Çorum Kongresi muhteşem oldu

Yeniden Refah heyecanı ülkemizin dört bir yanına dağılıyor. Genel Başkanımızın İl Kongrelerimiz sebebiyle ziyaret ettiği her şehirde kendisine gösterilen ilgi, samimi ve heyecanlı karşılamalar milletimizin ibadet aşkıyla, samimiyetle kendisine hizmet etmek için gayret edenleri nasıl bağrına bastığının bir yeni göstergesi de Çorum 1.Olağan İl Kongremiz oldu.

Genel Başkanımıza Çorum ziyaretinde Kurucular Kurulu üyemiz Şehzade Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu ve Genel Başkan Yardımcımız Bahattin Sungur Bey eşlik etti. Kalabalık bir grupla birlikte Genel Başkanımızın yaptığı konuşmanın ardından Çorum İl Başkanlığımız dualarla hizmete açıldı.

Açılışın ardından coşkulu bir kalabalığın muazzam heyecanlı sloganları eşliğinde kongrenin yapılacağı salona hareket edildi.

Kongrenin açılış konuşmasını kurucu İl Başkanı Yakup Taş gerçekleştirdi.

Çorumlular Giremez Tabelasını Kaldırıyoruz

İl Başkanı Yakup Taş konuşmasında şu ifadelere yer verdi.

‘Bizler Yeniden Refah Partisi Çorum İl Teşkilatı olarak çok kısa bir zamanda teşkilatımızı hazır bir hale getirdik. Bugünde kongremizi gerçekleştiriyoruz. Bundan sonra çalışmalarımıza daha çok hız verip tamamıyla hazır hale getireceğiz. Yaşanabilir Bir Türkiye ve Yeni Bir Dünya’yı kurmak için canla-başla çalışacağız. Bugün itibariyle “ÇORUMLULAR GİREMEZ” tabelasını kaldırıyoruz. 82 milyon vatan evladımıza gönlümüzü açıyoruz ve diyoruz ki; Gelin, muhterem Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan beyin liderliğinde bu güzel ülke için hep beraber çalışalım, hep beraber yönetelim.’

Ülkemizin her karış toprağına…

İl Başkanımızın ardından kürsüye gelen Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Bahattin Sungur’un mesajı ise kısa, net ve kesindi.

‘Genel Başkanımızın liderliğinde, onunla birlikte bu güzel ülkenin her karış toprağında izimiz var. Karış-karış tüm yurdumuzu geziyoruz. Teşkilatlarımızla buluştuğumuz her yerde aynı coşku ve inanca şahit oluyoruz. Katıldığımız her çalışmada yaklaşan adalet ve hizmet iktidarının ayak seslerini duyuyoruz. Anadolu’muzun bu güzide şehri de yaklaşan refah iktidarının ayak seslerini en açık biçimde duyduğumuz illerimizden birisi oldu. Başta İl Başkanımız olmak üzere emeği geçen tüm teşkilatımıza teşekkür ediyorum. Bugün bize şunu gösterdi; Bundan böyle daha çok çalışmanın vaktidir. Durmadan, yorulmadan, yılmadan mücadele etmenin vaktidir.’

Osmanlı Sözü Veriyorum

Daha sonra Çorumlulara hitabeden Kurucular Kurulu üyemiz Şehzade Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu Çorumluların yoğun sevgi gösterileri karşısında şöyle konuştu.

‘Size söz veriyorum. Size Osmanlı sözü veriyorum. Dr. Fatih Erbakan liderliğinde Yeniden Refah Partisi olarak iktidara geldiğimizde; yapılan haksızlıklara, çifte standart uygulamalarına, yoksulluğa son vereceğiz. Hak ve adaleti hâkim kılıp tesis ederek, herkesin refahını temin edecek adımları atarken diğer yandan da, ceddimiz Osmanlı’nın, dedem Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakfiyesi Ayasofya’yı aslî hüviyetine tebdil ederek biletle değil abdestle gireceğiz ve şükür namazları kılıp, İslam Birliği’ni ilan edeceğiz.’

İstanbul'u bu kez CHP'den Yeniden Refah olarak alacağız

"Biz nasıl ki 1994'te Refah Partisi olarak SHP'den İstanbul'u aldıysak, tarih tekerrür edecek, 30 yıl sonra 2024 yerel seçiminde İstanbul'u bu kez CHP'den Yeniden Refah olarak alacağız inşallah"

Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan geçtiğimiz günlerde 23 Haziran’da yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine ilişkin basın açıklamasında ifadesini bulan değerlendirmeler üzerinden müjdeler verdi.

Erbakan Hocamızın geniş ufkuyla bizlere gösterdiği hedefleri bir-bir gerçekleştirerek milletimizin ve insanlığın dertlerine derman olmak üzere çalışırken elbette hedeflerimizden biride 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlerde SHP’den aldığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni CHP’den nasıl alacağımızı şu cümlelerle ifade etti.

Vatandaş Yağmurdan Kaçarken…

İstanbul'un da hedefler arasında yer aldığını belirten Genel Başkanımız, ‘Ben muhalefeti tasvip ettiğim için ya da seçimi kazandığı için bunu anlatmıyorum. Vatandaş alternatifsizlikten ve çaresizlikten dolayı yağmurdan kaçarken doluya tutuldu. Seçimin özeti bu. Ancak biz nasıl ki 1994'te Refah Partisi olarak SHP'den İstanbul'u aldıysak, tarih tekerrür edecek, 30 yıl sonra 2024 yerel seçiminde İstanbul'u bu kez CHP'den Yeniden Refah olarak alacağız inşallah" diye konuştu.

