Gaziantep Erbakan'la Ayağa Kalktı

Ramazan Ayı İftar Programları kapsamında Gaziantep'e giden Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan Gaziantep Havaalanında büyük bir kalabalık tarafından karşılandı. Yüzlerce araçlık konvoyla havaalanından şehir merkezine hareket eden Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan'a Gaziantep halkı büyük ilgi gösterdi. İftar programının yapıldığı salon girişinde İl Gençlik Kollarının meşalalerle karşıladığı Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan iftar sofrasında masaları tek tek gezerek teşkilat mensuplarımız ve misafirlerle tek tek selamlaştı. İftar yemeği öncesi okunan Kur'an-ı Kerim sonrası iftarlar yapılarak oruçlar açıldı.

İl Başkanımız Abdulkadir Beyaz açılış konuşmasına bütün katılımcılara ve Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan'a  teşekkür ederek başladı. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem ateşinden kurtuluş olan Ramazan Ayında bu sofrada bizleri yalnız bırakmadığınız için ve bu salonu doldurarak bizleri bahtiyar ettiğiniz için teşekkür ediyorum diyen Beyaz, çok zorlu virajlardan geçtiğimiz bu zamanda Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı muhterem liderimizi Gaziantep'te ağırlamaktan büyük onur duyuyoruz dedi.

Genel Başkan Yardımcımız Zafer Emanetoğlu yaptığı konuşmada, yürümekte olduğumuz zor bir yol ve ulaşmamız gereken büyük hedefler var. Bu yolu mutlaka yürümemiz ve bu hedeflere mutlaka ulaşmamız lazım. Zira bu yolun sonunda bizi bekleyen Doğu Türkistan'dan Arakan'a, Suriye'den Filistin'e, Irak'tan Libya'ya mazlumlar var. Bu yolunda sonunda bizi bekleyen aziz milletimiz var. Bizi bekleyenleri daha fazla bekletmeden partimizi mutlaka iktidara, Genel Başkanımızı da Cumhurbaşkanlığına taşımamız lazım. Sizler burada bunun müjdesini veriyorsunuz dedi.

Daha sonra kürsüye Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan geldi. Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan konuşmasında şunları söyledi;

Çok değerli Gaziantepliler, çok kıymetli Millî Görüşçüler. Erbakan Hocamızın tabiriyle 23 Kasım 2018 tarihinde abdestimizi tazeledik ve partimize, Millî Görüşün 6. ve inşaallah son partisi olacak olan Yeniden Refah Partimize kavuştuk Elhamdülillah.

23 Kasım 2018 tarihi, Türkiye tarihinde, Millî Görüş tarihinde, İslâm tarihinde bir dönüm noktası olacak çok büyük bir tarihi gerçektir. 23 Kasım 2018’de Yeniden Refah Partimizi neden kurduk? En başından beri ifade ettiğimiz gibi Yaşanabilir Türkiye’yi kurmak için. Yeniden Büyük Türkiye’yi kurmak için. Yeniden Büyük Türkiye’nin öncülüğünde D60’ı, İslâm Birliği’ni kurmak için. Bizim medeniyetimizin, bizim inancımızın temel değerleri doğrultusunda Yeni ve Adil Bir Dünya’yı kurmak için kurduk. Neden temel değerlerimiz doğrultusunda? Saadete, selamete, millî kurtuluşa bizim temel değerlerimiz doğrultusunda ulaşılabilir de onun için. Diğerlerinin doktrinleri ve prensipleriyle insanlık saadete ve selamete eremez. Milletimize doğruya yakın yanlışlar yerine doğrunun kendisin sunabilmek için Yeniden Refah Partimizi kurduk. Ehveni şerler yerine hayrın kendisini milletimize sunabilmek için Yeniden Refah Partimizi kurduk. Uzun yıllardır Türkiye’de muhalefetten de ve iktidardan da şikâyetçi olan milletimizin bir an evvel kurtulması için Yeniden Refah Partimizi kurduk. Cenabı Allah hayırlı ve mübarek eylesin. Bu ismi bu davayı layık olduğu yere taşımayı bizlere, Yeniden Refah Partimize nasip eylesin.

