözümü asla mümkün deÄŸildir. Yeniden Refah Partimizin kurulduÄŸu günden itibaren öncelikli vaatleri arasında bulunan Hak ve İtibarı Önceleyen, ÖÄŸretmenlik MesleÄŸini Stratejik Meslekler Kategorisine alan ÖÄŸretmenlik Meslek Kanunu’nu iktidarımızda çıkaracağız. İktidarımızda yapacağımız düzenlemeler ile atama/tayin sistemini de düzelteceÄŸiz. ÖÄŸretmenlerimizin Ehliyete ve Liyakate Dayalı, Denetlenebilir, Tarafsız ve Åžeffaf bir atama/tayin sistemini tesis edeceÄŸiz. Mülakat ile kamuya öÄŸretmen alma uygulamasına son verecek, mülakatlardaki baÅŸarı sıralamasını dikkate alarak atamaları yapacak, böylece ehliyet ve liyakat sahibi vatandaÅŸlarımızın kamu görevlisi olmaları saÄŸlanacaktır.
Yeniden Refah iktidarında, ataması yapılmayan öÄŸretmenlerimizin sorunlarını da çözeceÄŸiz. ÖÄŸretmenin itibarını ve saygınlığını artırmak için, hakkını verebilmek için, sözleÅŸmeli ve ücretli öÄŸretmenlik uygulamasını terk ederek, kadrolu öÄŸretmen uygulamasına geçeceÄŸiz. Kamunun ihtiyacı olan 150 bin öÄŸretmen açığının, atamalar yoluyla kapatılması için bir atama planı ortaya koyacağız.
7 Kasım 2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen, “Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelikte DeÄŸiÅŸiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in 1. Maddesi kapsamında 2020 yılı itibarıyla karma atama uygulamasına son verildiÄŸi halde, ilgili Yönetmelik’e aykırı olarak yapılan Karma Atama sonucunda hak maÄŸduriyetine uÄŸrayan 2020 KPSS ÖÄŸretmenlerinin maÄŸduriyetini, 2023 yılında yapılacak atamaya ek 15 bin kontenjan vermek suretiyle çözüme kavuÅŸturacağız.
Evlatlarımıza, ailelerinden sonra, “dört helalin, beÅŸ haramdan büyük olduÄŸu” ÅŸiarımız ile ilk defa tanıştıran, ancak mevsimlik iÅŸçi gibi istihdam olunan Fahri Kur’an Kursu ÖÄŸreticilerimize daimi kadro vereceÄŸiz. Mevcut durumda çalışma ÅŸartlarını saÄŸlayan tüm öÄŸreticilerimizi, ek bir sınava veya bürokratik iÅŸleme tabi olmadan kadrolu hale getireceÄŸiz. Fahri Kur’an Kursu ÖÄŸreticilerimiz, kadro haklarına kavuÅŸmalarıyla birlikte, eÅŸit iÅŸe eÅŸit ücret ilkesine göre maaÅŸ, sigorta prim günü ve özlük haklarından yararlandırılacaktır. 12 ay ilkesine göre sürdürülecek olan Kur’an-ı Kerim kurslarında Fahri Kur’an Kursu ÖÄŸreticilerimizden azami ölçüde yararlanılacaktır.
“Önce Ahlak ve Maneviyat” ÅŸiarımız gereÄŸi, okullarda okutulan İslâm Dinimizle ilgili seçmeli dersleri, zorunlu ders haline getireceÄŸiz. Bu amaçla, MEB’e baÄŸlı okullarda önemli düzeyde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ÖÄŸretmeni ihtiyacı oluÅŸacaktır. Bu ihtiyacı karşılamak üzere, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öÄŸretmenlerimizin gelecek KPSS öÄŸretmen atamalarındaki kontenjanlarını, kamudaki ihtiyacın (açık oranın) en az %70’ini karşılayacak ÅŸekilde belirleyeceÄŸiz.
Kamuya, Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR) bölümü mezunu uzmanlardan önemli düzeyde atama yapılacaktır. PDR uzmanlarımızı, “her okulda en az bir PDR uzmanı olması” hedefimiz doÄŸrultusunda öncelikli olarak Milli EÄŸitim Bakanlığı’na baÄŸlı okullarda ve üniversitelerde istihdam edeceÄŸiz. Ayrıca PDR uzmanlarımızı; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na ile Adalet Bakanlığı’na baÄŸlı hizmet birimlerinde ve yeni kurulacak Gençlik Bakanlığı’na baÄŸlı ihdas edilecek Gençlik İletiÅŸim Merkezleri’nde istihdam edeceÄŸiz. Bu amaçlar doÄŸrultusunda önemli düzeyde PDR uzmanının kısa sürede kamuya atanması için planlama yapacağız.
Ayrıca milletimizin eÄŸitiminin sürekli hale getirilmesinde önemli bir konumda olan Halk EÄŸitim Merkezleri’ndeki usta öÄŸreticilerimizin kadro ve özlük haklarında önemli iyileÅŸtirmeler yapacağız.
Yeni Milli EÄŸitim Sistemimiz ve yapacağımız düzenlemelerle birlikte;
· Anaokulundan lise son sınıfa kadar ahlaki deÄŸerleri yüksek, tarih bilincine sahip, bilim ve teknolojiyle donatılmış nesiller yetiÅŸtireceÄŸiz.
· OkuduÄŸunu, dinlediÄŸini sorgulayan, talep eden, ÅŸuur, feraset ve dirayet sahibi nesiller yetiÅŸtireceÄŸiz.
· Taklit eden ve kopyalayan deÄŸil, yenilikçi ve icatçı nesiller yetiÅŸtireceÄŸiz.
· Lise son sınıfa geldiÄŸinde, elinde mutlaka bir mesleÄŸi olan, kendine güveni olan nesiller yetiÅŸtireceÄŸiz.
· UyuÅŸturucu ve madde bağımlılığından, deizm, ateizm, eÅŸcinsellik gibi sapkınlıklardan uzak bir nesil yetiÅŸtireceÄŸiz.
· Sadece 85 milyon Türkiye nüfusuna deÄŸil, tüm İslâm âlemine ve 8 milyar insanlığa faydalı olabilecek nesiller yetiÅŸtireceÄŸiz.
YÜKSEKÖÄžRETİM POLİTİKAMIZ
Ülkemizde 129’u Devlet, 79’u Vakıf olmak üzere 208 üniversite bulunmaktadır. Sanayi ve teknoloji alanında geliÅŸme göstermiÅŸ bazı ülkelerin üniversite sayısından daha fazla üniversitemiz bulunmaktadır. ÖrneÄŸin; Kanada’da 100, Almanya’da 63, Fransa’da 85, İtalya’da 91 üniversite bulunmaktadır. 2019 yılında yapılan bir araÅŸtırmaya göre, Türkiye’de bin kiÅŸiden 95’i üniversite öÄŸrencisidir. Türkiye bu alanda Avrupa’nın önde gelen ülkelerini açık farkla geride bırakmaktadır. ÖrneÄŸin; Almanya ve Fransa’da bin kiÅŸiye düÅŸen üniversite öÄŸrencisi sayısı 40 dolayındadır. Bu oran İngiltere’de 39; Avrupa BirliÄŸi’nde (AB) ise 38’dir. Siz bu kadar genci üniversite okumaya yönlendirirseniz, bunlara yönelik kamu ve özel sektörde iÅŸ olanakları bulmanız gerekir. Ancak ülkemizde üniversite diploması olduÄŸu halde istihdam olanağı bulamayan önemli bir kesim bulunmaktadır. Gençlerimizin meslek edinmesi için çözüm üniversite sayısını artırmak deÄŸildir. Birçok geliÅŸmiÅŸ ülke, ülkemizden çok az sayıda üniversite ile ekonomik geliÅŸimini, sanayileÅŸme sürecini tamamlayabilmiÅŸtir. GeliÅŸmiÅŸ olan bu ülkeleri incelediÄŸimizde, yeni üniversiteler açmak yerine, yatırımlarını mesleki ve teknik eÄŸitime yönlendirdiklerini görmekteyiz.
Yeniden Refah iktidarında hem üniversiteleri gerçekten bilim üretir hale getirecek, hem de ortaöÄŸretimden baÅŸlamak üzere mesleki ve teknik eÄŸitime yöneleceÄŸiz. Bu amaçla üniversitelerde meslek derslerinin devamı niteliÄŸinde Teknoloji Fakültelerinin ve Devlet Planlama TeÅŸkilatı’na benzer bir iÅŸlevi eÄŸitim-öÄŸretim için gerçekleÅŸtirecek bir mesleki planlama teÅŸkilatı kuracağız. Bu teÅŸkilatın üniversitelerdeki bölüm kontenjanlarını belirlemek baÅŸta olmak üzere, ortaokul ve liselerdeki mesleki eÄŸitim planlamasını yapmasını saÄŸlayacağız. Ülkemiz ve dünya gerçeklerine göre üniversitelerimizde bölümlerini revize edecek ve ihtiyaç planlaması çerçevesinde öÄŸrenci kontenjanlarını yeniden belirleyeceÄŸiz. Ayrıca öÄŸretim üyeleri ile öÄŸrencilerin birlikte çalışma olanaklarının artırmak, stajları zorunlu hale getirmek, staj maliyetlerinin kamu finansmanı ile desteklenmesi gibi uygulamaları geliÅŸtirerek ve yaygınlaÅŸtırarak üniversiteli geçlerimizin daha kaliteli bir öÄŸrenim görmesini saÄŸlayacak ve iÅŸ hayatı ile daha genç yaÅŸta buluÅŸmalarının önünü açacağız. Üniversite öÄŸrencilerinin öÄŸrenim imkânları ile burs ve barınma desteklerinde artış yapacağız.
Üniversitesini birincilikle bitiren öÄŸrencilerimizi sadece bir plaketle uÄŸurlama uygulamasından vazgeçeceÄŸiz. Üniversitesini birincilikle tamamlayan her öÄŸrencimizi, mezun olduÄŸu bölüm veya dengi bir bölümde araÅŸtırma görevlisi olma hakkını vererek ödüllendireceÄŸiz.
Üniversiteler hem mezun ettikleri öÄŸrencileriyle hem de bünyelerindeki bilim adamları ile bilim üreterek ülke ihtiyaçlarını karşılama fonksiyonunu yerine getirmesi gereken kurumlardır. Ancak bilimsel faaliyetler ve bilimsel çıktılar açısından üniversitelerimizin eksikliklerinin olduÄŸunu görmekteyiz.
Üniversitelerimizin hem sosyal bilimler, hem de fen ve mühendislik alanlarında toplumumuza çözüm ve deÄŸer üretmek üzere yapılandırılmasını saÄŸlayacağız. Bu amaçla üniversite-sanayi iÅŸbirliÄŸi, üniversite-sivil toplum iÅŸbirliÄŸi temelli projelerin geliÅŸtirilmesini ve yaygınlaÅŸtırılmasını destekleyeceÄŸiz.
Üniversitelerin özgür düÅŸüncenin merkezleri olduÄŸunun bilinci ile daha bağımsız hale getirilmesi için YÖK’ün kapatılması da dahil olmak üzere birçok seçeneÄŸi, iktidarımızda sizlerle birlikte deÄŸerlendireceÄŸiz ve uygulamaya geçireceÄŸiz. YÖK, ülkemizde 12 Eylül darbesi ve 1982 Anayasası ile anılması, ayrıca anti-demokratik uygulamalarıyla bilinen bir kurum olması nedeniyle her dönem tartışma konusu olmuÅŸ bir kurumdur. Üniversitelerin merkeziyetçi bir anlayışla yönetilmesi elbette uygun görülemez. Bu nedenle yeni bir yasa hazırlayarak, YÖK’ü adeta kapatmak anlamına gelecek bir dizi adım atacağımızı ifade etmek istiyoruz. YÖK Kanunu yeniden düzenlenecek ve YÖK’ün yetkilerini önemli ölçüde daraltacağız. YÖK’ü yurtiçinde ve yurtdışında üniversiteler arası akademik ve bürokratik iletiÅŸimi saÄŸlayan bir büro haline getireceÄŸiz. YÖK’e yurtdışı eÄŸitim-öÄŸretim anlaÅŸmalarına aracılık etme görevi verilerek, üniversiteler tarafından yurtdışında lisans ve lisansüstü öÄŸrenim görmek üzere seçilen bursiyerlere destek olunmasını saÄŸlayacağız.
DiÄŸer bir ifadeyle YÖK, bir ajans, bir büro gibi hizmet verecektir. Görevleri arasında; yabancı üniversiteler ile iliÅŸkiler, ortak projelerde üniversiteler arasında koordinasyonun saÄŸlanması, diploma denklik süreçlerini yönetme, yurtdışına gönderilecek araÅŸtırma görevlilerinin belirlenmesinde üniversitelerle birlikte çalışma, yurtdışındaki üniversitelerle eÄŸitim-öÄŸretim anlaÅŸmaları yapma gibi temel görevleri olan bir ajans, bir büro haline getireceÄŸiz.
Bu yeni yapılandırmayla birlikte, üniversitelerin bilimsel çalışmalarını artırmak üzere adem-i merkeziyetçi bir yapıda olmaları saÄŸlanacaktır. Yeni sistemde YÖK’ten alınan yetkiyi, rektörler ve senatolar arasında orantılı olarak paylaÅŸtıracağız. Bu nedenle rektörlerin, dekanların ve çeÅŸitli üst düzey yöneticilerin bu görevlerde yer alabilmeleri için bilimsel ehliyete ve liyakate dayalı yeni bir atama sistemini tesis edeceÄŸiz.
