İstanbul'da Muhteşem Organizasyon

İstanbul İl Başkanlığımız tarafından organize edilen iftar programı büyük bir katılımla istanbul GranD Cevahir Otelde gerçekleştirdi. ,
Kuranı Kerim tilaveti ile başlayan programın açılış konuşmasını yapan İstanbul İl Başkanı Hüseyin Terzi teşkilat çalışmaları hakkında bilgi verdi. 
Daha sonra kürsüye Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan geldi.
Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan konuşmasında şunları söyledi;
Bundan 566 yıl önce bugün 29 Mayıs günü İstanbul’u fethederek İslam alemine armağan eden cennet mekan Fatih Sultan Mehmet Han Hazretlerinin 3 özelliğini örnek almamız gereklidir .
1 iman ve şuur
2 kararlılık ve azim
3 şefkat ve merhamet 
Biz de işte bu özellikleri örnek alarak 23 Kasım 2018 de abdestemizi tazeledik, Yeniden Refah Partimizi resmen kurduk.
Neden kurduk ?
Yaşanabilir bir Türkiye için, yeniden büyük Türkiye için, adil bir dünya için kurduk. Milletimize doğruya en yakın yanlışlar yerine doğrunun kendisini, ehveni şerler yerine hayrın kendisini suna bilmek için kurduk. Yıllardır muhalefetten de şikayetçi iktidardan da şikayetçi olan milletimizin kurtuluşu için yeniden refah partimizi kurduk. 
Milletimiz bugün artık iktidardan da şikayetçi, muhalefetten de şikayetçi. 
Bu iktidar gitsin de ne olursa olsun anlayışıyla muhalefet yapan sadece eleştiren çözüm önermeyen, sadece teşhis ve tespit yapan, tedaviyi ortaya koyamayan mevcut iktidar 17 senede hiç faydalı iş yapmadı, yanlış yaptı diyen, kim yaparsa yapsın, doğruya doğru, yanlışa yanlış deme erdemini gösteremeyen muhalefetten şikayetçiyiz. Kendisi kazanmak için değil diğerine kaybettirmek için siyaset yapan intikam, haset, inat siyaseti yapanlardan şikayetçiyiz.
İktidarın yaptığı bir camiiyi, bir üniversiteyi bile eleştirecek noktaya gelen, Rupert Murdoch medya grubu destekli, İngiliz basını destekli, milli olmaktan uzaklaşan muhalefetten şikayetçiyiz. 
 
İKTİDARDAN NEDEN ŞİKAYETÇİYİZ,
Başörtüsü zulmünü ortadan kaldırdık, imam hatipler, kuran kurslarını açtık, inanç özgürlüğünü tesis ettik. 20 sene önce başörtülü birtane milletvekiline Meclis’te yemin ettirilemezken bugün kaç tane başörtülü milletvekilimiz var bakanlarımız var, polis memurumuz var... evet doğrudur, bunlar çok önemli, çok müspet adımlar lakin
1- inanç özgürlükler anayasal güvence altına alınmadı. Hukuki zemine oturtulmadı, yarın başka zihniyette bir iktidar gelirse tekrardan bu yasakları uygulayabilir. 
2- başörtüsü zulmü kalktı , üniversiteler başörtülü öğrencilerle doldu ama başörtüsünün için boşaldı. Yozlaşma dejenerasyon aldı başını gitti .
3 imam hatipler açıldı. Ama ne yazık ki namaz kılmayan deizme özenen İmam Hatipliler türedi . 
DİĞER TARAFTAN TÜRKİYEDE BU İKTİDAR DÖNEMİNDE,
İşsizlik arttı, 
Vergiler arttı,
Bütçe açığı arttı,
Devlet ve millet olarak borcumuz arttı,
Faizler arttı,
Dolar, Euro arttı,
Enflasyon arttı,
Dış ticaret açığı arttı,
İcra iflas dosyaları arttı,
Konkordatolar arttı,
Yoksulluk arttı,
Beyin göçü arttı,
Tarım üretimine konulan kotalar arttı,
Tarım ve hayvancılık ithalatı arttı,
Asgari ücret açlık sınırının altında, 
En düşük  memur maaşı yoksulluk sınırının altında,
Emekli amcamız aldığı maaşla torunun sünnetine bir çeyrek altın alsa ay sonunu getiremiyor diyorduk başkanım hangi çeyrek altın? diye sordu arkadaşlarımız çünkü bırakın çeyrek altını emekli 2 gün dışarıda iftar yapsa battı demektir. 