Milletimiz biraz evvel de söylediğimiz gibi bugün Türkiye’de muhalefetten de şikâyetçi, iktidardan da şikâyetçi. Neden muhalefetten şikâyetçi? Bu iktidar gitsin de, ne olursa olsun anlayışıyla siyaset yapan muhalefet anlayışından şikâyetçi. Sadece eleştiren, çözüm üretmeyen, teşhis ve tespit yapan, tedaviyi ortaya koyamayan muhalefetten şikâyetçi. Bu mevcut iktidar 17 sene boyunca bir tane bile iyi iş yapmamıştır diyen muhalefetten şikâyetçi. Doğruya doğru, yanlışa yanlış deme erdemini gösteremeyen muhalefetten şikâyetçi. Kim yaparsa yapsın, rakibimde yapsa doğru-doğru, yanlış-yanlıştır deme noktasında olamayan muhalefetten şikâyetçi. Kendisi kazanmak için değil, karşısındakine kaybettirmek için siyaset yapan muhalefetten şikâyetçi. İntikam, haset, inat siyaseti yapan muhalefetten şikâyetçi. Bu iktidarın yaptığı,  bir camiyi, bir üniversiteyi bile eleştirecek noktaya gelen muhalefetten şikâyetçi. Doğrudan doğruya Siyonist Robert Murdoch’a bağlı olan medya kuruluşlarının, televizyonlarının desteklediği, doğrudan doğruya İngiliz ve Amerikan basınının desteklediği Millî olmaktan uzaklaşan muhalefetten milletimiz şikâyetçi. Bizde en başında söylediğimiz gibi, iktidarında, muhalefetinde yanlışına-yanlış, doğrusuna-doğru demekle mükellefiz. Bizim zihniyetimiz, bizim inancımız bunu gerektirir. Peki, iktidardan ne den şikâyetçi. Yıllarca be memlekette ne zulümlere uğradık, neler çektik unuttun mu? Hayır. 28 Şubat’ta neler yaşadığımızı unuttun mu? Hayır. Bugün mevcut iktidar eksiğiyle gediğiyle başörtüsü zulmünü ortadan kaldırdı. Erbakan Hocamız rektörler başörtülü öğrencilere selam duracak diyordu, evet bugün rektörler başörtüsünü baş tacı yaptı. Rektörlerimizin kendi eşleri, kendi kızları da başörtülü. Valilerimiz, kaymakamlarımız, emniyet müdürlerimiz kendi eşleri, kendi kızları da başörtülü elhamdülillah. Kuran Kursları açıldı. İmam Hatipler açıldı. Bundan 20 sene evvel bir tane başörtülü milletvekilimizi sokup yemim ettiremezken, bugün sayısız başörtülü milletvekilimiz, bakanımız, büyükelçimiz var, resmi üniformalı polislerimiz var. Bunların hepsinden bizler memnun oluyoruz.

Elbette ki; dipnot olarak birkaç hususu da vurgulamak gerekir. Elbette ki inanç özgürlüğü tesis edildi. Başörtüsü zulmü ortadan kaldırıldı amma, bu yasakların ortadan kaldırılması, bu özgürlüklerin tesis edilmesi herhangi bir anayasal ve hukukî temle oturtulmadı. Ne demek bu? Yarın, bir gün ters zihniyetli bir iktidar gelmesi halinde yeniden bu yasakları, bu zulümleri uygulayabilir. Çünkü bunlar anayasayla, yasalarla güvence altına alınmadı. Uygulamada inanç özgürlüğünü sağladı amma yarın öbür gün başka bir iktidar gelir bunları aynı gün tam tersine çevirebilir. Diğeri ne? Evet. Başörtüsü zulmü ortadan kalktı. Üniversiteler başörtülü kızlarımızla dolu amma, diğer taraftan geçen süre içerisinde üzülerek ifade ediyorum ki; başörtüsünün içi boşaltıldı. Ramazan mübarek gününde, üniversite kampüsünde başörtülü kızımız sigarasını yakıyor, yanında kahvesini içiyor açıktan. Bu son derece önemli bir gerçektir. Evet, İmam Hatip Liseleri açıldı amma, yine üzülerek ifade ediyorum bir takım namaz kılmayan İmam Hatipliler ortaya çıktı. Allah vermesin Deizm’e heves eden, yani hiçbir dine inanmayıp sadece Allah’ın varlığına birliğine inanan İmam Hatipliler ortaya çıkmaya başladı.