Yurtdışına lisansüstü eÄŸitim için gönderilen öÄŸrencilerin, yurda dönüÅŸlerinde istihdam edilmeleri ve nitelikli araÅŸtırmalar yapabilmeleri için bağımsız araÅŸtırma enstitülerini kuracağız. Kurulacak bu enstitülere atanma ÅŸartlarını saÄŸlayan öÄŸrencilerin yurda dönüÅŸlerinde görevlendirmelerini yapacağız. Atanma ÅŸartlarını saÄŸlayamayanları ise mecburi hizmetlerini ifa etmek üzere önceden belirlenen üniversitelere yönlendireceÄŸiz.
Yalnızca lisansüstü eÄŸitimlerin verileceÄŸi ve yüksek katma deÄŸerli alanlarla araÅŸtırma projelerinin yapılacağı bu enstitülerde, üniversite-sanayi-sivil toplum iÅŸbirlikleri yapılacaktır. BaÅŸlangıçta seçilecek üç sanayileÅŸmiÅŸ ilde Kuracağımız bu enstitüler, kamu üniversitelerine göre daha yüksek bütçeli ve daha özerk bir yapıda olacaktır. Bu enstitülerde lisans eÄŸitimi verilmeyecek olup, akademik personelin özlük hakları ve ücretlerinin yanı sıra, yayın teÅŸvikleri, proje destekleri, patent destekleri gibi faaliyetler üzerinden desteklenmesini saÄŸlayacağız. Bu enstitülere alınacak personelde seçici olabilmek ve rekabeti artırabilmek amacıyla yurtdışına gönderilecek lisansüstü öÄŸrenci sayısında artışa gideceÄŸiz. Ayrıca rekabeti daha üst seviyelere çıkarabilmek için Türkiye Bilimsel ve Teknolojik AraÅŸtırma Kurumu (TÜBİTAK)’na, lisansüstü eÄŸitim için yurtdışına gönderilen ve belirli kriterleri saÄŸlayan araÅŸtırmacıları kendi bünyesinde istihdam etme hak ve yetkisini vereceÄŸiz. Atama süreçleri hızlandırabilmek ve yurtdışından dönen akademisyenlerimizi hızla öÄŸrencilerimizle buluÅŸturmak amacıyla, yurtdışında lisans ve lisansüstü öÄŸrenim gören öÄŸrencilerin diploma denklik süreçlerini en fazla iki ayda tamamlayacağız.
Üniversitelerde görev yapan öÄŸretim üye ve elemanlarının da önemli sorunlarının çözüme kavuÅŸturulması gereklidir. Bu amaçla;
Zorunlu hizmet ÅŸartı ile yurt dışına burslu olarak eÄŸitim almaya gönderilenler, ilgili prosedür gereÄŸi, yurda dönüÅŸlerinde zorunlu hizmetlerini ifa etmek üzere önceden belirlenmiÅŸ olan üniversitelerde göreve baÅŸlamaları söz konusu olmaktadır. Bursiyerlerin, burs dönemleri içerisinde olmak kaydıyla, yapmış oldukları evliliklerde, zorunlu hizmetlerini aile bütünlüÄŸünü saÄŸlayacak ÅŸekilde yerine getirmelerini saÄŸlayacak düzenlemeyi hayata geçireceÄŸiz.
Akademisyenlerimizin gelir düzeylerinin artırıcı ve ekonomik açıdan özgür hale getiren düzenlemeleri yapacağız.
Akademisyenlerin aile ve sosyal yaÅŸamlarını desteklemek ve unvanlarının karşılığı olan maddi imkânlara eriÅŸmelerini saÄŸlamak ve mesleÄŸe baÅŸarılı gençlerimizin mesleÄŸe özenmelerini desteklemek üzere, tüm memurlarımıza yapılan zamlara ilave olarak maaÅŸlarına ve ek ders ücretlerine %50 oranında ek zam yapacağız.
Akademisyenlerimizin yurtiçi-yurtdışı bilimsel araÅŸtırma destek tutarlarında artış yapacağız.
Ülkemizin bilimsel ve teknolojik açıdan ilerlemesinin saÄŸlanması amacıyla TÜBİTAK proje baÅŸvuru ve deÄŸerlendirme süreçlerini daha kapsayıcı ve daha objektif hale getireceÄŸiz.
Akademisyenlerimizin, öÄŸretmenevlerinde konaklamada %50 indirim uygulamasını getireceÄŸiz.
Akademisyenlerimizin, her akademik yılın başında bir asgari ücret tutarında olmak üzere eÄŸitim ve öÄŸretime hazırlık ödeneÄŸi almalarını saÄŸlayacağız.
Doktor öÄŸretim üyesi akademisyenlerimizi sözleÅŸmeli personel olmaktan kurtararak daimi kadrolara aktarımını saÄŸlayacağız.
Akademisyenlerimizin farklı ÅŸehirlerde lisansüstü eÄŸitim imkânlarına kavuÅŸmalarını saÄŸlayacağız.
AraÅŸtırma Görevlisi ve ÖÄŸretim Görevlisi kadrolarına sınav ve atanma usul ve esasları liyakat esaslı olarak yeniden düzenleyeceÄŸiz. Kadro ilanlarının ve atama usullerinin ehliyet ve liyakat temelli olarak belirli hale getirilmesini saÄŸlayacağız.
Akademisyenlerimizin ders yüklerinin hafifletilmesi için gerekli planlamayı yapacağız.
Doçentlik sınavlarındaki sübjektif etik ve deÄŸerlendirme kriterlerinin somutlaÅŸtırılması gibi uygulamaları hayata geçirerek sorunları çözeceÄŸiz. Akademik etik kurallarını ve yaptırımlarını göreceli olmaktan çıkararak net bir çerçevede tanımlayacağız.
Yurt dışındaki saygın üniversitelerde çalışan yerli ve yabancı akademisyenlerimizin ülkemizdeki üniversitelerde çalışma oranlarını artıracak, tersine beyin göçünü sürekli olarak destekleyeceÄŸiz.
DIŞ POLİTİKAMIZ
Bölgesel istikrarsızlıklar, küresel düzeydeki açmazlar ve belirsizlikler, hala çözüm bekleyen ihtilaflar, iç çatışmalar, savaÅŸlar, küresel ve bölgesel terör faaliyetleri, vekâlet savaÅŸları, kitle imha ve konvansiyonel silahlarının ortaya çıkardığı riskler ve tehditler geniÅŸ çaplı sorunları beraberinde getirmektedir.
Yeniden Refah Partisi olarak;
Küresel güçlerin deÄŸil, kendi milli çıkarlarımızı ön planda tutan; “Bağımsız ve Milli bir Dış Politika” anlayışı önceliÄŸimizdir. Türkiye’nin gerek bölgesel bir güç gerekse İslam dünyasında model ülke anlayışıyla stratejik bir öneme kavuÅŸturulması öncelikli hedefimizdir.
Dış politikada yıllardan beri uygulanmakta olan dışa bağımlı politikalar ne yazık ki ülkemizi içinden çıkılmaz bir sarmalın içerisine sokmuÅŸtur. Oysaki ülkemiz, jeostratejik bakımdan önemli bir kavÅŸak noktasında yer aldığından, hassas ve kırılgan bölgesel dengeleri hesaplayarak, tek taraflı dışa bağımlı politikalar yerine, ülkemizin ve bölge ülkelerinin bir arada barış ve güvenlik içerisinde olmalarını ön plana alan dış politika anlayışı temel ÅŸiarımız olacaktır.
Bugün Türkiye’nin, yüzlerce yıllık ortak kültürel, sosyal ve dini baÄŸları paylaÅŸtığı jeostratejik öneme sahip bölge ülkeleri, küresel güçler tarafından yeniden dizayn edilmeye çalışıldığından, ülkemiz de bu durumdan dolaylı olarak etkilenmekte ve ciddi sorunlarla yüz yüze kalmaktadır. Bunun önünün alınabilmesi amacıyla Türkiye’nin öncülüÄŸünde ve D-8 ülkelerinin katkılarıyla bölgede kalıcı barış ve istikrar için adil ve kalıcı çözümlerin ortaya konulması kaçınılmazdır. Özellikle bölge ülkelerinin toprak bütünlüÄŸü ve egemenliklerinin korunması, normalleÅŸmenin saÄŸlanması büyük önem arz etmektedir. Türkiye’nin, bölge ülkeleriyle birçok alanda karşılıklı iÅŸ birliÄŸi potansiyelini geliÅŸtirmesi için büyük çaba içerisinde olması saÄŸlanacaktır.
Dünyada yaÅŸanmakta olan hızlı geliÅŸmeler ve deÄŸiÅŸimler Türkiye’nin dış politikada yeniden önemli ve etkin adımlar atmasını gerekli kılmaktadır. Özellikle milli çıkarlarımızı gerekli kılan konularda avantaj saÄŸlayıcı, sorun çözücü ve geliÅŸtirici araçların artırılması ve etkin hale getirilmesi yönünde çalışmalar yapılacaktır.
Yeni Dünya Düzeni’nin zulüm ve baskıyı önceleyen, sorun çözücü deÄŸil, sorun üretici politikaları ortaya koyması, küresel çapta huzur ve istikrarın ortadan kalkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle Yeniden Refah Partisi, alternatif çözüm anlayışıyla, insanı merkezine alan ‘hak ve adalet’ öncelikli Yeni Bir Dünya kavramının ana çekirdeÄŸini oluÅŸturan D-8 öncülüÄŸünde;
· SavaÅŸ deÄŸil, barış
· Çatışma deÄŸil, diyalog
· Çifte standart deÄŸil, adalet
· Üstünlük deÄŸil, eÅŸitlik
· Sömürü deÄŸil, iÅŸ birliÄŸi
· Baskı ve tahakküm deÄŸil, insan hakları, hürriyet ve demokrasi,
temel ilkeleri doÄŸrultusunda hareketle; kalkınma yolundaki ülkelerin dünya ekonomisi içindeki konumlarını iyileÅŸtirmek, ticari iliÅŸkilerini çeÅŸitlendirmek ve birçok alanda üye ülkelere yeni imkanlar saÄŸlamak, uluslararası seviyede karar verme mekanizmalarına güçlü biçimde katılımlarını saÄŸlamak amacını ve daha sonra D-8 TeÅŸkilatı’nın bütün Müslüman ülkeleri kapsayacak ÅŸekilde D-60’a geniÅŸletilmesini ana hedef olarak görür.
Türk Devletleri TeÅŸkilatı’nın daha aktif rol oynayarak Türk Devletleri arasındaki birliÄŸin saÄŸlanması, ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel alanlarda iÅŸ birliÄŸi stratejilerinin geliÅŸtirilmesi, karşılıklı yatırım alanlarını belirlenmesi ve faaliyete sokulması, denize çıkışı olmayan Orta Asya Türki Cumhuriyetlerinin açılımlarını saÄŸlayacak ulaÅŸtırma hatlarının geliÅŸtirilmesi, iliÅŸkilerin istenilen düzeye getirilmesi önemli bir amaç olarak görülür.
Yurt dışında yaÅŸayan vatandaÅŸlarımızın ülkemizle olan baÄŸlarının güçlendirilmesi, benliklerinin korunması, durumlarının iyileÅŸtirilmesi, iÅŸ birliÄŸi ve diÄŸer alanlarda sunulan hizmetlerin geliÅŸtirilmesi, bu gibi faaliyetlerin yerine getirilmesinde ilgili ülke makamlarıyla iÅŸ birliÄŸi içerisinde olmaya özel önem verilecek, vatandaÅŸlarımızın bulundukları ülkelerdeki haklarının daha iyi korunması amacıyla her türlü çaba sarf edilecektir. Yurt dışında anadilimizin ve kültürel deÄŸerlerimizin korunması ve yeni nesillere aktarılması hususunda gerekli katkılar saÄŸlanacaktır. Özellikle son dönemlerde bazı Avrupa ülkelerinde göç mevzuatlarının ve vatandaÅŸlarımızın AB ülkeleri nezdinde vize iÅŸlemlerinin zorlaÅŸtırılmasının vatandaÅŸlarımız üzerindeki etkilerinin giderilmesi yönünde kurumsal düzeyde gerekli giriÅŸimler yürütülecektir.
Yeniden Refah Partisi olarak bizler, Kıbrıs konusundaki kararlı duruÅŸumuzu aynen sürdürecek ve çözümün yegâne ÅŸartının bağımsız ve egemen KKTC’nin varlığına baÄŸlı olduÄŸunu ve KKTC’ne yönelik izolasyonların kaldırılması ve KKTC’nin BM üye ülkeleri tarafından tanınması konusunda her türlü giriÅŸimin yapılması hususunda kararlılık sergilenecektir.
Türkiye’nin Adalar Denizi (EGE Denizi) ve DoÄŸu Akdeniz’de hak ve menfaatlerinin fiili durum oluÅŸturmak suretiyle yok sayılmasına ve Türkiye’nin Antalya Körfezi’ne hapsedilmesine yönelik ‘Sevilla Haritası’ üzerinden oldubittiye getirilmeye çalışılan politik adımlara karşı hak ve hukukumuzun korunması saÄŸlanacaktır.
Türkiye ile kıyıdaÅŸ devletler arasında ikili sınırlandırma kapsamında deniz yetki alanı sınırlandırma anlaÅŸmalarının akdedilmesi için çaba harcanacak, DoÄŸu Akdeniz’de her türlü hak ve hukukumuzun güvence altına alınması ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan edilmesi hususunda gerekli adımlar atılacaktır.