Evet, çocuğumuzu imam hatibe, kuran kursuna, kızımızı başörtüsüyle üniversiteye gönderebiliyoruz. Evet devletin her kademesinde anlı secdeye varan inançlar insanlarımız yer alıyor .
AMA AYNI ZAMANDA 
Enflasyon %30 geçmiş,
Mevduat faizi %25, 
Kredi faizi %30’un üzerinde,
İşsizlik %20 yi geçmiş, 
Genç işsizlik %30 u geçmiş,
Gelir seviyesi bakımından halkın %40 açlık sınırının altında, %80 i yoksulluk sınırının altında, 
Vatandaşın bankalara borcu 6 milyar TL'den, 505 milyar TL’ye fırlamış.
Dolar 6 tl , Euro 7 tl 
Benzin 7 tl, mazot 6,5 tl olmuş.
Doğalgaz, elektirik 5 misline fırlamış PEKİ BUNLAR NE OLACAK!!!
Bizim işimiz, bizim davamız sadece inanç özgürlüğünü temin etmek, bireysel ibadetlerimizi yerine getirebilmek değil ki !!
Bizim işimiz bunlarla birlikte asıl olarak YÖNETİMDE ADALET, PAYLAŞIMDA ADALETİ tesis etmekdir. 
Herkese refah,  nimetlerin gelirin adil paylaşılması, zengini daha zengin fakiri daha fakir yapmamak israfın ve suistimallerin önlenmesidir.
Efendim çok modern hastaneler, üniversite kampüsleri, kütüphaneler yapıldı, en güzel stadyumlar yapıldı, spor tesisleri yapıldı.
Evet doğru bunlar yapıldı ama diğer taraftan ;
TÜPRAŞ GİTTİ, TELEKOM GİTTİ, TANK PALET FABRİKASI GİTTİ, DEMİR ÇELİK FABRİKLARI, ŞEKER FABRİKALARI, KAĞIT FABRİKALARI , GÜBRE FABRİKALARI KAPANDI SATILDI ve pek çoğu da maalesef yok oldu.
Efendim biz İHA yaptık, SİHA yaptık, ATAK helikopterlerinin gövdesini yaptık...
Evet doğru bunları yaptınız ama diğer taraftan TÜRKİYEMİZDE sadece bu ay elektirik faturasını ödeyemediği için 600 bin abonenin elektirikleri kesildi. En temel ihtiyaçlarından bir tanesi olan elektriğe verecek parası olmadığı için milyonlarca insanımız karanlıkta kaldı ...
Yine bu ay içinde tam 7658 fabrikanın elektiriği kesildi. Elektiriğin kesilmesiyle bu 7658 fabrikada çalışıp ekmeğini kazanan 100 binlerce işçimizinde can damarı kesilmiş oldu. Vatandaş elektirik faturasını ödeyemiyor biz İHA yaptık SİHA yaptık diyoruz. Evet ihalar, sihalar yaptık, duble yollar yaptık, hızlı trenler, köprüler yaptık ama; Türkiye’de bugün her 4 kişiden biri icralık .
2008 yılında 8 milyon olan icra iflas dosyalarının sayısı 2018 yılında 20 milyona dayandı .
Efendim biz dünyanın en büyük havaalanını yaptık, İstanbul boğazının altına tünel yaptık, maşallah  Allah nazardan saklasın ,
Havaalanının en büyüğü bizde,
Adliyenin en büyüğü bizde,
Hastanelerin en büyüğü bizde,
Başkanlık Saray’ının en büyüğü bizde,
Başkanlık uçağının en büyüğü bizde,
AMA;
Ekonominin en küçüğü bizde, 
Asgari ücretin en küçüğü bizde,
Para birimin en küçüğü bizde,
Emekli maaşının en küçüğü bizde,
İstihdamın en küçüğü bizde, 
Paramız pul olmuş , dolar Euro almış başını yürümüş ...