Genel Başkanımız, Anadolu'nun her yerinde aynı coşku ile karşılaştığımızı kaydederek, "İnsan seliyle dolan bu salon, bizlere bir gerçeği müjdeliyor. Geç de olsa, ikinci 40 yılda da olsa, Erbakan hocamızın gösterdiği hedeflere muhakkak ulaşacağız, Dünya Siyonizm’ini ve zalimleri, bu salonları dolduran hasbi dava erleriyle mağlup edeceğiz inşallah" ifadesini kullandı.

Yeniden Refah Partisi iktidarında sadece inanç ve ibadet özgürlüğü değil, aynı zamanda paylaşımda ve yönetimde adaletin tesis edileceğini dile getiren Genel Başkanımız, Yeniden Refah iktidarında milletin, mutluluğun ve huzurun temel şartlarına kavuşacağını söyledi.

Yoksulluğu Ortadan Kaldırmak İçin Yola Çıktık

Genel Başkanımız, Yeniden Refah olarak Türkiye'de yoksullara yardım etmek için değil, yoksulluğu ortadan kaldırmak için yola çıktığımızı ifade ederek, şunları kaydetti:

Biz iktidarı hangi açılardan eleştiriyoruz ona da değinmemiz lazım. Bu iktidar evet inan özgürlüğü alanında ki engelleri kaldırdı. Başörtüsü zulmü ortadan kalktı. Artık başörtülü kızlarımız üniversitelerde okuyabiliyor ama aynı başörtülü kardeşimiz ramazan ayında kafede çay kahve içiyor. Yani manevi değerler ölçüdsünde bir nesil yetiştirilemedi. Diğer taraftan hayat pahalılaştı. Dolar arttı, altın arttı, konkordatolar arttı. Asgari ücret açlık sınırının altında. Bir emeklimiz, asgari ücretle çalışan bir işçimiz 2 akşam eşileriyle beraber dışarıda iftar yapsa ay sonunu getiremez çünkü bugün bir iftar yemeği İstanbul’da 100 liradan başlıyor. Asgari ücretimiz açlık sınırının altında. Evet, çocuğumuzu üniversitelere gönderebiliyoruz, imam hatiplerimiz açıldı ama kredi ve mevduat faizlerimiz de arttı. Böyle bir ülke de hiçbir sanayici yatırım yapar mı? Türkiye’nin yüzde 80’i yoksulluk seviyesinin altında. Vatandaşın bankalara borcu 6 milyar iken şimdi bu sayı 80 misli arttı. Bu halkın hali ne olacak?

Bizim tek işimiz başörtüsüne özgürlük getirmek değil, bunlarla birlikte paylaşımda adaleti sağlamak. Yoksulların oranı yüzde 8’den 24’e çıktı. Bugün dünyanın en zengin 26 tane adamının parası tüm insanlığı doyurabilir. Böyle paylaşımda adalet mi olur? Biz hastane kuyruklarını tarih yaptık diyorlar ama sosyal yardım kurumlarının önündeki kuyruklar uzadı. Tanzim satış yerlerinde kuyruklar kilometrelerce uzadı. Bir kuyruğu kaldırdınız 5 kuyruk eklediniz. Ülkemiz de dört kişiden biri icralık. Sen halen bir Türk dünyalara bedel diyorsun ama bir Dolar yedi Türk Lirasına bedel oldu haberin yok.

Kurtuluş için çok şey yapılacak. Eğitim ve üretim seferberliği. Biz iktidara geldiğimizde insan yetiştirip, ürün üreteceğiz. Ahlâk ve maneviyatı yüksek, vasıflı ve donanımlı insan yetiştireceğiz. Yüksek teknolojilerle ürün üreteceğiz. Böylece Türkiye zenginleşecek. Bir kuruş borç almadan, zam yapmadan millî kaynaklarımız ile yapacağız. İktidarımızda her yıl yüz milyar dolarlık kaynak paketi açıklayacağız inşallah. Biz 50 milyar dolarlık kısmını bulduk. İnşallah bunu en kısa zamanda iktidar olmadan önce 100 milyar dolara tamamlayacağız.

Yeniden Refah iktidarında tek bir sorunumuz olacak, o da zekâtlarımızı, sadakalarımızı, fitrelerimizi yurt dışına göndermek zorunda kalacağız. Çünkü Türkiye'de zekât verecek, sadaka verecek, fitre verecek memleket evladı kalmayacak Allah'ın izniyle. Herkesin refahı temin edilecek, 82 milyon memleket evladı birbirini sevecek, kardeş olacak. Birbirine vatan haini gözüyle, düşman gözüyle, terörist gözüyle bakmayacak. Kutuplaştırma, ayrıştırma, fişleme olmayacak. Hangi partiden olursa olsun, Türk olsun, Kürt olsun, Alevi olsun, Sünni olsun, 82 milyon ayrım gözetmeksizin kardeş olacak. Herkes kendini ifade etmekte, inancını yaşamakta, siyasî görüşünü ifade etmekte yüzde 100 özgür olacak. Hürriyet ve insan hakları sağlanacak. Allah'ın insana verdiği kul hakları teminat altına alınacak. Huzur ve barış iklimi hakim kılınacak.’