Adalar Denizi’nde Türkiye’ye ait olan adalar üzerindeki fiili iÅŸgale son verilmesi ve statüleri anlaÅŸmalarla belirlenmiÅŸ olan adaların silahsızlandırılması konusunda gerekli adımların atılması saÄŸlanacaktır.
Mavi Vatan sınırları içerisinde kalan ülkemizin sınırlarının, deniz alanlarında da korunması saÄŸlanacaktır.
Türkiye’nin Adalar Denizi (EGE Denizi), DoÄŸu Akdeniz ve Karadeniz’deki hak ve hukukunun tam anlamıyla korunması, güven artırıcı önlemler çerçevesinde, karşılıklı saygı ve anlayış temelinde huzur, güven ve barışı önceleyen çözümlerin ortaya konulması saÄŸlanacaktır.
Denizcilik Bakanlığı’nın kurulması konusunda gerekli adımların atılması saÄŸlanacaktır.
Batı Trakya Türk Azınlığının, uluslararası anlaÅŸmalardan kaynaklanan Azınlık haklarının tanınması konusunda her türlü platformda gerekli giriÅŸimler yapılacaktır.
Yeniden Refah Partisi olarak, Filistinliler arasındaki bölünmüÅŸlüÄŸün giderilmesi öncelikli hedefimizdir. Filistin halkının tüm meÅŸru haklarının tanındığı, kapsamlı, kalıcı ve adil bir çözümün ortaya konulmasını öncelemekteyiz.
OrtadoÄŸu’da tarihi dostluk ve kardeÅŸlik baÄŸlarına sahip olduÄŸumuz ülkelerle yaÅŸanan güven bunalımını ortadan kaldıracak, barış ve güvenliÄŸe katkı saÄŸlayacak, karşılıklı güven temeline baÄŸlı olarak ilerletilmesine katkı saÄŸlayacağız. KomÅŸu ülkelerin bağımsızlık, egemenlik ve güvenliklerini korumaları, istikrar içerisinde olmaları konusundaki çabaları desteklenecektir.
Tüm bölge ülkeleriyle “donmuÅŸ” durumdaki ihtilafların barışçıl yollarla çözüme kavuÅŸturulması saÄŸlanacak, karşılıklı iÅŸ birliÄŸinin geliÅŸtirilmesi saÄŸlanacaktır.
Yeniden Refah Partisi olarak, Karadeniz’e kıyıdaÅŸ ülkeler ve büyük soydaÅŸ ve akraba topluluklarının yaÅŸadığı Balkan ülkeleri ile iliÅŸkilerimizi eÅŸitler arası bir anlayışla her alanda geliÅŸtirmeye çalışacak, bu ülkelerle barış ve istikrarın korunması yönünde çaba göstereceÄŸiz.
Özellikle Bosna-Hersek ve Kosova’da barış ve istikrar ortamının sürmesine büyük önem atfediyoruz.
Afrika ülkeleri ile iliÅŸkilerimizi her alanda geliÅŸtirmeye büyük önem vereceÄŸiz.
AB’ye tam üyelik giriÅŸimi, ülkemizin Batı’ya tamamen teslim olmasına yönelik olup, Yeniden Refah Partisi olarak, AB’ye tam üyelik yerine, eÅŸitler arası bir anlayış çerçevesinde, karşılıklı ikili iliÅŸkiler içerisinde olmayı öncelediÄŸimizi ifade etmek isteriz.
Türkiye’nin ABD ile iliÅŸkilerini, eÅŸitler arası bir anlayışla, diyalog, adalet ve eÅŸitlik baÄŸlamında sürdürmesini öncelemekteyiz. Ayrıca ABD’nin bölgemizin istikrar ve barışını tehdit eden tek yönlü baskıcı politikalarından bir an önce vaz geçmesini bekliyoruz.
Yeniden Refah Partisi olarak, bölgemizde ortaya çıkabilecek her türlü gerilim ve sorunların krize dönüÅŸmeden çözüme kavuÅŸturulması konusunda adımlar atmayı, barış, istikrar ve refahın yaygınlaÅŸtırılması amacıyla Millî GörüÅŸ’ün ortaya koyduÄŸu vizyon odaklı, tarafları bir araya getiren proaktif ve sonuç almaya yönelik etkin bir dış politika ortaya koymayı hedeflemekteyiz.
Keza, kangrenleÅŸmeye yüz tutmuÅŸ bölgesel sorunlara kalıcı çözümler getirebilmek amacıyla ülkemizi, her konuda itibarlı, bölgesel ağırlığı olan, jeostratejik konumunun sunduÄŸu imkânlardan yararlanmak suretiyle, olumlu etkileri her alanda hissedilen, somut ve kalıcı katkıları aranan önemli bir güç haline getirme hususunu kararlılıkla sürdüreceÄŸiz.
Ä°Ç Ä°ÅžLERİ VE KAMU YÖNETİMİ POLİTİKAMIZ
Yeniden Refah Partisi olarak kamu yöneticilerinin ve güvenlik güçlerimizin maaÅŸ ve özlük haklarında iyileÅŸtirme yapacağız. Vali ve kaymakamların özlük haklarını emekliliklerine yansıyacak ÅŸekilde en az yüksek yargı mensuplarının seviyesine getireceÄŸiz. İçiÅŸleri Bakanlığı Personel Genel MüdürlüÄŸü uhdesinde olan Mülki İdare Amiri mesleÄŸine giriÅŸ sınavları baÅŸta olmak üzere tüm Bakanlık alımlarında mülakat uygulamasını kaldırılacağız.
İçiÅŸleri Bakanlığı’na baÄŸlı Emniyet Genel MüdürlüÄŸü teÅŸkilatıyla ilgili 2024 yılında yürürlüÄŸe konulacak yeni tayin sistemi, polis memurlarının aile bütünlüÄŸünü tehlikeye sokacağından, 16 Mart 2022 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 5306 sayılı CumhurbaÅŸkanlığı Kararı ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer DeÄŸiÅŸtirme YönetmeliÄŸi’ni yeniden düzenleyeceÄŸiz. Polis memuru maaÅŸlarının, Jandarma Astsubaylarının maaÅŸ seviyelerine çekilmesini ve endekslenmesini saÄŸlayacağız.
Emniyet güçlerimizin çalışma saatlerini belirleyerek standart hale getireceÄŸiz. Mesai saat ve ücretlerini yeniden düzenleyeceÄŸiz. Polislerimizin tamamı için 3600 ek gösterge ve emekliliklerine yansıyacak özlük hakkı problemlerini çözeceÄŸiz. Polis TeÅŸkilatının en önemli problemlerinden biri olan “kanunsuz emir” sorununu çözeceÄŸiz.
Emniyet personeli için bir intibak yasası çıkararak bir defaya mahsus olmak üzere EÄŸitim durumuna bakılmaksızın toplamda yaklaşık 150 bin emekli polis memurumuzun ek göstergelerinde gerekli düzenlemeyi yapacağız.
Emniyet Genel MüdürlüÄŸü içinde yaÅŸanan kurum içi disiplin soruÅŸturmalarının hukuki temellerden uzak ve keyfi olarak yapılmasını, yönetmeliÄŸi yeniden düzenlemek suretiyle engelleyecek, disiplin süreçlerini denetime açacak ve cezai yaptırımları orantılı hale getireceÄŸiz. POLSAN üyeliÄŸinin tüm EGM personeli için zorunlu olması uygulamasını kaldıracağız.
Jandarma personelimizin özellikle riskli bölgelerde görev yapanlardan baÅŸlamak üzere görev tazminatlarını revize edeceÄŸiz.
Uzman çavuÅŸlarımızın, “vatanı savunana kadro haktır” prensibi ile sözleÅŸmeli kadrodan, kadrolu personel statüsüne geçiÅŸini saÄŸlayacak, özlük haklarında mesleÄŸin gerektirdiÄŸi ÅŸartlarda iyileÅŸtirmeler yapacak, mesleki güvenceye kavuÅŸmalarını saÄŸlayacağız. Günümüz gerçeklerinden uzak kalmış olan 3269 sayılı Uzman ErbaÅŸ Kanunu’nu revize ederek; nöbet, saÄŸlık, sicil yönetmeliklerini ekleyecek, kıdemlerinin rütbeden sayılmasını saÄŸlayacağız. Uzman çavuÅŸlarımızın 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu kapsamına alınmalarını saÄŸlayacak, tayinlerinde aile bütünlüÄŸünü dikkate alan düzenlemeleri yapacak ve tüm ordu evlerinden ve sosyal tesislerden istisnasız istifade etmelerini saÄŸlayacağız.
Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’nu, bekçilerimiz ile vatandaÅŸlarımız arasındaki sevgi, saygı ve güven bağını güçlendirecek ÅŸekilde yeniden düzenleyecek, bekçilerimizi “mahallenin muhafızı” statüsünü aÅŸmayacak ÅŸekilde yetkilendireceÄŸiz. Bekçilerimizin gece çalışmalarından ötürü yıpranma payı alabilmeleri için gerekli düzenlemeleri yapacağız.
Bekçilikten polisliÄŸe geçiÅŸte bir kolaylık bulunmaması ve tüm bekçilerin aynı rütbede olması görevde yükselme duygusunun olmamasıyla beraber iÅŸe olan özeni de azaltmaktadır. Bu amaçla, 7 yıl görev yapan bekçi kardeÅŸlerimizin yapılacak adilane bir sınavla polis olabilmelerinin önünü açacak düzenlemeyi hayata geçireceÄŸiz. Bekçilerimizin mesai saatlerini, polislerimizde olduÄŸu gibi 12 saatlik çalışma sonrası 1 günlük dinlenme ÅŸeklinde düzenleyeceÄŸiz.
Güvenlik korucularımızın özlük hakları detaylı bir ÅŸekilde revize edilecek, öÄŸrenim dereceleri arasında 1 derece farkın olması saÄŸlanacak, derece ve kademe hakları verilecektir. Korucularımızın maaÅŸlarını iyileÅŸtirmek amacıyla seyyanen zam yapacak, emeklilik dönemlerinde ise emeklilik ikramiyesinden faydalanmaları saÄŸlanacaktır. Korucularımızın maaÅŸ ve sigorta kollarını 4C’ye baÄŸlayacağız.
İtfaiye personelimizi Genel İdare Hizmetleri Sınıfından, Teknik Hizmetler Sınıfına geçirmek suretiyle maÄŸduriyetlerini ortadan kaldıracağız. Görev başında iken vefat eden itfaiye personelimizin ÅŸehit sayılması hususunda gerekli düzenlemeyi yapacağız.
Ülkemizin her alanda geliÅŸmesi için emek harcayan ve kamunun yaptığı önemli projeleri yöneten ve önemli riskler üstlenen kamu mühendislerimizin maaÅŸ ve özlük haklarını revize edeceÄŸiz. Kamu mühendislerinin gelirlerini, kamuda kendilerine denk olan hakim, savcı ve doktorların seviyesine yükselteceÄŸiz.
Türkiye’de, Teknik Hizmetler Sınıfında üst düzeyde görevlerde bulunan ve uzmanlık gerektiren mühendislik mesleÄŸinin; çalışma koÅŸulları baÅŸta olmak üzere, yetki, unvan, görevde yükselme ve kariyer basamakları, meslekte uzmanlaÅŸma ve mesleki geliÅŸimin düzenlenmesi için Mühendislik Meslek Kanunu çıkarılacaktır. Ayrıca yapacağımız düzenleme ile kamu mühendislerimize “ Teknik Sorumluluk Tazminatı” ödenecek ve tüm kazanımların emeklilik hesaplamasına dahil edilmesini saÄŸlayacağız. Emekli olmuÅŸ kamu mühendislerinin ise ilave emekli ödeneÄŸini verecek, tüm kazanımların emekliliÄŸe yansımasını saÄŸlayacak ve emekliler için ilave emekli ödeneÄŸini verecek yaÅŸsal düzenlemeleri yapacağız.
Kamuda Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldıracağız. Yardımcı Hizmetler Sınıfında yer alan kamu personelinin niteliklerine ve görev yaptıkları süre içerisinde eÄŸitim durumlarında meydan gelen geliÅŸmelere göre Genel İdare Hizmetleri Sınıfına ya da Teknik Hizmetler Sınıfına geçiÅŸini saÄŸlayacağız.
Kamudaki taÅŸeron kadro sorununu, herhangi bir istisna gözetmeksizin, kamuda çalışan tüm taÅŸeron görevliler için özlük haklarını da kapsayacak ÅŸekilde çözeceÄŸiz. Kamuda “taÅŸeron sisteminin” bir istihdam yöntemi olarak uygulanmasına son vereceÄŸiz. Dolayısıyla taÅŸeron kadrolarda istihdam edilen kamu güvenlik görevlilerinin, daimi kadrolara geçiÅŸini saÄŸlayan düzenlemeleri hayata geçirmiÅŸ olacağız.
Kamuoyunda EYT olarak bilinen Emeklilikte YaÅŸa Takılanların sorunlarının çözümünde önemli ve etkin rol üstlendik. EYT’nin çözümünde staj ve çıraklık sürelerinin “sigorta baÅŸlangıcı” olarak sayılmaması nedeniyle, belirli bir kesimin EYT sorunu çözüme kavuÅŸturulamamıştır. Yeniden Refah iktidarında, staj ve çıraklık sigortası giriÅŸlerini iÅŸe baÅŸlama olarak kabul edecek ve sigorta baÅŸlangıcı sayacağız. İş akdine dayanmayan, eÄŸitim amaçlı olan avukatlık stajına tanınan borçlanma hakkının meslek liselerine de tanınması, Anayasa’nın eÅŸitlik ilkesi gereÄŸi haklı ve meÅŸru bir taleptir. Staj ve çıraklık ödemelerini, iÅŸe baÅŸlama ve sigorta baÅŸlangıcı sayacak ve emeklilikte borçlanma hakkını verecek düzenlemeyi yaparak kamu-özel tüm emekçilerimizin staj maÄŸduriyetini ortadan kaldıracağız.