Evet, bürokraside, devlet yönetiminde, belediyelerde namazlı abdestli kardeşlerimiz görev aldılar. Bu çok güzel amma, bu arkadaşlarımız orijinal fabrika yarlarında uzaklaştığı için, söyledikleri ve yaptıkları birbirlerine uymadığı için vatandaş dindarlardan, dinden soğuma noktasına geldi. Evet, Kuran Kursları açıldı, muazzam camiler yapıldı. Bunlara en çok biz seviniyoruz amma, aynı sayıda kilise, havra ve sinagog açıldı. Van Akdamar Ortodoks Kilisesi, Gökçeada Aya Nikola Ortodoks Kilisesi, Gökçeada Aya Marina Ortodoks Kilisesi, İskenderun Süryani Kilisesi, Kumkapı Meryem Ana Kilisesi, İskenderun Rum Kilisesi, Diyarbakır Ermeni Protestan Ermeni Kilisesi, Diyarbakır Ermeni Katolik Kilisesi, Gaziantep Nizip Kilisesi, Gaziantep Şahinbey Havrası, Eyüp Haliç Bulgar Kilisesi bunları açtılar. Hali hazırda restorasyonu devam eden Kilis Merkez Havrası,  Edirne Sinagogu, Edirne Kapı Aya Yorgi Kilisesi, İskenderun Tarsus Kilisesi daha liste uzayıp gidiyor. Bu kadar kiliseyi, havrayı, sinagogu bu hızla neden açıyorsunuz? Bunların bir cemaati mi var? Bu yönde toplumsal bir talep mi var? Sultan Ahmet Camii dolmadan Ayasofya’yı açmayız diyen iktidar, hangi kilise doldu taştıda bu kadar yeni kilise açtı?

Efendim biz İHA yaptık, SİHA yaptık, ATAK helikopterlerinin gövdesini yaptık...

Evet doğru bunları yaptınız ama diğer taraftan TÜRKİYEMİZDE sadece bu ay elektirik faturasını ödeyemediği için 600 bin abonenin elektirikleri kesildi. En temel ihtiyaçlarından bir tanesi olan elektriğe verecek parası olmadığı için milyonlarca insanımız karanlıkta kaldı ...
Yine bu ay içinde tam 7658 fabrikanın elektiriği kesildi. Elektiriğin kesilmesiyle bu 7658 fabrikada çalışıp ekmeğini kazanan 100 binlerce işçimizinde can damarı kesilmiş oldu. Vatandaş elektirik faturasını ödeyemiyor biz İHA yaptık SİHA yaptık diyoruz. Evet ihalar, sihalar yaptık, duble yollar yaptık, hızlı trenler, köprüler yaptık ama; Türkiye’de bugün her 4 kişiden biri icralık .
2008 yılında 8 milyon olan icra iflas dosyalarının sayısı 2018 yılında 20 milyona dayandı .
Efendim biz dünyanın en büyük havaalanını yaptık, İstanbul boğazının altına tünel yaptık, maşallah  Allah nazardan saklasın ,
Havaalanının en büyüğü bizde,
Adliyenin en büyüğü bizde,
Hastanelerin en büyüğü bizde,
Başkanlık Saray’ının en büyüğü bizde,
Başkanlık uçağının en büyüğü bizde,
AMA;
Ekonominin en küçüğü bizde, 
Asgari ücretin en küçüğü bizde,
Para birimin en küçüğü bizde,
Emekli maaşının en küçüğü bizde,
İstihdamın en küçüğü bizde, 
Paramız pul olmuş , dolar Euro almış başını yürümüş ...

Ülkenin ve milletin içinde bulunduğu durum ve çıkış yollarını sıralayan Genel Başkanımız “Biz hazırlığımızı yaptık. Biz Yeniden Refahız, Biz Milli Görüşüz, Biz Adil Düzenin temsilcileriyiz. Yeniden geleceğiz. Yeniden yapacağız. İşçiye, memura, emekliye, tarımcıya, sanayiciye milletimizin bütün kesimlerine nefes aldıracağız, refaha kavuşturacağız. Biz iki şey yapacağız insan yetiştireceğiz, ürün üreteceğiz. Ahlaki manevi ve bilimsel kalitesi yüksek insan, katma değerli ürün, yüksek teknoloji ürünü üreteceğiz. Bu seferberlik için gereken kaynağıda borçlanarak, zamla ve vergiyle değil ; Milli kaynak paketleri ile sağlayacağız...

Her yıl bir kuruş borç almadan 100 milyar dolar kaynak bulacağız. 50 milyar dolar kısmınıda araştırmalar ve çalışmalarımızın sonucunda bulduk.
Bu kaynağı yandaşa, akrabaya , hemşeriye değil ,betona çimentoya , avm rezidans inşaatına değil , eğitim ve üretim seferberliğine aktaracağız . 82 milyon vatandaşımıza adil bir şekilde paylaştıracağız."