BUGÜN TÜRKİYE;
Hükümetin borcu 7 misli artmış,
Vatandaşın borcu 80 misli artmış,
Özel sektörün borcu 25 misli artmış ,
Toplam borcumuz 1 trilyon dolara yaklaşmış. Cumhuriyet tarihinin en borçlu dönemini yaşıyoruz. 82 milyon vatandaşın uçan kuşa borcu var. 
Bu 1 trilyon dolara  yakın borçtan dolayı yıllık 100 milyar dolar faiz ödemek zorundayız. 
Bugün bankalar konut kredisi borcunu ödemeyen insanları sokağa atsalar halkın %30 sokakta kalır. 
Yine banlar taksitleri ödememiş arabaları toplasalar İstanbul’un trafiği diye bir derdimiz kalmaz . 
İşte 16 senelik borç ve faiz ekonomisinin beton-çimento ekonomisinin ve AVM ve rezidans ekonomisinin sonu ortada .
Efendim İstanbul Başakşehir'e bir şehir hastanesi yapıyoruz. Tam 90 bin ton demir kullandık. Eyfel Kulesi'nin 10 misli demir kullanıldı. Binlerce doktor istihdam edilecek . 
Şimdi Fransa kesin bizi kıskanıyor derler!!
Konya kadar toprağıyla 15 milyon nüfusuyla yılda 750 milyar dolar ihracat yapan 11 bin TL aylık asgari ücretiyle Hollanda bizi kıskanmaktan çatladı. Yıllık 3.5 trilyon dolar milli geliriyle TL'den 7 misli değerli parasıyla Almanya bizi kıskanmaktan çatladı. Kıskanmaktan çatlama sırası Fransa’ya geldi, konuşma metninin burasına bir gülen Emoji koymamız lazım. Size katılıyorum ama gülmekten..
Evet bizi kıskanıyorlar, bize gıpta ediyorlar ama ..
Bastonu eksen 3 çeşit ürün veren en verimli toprağa sahip olduğumuz halde hala daha dışardan meyve sebze ithal etmeyi nasıl başarıyorsunuz diye gıpta ediyorlar ...
İyi güzel elinize sağlık, bu millete en güzel, en modern hastaneler yapalım, en çok Demir’i biz kullanalım, ama hastanedeki binlerce doktorun maaşını ödeyecek para yok kasada, hastaneye gidecek hastaların masrafını ödeyecek para yok SGK’da. Türkiye’yi bu noktaya getirdiniz...
Bugüne kadar olduğu gibi yine borçla borçlara kaynak oluşturmaya devam ettiğiniz sürece bu işin sonu iflastır...
Ekonomik bekanız elden giderse siyasi bekanızda elden giderse, ekonomik gücünüz olmazsa dış politikada da FİGÜRAN olmak zorunda kalırsınız. ABD’nin Ortadoğu’daki kurye ve posta memuru olmak zorunda kalırsınız.....
Sayın ekonomi bakanımız geçen gün herşey yolunda, cari açığımız sıfır noktasına gelmek üzere diye açıklama yapıyor.
Evet sayın bakan sizinde bildiğiniz gibi mezarlıklarda da enflasyon sıfırdır. Çünkü talep sıfırdır, hiç alış veriş olmazda onun için ...
Biz iki şey yapacağız insan yetiştireceğiz, ürün üreteceğiz. Ahlaki manevi ve bilimsel kalitesi yüksek insan, katma değerli ürün, yüksek teknoloji ürünü üreteceğiz. Bu seferberlik için gereken kaynağıda borçlanarak, zamla ve vergiyle değil ; Milli kaynak paketleri ile sağlayacağız...
Her yıl bir kuruş borç almadan 100 milyar dolar kaynak bulacağız. 50 milyar dolar kısmınıda araştırmalar ve çalışmalarımızın sonucunda bulduk.
Bu kaynağı yandaşa, akrabaya , hemşeriye değil ,betona çimentoya , avm rezidans inşaatına değil , eğitim ve üretim seferberliğine aktaracağız . 82 milyon vatandaşımıza adil bir şekilde paylaştıracağız.