Köyleri ve hayvan yetiÅŸtiricilerini destekleme projemiz kapsamında, ücretsiz olarak sunacağımız veterinerlik hizmetlerini etkili ve verimli ÅŸekilde sunabilmek amacıyla, önemli sayıda veteriner hekim ataması gerçekleÅŸtireceÄŸiz.
Kamuya personel alımlarında uygulanan usullere hak ve adalet temelinde yeni düzenlemeler getireceÄŸiz. Mülakat ile kamuya personel alma uygulamasına son vereceÄŸiz. Adayların sınavlardaki baÅŸarısını temel alan bir atama sistemini tesis ederek, ehliyet ve liyakat sahibi vatandaÅŸlarımızın kamu görevlisi olmalarını sürekli hale getireceÄŸiz.
Sivil Toplum KuruluÅŸlarının sürdürülebilir hizmet verebilmelerini saÄŸlamak amacıyla Sivil Toplum Merkezlerini kuracak ve bedelsiz olarak Sivil Toplum KuruluÅŸlarının kullanımına sunacağız. Sivil Toplum KuruluÅŸlarının DERBIS sistemini kullanması saÄŸlanarak tecrübelerini İç İşleri Bakanlığı ve diÄŸer Sivil Toplum KuruluÅŸları ile paylaÅŸabilmesi saÄŸlanacak, DERBIS üzerinden Sivil Toplum KuruluÅŸ yöneticilerinin eÄŸitilmesini ve bilgilendirilmesini sürekli hale getireceÄŸiz. Sivil Toplum KuruluÅŸlarının bulundukları illerdeki kamu kurumları, özel sektör ve üniversiteler ile iÅŸbirliklerinin ve ortak faaliyetlerinin artırılmasını destekleyeceÄŸiz.
Sivil Toplum KuruluÅŸlarının gönüllü faaliyetlerini ekonomik endiÅŸeler duymadan yapabilmelerini saÄŸlamak üzere mali ve ekonomik düzenlemeler yapacağız. Sivil Toplum KuruluÅŸlarının biliÅŸim alt yapılarının güçlendirilmesi ve teknolojik geliÅŸmelere uyumlu olmaları desteklenecektir.
AFAD’ın, yerel yönetimler ve Sivil Toplum KuruluÅŸları ile baÄŸlantıları daha güçlü hale getirilecektir. AFAD, teknik ve idari personel bakımından güçlendirilecektir. AFAD’ın doÄŸal afetlere müdahalede merkeziyetçi yapısı yeniden düzenlenecek, merkezi idare, yerel yönetimler ve Sivil Toplum KuruluÅŸları arasındaki kriz koordinasyonu güçlendirilecektir. AFAD personellerinin özlük hakları konusunda iyileÅŸtirici düzenlemeler yapılacaktır.
Ülkemizin bulunduÄŸu coÄŸrafi konumu gereÄŸi, Asya ve Afrika ülkelerinden Avrupa ülkelerine doÄŸru göç faaliyetlerinin önemli merkezlerinden biri olması söz konusudur. Yeniden Refah iktidarında, Göç Politikaları Bakanlığı kurularak, mülteci ve geçici sığınmacıların kayıt altına alınmaları, takip edilmeleri, barınmaları ve ülkemizden ayrılma süreçleri Bakanlık eliyle düzenlenecek ve yürütülecektir. Ayrıca bu Bakanlık kontrolsüz ve kaçak göç dalgaları ile mücadele edecektir.
DOÄžU VE GÜNEYDOÄžU POLİTİKAMIZ
Yeniden Refah iktidarında, doÄŸu ve güneydoÄŸu bölgelerinin ormancılık, tarım ve hayvancılık alanlarındaki deneyimini yeni teÅŸviklerle destekleyeceÄŸiz. Bu amaçla ormanların plansız veya çıkar odaklı kesilmemesi için gerekli kanunların çıkarılmasını saÄŸlayacağız. TıraÅŸlama adı altında yaÅŸ kuru demeden sürekli yapılan aÄŸaç kesimlerini denetim altına alacağız.
Tarımda toprakların verimliliÄŸini artırmak için gerekli alt yapı çalışmalarını yapacağız. Bölgede tarım dışı alanlarda ve vasfı bozulmuÅŸ meralarda suni mera kurulmasını teÅŸvik eden ve bu sayede çiftçimizin daha fazla araziden faydalanmasını saÄŸlayan, mera ve yaylaklarda otlatmayı kolaylaÅŸtırıcı yapı ve tesis yapılmasını saÄŸlayan projeler hayata geçirilecektir.
Tarımın geliÅŸmesi için tarıma elveriÅŸli kamu arazilerinin iÅŸlenmesi saÄŸlanacaktır. Hazineye ait arazilerin, belediye bünyesinde iÅŸe alınacak köylülerden oluÅŸacak ekiplerle ekilip biçilmesi, ödenecek gündeliÄŸin yanı sıra çoban ve çiftçilerin yüzdelik hisse oranı ile ödüllendirilebilecekleri bir düzenleme getirilecektir.
Hayvancılık ile ilgili kaldırılan teÅŸviklerin tekrar uygulanması saÄŸlanacaktır. Bölgenin önemli bir tarım ve hayvancılık potansiyeli ve bilgi birikimi bulunmaktadır. Yeniden Refah iktidarında bölgenin “organik tarım” ve “organik hayvancılık” potansiyelini deÄŸerlendirecek ve bu giriÅŸimlere yönelik hibe ve teÅŸvik vereceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında bölgenin sosyal, ticari ve ekonomik faaliyetleri önemli ölçüde desteklenecektir. KOBİ’ler ile iÅŸ birliÄŸi yapılarak Kamu-Kobi Ortaklığı Modeli ile istihdamın artmasını saÄŸlayacağız. Yıllarca bölgede yaÅŸanan göç sürecinde, özellikle bölgesel geliÅŸmiÅŸlik farklılıkları daima “itici ve çekici gücü” olma fonksiyonunu devam ettirmiÅŸtir. KOBİ’lere destek olunması yoluyla bölgede üretimin ve istihdamın artırılması teÅŸvik edilecek, KOBİ’lerin belirlenen stratejik hedeflere uygun üretimler yapması saÄŸlanarak üretimde seviye atlamaları saÄŸlanacaktır. Bölgesel tabanda AR-GE ekipleri kurularak bölgenin iÅŸ alanına uygun üretim yapılması ve sanayinin geliÅŸmesi saÄŸlanacaktır. Yakın pazarlara yönelik yatırım ve üretim, özellikle İran, Irak ve Türk Cumhuriyetlerine yönelik dış ticareti etkinleÅŸtirecek, kamu destekli endüstriyel üretimlerin yapılmasını saÄŸlayacağız.
DoÄŸu ve GüneydoÄŸu Anadolu’da kapatılan ÅŸeker fabrikalarının revize edilip tekrar açılmasını saÄŸlayacağız. Yaklaşık 30 yıl aralıksız çalışan ve binlerce kiÅŸiye ekmek kapısı olan Åžeker Fabrikaları kapatılmış ya da özelleÅŸtirilmiÅŸtir. Bu süre zarfında ÅŸeker pancarına konulan kota uygulaması da üretimi azaltıp ülkemizi dışa bağımlı hale getirmiÅŸtir. Yaklaşık 10 yıldır atıl duran veya düÅŸük kapasite ile çalışan bu fabrikaların yeniden faaliyete geçirilmesi için acil eylem planı hazırlanacaktır. Buna baÄŸlı olarak çiftçiler destekleyecek ve zirai kotaları kaldıracağız.
DoÄŸu ve GüneydoÄŸu illerinde bulunan atıl veya yarım kalmış tesisleri acilen ekonomiye kazandıracağız. Atıl ve yarım kalmış, inÅŸaat halindeki tesislerin deÄŸerlendirilmesinde, yeniden kuracağımız Devlet Planlama TeÅŸkilatı’nı görevlendirecek ve kayıp olan milli servetin yeniden ekonomiye kazandırılmasını saÄŸlanacaktır.
Türkiye genelinde, tüm özelleÅŸtirmelerin durdurulması saÄŸlanacaktır. Dolayısıyla bölgedeki kamu tesislerinin de özelleÅŸtirilmesi duracaktır. Ülke genelinde hükümetin kamu kesimini sanayi alanından çekmesi, kamu kesimine yatırım yaptırmaması, sadece özel sektör eliyle yatırımların yapılması, özel sektörün ise mevcut koÅŸullarda DoÄŸu ve GüneydoÄŸu illerine yatırım yapmaya yanaÅŸmaması, bölgede ekonomik geliÅŸmeyi ve kalkınmayı önleyici etkide bulunmaktadır. Bunların önüne geçmek üzere, özelleÅŸtirilmemiÅŸ olan kamu iÅŸletmelerinin üretime katılmalarını saÄŸlayacak, kamu yatırımlarını bölgede artıracak ve özel sektörü bölgeye yatırım yapması için özendirecek ve teÅŸvik edeceÄŸiz.
Kapatılan tüm Sümerbank üretim tesislerini modernize ederek yeniden üretime baÅŸlamasını saÄŸlayacağız. Sümerbank’ın bölgede aktif olması saÄŸlanarak, bölgenin istihdam açığı nispeten kapatılacaktır. Sümerbanklar’ın; Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel MüdürlüÄŸü ve SaÄŸlık Bakanlığı gibi kurumlar baÅŸta olmak üzere kurumların tekstil ihtiyaçlarını karşılayacak üretimler yapan, ayrıca ihracat yapabilme kabiliyetine sahip bir yapıya kavuÅŸturulmasını saÄŸlayacağız.
DoÄŸu ve GüneydoÄŸu bölgelerinde, üretim ve sanayinin arttırılması için gümrük kapılarına ihtisas yetkisi verilecektir. Bölge illerinde üretim ve sanayinin geliÅŸmesini desteklemek için sınır kapılarında ‘’İhtisas Yetki Daireleri’’ kuracak ve bölge üreticisinin navlun bedellerini düÅŸüreceÄŸiz.
DoÄŸu ve GüneydoÄŸu bölgeleri için İran ve Irak pazarları ile 1991 yılında SSCB’nin dağılmasıyla ortaya çıkan Kafkasya pazarı oldukça önem taşımaktadır. Yeniden Refah iktidarında, ticareti güçlendirerek DoÄŸu ve GüneydoÄŸu illerinin ekonomik olarak geliÅŸmesini saÄŸlamak, baÅŸta İran olmak üzere komÅŸu olduÄŸumuz ülkelerle ticareti artırmak amacıyla “Serbest Bölge ve Lojistik Merkezi’’ kurulacaktır. Bölgenin kalkınması açısından son derece önemli gördüÄŸümüz bu yatırımı hızla tesis edeceÄŸiz. Gümrük kapılarının olduÄŸu illerde lojistik merkezi projelerini hayata geçireceÄŸiz. Bölge; sahip olduÄŸu tır sayısı, aylık dolaşımda bulunan ağır taşıt hacmi ve komÅŸu ülkelerden gelen talepler ile birlikte büyük bir potansiyele sahiptir. Bölgede kurulması öngörülen lojistik merkezi lojistik firmalarının yanı sıra komÅŸu ülkelerin de ihtiyacını karşılamak üzere tasarlanacaktır. Lojistik merkezi, bölgenin ihtiyacını kısa sürede ve daha az maliyetle temin etme imkânı sunacaktır. Orta vadede bu cazibeyi saÄŸlayacak unsur İran ile ortak sanayi bölgesinin kurulacak olmasıdır. İran ile ortak sanayi bölgesi kurularak otomotiv sanayi ve demir çelik sektörü baÅŸta olmak üzere ağır sanayi tesislerinin bölgede kurulması mümkün hale getireceÄŸiz.
Bölgede petrol arama faaliyetlerini sürdüreceÄŸiz. Bölgede rafineri kurulması da planlama kapsamına alınacaktır. Rafinerinin ihtiyaç duyacağı petrol, bölgeden geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Nahçıvan-IÄŸdır-Kars-Tiflis-Bakü demiryolu hattı ile Azerbaycan'dan ve Kazakistan'dan, Tebriz-Nahçıvan-IÄŸdır demiryolu hattı ile İran'dan karşılanabilecektir.
Yeniden Refah iktidarında, DoÄŸu ve GüneydoÄŸu illerinde kenevir ekimi için gerekli kanunların çıkarılması ve devlet kontrolünde ekimi ve hasatı saÄŸlanacaktır. Kenevirin üretimi ve satışı, dünyanın bazı ülkelerinde tamamen yasaklıdır. Bazılarında ise kısıtlı olarak yapılabilmektedir. Türkiye de kenevirin yasaklı olduÄŸu ve uyuÅŸturucu sınıfında yer aldığı ülkelerden biridir. ABD’nin politikalarına göre ÅŸekil alan kenevir bitkisi birçok üretim alanında yaramakla birlikte ciddi bir ekonomik getiriye sahiptir. Kenevirin hem çevreye faydalı olması hem de kâğıttan petrokimya sanayiine kadar çok çeÅŸitli üretim alanları için hammadde olması gibi önemli faydaları söz konusudur. Bir dönüm kenevirin, 25 dönüm orman kadar oksijen üretmesi, dört dönüm aÄŸaca eÅŸdeÄŸer kâğıt çıkarması, 8 kez kâğıda geri dönüÅŸmesi ve petrokimya ürünlerinde, petrole alternatif hammadde olması, ilaç ve kozmetik sanayiinde kullanılması gibi faydalı özellikleri bulunmaktadır. Kenevir ekimine imkân tanınmasıyla birlikte, DoÄŸu Anadolu ve GüneydoÄŸu Anadolu Bölgelerinin ekonomik kalkınmasını önemli ölçüde destekleyeceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında, DoÄŸu ve GüneydoÄŸu illerinde görevlendirilen kamu yöneticilerinin tecrübeli ve yöreyi iyi bilen insanlardan oluÅŸması saÄŸlanacaktır. Bölgeyi ve bölge insanının ihtiyaçlarını bilen, kültürüne aÅŸina olan liyakatli insanların görevlendirilmesi ile bölge illerine verilen hizmetlerde kalite artışı saÄŸlanacaktır.
Yeniden Refah iktidarında, köye dönüÅŸ projeleri geliÅŸtirerek devlet destekli köy projelerinin yapılmasını saÄŸlayacağız. DoÄŸu ve GüneydoÄŸu Anadolu Bölgesi’nin göç nedeniyle deÄŸiÅŸen kalifiye nüfus yapısı, uygulanacak politikalarla ters yönde hareketlendirilerek, kalkınmanın can damarı olan “beÅŸeri sermaye” açığı giderilecektir.
Yeniden Refah iktidarında, bölgede nüfusun yoÄŸun olduÄŸu ÅŸehirlerde, ÅŸehir içi yolcu taşımacılığı için raylı sistem projelerini hayata geçireceÄŸiz. Bölge ulaşım yatırımlarında hafif raylı sistemlere öncelik vereceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında, bölge turizmini geliÅŸtirmek ve desteklemek üzere havaalanlarının yurtdışı uçuÅŸ baÄŸlantılarının artırılmasını saÄŸlayacağız. Yaz ve kış turizmi, yayla turizmi, tarih ve kültür turizmi ve daÄŸ turizminin bölgede geliÅŸtirilmesi için planlama yapacağız.
SAĞLIK POLİTİKAMIZ
Yeniden Refah iktidarında, Dünya SaÄŸlık Örgütü ile yapılan tüm anlaÅŸmalar, ülkemizin ve milletimizin milli çıkarlarına uygun hale getirilecek, bağımsız bir saÄŸlık yönetimi tesis edilecektir.
Yeniden Refah iktidarında, SaÄŸlık Bakanlığı’nı tüm saÄŸlık hizmetlerinin standart koyucusu, denetleyicisi, saÄŸlıkla ilgili verileri toplayan ve deÄŸerlendiren bir kurum haline getireceÄŸiz.
SaÄŸlık hizmetleri birimlerinin örgütlenme ile ilgili bazı sorunları öne çıkmaktadır. SaÄŸlık Bakanlığı’nın kuruluÅŸ kanunu yoktur. Kanun hükmünde kararnamelerle örgütlenmiÅŸtir. SaÄŸlık Bakanlığı’nın bu örgütlenme yetersizliÄŸi çözümleyecek, saÄŸlıkta stratejik planlama oluÅŸturarak bugünü ve yarını programlayacağız.
Åžehir hastanelerinin denetimini ve kontrolünü arttırıcı düzenlemeler yapacağız.
Åžehir hastaneleri, Kamu-Özel Ortaklığı ile yapılmıştır. Åžehir hastanelerinin kira ve gelir garantilerinin döviz kurunun da artmasıyla ülke bütçesine önemli bir yük getirmesi söz konusudur. Ancak bu hastanelerin finansal tablolarını ne Maliye Bakanlığı ne de SaÄŸlık Bakanlığı açıklamamaktadır.
Yeniden refah iktidarında, ÅŸehir hastanelerinin mali yapısı hakkında gerekli incelemeleri yaparak, yapılan yatırımların gözden geçirecek ve varsa haksız kazancı ve israfı ortadan kaldırıcı ve önleyici tedbirleri alacağız. Åžehir hastanelerinde Kamu-Özel Ortaklığının doÄŸasına uygun yeni bir yönetim modeli geliÅŸtirerek verilen hizmetlerdeki kaliteyi artıracağız.
Yeniden Refah iktidarında, aile hekimliğini yaygınlaştırarak, sağlık ocaklarının fonksiyonlarını artırarak aile hekimleri ve diş hekimleri ile birinci basamak sağlık hizmetlerini destekleyeceğiz.
SaÄŸlık mevzuatını günümüz koÅŸullarına göre düzenleyeceÄŸiz. Genellikle yöresel farklılıklar dikkate alınmaksızın ülkemizin her yanında standart hizmet verilmeye çalışılmaktadır. Tam gün çalışma prensibi ile hastalara verilen hizmetler gün içine yayılacak, hasta muayene oda sayısı artırılacak, her doktor için muayene odaları oluÅŸturulacaktır. Hastaların randevu alarak doktorlara muayene olması esastır. Sabah saatlerinden hastane koridorlarında oluÅŸturulan kuyruklar günümüz çaÄŸdaÅŸ saÄŸlık hizmetinin bir parçası olamaz. Aile hekimliÄŸini yaygınlaÅŸtırarak, saÄŸlık ocaklarının fonksiyonlarını artırarak aile hekimleri ve diÅŸ hekimleri ile birinci basamak saÄŸlık hizmetlerini destekleyeceÄŸiz. Bireye yönelik koruyucu hizmetleri ve evde yaÅŸlı hastalara yönelik hizmetleri bir arada yönetecek sistemi tesis edeceÄŸiz. İkinci ve üçüncü basamak saÄŸlık hizmetlerini bir sevk zinciri oluÅŸturacağız.
2016 yılında gündeme getirilen Aile DiÅŸ HekimliÄŸi Projesi uygulamaya geçirilecektir. Ülkemizde diÅŸ fırçalama oranı Avrupa’nın 4 kat gerisindedir. 3 yaşından itibaren periyodik aralıklarla çocuklarımızın diÅŸ kontrollerinin yapılması saÄŸlanacak, çocuÄŸun ve ailenin diÅŸ bakımı hususunda daha bilinçli bir bireyler haline getirilmesi saÄŸlanarak daha ciddi rahatsızlıkların ve kaynak israfının önüne geçilecektir.
Yeniden Refah iktidarında, hizmet sunum sisteminde kalite artışını gerçekleÅŸtireceÄŸiz.
Birinci basamak saÄŸlık hizmetlerindeki verimi artıracağız. SaÄŸlık ocaklarında pratisyen hekimler istihdam edilmektedir. Birinci, ikinci ve üçüncü basamak saÄŸlık kuruluÅŸları arasındaki iliÅŸkileri güçlendirerek, birinci basamakta bakılabilecek hastaların, hastanelere doÄŸrudan baÅŸvurma oranları düÅŸürülecek, hastanelere kapasitelerinin üzerinde hasta baÅŸvurularının önüne geçilecek, uzman hekimlerin pratisyen hekim gibi çalışması sorunu çözüme kavuÅŸturulacaktır. Böylece yoÄŸunluk nedeniyle kısalan hasta muayene süreleri uzatılacak ve tanıda yanılma oranları düÅŸmesi saÄŸlanacaktır.
Yeniden Refah iktidarında, acil servis hizmetlerinin niteliğini artıracağız.
Acil servisler, hızlı karar verme konusunda uzmanlaÅŸması gereken ve müdahale gerektiren saÄŸlık sorunlarında önemli bir fonksiyonu yerine getiren saÄŸlık birimleridir. Bu birimlere acil olmayan hastalar tarafından baÅŸvurulması, ihtiyacı olan hastaya zamanında ve yeterli müdahale olasılığını azaltmaktadır. Kamu hastanelerinde poliklinik hizmeti süresinin sabah dar saatlere sığdırılmasının getirdiÄŸi muayene sırası bulmada yaÅŸanan zorlukların önüne geçilerek, acil servisleri rahatlatacak ve daha nitelikli hizmet vermelerini saÄŸlayacağız.
Acil servislerde, baÅŸta acil uzmanı olmak üzere uzman doktorların ve uzman saÄŸlık destek personelinin istihdam edilmesini saÄŸlayarak hizmet kalitesini ve tanıda doÄŸruluk oranını artıracağız.
Yeniden Refah iktidarında, koruyucu sağlık hizmetlerini geliştireceğiz.
Koruyucu saÄŸlık hizmetlerini, saÄŸlık ocakları temelinde yaygınlaÅŸtıracağız. Gıda güvenliÄŸine önem verecek ve gıda denetimlerini artıracağız. Hayvancılık, tarım ve saÄŸlıklı gıda tüketimi konusundaki sorunları çözeceÄŸiz. Obezite ile mücadele ederek kanser, HT ve DM gibi hastalıklar ile kronik hastalıklardaki artışın önüne geçeceÄŸiz. ÇeÅŸitli yollarla yayılabilen bulaşıcı hastalıklar ile geliÅŸtireceÄŸimiz programlar ile mücadele edeceÄŸiz. İşçi saÄŸlığı ve iÅŸ yeri koÅŸulları, meslek hastalıkları ve iÅŸ kazaları konularındaki önlemler, iÅŸverene ek yük getirmeden artırılacaktır. Erken tanı için kanser tarama çalışmaları ulusal programlar dahilinde yaygınlaÅŸtırılacaktır.
Yeniden Refah iktidarında, ilaç israfının önüne geçeceÄŸiz.
İlaç kontrolü ve temini önemli konular arasındadır. Artan kronik hastalıklar ilaç tüketimini artırmaktadır. Hastalarımızın tedavileri için ihtiyaç duyduÄŸu ilaçların sürekli temini saÄŸlanacak olup, bu ilaçların yerli ve milli kaynaklarla üretilmesi teÅŸvik edilecektir. İlaç Takip Sistemi geliÅŸtirerek, vatandaÅŸlarımızın ihtiyacından fazla ilaç tüketerek yeni saÄŸlık sorunları yaÅŸamalarını önlemek, ilaç kullanımında tasarrufu saÄŸlamak ve narkotik ilaçlardan inÅŸalarımızı korumak için gerekli tedbirleri alacağız.
Yeniden Refah iktidarında, sağlık turizmini geliştireceğiz.
SaÄŸlık turizmi açısından ülkemiz önemli bir potansiyele sahiptir. SaÄŸlık turizmi desteklenecek ve ülkemizin bu alanda markalaÅŸması saÄŸlanacaktır. Diyaliz hastalarının hizmet alacağı oteller oluÅŸturularak, saÄŸlık turizmi desteklenecektir.
Yeniden Refah iktidarında, saÄŸlık çalışanlarının maaÅŸ ve özlük haklarında önemli ve gerekli düzenlemeleri hayata geçireceÄŸiz.
İhtiyaç duyulan hekim ve diÄŸer saÄŸlık personeli kadrosu için gerçekçi bir planlama yapılacaktır. SaÄŸlık hizmetlerindeki insan kaynakları olarak hekim ve diÄŸer saÄŸlık personeli için gerçekçi bir planlama yapılarak tüm saÄŸlık personelimizin nicelik ve nitelik bakımından desteklenmesini saÄŸlayıcı planı hayata geçireceÄŸiz. Özellikle temel bilimler alanında öÄŸretim üyesi açığını kapatacağız. Pratisyen hekimlerin iÅŸ tatminini artırıcı önlemler alacağız. HemÅŸire ve ebe sayısını artıracağız. SaÄŸlık meslek liselerinin uygulamalı eÄŸitimlerini daha nitelikli hale getireceÄŸiz.
SaÄŸlık sektörüne eÅŸit iÅŸe eÅŸit ücret uygulamasını getireceÄŸiz. Performans sistemini revize ederek, hekimlik mesleÄŸini ve onurunu rencide eden, ne kadar hasta o kadar para anlayışına sahip performans sistemine son verilecektir. Bir hastaya 15 dakikalık bir hizmet yeterli olabiliyorken, baÅŸka bir hastaya yeterli olmayabilir. Hekimlerimizi hastalarımıza hızla bakmayı bir bakıma mecbur kılan bu uygulamaları terk ederek, eÅŸit iÅŸe eÅŸit ücret uygulamasını getireceÄŸiz.
Asistan ve uzman hekimlerin nöbet saatlerini düzenleyeceÄŸiz. Asistan doktorların nöbetleri mutlaka bir insanın dayanabileceÄŸi ve hastaya faydalı olabileceÄŸi sürelerle sınırlandırılacak ve ücretlendirmesi yapılacaktır. Benzer ÅŸekilde uzman hekim nöbetleri de hakkaniyet ölçüsünde ücretlendirilecektir.
Doktorların özel muayenehane açma hakkını geniÅŸleteceÄŸiz. Hekimin muayenehane açma hakkını geniÅŸleteceÄŸiz. Kamu hastanelerinde çalışan hekimlerin maaÅŸlarını koruyacak ve döner sermaye paylarını artıracağız. Muayenehanesi olan hekimlere SGK ile anlaÅŸma ve resmi reçete yazma hakkı vereceÄŸiz.
Döner sermaye ve nöbet ücretlerine merkezi bütçeden katkıda bulunacağız. Döner sermaye sisteminden kaynaklı ücret adaletsizliÄŸi çalışma barışını bozmaktadır. SaÄŸlık çalışanlarının ekonomik, özlük ve sosyal haklarında, eÅŸitlik, hakkaniyet ve adalet saÄŸlanacaktır. Döner sermaye ve nöbet ücretleri merkezi bütçe ile desteklenecektir.
Tüm saÄŸlık çalışanları güvenceli ve kadrolu olacak ÅŸekilde tek çatı altında istihdam edilecektir. SaÄŸlık hizmetlerinde uygulanmaya devam edilen farklı istihdam modelleri, tüm saÄŸlık çalışanlarını güvenceli ve kadrolu olacak ÅŸekilde tek çatı altında toplanması ile çözüme kavuÅŸturulacaktır. Kamuda, herhangi bir ayrım yapılmaksızın tüm taÅŸeron personel kadrolu hale getirilecek, Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılacak, ilgili personelin Genel İdare Hizmetleri ya da Teknik Hizmetler Sınıfına geçiÅŸini saÄŸlayacağız.
KÜLTÜR-SANAT-TURİZM POLİTİKAMIZ
Türkiye'nin kültürel yapısı, tarihinin derinliklerinden gelen çok zengin ve çeÅŸitli kültürlerin birikiminden oluÅŸmuÅŸtur. Türkiye, coÄŸrafi konumu gereÄŸi doÄŸu, batı, OrtadoÄŸu, Akdeniz, İslâm kültürü gibi farklı kültürlerin merkezindedir. Ülkemiz, tarih ve coÄŸrafyasından devraldığı büyük bir kültür, sanat ve turizm birikim ve potansiyeline sahiptir.
Bu itibarla, birbiriyle teknik olarak alakası olmayan ve yönetilmesini güçleÅŸtiren Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı, “Kültür ve Sanat Bakanlığı” ve “Turizm Bakanlığı” olmak üzere iki ayrı bakanlık olarak tesis edeceÄŸiz. Bu iki bakanlığa, teÅŸkilat yapısına göre, ehliyet ve liyakat sahibi bürokratlar tespit edilerek ve atamaları yapılacaktır.
Kültür ve Sanat Bakanlığı’nın yerel teÅŸkilatını “İl Kültür-Sanat MüdürlüÄŸü” olarak kuracak ve Milli GörüÅŸ’ün prensiplerinden olan yerel yönetim esaslı yapı oluÅŸturmak amacıyla, il müdürlüklerinin uhdesinde, bir danışma meclisi gibi görev yapacak, yerel sanatçılardan, ÅŸehirde kültür-sanata destek olan bireylerden, kültür-sanat dernek/vakıf temsilcilerinden ve kültür-sanat alanında çalışmaları olan akademisyen ve araÅŸtırmacılardan oluÅŸan “İl Kültür Sanat Kurulu”nu her il için kuracağız.
Benzer ÅŸekilde Turizm Bakanlığı’nın yerel teÅŸkilatı olan “İl Turum MüdürlüÄŸü”nü kuracak ve uhdesinde “İl Turizm Kurulu” üyeleri belirlenerek, yerel dinamiklerin ilin turizminin geliÅŸmesine katkı sunmalarını saÄŸlayacağız.
Yerelde harekete geçireceÄŸimiz kurulların da katkısı ile “Milli Kültür-Sanat Politikası Bildirgesi”ni hazırlayacağız. Kültürel bilinçlenme ve kalkınmaya matuf kısa ve uzun vadeli hedef ve plânları ortaya koyacağız.
Kültür Bakanlığı bünyesinde “Anadolu ve Trakya Gastronomi Kültürü AraÅŸtırma ve YaÅŸatma Enstitüsü”nü kuracağız. Bu zengin kültürü yaÅŸatmak için gerekli olan çalışmaları ve araÅŸtırmaları desteklemek, yayınlar çıkarmak, yarışmalar yapmak ve tescillenmesini saÄŸlamak üzere çalışmalar yapacağız.
Müzik eserleri ile ilgili yeni bir telif yasası yapacak, böylece sanatçılarımızın hayatlarını hak ettikleri gibi idame ettirebilmelerini ve yeni eserler üretebilmeleri için kaynak saÄŸlamalarını destekleyeceÄŸiz. Bütün anonim eserler tespit edecek, telif gelirlerini kültür ve sanat çalışmalarını desteklemek üzere kullanacağız. Ayrıca sanatçılarımızı, SGK sistemine dahil ederek, sosyal güvencelerini temin edecek ve emekli olabilecekleri bir sistem oluÅŸturacağız. Ülkemizin sanat ve sanatçı envanterini çıkartmak üzere çalışmalar baÅŸlatacak ve yerelden baÅŸlayarak tespit komisyonları oluÅŸturacağız.
Birçok medeniyete ev sahipliÄŸi yapmış olan ülkemizin, tüm turizm unsurlarını tespit etmek üzere kapsamlı kültür envanterini çıkaracağız. Bu envantere göre ülkemizdeki kültür ve sanat varlıklarının takibini yapacağız. Ülkemizde bulunması gereken ancak bir ÅŸekilde yurtdışına çıkarılmış olan tarihi varlıklarımızın, uluslararası hukuktan kaynaklı haklarımızı kullanarak ülkemize dönüÅŸünü saÄŸlayacağız.
Turizm Bakanlığı’na baÄŸlı olarak faaliyet sürdürecek yeni “Alan BaÅŸkanlıkları”nı ihdas edecek ve bu alanları ivedilikle turizme kazandıracağız.
İl Turizm Müdürlükleri’ne yetki verilerek, turizme hizmet edebilecek bütün arkeolojik alanlar, sit alanları, ören alanları, tümülüsler, muharebe alanları ve coÄŸrafi oluÅŸum alanları tespit edilmesini saÄŸlayacak, bu alanları korumaya alarak müstakil idari birimler tarafından yönetilmesini ve gözetilmesini saÄŸlayacağız.
Turizmin geliÅŸtirilmesine kaynak oluÅŸturmak üzere ülkemize gelen bütün turistlerden alınan %2 oranındaki Konaklama Vergisi uygulamasını sürdüreceÄŸiz.
Ülkemizin her bölgesinde devlet destekli “Turizm Köyleri” ihdas ederek, hem o bölgedeki orijinal yerel sosyal hayatı ve kültürü yaÅŸatacak, hem de bölgenin yerel zirai mahsullerinin ziraatının yapılmasını saÄŸlayarak yerli zirai ürünleri koruma altına alacağız.
SPOR POLİTİKAMIZ
Spor, toplumumuzdaki her bireyin özellikle de gençlerimizin ve çocuklarımızın topluma faydalı, ahlaklı, terbiyeli, ÅŸuurlu ve madde kullanmayan birer fert olmalarını saÄŸlama noktasında etkili bir eÄŸitim unsurudur.
Yeniden Refah iktidarına, spora gereken önemin verilmesi için Bakanlık ve Genel Müdürlük olarak Türkiye'nin temel spor politikasını ve Bakanlık ile baÄŸlı birimlerin yapısını yeniden belirleyeceÄŸiz.
Spora bakışımız; objektif, ufku geniÅŸ, sporla gençliÄŸi ve toplumu bütünleÅŸtirecek, “KolaylaÅŸtırın zorlaÅŸtırmayın, müjdeleyin nefret ettirmeyin” düsturunu ilke edinen, liyakat sahibi görevlilerle spor teÅŸkilat yapısının desteklenmesi, güçlendirilmesi, revize edilmesi üzerine olacaktır. Mevcut personelin hızlı bir ÅŸekilde yeni vizyona uygun olarak eÄŸitilmesi ve yeni çalışma modeline motive edilmesidir.
Spor federasyonları ile birebir muhatap olarak, yeni çalışma modellerini belirleyeceÄŸiz. Spor federasyonlarına gerekli destekler saÄŸlanacak, baÅŸta eÄŸitim faaliyetleri olmak üzere sporla toplumun buluÅŸturulması, sporu geliÅŸtirme, gençler ve çocuklar baÅŸta olmak üzere toplumu ıslah etme, terbiye ahlak ve disiplini geliÅŸtirecek, elde edilecek baÅŸarılarla bu emekleri taçlandıracağız.
Ülkemizde ciddi bir spor politikasının olmayışından kaynaklanan iÅŸleyiÅŸle ilgili sorunların, spor branÅŸlarının desteklenmesinde hatalı uygulamalara sebebiyet verdiÄŸini görmekteyiz.
Ülkemizde özellikle seyirci yoÄŸun sporlardan olan; futbol, basketbol, voleybol, hentbol gibi takım sporları desteklenmektedir. Bu sporlar takım halinde yapıldığından ve fertlerin tek başına bu sporları icra etmeleri mümkün olmadığından, yapanı az, seyredeni fazla olan seyir sporlarıdır. Bu sporların ıslah edici, terbiye edici özellikleri yok denecek kadar azdır. Seyircileri arasında zıtlaÅŸmalar ve kötü söz kullanımı söz konusudur. BaÅŸka biri olumsuz yönü de bahis ve kumar sektörünün bu sporlarda zirvede olmasıdır.
Yeniden Refah iktidarında, ferdi sporları, “herkes için spor” sloganı ile destekleyerek, ferdi spor branÅŸlarının da hak ettiÄŸi desteÄŸi almasını saÄŸlayacağız. Toplumun yoÄŸun olarak spor yapmasını saÄŸlayarak akıl ve vücut saÄŸlığına sahip nesiller yetiÅŸtirebilmek için ferdi sporları da destekleyeceÄŸiz. Ferdi sporları desteklerken olimpik olan ve olimpik olmayan branÅŸlar ÅŸeklinde bir ayrıma gitmeden, branÅŸ çeÅŸitliliÄŸini artıracağız. Ferdi branÅŸlar için tesisleÅŸme, tanıtım, eÄŸitim faaliyetleri ve organizasyon faaliyetlerini geliÅŸtireceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında, tesisleÅŸmeyle ilgili spor yatırımlarını daha fonksiyonel hale getireceÄŸiz. Birçok ilimizde stadyumlar yapılmak suretiyle tesisleÅŸmeye büyük yatırım yapılmıştır. Ancak yapılan yatırımların spor kültürünü beklenen ölçüde geliÅŸtiremeyeceÄŸini öngörmekteyiz. Çünkü yapılan yatırımlar, ağırlıklı olarak seyir sporlarına yönelik branÅŸlar için inÅŸa edilmiÅŸ olup, sporun eÄŸitici ve ıslah edici özelliklerini destekleyici yatırımlar deÄŸildir. Ferdi sporları destekleyerek, sporun bireylerin geliÅŸimine ve kültürümüze katkı saÄŸlamasını desteklemek üzere, iktidarımızda yapacağımız yatırımlarda tüm spor dallarında tesisleÅŸecek yatırımları hayata geçireceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında sporcu eÄŸitimi ile ilgili düzenlemeleri yapacağız. 2008 yılında Bağımsız Spor Federasyonları statüsüne geçiÅŸ yapılmasıyla, federasyonların idaresinde, yönetiminde pratikleÅŸtirilen antrenör eÄŸitimleri, antrenör kursları, kurslara katılım ÅŸartları sonraki tarihlerde özellikle son yıllarda Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ve Spor Genel MüdürlüÄŸü’nün ilgili EÄŸitim Dairesi birimleri tarafından ortaya konulan yönetmelikler bu iÅŸlevselliÄŸi büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır.
ZorlaÅŸtırılmış ÅŸartlarla kiÅŸilerin antrenör eÄŸitimlerinin ÅŸartları ağırlaÅŸtırılmış, eÄŸitim ÅŸartı adı altında eÄŸitim hakkı kiÅŸilerin elinden alınmıştır. Uygulamada ülke sporuna yüksek seviyede katkı sunan antrenörlerimizi yeniden ülke sporuna kazandıracağız. Yeni ÅŸartlarla kolaylaÅŸtırılmış antrenör kursları, bütün spor federasyonlarına açtırılacak, antrenörlerin atamaları adalet ve liyakat esasına göre yapılacaktır.
Yeniden Refah iktidarında sporu özendirici ve faydalarını öne çıkarıcı organizasyonları düzenleyecek ve destekleyeceÄŸiz. Her spor branşında, milletimiz için vazgeçilmez bir gereklilik olan ahlaki deÄŸerleri önceleyen, yüksek standartlara sahip ulusal ve uluslararası organizasyonları destekleyeceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında, sporun tanıtımındaki hataları ve eksiklikleri gidereceÄŸiz. BaÅŸta TRT olmak üzere, medya, basın ve yayın kuruluÅŸları ile görüÅŸmeler yaparak, bütün spor branÅŸlarının eÅŸit ÅŸekilde, eÅŸit sürelerle televizyon, radyo ve basın kuruluÅŸlarında tanıtımının ve eÄŸitiminin yapılmasını saÄŸlayacağız. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin kiÅŸisel geliÅŸimlerinde terbiye ve ıslah edici özellikleri daha fazla olan ferdi sporların bu yayınlarla tanıtılmasını saÄŸlayacağız.
Yeniden Refah iktidarında spor faaliyetlerini düzenleyici mevzuatları spor ve sporcu dostu bir yaklaşımla revize edeceÄŸiz. Türkiye'deki spor faaliyetlerinin verimliliÄŸin arttırılması ve gereksiz bürokrasinin ortadan kaldırılması amacıyla mevzuatı yeniden düzenleyeceÄŸiz. Bağımsız Spor Federasyonları statüsünün kaybolan iÅŸlevlerini geri kazandıracağız. Kanun ve yönetmelikleri “KolaylaÅŸtırınız, güçleÅŸtirmeyiniz; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz” düsturu ile yeniden gözden geçirip baÅŸta spor eÄŸitimleri olmak üzere her alanda pratik ve hızlı olan, spor ve insan haklarının özüne uygun bir mevzuata geçilecektir.
YURTDIŞI VATANDAŞLARIMIZLA İLGİLİ POLİTİKAMIZ
Ülkemiz dışında yaÅŸayan vatandaÅŸlarımızın dış temsilciliklere eriÅŸimlerini artırıcı uygulamalar geliÅŸtireceÄŸiz. İşlemlerin birçoÄŸunun bürokratik açıdan sadeleÅŸtirilmesini ve mümkün olduÄŸunca dijital ortamlarda gerçekleÅŸtirilmesini saÄŸlayacağız. VatandaÅŸlarımızın yaÅŸadıkları ülkelerde veya Türkiye’de, hak ve hukuklarının korunmasına ve yapılacak genel seçimlerde oy kullanma haklarına eriÅŸimlerini saÄŸlamak üzere yurtdışında aktif olarak temsil edilmelerini saÄŸlayıcı giriÅŸimlerde bulunacağız. Yurt dışında yaÅŸayan vatandaÅŸlarımızın sosyal dayanışma kültürlerini geliÅŸtirici politikalar üreteceÄŸiz. Kendi kadim kültürlerini, yurtdışında doÄŸan veya büyüyen nesillerine aktarmalarını destekleyici politikalar üreteceÄŸiz.
Yurtdışında vatandaÅŸlarımızın sık olarak maruz kaldığı, çocuklarının gayrimüslim ailelere verilmesinin önlenmesi yönünde devletlerarası mekanizmaları aktif hale getireceÄŸiz.
YaÅŸadıkları ülke tarafından, kendi vatandaÅŸlığına geçmeye ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaÅŸlığından çıkmaya mecbur bırakılma uygulaması yerine çifte vatandaÅŸlık uygulamasına geri dönülmesi için gerekli giriÅŸimlerde bulunacağız.
Emekli gurbetçilerimizin, Türkiye'ye temelli dönüÅŸlerinde, emekli primlerinde iÅŸçi primi ile beraber, iÅŸveren primlerinin de ödenmesini saÄŸlayacağız.
Gurbetçi vatandaÅŸlarımızın izin sezonunda, Türkiye’ye kendi araçları ile gelenlerin yol güzergâhlarında yaÅŸadıkları sorunları çözeceÄŸiz. Ayrıca izin dönemlerinde, Türk Hava Yolları’nın yeterli sayıda ve makul fiyatlar ile uçuÅŸ biletleri sunmasını saÄŸlayacağız.
Türkiye faaliyet gösteren telekom ÅŸirketlerinin, gurbetçi vatandaÅŸlarımıza daha uygun tarifeler sunmasını saÄŸlayacağız.
Gurbetçi vatandaÅŸlarımıza, Avrupa'da ikamet ettiÄŸi ülkede belirli bir süre kalmasının ardından, Türkiye’ye gümrüksüz araç, makine veya teçhizat getirebilme hakkını vereceÄŸiz.
Avrupa'daki Türk Derneklerinin, TC. Konsoloslukları önderliÄŸinde iÅŸbirliÄŸi içinde çalışmasını artırıcı politikalar geliÅŸtireceÄŸiz.
Türkiye'de yatırım yapmak isteyen gurbetçilerin önündeki ağır bürokratik engelleri kaldıracağız.
Yurtdışında evlenen genç çiftlere, Türkiye Cumhuriyeti Konsoloslukları bünyesinde, Aile EÄŸitim Seminerlerinin verilmesini saÄŸlayacağız.
BaÅŸta Almanya olmak üzere, vatandaÅŸlarımızın yoÄŸun olarak yaÅŸadığı ülkelerde, İslâm Dininin resmi din olarak kabul edilmesi için devletlerarası giriÅŸimlerde bulunacağız.
ZİRAAT VE HAYVANCILIK POLİTİKAMIZ
Yeniden Refah iktidarında, çiftçi borçlarında düzenlemeler yapılacak ve borç faizleri silinecektir.
Çiftçimiz, baÅŸta Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifine olan borçları nedeniyle icralık olmuÅŸ, tarlası, traktörü haczedilmiÅŸ, tarımsal faaliyetleri yapamaz yürütemez hale gelmiÅŸ, sürekli borçlanmak zorunda kalmıştır. Çiftçilerimizin yeniden üretime geçebilmelerini saÄŸlamak için birikmiÅŸ çiftçi borçlarının faizini sileceÄŸiz. Anapara borçlarını ise her çiftçinin bireysel ödeme gücüne göre yeniden yapılandıracağız. Tarımsal üretimin devamı için elzem olan traktör, tarımsal alet ve makine gibi haczedilmiÅŸ olan malların derhal çiftçiye iadesini yapacağız. Tohum, gübre, tarım kimyasalları ve benzeri girdilerde en az %50 oranında indirime giderek, üretim için gerekli malzemelerin tedarik sorununu çözeceÄŸiz. Elektrik ve mazotun çok pahalanması, sulama maliyetlerini aşırı arttırmıştır. Elektrik ve mazot kalemlerini vergiden muaf hale getireceÄŸiz. Çiftçiye sulama desteklerini arttıracağız. Hayvancılığın ana girdisi olan yem tedariki ile ilgili destekleri önemli ölçüde artıracağız. Tarımsal üretim kotalarını kaldırarak Türkiye’nin tarımda kendine yeter hale gelmesini saÄŸlayacağız.
Yeniden Refah iktidarında, her bölgenin iklim ve toprak özelliÄŸine, üretim kabiliyetine göre destek programları hazırlayacağız.
Ülkemizin mevcut tarımsal ürün üretiminde, üretimin bölgelere göre planlanması söz konusu deÄŸildir. Tarımsal destekler ve taban fiyatları ise çok geç açıklanmaktadır. Ürün fark ödemeleri üreticiye deÄŸil tarla sahibine verilmektedir.
Yeniden Refah iktidarında, ülkemizin her bölgesinin üretim kabiliyetinin farklı olmasından ötürü bölgesel tarım planlaması yapacağız. Planlamaya destek olmak için sonraki yılın destek tutarlarını tohum/fide ekim döneminden 3 ay önce açıklayarak, çiftçimizi fiyat ve maliyet planlaması yapma olanağına kavuÅŸturacağız. Destekleme politikasını bölgesel kabiliyete göre yaparak aynı zamanda üretim planlamasını çiftçimizin yapmasını saÄŸlayacağız. Ürün fark ödemelerini tarla sahibine deÄŸil, üreticiye vereceÄŸiz. SözleÅŸmeli üretimin yaygınlaÅŸtırılması yoluyla ürünün deÄŸerine göre satışına ve üretim planlamasına katkı sunacağız.
Yeniden Refah iktidarında, üretici birliklerini, çiftçimize ucuz girdi temininde ve mahsulün deÄŸerine satışında etkin rol oynayacak yapıya kavuÅŸturacağız.
Ülkemiz çiftçilerinin önemli bir bölümü küçük üretici olduÄŸundan, girdi temininde ve mahsul satışında pazarlık güçleri zayıftır. Birlikler, yüksek miktarda alım ve satım yapabileceÄŸinden, etkinleÅŸtirildiÄŸinde pazarlık gücü yüksek olan yapılardır. Birliklerin, uygun fiyata girdi alımı ve üretilen mahsulün deÄŸerinde satışı hususlarında yetkilendirilmesini ve desteklenmesini saÄŸlayacağız. Özellikle yerli ve milli girdi kullanımı konusunda birlikleri teÅŸvik edeceÄŸiz. Birliklerimizi, alımda ve satımda piyasa fiyatını belirleyici konuma getirerek çiftçilerimizin girdi maliyetlerini ucuzlatacak, satış fiyatlarının ise deÄŸerini koruyacağız.
Yeniden Refah iktidarında, meraların amacı dışında kullanılmasını engelleyecek ve yem üretimi teÅŸvik edeceÄŸiz.
Çiftçilerimizin önemli girdilerinden olan fabrikasyon yem fiyatları çiftçinin kazancını beslerken kaybeder hale getirmekte, küçükbaÅŸ hayvan yetiÅŸtiriciliÄŸi için çok önemli olan meralar, amacı dışında kullanılmakta ve giderek azaltılmaktadır. Yem hammaddesi üretimini teÅŸvik edecek, ekili alanlarda yem bitkileri ekimi oranının basamaklı olarak önce %30’a, takiben %40’a ulaÅŸmasını saÄŸlayacağız. Mera alanlarına sahip çıkarak, hayvansal gıda üretim maliyetlerini düÅŸüreceÄŸiz. Meraların amacı dışında kullanılmasını engelleyecek, mera ıslah ve denetim çalışmalarını etkin hale getireceÄŸiz.
Hayvansal gıda fiyatlarını düÅŸürmek ve üretimi çeÅŸitlendirmek için küçükbaÅŸ hayvan yetiÅŸtiriciliÄŸini destekleyeceÄŸiz. Ayrıca kaz, ördek, hindi, bıldırcın gibi hayvanların üretimini teÅŸvik edeceÄŸiz. Bu hayvanlara olan talebi artırmak üzere farkındalık çalışmaları ve kamu spotları hazırlayacağız. BüyükbaÅŸ hayvan üretimini de destekleyerek et ve süt üretiminde ülkemizi kendisine yeter hale getireceÄŸiz. Manda yetiÅŸtiriciliÄŸine verilen desteÄŸi artıracağız. Köy yaÅŸamını ve hayvancılığı desteklemek amacıyla, kamuda önemli sayıda veteriner hekim istihdamı gerçekleÅŸtirerek, ücretsiz veterinerlik hizmetlerini hayvan yetiÅŸtiricilerine sunacağız.
Yeniden Refah iktidarında, Tarımsal Destekler Katılım Bankasını kuracağız.
Ziraat Bankası, kuruluÅŸ amacından ayrılmış ve ticari banka olmuÅŸtur. Tarım Kredi Kooperatifleri BirliÄŸi, Et ve Süt Kurumu, Toprak Mahsulleri Ofisi, Fiskobirlik benzeri kooperatifler ile tarımla ilgili diÄŸer kurum ve kuruluÅŸların ortaklığından oluÅŸan Tarımsal Destekler Katılım Bankası kurulacak, devletin verdiÄŸi destekler ve teÅŸvikler bu banka aracılığı ile çiftçiye ulaÅŸtırılıp ödenecektir.
Yeniden Refah iktidarında, köylerde ahır, ağıl, depo kurmak veya köy evi yapmak için mevzuat uygun hale getirilecektir.
BüyükÅŸehir yasası ile köylerin mahalle statüsüne alınması ve mücavir alanlarda hayvancılığa izin verilmemesi, baÅŸta çayır mera kullanımını engellemekte, hayvancılık yapılarak deÄŸerlendirilebilecek bazı hammaddeler telef olmaktadır. Köylerin mahalle statüsünde olması nedeniyle, çiftçi köyünde ÅŸehirdekine benzer ruhsatlandırma prosedürüne tabi tutulmakta ve belediyelere yüksek oranlarda harç parası ödemek zorunda bırakılmaktadır. Bu ve benzer durumlar, çiftçiyi ve besiciyi köyden ÅŸehirlere göç etmeye teÅŸvik etmektedir.
İktidarımızda, köylerde ahır, ağıl, depo kurmak veya köy evi yapmak için mevzuat uygun hale getirilecektir. Köylerdeki hayvancılık yetiÅŸtirme imkânından çiftçimiz mahrum edilmeyecek, gereken tedbirleri alarak ÅŸehirlere yakın tarımsal yerleri üretim yapılabilir hale getireceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında, dünyada yaÅŸanan iklim deÄŸiÅŸiminin tarımsal üretime etkileri konusunda çalışmalar yapılacaktır.
Çevre Bakanlığının adına “İklim DeÄŸiÅŸikliÄŸi” kelimesi eklenmiÅŸ olsa da dünyada yaÅŸanan iklim deÄŸiÅŸiminin tarımsal üretime etkileri konusunda yoÄŸun çalışma baÅŸlatarak olabilecek tarımsal risklerle ilgili tedbirleri alacağız.
Yeniden Refah iktidarında, tarım sektörünün markalaÅŸması için gereken tedbir, destek ve mevzuat ivedilikle uygulamaya alınacaktır.
Tarımsal ürünlerimiz uluslararası piyasada emsal ürünlerden düÅŸük fiyata satıldığı için çiftçimizin ve ülkemizin kazancı düÅŸmektedir. DiÄŸer sektörlerde olduÄŸu gibi tarım sektörünün markalaÅŸması için gereken tedbiri alarak mevzuat uygulamaya alacağız. Tarım Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı bu konuyu öncelikleri arasına alacaktır. Tarımsal Ekonomik AraÅŸtırma Enstitüsü’nü, tarıma hizmet edecek çalışmalar yapan, çiftçi ve ülke ekonomisine katkı veren bir yapıya kavuÅŸturacağız.
Tarım iÅŸçileri için gerekli iyileÅŸtirmeler yapılmalıdır.
Tarımsal üretimin olmazsa olmazlarından olan tarım iÅŸçisinin temin edilmesi, her geçen gün daha büyük sorun olmaya baÅŸlamıştır. Yeterli sayıda tarım iÅŸçisi bulamadığı için üretimi bırakan veya düÅŸük katma deÄŸerli üretimlere yönelen toprak sahipleri söz konusudur. Tarım iÅŸçileri ve ailelerine; barınmaları için barınak, çocuklarına eÄŸitim imkânı, sosyal güvenlik imkânı, saÄŸlık hizmetleri vererek, tarım iÅŸçiliÄŸini özendireceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında, ata tohumlarını tespit etme ve geliÅŸtirme konusundaki çalışmaları artırarak desteklemeye devam edeceÄŸiz. Çiftçilerimizi ve aziz milletimizi yabancı menÅŸeili ve üretimi dışa bağımlı hale getiren kısır tohum kullanımından kurtaracağız.
MAHALLİ İDARELER POLİTİKAMIZ
“Yeniden Refah Partisi iktidarında, her kamu kurumunun giriÅŸine ‘RüÅŸvet alan da veren de melundur’ tabelasını asacağız.”
Dr. M. Ali Fatih Erbakan
Şehirlerimizi İnsan Merkezli Olarak İnşa Edeceğiz.
Türkiye’nin temel sorunu, ahlak ve maneviyatın erozyona uÄŸramasıdır. Çarpık ÅŸehirleÅŸme ve rant sorunu bu çerçevede dikkat çekmektedir. Türkiye’de nüfusun ağırlıklı kısmı baÅŸta İstanbul olmak üzere birkaç büyükÅŸehirde toplanmış bulunmaktadır.
Geçimini zar zor saÄŸlamaya çalışan vatandaÅŸlarımız, barınma ve ulaşım sorunları karşısında çaresiz kalmaktadır. Yüksek kiralar, toplu ulaşım ve trafik sorunları vatandaşı zor durumda bırakmaktadır.
Åžehirlerin aşırı kalabalıklaÅŸması baÅŸka sorunların da habercisi olmuÅŸtur. VatandaÅŸlarımız, büyük ÅŸehirlerde ekonomik sorunlarla birlikte eÄŸitim, saÄŸlık, istihdam ve çevre kirliliÄŸi baÅŸta olmak üzere sayısız sorunla uÄŸraÅŸmaktadır.
Yanlış kalkınma, tarım ve yönetim politikaları neticesinde oluÅŸan iç göç, toplumun sosyal yapısını ve güvenliÄŸini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu etki sadece göç edenlerle sınırlı kalmayıp toplumun tüm kesimlerini kapsamaktadır.
Yeniden Refah iktidarında, büyükÅŸehirlerimizde göçün önlenmesi ve tersine göçün saÄŸlanması için maddi ve manevi kalkınmayı dengeli ve planlı bir ÅŸekilde yürütecek, ülkemizin tamamı yaÅŸanılır hale getireceÄŸiz.
Yatay, dengeli, ölçülü, daha insani ÅŸehirler inÅŸa edeceÄŸiz. Ucuz ve kaliteli konut projeleri ile vatandaÅŸlarımızın barınma sorununa rant odaklı deÄŸil, insan odaklı ve ihtiyaca göre çözümler üreteceÄŸiz.
Son yıllarda tarihi canlandırma bahanesi ile milletimizin tarihi ve kültürel mirasının rant unsuru olarak görülmesini tarihimize, ecdadımıza ve ÅŸehirlerimize yönelik saygısızlık ve nezaketsizlik saymaktayız.
Unutmamalıyız ki gelecek nesiller önceki kuÅŸakların tercihleriyle ÅŸekillenen ÅŸehirlerde doÄŸarlar. Yeniden Refah Partisi iktidarında, ÅŸehirlerimizin inÅŸası ve dönüÅŸümünde gelecek nesilleri önceleyen ve yaÅŸam kalitesine odaklanan temel politikaları dikkate alacağız.
Åžehirlerimizi kültürel kimliÄŸimize, ahlaki ve manevi deÄŸerlerimize uygun inÅŸa edeceÄŸiz. Åžehirlerin imar ve deprem planlarını bilime uygun olarak hızla yapacağız. Åžehirlerimizde koruyucu ve kalkınma odaklı sosyal politikaları planlayacak, geliÅŸtirecek ve uygulayacağız. Åžehirlerimizin doÄŸal ve tarihi dokusunun bozulmasına izin vermeyeceÄŸiz. Tek merkezli ve çarpık yapılaÅŸmanın önüne geçecek, kentsel dönüÅŸümleri amacına uygun yapacağız. Kentsel dönüÅŸümde, rantsal deÄŸil, kentsel dönüÅŸümü esas alacağız. Tüm ÅŸehirlerimizi, medeniyet deÄŸerlerimize ve kültürel kimliÄŸimize uygun olarak inÅŸa edecek mimarlara ve ÅŸehir planlamacılarına emanet edeceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında, yerel yönetimleri vatandaÅŸlarımızın katılımı ile güçlendireceÄŸiz.
Milli GörüÅŸ, sosyal belediyecilik, yerel hizmetler anlayışı ve uygulamalarında Türkiye’de belediye yönetimleri için en baÅŸarılı model olmuÅŸtur.
Son dönem belediyeciliÄŸinde ise özellikle büyük yatırımlar yapılarak, inÅŸa edilen belediye tesisleri marifetiyle, halka hizmet anlayışı ayni ve nakdi yardımlar, “Çalıyor ama hizmet de yapıyor” belediyeciliÄŸini ortaya çıkarmıştır.
Bu çarpık belediyecilik anlayışını ülkemizin tamamen kaldırmak üzere, imkânları ve yetkiyi tüm ülkeye yayacak, gerçekçi bir Yerel Yönetimler Yasası çıkaracağız. Yerel Yönetimler Yasası ile coÄŸrafi durumu ve nüfusu dikkate alarak köyleri ve beldeleri yeniden düzenleyeceÄŸiz. Merkezi bütçeden belediyelere yapılan kaynak aktarımlarını, hizmet alanlarıyla uygun ÅŸekilde olmak üzere artıracağız.
BüyükÅŸehir Belediyesi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile halen 30 büyükÅŸehir belediyesi bünyesinde beldeler kaldırılmış, köyler mahalleye dönüÅŸtürülerek il özel idareleri laÄŸvedilmiÅŸtir. Halen 51 ilimizde köy, belde ve il özel idaresi statüsü mevcudiyetini devam ettirmektedir. Bu illerde, muhtarlar ile birlikte mevcut il ve ilçe özel idarelerinin iÅŸbirliÄŸiyle çalışmaların verimli olarak yürütülmesini saÄŸlayacağız.
Yeniden Refah iktidarında, yerel yönetimlerde katılımcı demokrasi uygulamalarını yaygınlaÅŸtıracağız. Bunun için belediye meclislerinin ve kent konseylerinin yapısını toplumumuzun yapısına ve kültürüne uygun olacak biçimde gözden geçirecek, yetkilerini artıracak, verimli çalışmaları için gerekli tedbirleri alacağız. Muhtarlarımızın da belediye meclislerinde temsil edilmesini saÄŸlayacağız.
Sektör temsilcilerine ek olarak, doÄŸrudan vatandaÅŸların katılımını saÄŸlayacak “Halk Meclisleri”ni ve “Mahalle Meclisleri”ni ihdas ederek, milletimizin yönetime katılmasını teÅŸvik edeceÄŸiz.
Kırsal bölgelerden ÅŸehirlere göçün engellenmesi amacıyla, yerel kaynakları üretime yönlendireceÄŸiz. Böylece il, ilçe ve köylerde istihdamın ve refahın artmasını saÄŸlayacağız.
Yerel yönetimler ile tarım arazilerini, doÄŸal ve kültürel kimlikleri ve yeÅŸil alanları titizlikle koruyacağız.
Yeniden Refah iktidarında, Anayasa ile garanti altına alınan “saÄŸlıklı ve dengeli bir çevrede yaÅŸam hakkı” ilkesine dayalı olarak çevreci, doÄŸal dengeyi koruyan, çevre dostu belediyeleri oluÅŸturacağız.
Kırsal kalkınmayı destekleyerek herkesin kendi iÅŸinin sahibi olmasını ve kırsalda istihdam olanağı bulmasını saÄŸlayacağız. Kırsal kalkınmanın temini için “Yeni Nesil Kooperatifler”in kurulmasına öncülük ederek gelirin tabana yayılmasını saÄŸlayacağız.
Yerel ekonomik kaynakları deÄŸerlendirerek, bölgesel geliÅŸmeyi saÄŸlayacak ve “Yerel Ekonomik GeliÅŸme Programı”nı uygulayacağız.
Åžehirlerin ekonomik ve sosyal yönden geliÅŸmesi için özellikle büyükÅŸehir ve il belediyelerine, geliÅŸen ve deÄŸiÅŸen dünya ÅŸartlarına ve teknolojilerine uygun hazırlayacağımız planlarla yön verecek “Åžehir Strateji Birimi”ni kuracağız.
Belediyeleri, israftan ve maliyetli popülist yaklaşımlardan kaçınan, yolsuzluÄŸa, iltimasa ve rüÅŸvete taviz vermeyen; üretimi, istihdamı ve verimliliÄŸi esas alan ehil kadrolarla yönetilir hale getireceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında, kentsel dönüÅŸümde rantı durdurup, adaletli paylaşımı önceleyeceÄŸiz.
Kentsel dönüÅŸüm uygulaması, 35 ilde yaklaşık 6,5 milyon konut ve 26 milyon insanımızı ilgilendiren önemli bir konudur. Bu kanun çıkarılmadan önce yeterince tartışılmamış; sosyo-ekonomik, hukuki, psikolojik ve hak boyutu çok önemli olmasına raÄŸmen ilgililerin, STK’ların, meslek odalarının ve üniversitelerin katkısı talep edilmemiÅŸtir. Dolayısıyla Kanun, kelime ve kavram kargaÅŸası içerisinde deÄŸerini yitirmiÅŸtir.
Åžehirlerimizi kısa vadeli ÅŸahsi rant ve menfaatlere kurban vermeyeceÄŸiz. Yüz yıl sonrasını düÅŸünerek ÅŸehirlerimizi planlayacağız. YaÅŸanabilir ÅŸehirler inÅŸa etmenin temel prensibi rant, menfaat, yolsuzluk deÄŸil, bir arada mutlu yaÅŸamaktır.
Halkımızın geleceÄŸini ciddi ÅŸekilde olumsuz etkileyeceÄŸi açık olan bu uygulama, kentsel dönüÅŸümden ziyade rantsal dönüÅŸüme gitmekte, vatandaşın hem elindeki evi alınmakta hem de aşırı borçlandırılarak geleceÄŸi karartılmaktadır.
BüyükÅŸehir Belediyesi Kanunu, Kentsel DönüÅŸüm Kanunu ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesine yönelik çıkarılan yasaların uygulanmasında hem yerel yönetimlerin kendi içinde, hem de merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında ciddi yetki ve koordinasyon problemleri meydana gelmektedir.
Şehirleri insanlar, insanları da şehirler inşa etmektedir. Şehirlerin inşa edilme tercihi ve anlayışı insanların kimliğini, şahsiyetini ve yaşam alışkanlıklarını belirlemede etken rol almaktadır.
Yeniden Refah iktidarında, kentsel dönüÅŸümde amaç rant olmaktan çıkarılarak bölgede yaÅŸayanların yaÅŸam kalitesinin artırılması ve ÅŸehir kimliÄŸinin korunması olacaktır.
“Riskli Alan” kavramı, adalet ve hakkaniyet ölçülerine göre yeniden tanımlanacaktır. Kentsel dönüÅŸümde riskli alanlarda yaÅŸayanların, mahalli yönetimlerin, STK ve meslek odalarının sürece katılmasını saÄŸlayacağız. Åžehirlerin geleceÄŸi, medeniyetin geleceÄŸi olarak ele alınmak suretiyle mahalle kültürünü, komÅŸuluk iliÅŸkilerini ve geleneksel mimari kültürümüzü koruyacak ve geliÅŸtireceÄŸiz. Åžehirlerin imarında ve dönüÅŸümünde kültürel farklılıkları göz önünde tutarak insani, kültürel ve evrensel hassasiyetleri gözeteceÄŸiz. Kentsel dönüÅŸümde, tarımsal arazileri heba etmeden yatay ÅŸehirleÅŸme planlamasına özen göstereceÄŸiz.
Yeniden Refah iktidarında; tarihi ve doÄŸal doku korunacak, estetiÄŸi olan ÅŸahsiyetli ÅŸehirler oluÅŸturacağız. Ahlaki ve manevi açısından da ÅŸehrin, arsanın ve toprağın rant unsuru olmaktan çıkarılmasını saÄŸlayacağız. Rantın önüne geçmek için kentsel dönüÅŸüm alanlarında ve diÄŸer alanlarda fiyat denetim mekanizması geliÅŸtireceÄŸiz.
Kentsel dönüÅŸümde, bölgesel ve sosyal durumu göz önüne alacak, yerel kültürü koruyacağız. Alan içerisindeki saÄŸlam ve yeni binaları koruyacağız. İnsanların beton kulelerin arasına sıkıştırıldığı, komÅŸuluk iliÅŸkilerini yitirdiÄŸi, sosyal geliÅŸimlerini sekteye uÄŸratarak birbirinden uzaklaÅŸtığı dikey betonlaÅŸmaya izin vermeyeceÄŸiz.
Åžehirlerde en uygun yükseklikte yatay ÅŸehirleÅŸmeyi yaygınlaÅŸtıracak, iyileÅŸtirme projelerini uygulayacağız. “Sosyal Devlet Projesi” anlayışıyla, evi olmayan en alt gelir düzeyindeki ailelere her yıl belirli sayıda sosyal konut yapacağız.
Parklarda, sokaklarda hayat mücadelesi veren kimsesiz, evsiz insanların ve sokak çocuklarının sorunlarını ayrıntılı olarak gözden geçirerek kalıcı, yapısal çözümler üreteceÄŸiz.